yükselti ile cümle

yükselti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ey bütün dünya, RABbe sevinç çığlıkları yükseltin!"Ψαλμος δοξολογιας." Αλαλαξατε εις τον Κυριον, πασα η γη.
Ey bütün dünya, RABbe sevinç çığlıkları yükseltin!(По слав. 99). Хвалебен псалом. Възкликнете на Господа, всички земи.
Ey bütün dünya, RABbe sevinç çığlıkları yükseltin!מזמור לתודה הריעו ליהוה כל הארץ׃
Ey bütün dünya, RABbe sevinç çığlıkları yükseltin!مزمور حمد‎. ‎اهتفي للرب يا كل الارض‎.
Ey bütün dünya, RABbe sevinç çığlıkları yükseltin!〔 稱 謝 詩 。 〕 普 天 下 當 向 耶 和 華 歡 呼
Ey bütün dünya, RABbe sevinç çığlıkları yükseltin!〔 稱謝詩 。 〕 普天下 當向 耶和華 歡呼
Fotoğrafın ortasında, okun tam üst kısmında, bir yükselti var. Bir bölümünü görebilirsiniz.C'è una striatura proprio al centro dell'immagine, sopra la freccia, che vi mostra un po' questo.
Fotoğrafın ortasında, okun tam üst kısmında, bir yükselti var. Bir bölümünü görebilirsiniz.Există o creastă în mijlocul imaginii, sus unde arată acea săgeată, care ilustrează asta un pic.
Fotoğrafın ortasında, okun tam üst kısmında, bir yükselti var. Bir bölümünü görebilirsiniz.Hay una elevación en el medio de esta foto, arriba sobre esa flecha que asoma, que les muestra un poco eso.
Fotoğrafın ortasında, okun tam üst kısmında, bir yükselti var. Bir bölümünü görebilirsiniz.Láthatunk egy vonulatot jobbra a kép közepén, a nyíl felett, melyet így jobban láthatnak.
Fotoğrafın ortasında, okun tam üst kısmında, bir yükselti var. Bir bölümünü görebilirsiniz.Ten grzbiet w samym środku zdjęcia, tuż nad strzałką, posłuży nam jako punkt odniesienia.
Fotoğrafın ortasında, okun tam üst kısmında, bir yükselti var. Bir bölümünü görebilirsiniz.Uprostřed obrázku je hřeben, nad místem kam ukazuje ta šipka, která ukazuje ten detail.
Fotoğrafın ortasında, okun tam üst kısmında, bir yükselti var. Bir bölümünü görebilirsiniz.Zur Verdeutlichung, der Pfeil in der Mitte des Bildes zeigt auf einen Gebirgskamm.
Fotoğrafın ortasında, okun tam üst kısmında, bir yükselti var. Bir bölümünü görebilirsiniz.Има един хребет точно в средата на снимката, над онази стрелка, който ви показва това малко.
Fotoğrafın ortasında, okun tam üst kısmında, bir yükselti var. Bir bölümünü görebilirsiniz.Посмотрите, например, на хребет прямо в центре снимка, над стрелочкой.
Fotoğrafın ortasında, okun tam üst kısmında, bir yükselti var.Er is een heuvelrug in het midden van de foto, tot boven de plaats waar die pijl komt.
Fotoğrafın ortasında, okun tam üst kısmında, bir yükselti var.사진 가운데의 오른쪽, 화살표로 가리킨 부분에 산등성이가 있습니다.
Fotoğrafın ortasında, okun tam üst kısmında, bir yükselti var.יש רכס בדיוק המרכז התמונה, מעל איפה שהחץ מופיע,
Fotoğrafın ortasında, okun tam üst kısmında, bir yükselti var.توجد سلسلة جبال يمينا في وسط الصورة , فوق أعلى مكان بلوغ السهم ,
Fotoğrafın ortasında, okun tam üst kısmında, bir yükselti var.それが理解の助けになるでしょう
Gombe'nin ormanlık yükseltilerini gösteriyor.16年前この一帯を飛行していた時 気づきました
Gombe'nin ormanlık yükseltilerini gösteriyor.곰비의 고지대에 남아있는 숲을 보여줍니다.
Gombe'nin ormanlık yükseltilerini gösteriyor.На ньому видно вкриті лісом високогір'я Гомбе.
Gombe'nin ormanlık yükseltilerini gösteriyor.בו רואים את הרמות המיוערות של גומבה.
Gombe'nin ormanlık yükseltilerini gösteriyor.وتظهر لكم مرتفعات غابات غومبي.
Görüş açımı yükseltiyorum; fakat halâ çok bencil --bencil-egoist?-- evet, bencil.Alzo l'angolo di visione, ma è ancora molto - egoista, egoista, egoiste - sì, egoista.
Görüş açımı yükseltiyorum; fakat halâ çok bencil --bencil-egoist?-- evet, bencil.Ich hebe den Blickwinkel, aber es ist immer noch sehr - egoistisch, egoiste - ja, egoistisch.
Görüş açımı yükseltiyorum; fakat halâ çok bencil --bencil-egoist?-- evet, bencil.Ik kijk meer omhoog, maar het is nog steeds erg egoïstisch.
Görüş açımı yükseltiyorum; fakat halâ çok bencil --bencil-egoist?-- evet, bencil.J'élève l'angle de vue, mais c'est toujours très -- égoïste -- oui, égoïste.
Görüş açımı yükseltiyorum; fakat halâ çok bencil --bencil-egoist?-- evet, bencil.그렇지만 그것은 아주 이기적이고 자기 중심적입니다.
Görüş açımı yükseltiyorum; fakat halâ çok bencil --bencil-egoist?-- evet, bencil.Levanto el angulo de vision, pero sigue siendo muy -- egoista, egoista, egoiste -- si, egoista.
Görüş açımı yükseltiyorum; fakat halâ çok bencil --bencil-egoist?-- evet, bencil.Ridic unghiul vizual. Dar încă este foarte -- egoist? -- da, egoist.
Görüş açımı yükseltiyorum; fakat halâ çok bencil --bencil-egoist?-- evet, bencil.Saya menaikan sudut pandang saya, akan tetapi hal tersebut masih sangat -- egois, egois, egoiste -- ya, egois.
Görüş açımı yükseltiyorum; fakat halâ çok bencil --bencil-egoist?-- evet, bencil.Subo o ângulo de visão, mas continua a ser muito egoísta, egoísta, "égoïste", sim egoísta.
Görüş açımı yükseltiyorum; fakat halâ çok bencil --bencil-egoist?-- evet, bencil.Tôi tăng góc nhìn, nhưng vẫn còn rất -- ích kỷ, ích kỷ, vị kỷ -- vâng, ích kỷ.
Görüş açımı yükseltiyorum; fakat halâ çok bencil --bencil-egoist?-- evet, bencil.Zvedám úhel pohledu, ale pořád je velmi -- sobecký, sobecký, egoistický -- ano, sobecký.
Görüş açımı yükseltiyorum; fakat halâ çok bencil --bencil-egoist?-- evet, bencil.Zwiększam kąt widzenia, ale dalej to bardzo -- samolubne?, "egoiste" -- tak, samolubne.
Görüş açımı yükseltiyorum; fakat halâ çok bencil --bencil-egoist?-- evet, bencil.Σηκώνω τη ματιά μου, αλλά είναι ακόμα, εγωιστικό, ναι εγωιστικό.
Görüş açımı yükseltiyorum; fakat halâ çok bencil --bencil-egoist?-- evet, bencil.Вдигам зрителния ъгъл, но още е много... себичен, себичен, егоист... да, себичен.
Görüş açımı yükseltiyorum; fakat halâ çok bencil --bencil-egoist?-- evet, bencil.Угол зрения расширился, но он все еще очень самонацеленный, эгоистичный.
Görüş açımı yükseltiyorum; fakat halâ çok bencil --bencil-egoist?-- evet, bencil.Я піднімаю кут зору, але він поки що дуже зациклений на собі, егоїстичний.
Görüş açımı yükseltiyorum; fakat halâ çok bencil --bencil-egoist?-- evet, bencil.אני מרים את זווית המבט, אבל זה עדיין מאד -- אנוכי, אנוכי, אגואיסטי -- כן, אנוכי.
Görüş açımı yükseltiyorum; fakat halâ çok bencil --bencil-egoist?-- evet, bencil.سوف أرفع زاوية الرؤيا، ولكنها لا تزال في غاية -- الأنانية، أنانية --- نعم، أنانية.
Görüş açımı yükseltiyorum; fakat halâ çok bencil --bencil-egoist?-- evet, bencil.でも生き残れはします まぁ大丈夫
Gözlerini doğru kişiden ayırmaz, Onu krallarla birlikte tahta oturtur, Sonsuza dek yükseltir.fra retfærdige vender han ikke sit Blik, men giver dem Plads for stedse hos Konger på Tronen i Højhed.
Gözlerini doğru kişiden ayırmaz, Onu krallarla birlikte tahta oturtur, Sonsuza dek yükseltir.그 눈을 의인에게서 돌이키지 아니하시고 그를 왕과 함께 영원히 위에 앉히사 존귀하게 하시며
Gözlerini doğru kişiden ayırmaz, Onu krallarla birlikte tahta oturtur, Sonsuza dek yükseltir.Nem veszi le az igazról szemeit, sõt a királyok mellé, a trónba ülteti õket örökre, hogy felmagasztaltassanak.
Gözlerini doğru kişiden ayırmaz, Onu krallarla birlikte tahta oturtur, Sonsuza dek yükseltir.Ne odvrača oči svojih od pravičnih, ampak s kralji na prestolu jim da sedeti za vedno, da so povišani.
Gözlerini doğru kişiden ayırmaz, Onu krallarla birlikte tahta oturtur, Sonsuza dek yükseltir.Neodvrací od spravedlivého očí svých, nýbrž s králi na stolici sází je na věky, i bývají zvýšeni.
Gözlerini doğru kişiden ayırmaz, Onu krallarla birlikte tahta oturtur, Sonsuza dek yükseltir.Nie odwraca od sprawiedliwego oczów swoich; ale z królmi na stolicy sadza ich na wieki, i bywają wywyższeni.
Gözlerini doğru kişiden ayırmaz, Onu krallarla birlikte tahta oturtur, Sonsuza dek yükseltir.No aparta sus ojos de los justos; los hace sentar en tronos junto con los reyes para siempre, y los enaltece
Gözlerini doğru kişiden ayırmaz, Onu krallarla birlikte tahta oturtur, Sonsuza dek yükseltir.Non toglie gli occhi dai giusti, li fa sedere sul trono con i re e li esalta per sempre
Gözlerini doğru kişiden ayırmaz, Onu krallarla birlikte tahta oturtur, Sonsuza dek yükseltir.Он не отвращает очей Своих от праведников, но с царями навсегда посаждает их на престоле, и они возвышаются.
Gözlerini doğru kişiden ayırmaz, Onu krallarla birlikte tahta oturtur, Sonsuza dek yükseltir.לא יגרע מצדיק עיניו ואת מלכים לכסא וישיבם לנצח ויגבהו׃
Gözlerini doğru kişiden ayırmaz, Onu krallarla birlikte tahta oturtur, Sonsuza dek yükseltir.لا يحوّل عينيه عن البار بل مع الملوك يجلسهم على الكرسي ابدا فيرتفعون.
Gözlerini doğru kişiden ayırmaz, Onu krallarla birlikte tahta oturtur, Sonsuza dek yükseltir.他 時 常 看 顧 義 人 、 使 他 們 和 君 王 同 坐 寶 座 、 永 遠 要 被 高 舉
Gözlerini doğru kişiden ayırmaz, Onu krallarla birlikte tahta oturtur, Sonsuza dek yükseltir.他 時常看 顧義 人 、 使 他 們 和 君王 同 坐 寶座 、 永遠 要 被 高舉
Gözlerinizin hizasını biraz daha yükseltirseniz,Ale pokud zvednete úroveň očí ještě trochu výš:
Gözlerinizin hizasını biraz daha yükseltirseniz,Als ik wat verder omhoog kijk, zie ik jullie.
Gözlerinizin hizasını biraz daha yükseltirseniz,Dar dacă veţi înălţa privirea puţin mai sus veţi spune:

İlgili Sayfalar