yükselen ile cümle
yükselen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
2. Yarı final'in ardından finale yükselen 10 ülke için Basın Konferansı yapılmıştır.決勝 準決勝から勝ち上がった10組による決勝大会。
Onsekizinci yüzyılda Avrupa yükselen en geniş Saray ve muhtemelen en geniş yapıydı.18世紀にヨーロッパで建てられた中で最も巨大な宮殿といわれる。
Yükselen maliyetlerden dolayı, proje zorunlu olarak bir süre askıya alındı.但因为该项目的成本一直在增长,导致该项目多次延期。
Q — Finale yükselen Bib — Çıkış sırası Final 21:30'te başlamıştır.PICK-UP:4小時點對點速遞。
Yükselen karbondioksit oranları da okyanusların asitlenmesine neden olmaktadır.이산화탄소의 증가는 바다의 산성도 증가를 불러일으킨다.
Ama bulutlara doğru yükselen Efes'teki tapınağı gördüğümde, diğerlerinin tümü gölgede kalmıştı.그러나 내가 구름 위에 치솟은 아르테미스의 집을 보았을 때, 그들 다른 불가사의들은 그 빛을 잃었다.
Küme düşen ya da yükselen takım olmamıştır.크게 반발하는 세력이나 열렬한지지 또한 없었다.
Daha sonra as takıma yükselen oyuncu, profesyonel ilk maçını 1999 - 2000 sezonunda Serie B'de gerçekleştirdi.הופעתו הראשונה הייתה בעונת 1999/2000 בסרייה ב'.
2004 yılında Hayama, Japonya Yükselen Güneş Nişanı ile ödüllendirilmiştir.בשנת 2004 הוענק לטאקיי עיטור מסדר השמש העולה על תרומתו ליחסי ארצות הברית-יפן.
Onsekizinci yüzyılda Avrupa yükselen en geniş Saray ve muhtemelen en geniş yapıydı.זהו הארמון הגדול ביותר שנבנה באירופה במאה השמונה עשרה, ואחד מהמבנים הגדולים ביותר שנבנו באותה תקופה.
Isimlerinin çevirisi "Doğu'nun Yükselen Tanrıları"dır.אך סופרים מאוחרים "תרגמו" את האלים למלאכים.
Change albümünden gelen üçüncü ve son tekli de on beş numaraya kadar yükselen "Denial" oldu.הסינגל השני שיצא היה "Change" והסינגל השלישי והאחרון לאלבום זה היה "Denial" שיצא רק בהורדה דיגיטלית.
Yeni Papa'nın seçilişi, Sistine Şapeli'nden yükselen beyaz dumanla bildirildi.За избирането на новия понтифик се известява с бял дим от комин над Сикстинската капела.
Öyle ki "Kimyagerlerin savaşı" I. Dünya Savaşı'nın yükselen değerleri arasındaydı.Особено ценни са неговите „Спомени за културния живот между двете световни войни“.
Onsekizinci yüzyılda Avrupa yükselen en geniş Saray ve muhtemelen en geniş yapıydı.Bila je najveća palača i vjerojatno najveća građevina u Europi podignuta u 18. stoljeću.
Isimlerinin çevirisi "Doğu'nun Yükselen Tanrıları"dır.Njihovo ime se na engleski prevodi kao "The Rising Gods of the East".
Finale yükselen ilk iki şarkıdan biri oldu.Prve dvije pjesme napisao je kao maturant.
Yükselen Güneş imparatoru.Cisársky večný vojak.
Bunun ardından ikinci sıraya değin yükselen Alesi 25. turda yarışı terketmiştir.O deň neskôr skončil v stíhacích pretekoch na 25. mieste.
Dairesel olarak süzülerek yükselen kuşlar da gözlemlenmiştir.Oblasť sledovaná aj ako vtáčia oblasť.
Burada, bir dağın tepesinde alevleri gökyüzüne kadar yükselen bir ateş görür.Na nebu tu, tam kaka zvezda gori...
Aynı yıl içinde yarbay rütbesine yükselen Roon, bir yıl sonra da albay oldu.Istega leta je bil povišan v podpolkovnika in naslednje leto še v polkovnika.
Tahttan yükselen gür bir sesin şöyle dediğini işittim: “İşte, Tanrı'nın konutu insanların arasındadır.Ljudstvo je med govorom vzklikalo »Božji glas je to in ne človeški«.
Yükselen bu dağa Olimpos adı verilmiştir.Tuomet jam buvo suteiktas Olimpo kalno vardas.
Yeni Papa'nın seçilişi, Sistine Şapeli'nden yükselen beyaz dumanla bildirildi.Bet kokiu atveju naujojo popiežiaus išrinkimą ženklina balti dūmai, kylantys iš Siksto koplyčios kamino.
Hakan Seyfettin Yükselen.Išgąsdintas pakelia kuodelį.
Yükselen bu ekonomisiyle Güney Asya'dan bir işgücünü çekmiştir.Ji patyrė labai stiprią įtaką iš Pietų Azijos.
Bu yükselen parlaklıkla baş edebilmek için, sürekli yaşanabilir bölge konsepti ortaya atılmıştır.Jei pavyktų tai įrodyti, šiandieninė gyvybės zonos koncepcija turėtų būti atmesta.
Yükselen karbondioksit oranları da okyanusların asitlenmesine neden olmaktadır.Didėjant atmosferinio CO2 kiekiui, didėja ir jo tirpimas vandenynuose.
Schwarzburg-Sondershausen, 1697 yılında prensliğe yükselene kadar bir kontluktu.Schwarzburg-Sondershausen oli krahvkond aastani 1697.
Açılış haftasında listenin en başına yükselen Bölüm 2, 483,2 milyon dolar hasılatla rekor kırmıştır.Avanädalavahetusel teenis film rekordiliselt 483,2 miljonit dollarit.
Yeni Papa'nın seçilişi, Sistine Şapeli'nden yükselen beyaz dumanla bildirildi.Paavst määras uueks peapiiskopiks Nitra piiskopi Wichingi.
1970'lerde, Asya ve Latin ülkeleri Batı ülkelerini yakalamaya başladı: 'yükselen ekonomiler' oldular.Landen in Azië en Latijns-Amerika maakten in de jaren 70 een inhaalslag om de westerse landen te evenaren:
1970'lerde, Asya ve Latin ülkeleri Batı ülkelerini yakalamaya başladı: 'yükselen ekonomiler' oldular.Nos anos 70, os países asiáticos e da América Latina começaram a aproximar-se dos países ocidentais.
1970'lerde, Asya ve Latin ülkeleri Batı ülkelerini yakalamaya başladı: 'yükselen ekonomiler' oldular.Og i 1970'erne begynder de asiatiske og latinamerikanske lande at hale ind på Vesten.
1970'lerde, Asya ve Latin ülkeleri Batı ülkelerini yakalamaya başladı: 'yükselen ekonomiler' oldular.V sedmdesátých letech země Asie a Latinské Ameriky začali dohánět Západ: jejich ekonomiky začali rychle růst.
Açık kaynaklı donanımları kullanarak yükselen bir ahır gibi inşa edilmiştir.C'est construit comme une grange, en utilisant un logiciel open source.
Açık kaynaklı donanımları kullanarak yükselen bir ahır gibi inşa edilmiştir.E' costruito come un granaio rialzato utilizzando hardware open source.
Açık kaynaklı donanımları kullanarak yükselen bir ahır gibi inşa edilmiştir.Es ist wie ein Scheunenbau gebaut, der freie Hardware benutzt.
Açık kaynaklı donanımları kullanarak yükselen bir ahır gibi inşa edilmiştir.Este construit ca o munca voluntara, folosind infrastructura cu sursa deschisa.
Açık kaynaklı donanımları kullanarak yükselen bir ahır gibi inşa edilmiştir.Foi construído por uma equipa usando hardware de uso livre.
Açık kaynaklı donanımları kullanarak yükselen bir ahır gibi inşa edilmiştir.Het is een gezamenlijk bouwproject, met gebruik van open-source-hardware.
Açık kaynaklı donanımları kullanarak yükselen bir ahır gibi inşa edilmiştir.그것은 위 아래가 뚫린 철물 재료를 사용해서 위로 길게 올라가는 헛간 모양으로 제작됩니다.
Açık kaynaklı donanımları kullanarak yükselen bir ahır gibi inşa edilmiştir.Közösségi munkával építjük, szabadon elérhető anyagokból.
Açık kaynaklı donanımları kullanarak yükselen bir ahır gibi inşa edilmiştir.Są budowane wspólnie, w czynie społecznym, przy użyciu ogólnodostępnych narzędzi.
Açık kaynaklı donanımları kullanarak yükselen bir ahır gibi inşa edilmiştir.Se construye como un "galpón de construcción colectiva", usando software de código abierto.
Açık kaynaklı donanımları kullanarak yükselen bir ahır gibi inşa edilmiştir.Είναι χτισμένο όπως ένας στάβλος ζώων, χρησιμοποιώντας υλικά που διατίθενται δωρεάν.
Açık kaynaklı donanımları kullanarak yükselen bir ahır gibi inşa edilmiştir.Все это делается коллективным методом, с использованием общедоступных инструментов.
Açık kaynaklı donanımları kullanarak yükselen bir ahır gibi inşa edilmiştir.Изградено е като плевня, използвайки хардуер с отворен код.
Açık kaynaklı donanımları kullanarak yükselen bir ahır gibi inşa edilmiştir.זה בנוי כמו אסם גידול תוך שימוש בחומרת קוד-פתוח
Açık kaynaklı donanımları kullanarak yükselen bir ahır gibi inşa edilmiştir.انها بنيت كمخازن الحبوب القديمة ، باستخدام أجهزة المصدر المفتوح .
Açık kaynaklı donanımları kullanarak yükselen bir ahır gibi inşa edilmiştir.皆で力を合わせて組み立てます こちらは4分の一サイズの試作品です
Akarsu kıyısında otlar arasında yükselen Kavaklar gibi boy atacaklar.›a budú rásť na spôsob trávy, jako vrbina pri potokoch vody.
Akarsu kıyısında otlar arasında yükselen Kavaklar gibi boy atacaklar.›Brotarán como entre la hierba, como los sauces junto a las corrientes de las aguas
Akarsu kıyısında otlar arasında yükselen Kavaklar gibi boy atacaklar.›cresceranno come erba in mezzo all'acqua, come salici lungo acque correnti
Akarsu kıyısında otlar arasında yükselen Kavaklar gibi boy atacaklar.›daß sie wachsen sollen wie Gras, wie Weiden an den Wasserbächen.
Akarsu kıyısında otlar arasında yükselen Kavaklar gibi boy atacaklar.›de skal spire som Græs mellem Vande, som Pile ved Bækkenes Løb.
Akarsu kıyısında otlar arasında yükselen Kavaklar gibi boy atacaklar.›e brotarão como a erva, como salgueiros junto �s correntes de águas.
Akarsu kıyısında otlar arasında yükselen Kavaklar gibi boy atacaklar.›És nevekednek mint fû között, és mint a fûzfák vizek folyásinál.
Akarsu kıyısında otlar arasında yükselen Kavaklar gibi boy atacaklar.›Ils pousseront comme au milieu de l`herbe, Comme les saules près des courants d`eau.