yükselme ile cümle

yükselme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Son 300 yılda ise küresel ölçekte deniz seviyesinde 28 metre yükselme meydana gelmiştir.首先,他在79米高的海洋上空骑自行车。
Üçüncü sıraya kadar yükselmeyi başarmıştır.後來加長至3節。
Toplam 9 takım 3. Lige yükselmektedir.白10進三三取地緊湊。
Örneğin ısınan sıcak havanın radyatör yüzeyinden yukarı doğru yükselmesi.例如:空气从暖气片的表面上升。
Yükselmek anlamı içerir.它也有增長的意思。
Deprem deniz tabanının birkaç metre yükselmesine neden oldu.這次地震估計造成海底隆起高達4公尺 。
Fakat yükselmek ile meşgul olduklarından bu planlarını unuttular.예를 들어 그들은 그들에게 해를 끼치는 천적의 냄새를 무시하였다.
Dağlar yükselmeye, Ovalar alçalmaya başladı.여러 산들이 솟아 있으며, 최고봉은 가마봉이다.
Bu sayede fiyat politikası yükselme eğilimi gösterir oluyordu.그 동안, 정치적 압력은 증가하고 있었다.
Buna karşın dağlar fazla yükselmez.너무 높은 산은 없다.
Premier League ve EFL Championship arasında bir düşme ve yükselme sistemi mevcuttur.프리미어리그와 EFL 챔피언십 간 승강제 시스템이 존재한다.
Bulutlar büzüşmeye devam ettikçe sıcaklık yükselmeye başlar.분자 구름이 수축하면서 온도는 올라가기 시작한다.
Bu sonuçla finale yükselmeye hak kazanan ekip, finaldeki 42.31'lik performansla altın madalyaya uzandı.이 결과로 러시아 팀은 결승전에 나가는 데 합격하여 42.31초로 금메달을 획득하였다.
Bu durum, Tercüme Odası’nın prestijinin yükselmesini sağladı.“충북도소방본부, '국가직 전환' 광고 압박 논란”.
Aktif tektonik yükselme nedeniyle, Logan Dağının yüksekliği hala yükseliyor.בשל פעילות טקטונית פעילה, הר לוגן הוא ממשיך לגבוה.
Fakat yükselmek ile meşgul olduklarından bu planlarını unuttular.הם גם הפרישו לעצמם אחוז מהמתנות (שניתנו לאלילה) כשכר, ומכך התפרנסו.
1923 yılında I. Dünya Savaşı'nın etkileri yüzünden şekerin fiyatında yükselme oldu.ב-1923 פשטה את הרגל החברה בשל התייקרות מחירי הסוכר כתוצאה ממלחמת העולם הראשונה.
Ayrıca Asya kıtasındaki refah düzeyi birden yükselmeye başladılar.באותה עת החל להתפח רעיון מרחב השגשוג המשותף של מזרח אסיה רבתי.
Çünkü ses düzeyinde hissedilir bir yükselme sağlandı."הדא הוא דכתיב קול ברמה נשמע..."
Jeolojik olarak platonun oluşumu 10-20 milyon yıl önce Kolorado Platosu'ndaki yükselme sonucunda oluşmuştur.הרמה נוצרה לפני 20 עד 10 מיליון שנים כתוצאה מהתרוממות רמת קולורדו.
Yüzeye çıkan doğal gazlar, havadan da hafif oldukları için yükselmeye devam ederler.צפיפות המסה הנמוכה של ספינות האוויר נובעת מכך שהן ממולאות בגז קל מן האוויר.
2009 yılında Orlando Magic ile NBA Finalleri'ne yükselme başarısı göstermiştir.ב-2009 הוביל כמאמן את אורלנדו מג'יק עד לגמר ה-NBA.
Buna karşın dağlar fazla yükselmez.Не се качва много нависоко в планините.
Bazı dönemlerde bu yükselme oldukça hızlı gerçekleşti.За нас тази скорост тогава беше удивително голяма.
Bastia sezonu şampiyon olarak tamamladı ve Ligue 1'e yükselmeye hak kazandı.Бастия стана първия отбор получил промоция за Лига 1.
Mahallede okuma-yazma oranı gittikçe yükselmektedir.Въпросът за грамотността отново се повдига.
Eğitimde çıta iyice yükselmeye başlamıştır.По-късно обаче започва да напредва добре в училище.
Bu durumda ekonomideki işsizlik oranı artarken fiyatlar da hızla yükselmektedir.Когато доходите от капитал изпреварват ръста, неравенството расте.
Cruiserweight Classic finaline T.J. Perkins ve Gran Metalik yükselmeyi başardı.Финалът на Полутежката класика се провежда между Ти Джей Пъркинс и Гран Металик.
Kapilarite sıvıların yüzey gerilimi dar tüplerde gözlenen yükselme ve alçalması olayıdır.Хоризонталните стабилизатори са кормила за изкачване и спускане.
Ayrıca Moskova Kilisesi'nin metropolitlikten patrikliğe yükselmesini sağladı (1589).По време на управлението му Руската православна църква получава статут на патриаршия (1589).
2012-2013 sezonu sonunda Serie A' ya tekrar yükselme başarısını göstermiştir.През сезон 2010 - 2011 триумфира в Серия А с Милан за втори път.
Tablonun üst bölümünde, yukarı doğru yükselmekte olan iki beyaz kelebek vardır.Във висок правоъгълник по диагонал са разположени две бели птици, стъпили на клон.
1992 yılında Fransa Kupasında yarı finale kadar yükselmeyi başardı.През 1979 отново достига полуфинала на КЕШ.
2003 yılından sonra Fenerbahçe'nin başarı çizgisi tekrar güçlü bir şekilde yükselmeye başlamıştır.Следват години в които кариерата на Blow отново поема надолу.
Yükselmeler doğusunda en fazladır.Povišenja su najveća na istoku.
Hindistan levhasının Asya'ya çarpması halen devam etmekte ve Himalayalar yılda 1 cm yükselmektedir.S obzirom da se indijski potkontinent podvlači pod ostatak Azije, Himalaja i dalje raste i to 1 cm na godinu.
Komünizm korkusu yükselmeye başlamıştı.Pred pad komunizma rastu vjerski osjećaji.
Sıcaklık yazları 35 dereceye kadar yükselmektedir.Ljetne temperature su iznad 35 stupnjeva.
Buzuk sonrası esneme hareketleri litosferde yükselme meydana getirmektedir.To će dovesti i do ograničavanja njihove uloge u liturgiji.
Koyu renkle yazılanlar kulübün yükselmeye hak kazandığını gösterir.Njihove boje po dresu zaslužne su za nadimak kluba (Crno Žuti).
Eğitimde çıta iyice yükselmeye başlamıştır.Počeo je vježbati na visokoj bazi.
Sezon sonunda yükselme play-off'una kalsalar da başarılı olamadılar.Tijekom sezone su se konsolidirali, ali nisu uspjeli ući u play-off.
Bu patlamaların yükselme süresi genellikle yaklaşık 1 yıldır ancak bu süre çok daha uzun olabilir.Natapanje može pomoći u tom periodu, što obično ne bi trebalo trajati više od jedne minute.
Buna karşın dağlar fazla yükselmez.Nie je tu veľa vysokých kopcov.
Kışın yağan karların erimesiyle nisandan itibaren sular yükselmeye başlar.V zime prietok rieky začína súvisle stúpať.
Bu yükselme ve alçalma birbirini devamlı izler.Expanzia a spaľovanie sú navzájom prepojené.
Albümün çıkışı, grubun popülaritesini yurtdışına taşıyan Kore Akımının yükselmesi ile aynı döneme rastladı.Album tentokrát vyšiel v angličtine čo rozšírilo pole pôsobnosti kapely do zahraničia.
Ne olursa olsun, ekonomik ve politik durum dengelenmişti ve aşırıcılığın yükselmesi zayıflamıştı.V tomto období síce vládol mier a bezpečnosť, ale politická situácia sa vyhrocovala.
Ancak bu sefer ilk kez yükselme sevinci yaşayamadı.Skupina po prvýkrát nedosiahla ani zlato.
Bazı dönemlerde bu yükselme oldukça hızlı gerçekleşti.Prehod se je tako zgodil dokaj hitro.
Gutun sebebi kanda ürik asit düzeylerinin yükselmesidir.Bolezen je posledica povišane ravni sečne kisline v krvi.
Mahallede eğitim seviyesi ve okuma-yazma oranı yavaş yavaş yükselmektedir.Soglasje glede datiranja dela se počasi uveljavlja.
Anıt, üçgen arazinin odak noktasında yükselmektedir.Zajeda se globoko v osrčje Triglavskega pogorja.
Nem oranı %85lere kadar yükselmektedir.Žaidėjų lygio limitas pakeltas iki 85.
Üst lige yükselmek bundan sonra kolay olmayacaktı.Kelias į viršūnę nebuvo paprastas.
Aynı zamanda büyücülük dünyasında yeni bir karanlık yükselmektedir.Vilkyškių miške taip pat auga Raganų eglė.
Topun sadece 25° yanal ve aynı derecede yükselme açısı sağlıyordu.Taip šie lygiavamzdžiai pistoletai iki 25 m duodavo gerą glaustumą.
2954: Hüküm Dağı'ndan alevler yeniden yükselmeye başladı.Po 1900 m. gaisro pilies interjeras atnaujintas.
Ayrıca Moskova Kilisesi'nin metropolitlikten patrikliğe yükselmesini sağladı (1589).Maskvos metropolija tapo autokefaline bažnyčia (iki 1598 m.).

İlgili Sayfalar