yürü ile cümle
yürü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
İnsanlar yürüyerek seyahat ederlerdi.People used to travel on foot.
Karanlıktan sonra yalnız yürüme.Don't walk alone after dark.
Hava karardıktan sonra yalnız yürümeyin.Don't walk alone after dark.
Ben tepeye yürüdüm.I walked up the hill.
Kırık bacağım yüzünden yürüyemiyorum.I can't walk because of my broken leg.
Okula her zaman yürürüm.I always walk to school.
Biz ağaçların arasında yürüdük.We walked among the trees.
Aslan bütün gün kafesinin içinde ileri geri yürüdü.The lion walked to and fro in its cage all day.
Güzel bir gün, değil mi? Neden bir yürüyüş için dışarı çıkmıyoruz?A nice day, isn't it? Why not go out for a walk?
Yavaş yavaş yürüyün.Walk slowly.
Yavaş yürü ve ben sana yetişeceğim.Walk slowly, and I will catch up with you.
Hızlı yürü yoksa treni kaçırırsın.Walk faster, or you'll miss the train.
Daha yavaş yürüyün.Walk more slowly.
Araba bozulursa, yürürüz.If the car breaks down, we'll walk.
Yağmur yağıyorsa, yürüyüşe gitmeyi planlamıyoruz.If it's raining, we don't plan to go hiking.
Daha ileri yürüyemem.I can't walk any farther.
Üç blok daha yürü ve müzeyi sol tarafında bulacaksın.Walk three more blocks and you will find the museum on your left.
Bu tıpkı ayda yürümek gibi bir şey.It's just like walking on the moon.
Bebek henüz yürümüyor.The baby doesn't walk yet.
Sadece kısa bir yol, bu yüzden birkaç dakika içinde oraya yürüyebilirsiniz.It's only a short way, so you can walk there in a few minutes.
Güçlükle yürüyebiliyorum.I can hardly walk.
İstasyona kadar bütün yol boyunca yürüdüm.I walked the whole way to the station.
Dedem güzel günlerde yürüyüşe gider.My grandfather goes for a walk on fine days.
Yarın bir yürüyüşe gideceğiz.We are to go on a hike tomorrow.
Bill, şu ana kadar Spot'u yürüyüşe çıkardın mı?Bill, did you take Spot for a walk yet?
Bütün yolu sadece onun evden uzakta olduğunu anlamak için yürüdüm.I went all the way to see her only to find her away from home.
Otobüs durağına on dakikalık yürüyüş.It's a ten minutes walk to the bus stop.
Otobüs durağı buradan beş dakikalık yürüyüş mesafesinde.The bus stop is five minutes' walk from here.
Bir otobüs beklemektense yürümeyi tercih ederim.I'd rather walk than wait for a bus.
Otobüse binmektense yürümeyi tercih ederim.I'd rather walk than take a bus.
Otobüs servisi olmadığı için, biz, istasyona giden bütün yolu yürümek zorunda kaldık.As there was no bus service, we had to walk all the way to the station.
Otobüs olmadığı için, yürümek zorunda kaldım.Since there was no bus, I had to walk.
Bir sinek tavanda yürüyebilir.A fly can walk on the ceiling.
Sinek tavanda yürüyebilir.A fly can walk on the ceiling.
Yürüyüşe çıkmak için en iyi mevsim sonbahardır.Autumn is the best season for going on hikes.
Yürüyüş yağmur nedeniyle iptal edildi.The hiking was called off because of the rain.
Yürüyüş günümüz için bir öğle yemeği getir.Bring a lunch for our day of hiking.
Nepal'de yürüyüş yaparken hafif bir kaza geçirdim.I had a slight accident while trekking in Nepal.
Napolyon ordularını Rusya'ya yürüttü.Napoleon marched his armies into Russia.
Ne kadar hızlı yürürsen yürü, ona yetişemezsin.No matter how fast you may walk, you can't catch up with him.
Tom caddeyi yürüyerek geçti.Tom walked across the street.
Tom yavaşça yürür.Tom walks slowly.
Tom yürüyerek Kate'in evine gitti.Tom walked Kate home.
Tom baş aşağı yavaş yavaş yürüyordu.Tom was walking slowly with his head down.
Tony ve annesi çiftliğe geldiler ve çiftlik avlusunda yürüdüler.Tony and his mother arrived at the farmhouse and walked through the farmyard.
Artık yürüyemeyecek kadar çok yorgunum.I am too tired to walk any more.
O kadar yorgunum ki daha fazla yürüyemem.I'm so tired that I can't walk any longer.
Çok yorgunum. Canım şimdi yürüyüş yapmak istemiyor.I'm very tired. I don't feel like taking a walk now.
Öylesine güzel bir gündü ki biz yürüyüşe çıktık.It was such a pleasant day that we went for a walk.
Lütfen buradan yürür müsünüz?Will you step this way, please?
Yavaşça kapıya doğru yürü.Walk slowly to the door.
Mümkün olduğunca hızlı yürüyün.Walk as fast as possible.
Akşam yemeğinden sonra, sahilde yürürüm.After dinner, I walk on the beach.
Kısa bir yürüyüş yapmak için dışarı çıkmaya ne dersin?What do you say to going out for a short walk?
Biraz yürüyüş kahvaltı için iyi bir iştah verecektir.A little walk will give you a good appetite for breakfast.
Sadece kafamı dağıtmak için yürüyüşe çıkacağım.I'll just go for a walk to clear my head.
Kısa bir yürüyüş için dışarı çıkabilir miyim?May I go out for a short walk?
Tama bazen kendi başına yürüyüşe çıkar.Tama sometimes goes for a walk by himself.
Sadece yürümeye devam edin.Just keep on walking.
Yürümek taksiye binmekten daha hızlı olacaktır.It'll be quicker to walk than to take a taxi.