yürü ile cümle

yürü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Rus astronot Aleksey Leonov 18 Mart 1965'ye ilk uzay yürüyüşünü gerçekleştirdi.Russian cosmonaut Alexei Leonov performed the first spacewalk on March 18, 1965.
Rus kozmonot Aleksey Leonov 18 Mart 1965'ye ilk uzay yürüyüşünü gerçekleştirdi.Russian cosmonaut Alexei Leonov performed the first spacewalk on March 18, 1965.
İlk uzay yürüyüşü 10 dakika uzunluğundaydı.The first spacewalk was 10 minutes long.
Uzay yürüyüşleri genellikle işe bağlı olarak, beş ve sekiz saat arasında sürer.Spacewalks usually last between five and eight hours, depending on the job.
Her yerde bir arabaya binmek yerine yürü ya da bisikletine bin.Walk or ride your bike instead of taking a car everywhere.
Ben okula otuz dakikada yürüyorum.I walk to school in 30 minutes.
Sadece yürüyüşe çıktım.I just went for a walk.
Onlar çıplak ayakla yürüyorlar.They go barefoot.
Tom yürürken ayak bileğini burktu.Tom twisted his ankle while hiking.
Tom yürüyüş sırasında ayak bileğini burktu.Tom sprained his ankle while hiking.
O canlandırıcı bir yürüyüş yaptı.He took an exhilarating walk.
Nehir kenarı boyunca canlandırıcı bir yürüyüş yaptı.He took an exhilarating walk along the riverside.
Nehir kenarı boyunca ferahlatıcı bir yürüyüş yaptı.He took a refreshing walk along the riverside.
O nehir kıyısı boyunca canlandırıcı bir yürüyüş yaptı.He took a vitalizing walk along the riverside.
Tom gölün etrafında neşelendirici bir yürüyüş yaptı.Tom took an exhilarating walk round the lake.
Tom bahçede yürüyüş yaptı.Tom took a walk through the garden.
Tom ve Mary bahçede yürüyüş yaptılar.Tom and Mary took a walk through the garden.
Tom okuldan eve yürüdü.Tom walked home from school.
Onlar çok yavaş yürür.They walk too slow.
Tom topallayarak yürür.Tom walks with a limp.
Tom eve yürüyerek gitti.Tom went home on foot.
Bu işler böyle yürür.That's how it works.
Tom benim önümde yürüdü.Tom walked ahead of me.
Tom yarın okula yürüyecek.Tom will walk to school tomorrow.
Tom ofise doğru yürüdü.Tom strode into the office.
Çocuk çamurlu suda yürüdü.The boy walked through the puddles.
Tom biraz süt almak için mağazaya yürüdü.Tom walked to the store to buy some milk.
Tom yürüyerek otele geri döndü.Tom walked back into the hotel.
Tom otoparka yürüdü.Tom walked to the parking lot.
Tom mahkeme salonuna yürüdü.Tom walked into the courtroom.
Tom elinden geldiği kadarıyla yürüdü.Tom walked as far as he could.
Biz gerçekten uzun bir yürüyüşe gittik.We went on a really long walk.
Tom bütün yolu eve kadar yürüdü.Tom walked all the way home.
Tom otobüs durağına yürüdü.Tom walked to the bus stop.
Tom asla tekrar yürümeyecek.Tom will never walk again.
Benim hobilerim, okuma, yazma, yürüyüş ve çekilişlere girmedir.My hobbies are reading, writing, walking and entering sweepstakes.
Tom dans pistinde yürüdü.Tom walked across the dance floor.
Tom yürüyüşe çıkmayı sever.Tom likes taking walks.
Sahilde yürüyüş yaparken şişe içinde bir mesaj buldu.Whilst walking on the beach, he found a message in a bottle.
Kırık şişe parçaları üzerinde yürümeyin.Don't walk on the shards of the broken bottle.
Yürüyüşe gitmeden önce bir elma yedim.I ate an apple before I went for a walk.
Ben bir yürüyüşe çıkmak istiyorum.I'd like to go for a walk.
Bir kadın bize doğru yürüyor.A woman is walking towards us.
Ben sadece tekrar yürümek istiyorum.I just want to walk again.
Artık yalnız başıma yürümem.I don't walk by myself anymore.
Tom tabelaya doğru yürüdü.Tom walked into the signpost.
O zamanlar zar zor yürüyebiliyordum.I could barely walk at that time.
Bu sadece on dakikalık bir yürüyüşThis is just a ten minute walk.
Tom yürümekte zorluk çekiyor.Tom is having difficulty walking.
Yağmur yağmıyorsa Tom her zaman okula yürür.Tom always walks to school when it isn't raining.
Tom yürüyen merdivenlerden korkar.Tom is afraid of escalators.
İstersen daha hızlı yürüyebilirim.I can walk faster if you want me to.
Eyalet çapında bir kampanya yürütüyoruz.We're running a statewide campaign.
Bu benim için parkta bir yürüyüş.This is a walk in the park for me.
Sen ve ben bir yürüyüşe çıkmaya ne dersin?How about you and I go for a walk?
Tom'un ataması derhal yürürlüğe girer.Tom's appointment takes effect immediately.
Tom'un istifası pazartesi günü yürürlüğe girdi.Tom's resignation was effective Monday.
Bu akıl yürütme gerçekten delice.This reasoning is really insane.
Tom, Mary'nin dairesine kadar onunla yürüdü.Tom walked Mary to her apartment.
Tom sokakta yürüyordu.Tom was walking down the street.

İlgili Sayfalar