yürü ile cümle
yürü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Koşmak şöyle dursun, neredeyse yürüyemiyor.She can hardly walk, let alone run.
O, kahvaltıdan önce bir yürüyüş yaptı.She took a walk before breakfast.
Onun diğer bir kızla yürüdüğünü görmek onu kıskandırdı.It made her jealous to see him walking with another girl.
Yorgundu fakat yürümeye karar verdi.She was tired but decided on walking.
Babası ile kol kola yürüdü.She walked arm in arm with her father.
Hoşça kal demeden yürüdü gitti.She walked away without saying good bye.
O, okula yürüyerek gider.She goes to school on foot.
O yürürken şarkı söyledi.She sang as she walked.
O yürür.She walks.
O, akşam yemeğinden önce yürüyüş yapmayı bir alışkanlık edindi.She made it a habit to take a walk before dinner.
Ayağa kalktı ve pencereye doğru yürüdü.She stood up and walked to the window.
O, yaşlı bir kadın gibi başını eğip yürüdü.She walked with her head down like an old woman.
Daha ileri yürüyemeyecek kadar çok yorgunum.I'm too tired to walk any further.
Daha fazla yürüyemeyecek kadar çok yorgundum.I was too tired to walk any farther.
Babam yürüyüş yapamayacak kadar çok meşgul.My father is too busy to take a walk.
Babam her zaman işe yürüyerek gitmez.My father does not always walk to work.
Babam her sabah yürümeyi bir kural haline getirdiMy father makes it a rule to take a walk every morning.
Babam her sabah yürüyüş yapar.My father takes a walk every morning.
Babam her gün yürüyüşe çıkıyor.Father takes a walk every day.
Yaralı asker güçlükle yürüyebiliyordu.The wounded soldier could hardly walk.
Rüzgarın gücü yürümeyi zorlaştırdı.The force of the wind made it difficult to walk.
Yürüyüşümüz yağmur ve rüzgar tarafından bozuldu.Our walk was spoiled by the wind and the rain.
İstasyona yürümek için kötü havada dışarıda bulunduk.We braved the elements to walk to the station.
Bir ordu midesi üzerinde yürür.An army travels on its stomach.
Ortalama olarak günde kaç mil yürüyorsunuz?On an average how many miles do you walk a day?
Yürüyerek on beş dakika.It's fifteen minutes on foot.
Onlar yarım saat içinde oraya yürüyecek.They'll walk there in half an hour.
Orası yürümek için yeterince yakın mı?Is it close enough to walk there?
O kısa bir yürüyüş.It's a short walk.
Çok sıcak olmadığı sürece yürürdüm.I would walk, except it's too hot.
Yürüyebilirsin veya ikinci bir seçenek olarak, seni oraya arabamla götürürüm.You can walk, or alternatively, I'll drive you there in my car.
Ben okula yürüdüm.I walked to school.
Yürüyerek mi gideceksin yoksa otobüsle mi?Are you going on foot or by bus?
Kimisi yürüyerek, diğerleri de bisikletle gitti.Some went on foot, and others by bicycle.
Yürüyelim mi yoksa arabayla mı gidelim?Shall we walk or drive?
Ben yürürken bir kitap okudum.I read a book as I walked.
Yürürken okuma.Do not read while walking.
Yürürken konuşalım.Let's talk as we go along.
Yürüyelim mi yoksa otobüse mi binelim?Shall we walk or take the bus?
Yürüyelim mi?Shall we walk?
O çok yavaş yürüyor.He is walking very slowly.
Yürüyüş iyi bir egzersizdir.Walking is a good exercise.
Yürümek için çok uzak mı?Is it too far to walk?
Bisiklete binmeyi yürümeye tercih ederim.I prefer riding to walking.
Yürümeye çalıştığımda, burada korkunç bir ağrı oluyor.When I try to walk, I get an awful pain here.
Benim önümde yürü.Walk ahead of me.
Babam, tabiri caizse, bir yürüyen sözlük.My father is, so to speak, a walking dictionary.
Ben daha ileri yürüyemem.I can't walk any further.
Ben daha fazla yürüyemem.I can't walk any further.
Ben onun yanında yürüyorum.I'm walking beside her.
Ben yürümekten usandım.I am tired from walking.
Gece yürümeyi severim.I like walking at night.
Ben her sabah parkta köpeğimi yürütürüm.I walk my dog in the park every morning.
Her sabah yürümek sağlığın için iyidir.It is good for your health to take a walk every morning.
Yarın hava güzel olursa yürüyüşe gideceğim.I will go for a walk if it is nice tomorrow.
Gece o mahallede yürümeyi güvenli hissetmiyorum.I don't feel safe walking in that neighborhood at night.
Yeni bir öneriyi tartışmak için bir yürütme kurulu oluşturuldu.An executive council was formed to discuss the new proposal.
Yaklaşık bir saatlik yürüyüş bizi göle getirdi.About an hour's walk brought us to the lake.
Verimli bir FBI ajanı görevlerini yürütme hakkında bir şey söylemiyor.An efficient FBI agent does not make any bones about carrying out his duties.
Postane buradan birkaç dakikalık yürüme mesafesindedir.The post office is a few minutes' walk from here.