yükü ile cümle
yükü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Gemi yükünü boşalttı.They unloaded the ship.
Stajyer, görevin yüküne dayanamadı.The trainee could hardly bear the burden of the task.
Köprü böylesine ağır bir yükün altında çökecek.The bridge will give way under such a heavy load.
Bu şirkette çalışan kadınlardan yükümlü olacaksın.You'll be in charge of the women working in this factory.
Hepimiz hata yapmaya karşı yükümlüyüz.We are all liable to make mistakes.
Vergi ödemek her işçinin yükümlülüğüdür.It is the obligation of every worker to pay taxes.
Yükü düştüğü için kamyon mecburen durdu.The lorry had to stop because its load had fallen off.
Bir kaptan, gemisinden ve ekibinden yükümlüdür.A captain is in charge of his ship and its crew.
Onun planının hem erdemleri hem de yükümlülükleri vardır.His plan has both virtues and liabilities.
Ağır vergi yükü altındaydılar.They were burdened with heavy taxes.
Kutu yükün ağırlığı nedeniyle düştü.The box fell apart due to the weight of the load.
Bu ağır iş yükü benim için çok fazla.This heavy workload is too much for me.
O, atın yükünü iple bağladı.He fastened the horse's pack with a rope.
Yükü hafifletmek zorundayız.We have to lighten the load.
O, yükümlülüklerini yerine getirmedi.He didn't fulfill his obligations.
Artık yükümlülüklerimi yerine getiremiyorum.I can no longer fulfill my obligations.
Gemi limana demir attı ve yükünü boşalttı.The ship anchored in the harbour and unloaded its goods.
Ben sadece benim toplumsal yükümlülüklerimi yerine getirmek için partiye gittim.I only went to the party to fulfill my societal obligations.
Tom yükümlülüklerini yerine getirmedi.Tom didn't fulfill his obligations.
Tom şu anda zar zor iş yükü ile başa çıkmaya çalışıyor.Tom's barely coping with his workload at the moment.
Bakmakla yükümlü olduğunuz kimse var mı?Do you have dependents?
O, yükümlülüğünü yerine getirdi.He fulfilled his obligation.
Sanırım onu yapmak için bir yükümlülüğümüz var.I think we have an obligation to do that.
Bu beni iyi hissettiriyor ve iş yükümü de azaltıyor.That makes me feel good, and also lessens my workload.
Tom onu yapmakla yükümlüdür.Tom is liable to do that.
Tom ayrılmakla yükümlüdür.Tom is liable to leave.
Tom'un bunu yapmakla yükümlü olduğunu sanmıyorum.I don't think Tom is obligated to do that.
Ağır iş yükü altında.He has a heavy workload.
Yüksek tansyion kalp ve damarlara binen yükü artırır.High blood pressure increases the workload of the heart and the arteries.
Bu yükü taşıyacaksın.You're gonna carry that weight.
Kalabalık bir aileyi geçindirmenin yükü Tom'un omuzlarına binmeye başladı.The pressures of supporting a big family are beginning to catch up with Tom.
10:1) der ki: İsrail’deki en fakir adam bile içmekle yükümlüdür.10:1) that even the poorest man in Israel has an obligation to drink.
Bunun başlıca üç nedeni vardır: İş yükü.This is primarily for three reasons: Workload.
Moldova, eski Sovyetler Birliği ile ilgili tüm silahların kontrolü yükümlülüklerini kabul etmiştir.Moldova has accepted all relevant arms control obligations of the former Soviet Union.
Bu nedenle, O'nun yüzünden, kendi payıma düşen yükü alıyorum.Because of that, because of him, I take my share of burden.
İmzaladığı insan hakları yükümlülüklerine saygı göstermesini İran'dan bekliyoruz. "We look to Iran to respect the human rights obligations it has signed up to".
Bununla beraber eşit fırsatlar ve yükümlülükleri de içerir, böylece toplumun bütününü kapsar.It also includes equal opportunities and obligations, and so involves the whole of society.
Su içerisinde çözülen tüm elementlerin bir miktar elektrik yükü vardır.All elements dissolved in water have some electrical charge.
Q sembolü genellikle elektriğin ya da yükün değerini belirtmek için kullanılır.The symbol Q is often used to denote a quantity of electricity or charge.
Gelecekteki yükümlülükler emeklilik açığının hakimiyeti altındadır.Future liabilities are dominated by the pension deficit.
Mercedes kamyon örnekleri: 33 kN kelepçe yükü tek bir 430 tabaka için normal.Mercedes truck examples: A clamp load of 33 kN is normal for a single plate 430.
Bu gözlemler ayrıca elektrik yükü ve elektrik akımı hakkındaki temel anlayışımızı oluşturdu.These observations also established our basic understanding of electrical charge and current.
Yukuk yaşamının geri kalanını Kunduz'da geçirdi ve 653'te öldü.He spent the rest of his life in Kunduz and died in 653.
Bazı insanlar gerçekte neye benzediklerini bilmelerinin ahlaki bir yükümlülük olduğuna inanıyorlar.Some people believe they have a moral obligation to know what they are really like.
Diğer yandan, sadece yükü bilmek de durumun tanımlanması için yeterli değildir.On the other hand, just knowing the charge is not a complete description of the situation.
Diğer tüm parçacıklar sıfır renk yüküne sahiptirler.All other particles have zero color charge.
Her bir gluon, birer renk yükü ile antirenk yükü taşır.Each gluon carries one color charge and one anticolor charge.
Hindistan'ın karayolu altyapısı yükün %60'ını, yolcu trafiğinin ise %87'sini taşımaktadır.India's road infrastructure carries 60% of freight and 87% of passenger traffic.
Reissne-Nordström çözümü: Bu çözümde, merkezdeki nesnenin bir elektrik yükü vardır.The Reissner–Nordström solution, in which the central object has an electrical charge.
Kalan diğer bir soru indüklenmiş yükün ne kadar büyük olduğu.A remaining question is how large the induced charges are.
HAST, Sandpiper aracına göre daha ağır görev-yükü taşıyabilmekteydi.HAST could carry a heavier payload than the Sandpiper.
Süspansiyon ayrıca aracın kendisini, herhangi bir yükü veya bagajı hasar ve aşınmadan korumaktadır.The suspension also protects the vehicle itself and any cargo or luggage from damage and wear.
Optimal zamanlama, motorun hızı ve yükü kadar tasarımına da bağlıdır.Optimal timing will depend on the engine design as well as its speed and load.
Mach 3 sistemleri için IPC yükü önemli bir sorundur.IPC overhead is a major issue for Mach 3 systems.
Diğer yandan kalan 30 MJ ise roketin ve görev yükünün kinetik enerjisinin artışında kullanılmıştır.The remaining 30 MJ is the increase of the kinetic energy of the rocket and payload.
B, bu parayı ödemekle yükümlüdür."B" requests payment for this service.
Protonlar, çekirdeğin tüm yükünü gösterir, böylelikle kendi kimyasal kimliğini tanımlar.Protons define the entire charge of a nucleus, and hence its chemical identity.
Endüstri Mühendislerine işin psikolojik yükü konusunda yardımcı olmuştur.She helped industrial engineers recognize the importance of the psychological dimensions of work.
Q sembolü genellikle yükü ifade etmek için kullanılır.The symbol Q often denotes charge.
Fırlatma yükü 8,600 kg, uzunluğu 10.4m, genişliği 3.35m ile Tiangong 1'e çok benzemekteydi.The launch mass was 8,600 kg, with a length of 10.4m and a width of 3.35m, much like the Tiangong 1.