yürü ile cümle
yürü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Ben parka doğru yürüdüm.I walked toward the park.
Ben park boyunca yürüdüm.I walked across the park.
Parkta bir yürüyüş yapalım.Let's take a walk in the park.
Parkta bir yürüyüş yapmaya ne dersiniz?What do you say to taking a walk in the park?
Orada yürüyen adam öğretmenimiz.The man walking over there is our teacher.
Platoda yürüyüş yapmak zevklidir.It's pleasant to take a walk on the plateau.
Tüm millet, yoksulluğa karşı bir savaş yürütüyor.The whole nation is waging a war against poverty.
Canım şimdi yürüyüş yapmak istiyor.I feel like taking a walk now.
O şimdi yürüyor.He is walking now.
Şu anda yürümek istemiyorum.I don't want to take a walk now.
Canım şimdi yürümek istemiyorI don't feel like taking a walk now.
Gözden geçirilmiş zaman çizelgesi bu ayın 5'inde yürürlüğe girecek.The revised timetable will go into effect on the 5th of this month.
Bu sabah canım yürüyüşe gitmek istiyor.I feel like going for a walk this morning.
Önümüzdeki Pazar yürüyüşe gidebilir miyim?Can I go hiking next Sunday?
Oraya bir dahaki sefere yürüyerek ya da bisikletle gideceğim.I will go there on foot or by bicycle next time.
Bugün 10 kilometre yürüdüm.Today I walked 10 kilometers.
Bugün evi temizleme yerine, sanırım yürüyüşe çıkacağım.Instead of cleaning the house today, I think I'll take a walk.
Son treni kaçırdım, bu yüzden eve kadar bütün yolu yürümek zorunda kaldım.I missed the last train, so I had to walk all the way home.
Dün, sokakta yürürken bir kaza gördüm.Yesterday, as I was walking along the street, I saw an accident.
Tepenin zirvesine kadar yürümeye ne dersin?How about walking to the top of the hill?
Canım yürüyüş yapmak istiyor.I feel like taking a walk.
Ben yürüyüş yapıyorken birisi omzuma dokundu.While I was taking a walk, someone tapped me on the shoulder.
Bir yürüyüş yapalım.Let's take a walk.
Yürüyüş yapmaya ne dersin?How about going for a walk?
Yürümek için ideal bir gündü.It was an ideal day for walking.
Yürüyüş için dışarı çıkmayı canın istiyor mu?Do you feel like going out for a walk?
Yürüyüşe gideyim mi?Shall I go for a walk?
Bir yürüyüşe ne dersiniz?How about a walk?
Yürüyüşe gitmeyi önerdim.I suggested going for a walk.
Yürüyüşe gidebilir miyim?Can I go for a walk?
Yürüyüş için canım dışarı çıkmak istedi.I felt like going out for a walk.
Yürüyüş için dışarı çıkabilir miyim?May I go out for a walk?
Yürüyüş için dışarı çıkmaya ne dersin?How about going out for a walk?
Yürüyüşe gitmektense evde kalmayı tercih ederim.I would rather stay at home than go out for a walk.
Yürüyüş gitmek ister misiniz?Would you care to go for a walk?
Yürüyüşünüz nasıldı?How was your walk?
Yürüyüşe gitmeye ne dersiniz?What do you say to going for a walk?
Yürüyüş mükemmel bir egzersizdir.Walking is an excellent exercise.
Yürümek iyi egzersizdir.Walking is good exercise.
Ben bir yürüyüş yaptım.I took a walk.
İşi bitirdikten sonra, yürüyüşe çıktım.Having finished the work, I went out for a walk.
Dört saatten daha fazla bir süredir yürüyorum.I have been walking for over four hours.
Yağmur yağmaya başladı fakat biz yürümeye devam ettik.It began to rain, but we walked on.
Yağmur yağmaya başladı, ama biz yürümeye devam ettik.It began to rain, but we walked on.
Çocuklar şarkı söyleyerek yol boyunca yürüyordu.The children were walking along, singing a song.
Belediye başkanı geçit töreninin başında yürüdü.The mayor walked at the head of the procession.
Belediye binasına yürümek ne kadar sürer?How long does it take to walk to the city hall?
Ben yürürken, yağmur yağmaya başladı.As I was walking, it began to rain.
Yağmur yağmaya başladığında bir arkadaşımla parkta yürüyordum.I was walking in the park with a friend of mine when it started raining.
Bizimle birlikte bir yürüyüşe ne dersin?How about taking a walk with us?
Okulumuz buradan on dakikalık yürüyüş mesafesinde.Our school is ten minutes' walk from here.
Derin karda yürümek bize zor geldi.We found it difficult to walk in the deep snow.
Biz eski şarkılar söyleyerek işlek cadde boyunca yürüdük.We walked along the busy street, singing old songs.
Biz iki saat yürüdük.We walked for two hours.
Bir müddet yürüyerek göle geldik.Having walked for some time, we came to the lake.
Biz o gün on mil yürüdük.We walked ten miles that day.
Thames'in kıyısında yürüdük.We walked on the banks of the Thames.
Biz yüz yarda daha yürüdük.We walked another hundred yards.
Biz istasyona kadar birlikte yürüdük.We walked together as far as the next station.
Sahil boyunca yürüdük.We walked along the beach.