yüksel ile cümle
yüksel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
"Rüzgar yükseliyor" Hayao Miyazaki'nin son filmidir."The Wind Rises" is Hayao Miyazaki's last film.
Tom güneş yükselene kadar kutladı.Tom partied until the sun came up.
İngilizce düzeyimi yükselteceğim.I'm going to raise my English level.
Bu mağaza yıllardır fiyatlarını yükseltmedi.This store hasn't raised prices in years.
Onu aldığımız yer fiyatlarını yükseltti.The place where we used to buy that has increased their prices.
Arazi fiyatları yükselecek gibi görünüyor.Land prices seem to just keep going up.
Gelecek ay fiyatlarımı yüzde üç yükselteceğim.I'll be raising my prices by three percent next month.
Gıda fiyatları yükselişte.Food prices have been going up.
Kartal, karla örtülü zirvelerin üzerinde ihtişamla yükseldi.The eagle soared majestically above the snow-covered peaks.
Tom business class için ücretsiz bir yükseltme aldı.Tom got a free upgrade to business class.
Gazetelere göre, François Bayrou anketlerde tekrar yükseliyor.According to the papers, François Bayrou is going up again in the surveys.
Balon gökyüzüne doğru yükseliyor.The balloon is rising into the sky.
Dünya nüfusu yükselmeye devam ederse herkesi nasıl besleyeceğiz?How will we feed everyone if the world's population keeps rising?
Güneş henüz yükseldiThe sun just came up.
Tom'un ateşi çok yükseliyor.Tom is running a high fever.
Yazılımını yükseltmek için indirme sayfasına gitmelisin ve en son sürümü indirmelisin.To upgrade the firmware, you must go to the download page and download the latest version.
Sesini yükseltmek zorunda değilsin.You don't have to raise your voice.
Kime oy verirsen ver, fiyatlar yükselmeye devam edecek.Whoever you vote for, prices will go on rising.
Tatil sezonunda, birçok mağaza fiyatlarını yükseltir.During the holiday season, a lot of stores jack up their prices.
Daha yüksek asgari ücret, kazançları yükseltip yoksulluğu azaltabilir.A higher minimum wage can raise earnings and reduce poverty.
Tom müziğin sesini yükseltti.Tom cranked up the music.
Sesimi yükseltmedim.I didn't raise my voice.
Benzin fiyatlarının hızla yükselmesine asla alışamayacağım.I'll never get used to skyrocketing prices for gasoline.
Tom'un ateşi yükseliyor.Tom is running a fever.
Isıyı yükseltebilir misin?Can you crank up the heat?
Tom'un en sevdiği film " Sincapların Gezegeninin Yükselişi"'dir.Tom's favorite movie is "Rise of the Planet of the Squirrels."
Vergilerin yükseleceğine dair iyi bir olasılık var.There is a good chance that taxes will increase.
Dan perşembe günü bir üst sınıfa yükseleceğini söyledi.Dan said that he was moving up on Thursday.
Tom'un notlarını yükseltmesi gerekiyor.Tom needs to improve his grades.
Kalp hastalıklarından muzdarip insanların sayısı yükselişte.The number of people suffering from heart disease is on the rise.
Bu yazılımı nasıl yükseltebilirim?How can I update this software?
Ben bir adrenalin yükselmesi yaşıyorum.I'm having an adrenaline rush.
Deniz halkları, deniz yükseliyor.The sea has risen, the sea of peoples.
Heart of Darkness ırkçılık kadar emperyalizm hakkında önemli sorular yükseltir.Heart of Darkness raises important questions about imperialism, as well as racism.
Yaz mevsiminde sıcaklık yükselir.In summer the temperature rises.
İthalatın ani yükselişine şaşırdık.We were surprised by a sudden increase in imports.
Maliyetler yükselmeye devam etti.The costs kept rising.
Zaten fiyatlar yükselmeye başladı.Prices have already started going up.
Kiralar gelecek ay yükselecek.Rents will go up next month.
Asya piyasaları yükseldi.Asian markets moved up.
Konut fiyatları yükselmiş.House prices are up.
Vergileri yükseltmek bu zamanda böyle iyi bir fikir olmayabilir.Raising taxes may not be such a good idea at this time.
Her iki hisse de sivri şekilde yükseldi.Both stocks rose sharply.
O sadece on iki yaşındayken yıldızlığa yükseldi.She rose to stardom when she was just twelve.
Nehir yükseldi.The river has risen.
Tom sesini yükseltmek zorunda değildi.Tom didn't have to raise his voice.
Maliyetler çok hızlı yükseliyor.Costs are rising too fast.
Ertesi gün onlar uyandığında güneş zaten gökyüzünde yükselmişti.The next day when they awoke, the sun was already high in the sky.
Fiyatları yükseltmemiz gerektiğini düşünüyor musun?Do you think we should raise prices?
Fiyatlar yükselecek.Prices will go up.
Benim primlerim yükselecek mi?Will my premiums go up?
Fiyatlar kesinlikle yükselecek.Prices will certainly go up.
Borsa yükseldi.The stock market is up.
Onun maaşı % 10 yükseldi.His salary rose 10%.
Fiyatları yükseltmemiz gerekiyor.We need to raise prices.
Tom'un umutlarını çok fazla yükseltme.Don't raise Tom's hopes too much.
Ağaç o kadar yüksekti ki bahçe duvarının üzerinde yükseldi.The tree was so tall that it towered over the garden wall.
İlaç şirketi bir gecede hayat kurtaran ilacın fiyatını yükseltti.The pharmaceutical company raised the price of a lifesaving drug overnight.
Yaşamanın maliyeti hızla yükseliyor.The cost of living is soaring.
Petrol fiyatı yükseldi.The price of oil went up.
İlgili Sayfalar