yönlendirmek ile cümle
yönlendirmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Benim amacım, konuşmayı yönlendirmek ve sorulara yanıt verilmesini sağlamak.هو توجية المناقشة و العمل علي إن تجاب كل الاسئلة المطروحة.
Bilgiyi keşfetmek, incelemek, yönlendirmek istiyoruz.Chcemy nawigować, eksplorować, odkrywać informacje.
Bilgiyi keşfetmek, incelemek, yönlendirmek istiyoruz.Chúng ta muốn di chuyển, tìm tòi, khám phá thông tin.
Bilgiyi keşfetmek, incelemek, yönlendirmek istiyoruz.우리는 정보를 항해하고, 탐색하고, 발견하기를 원하죠.
Bilgiyi keşfetmek, incelemek, yönlendirmek istiyoruz.Navigálni, kutatni, felfedezni akarunk az információk tengerében.
Bilgiyi keşfetmek, incelemek, yönlendirmek istiyoruz.Nous voulons naviguer, explorer, découvrir l'information.
Bilgiyi keşfetmek, incelemek, yönlendirmek istiyoruz.Queremos navegar, explorar, descubrir información.
Bilgiyi keşfetmek, incelemek, yönlendirmek istiyoruz.Vogliamo navigare, esplorare. Scoprire informazione.
Bilgiyi keşfetmek, incelemek, yönlendirmek istiyoruz.Vrem să navigăm, să explorăm, să descoperim informaţie.
Bilgiyi keşfetmek, incelemek, yönlendirmek istiyoruz.We willen opzoeken, verkennen en ontdekken.
Bilgiyi keşfetmek, incelemek, yönlendirmek istiyoruz.Wir wollen selbst Informationen steuern, erkunden und erforschen.
Bilgiyi keşfetmek, incelemek, yönlendirmek istiyoruz.Θέλουμε να πλοηγήσουμε, να εξερευνήσουμε, να ανακαλύψουμε πληροφορίες.
Bilgiyi keşfetmek, incelemek, yönlendirmek istiyoruz.Нам хочется самим исследовать, изучать, открывать для себя информацию.
Bilgiyi keşfetmek, incelemek, yönlendirmek istiyoruz.Нам хочеться самим досліджувати, вивчати, відкривати для себе інформацію.
Bilgiyi keşfetmek, incelemek, yönlendirmek istiyoruz.אנחנו רוצים לנווט, לחקור, לגלות מידע.
Bilgiyi keşfetmek, incelemek, yönlendirmek istiyoruz.نود أن تبحر، ونستكشف، ونكتشف المعلومات
Bilgiyi keşfetmek, incelemek, yönlendirmek istiyoruz.そのために 利用者としてあなたを運転席に戻さなければなりません
Birisini çörekleri bulmak için kutu açmaya yönlendirmek istiyorsak.Dacă vrem să angajăm pe cineva în procesul de deschidere a cutiilor pentru a încerca să găsească plăcinte.
Birisini çörekleri bulmak için kutu açmaya yönlendirmek istiyorsak.Jika kita mau melibatkan seseorang dalam proses membuka kotak dan menemukan kue.
Birisini çörekleri bulmak için kutu açmaya yönlendirmek istiyorsak.어떤 사람이 파이를 찾기위해 상자들을 여는 과정 중에 있도록 만들고 싶다면,
Birisini çörekleri bulmak için kutu açmaya yönlendirmek istiyorsak.Nếu chúng ta muốn lôi cuốn một ai đó vào quá trình mở hộp để cố gắng tìm mấy cái bánh.
Birisini çörekleri bulmak için kutu açmaya yönlendirmek istiyorsak.Wenn wir jemanden damit beschäftigen möchten,
Birisini çörekleri bulmak için kutu açmaya yönlendirmek istiyorsak.Αν θέλουμε να βάλουμε κάποιον να συμμετέχει σε αυτή την διαδικασία, να ανοίξουν κουτιά και να βρουν πίτες.
Birisini çörekleri bulmak için kutu açmaya yönlendirmek istiyorsak.Ако искаме да въвлечем някой в процеса на отваряне на кутии в търсене на пай.
Birisini çörekleri bulmak için kutu açmaya yönlendirmek istiyorsak.אם אתם רוצים לעניין מישהו בתהליך של פתיחת קופסאות ונסיון למצוא עוגות
Birisini çörekleri bulmak için kutu açmaya yönlendirmek istiyorsak.إذا أردنا إبقاء أحدهم منهمكاً في عملية فتح الصناديق لمحاولة إيجاد الفطائر.
Birisini çörekleri bulmak için kutu açmaya yönlendirmek istiyorsak.パイを得る作業をさせたいとしたら 獲得の難易度は簡単すぎでも
Biz de aynı yolu izliyorduk, daha fazla ziyaretçi çekmek ve onları yönlendirmek gibi.Corriamos a mesma maratona, conseguir mais utilizadores para visitar e converter.
Biz de aynı yolu izliyorduk, daha fazla ziyaretçi çekmek ve onları yönlendirmek gibi.Cuando maduró el mercado, las cosas se volvieron un poco locas.
Biz de aynı yolu izliyorduk, daha fazla ziyaretçi çekmek ve onları yönlendirmek gibi.Dabei verfolgten wir dasselbe Ziel: mehr Besucher und mehr Conversions.
Biz de aynı yolu izliyorduk, daha fazla ziyaretçi çekmek ve onları yönlendirmek gibi.Leur objectif était le même: accroître le nombre de visiteurs et de conversions.
Biz de aynı yolu izliyorduk, daha fazla ziyaretçi çekmek ve onları yönlendirmek gibi.Me olimme mukana samassa kilpailussa, uusien käyttäjien - saamisessa kävijöiksi ja ostotapahtumiksi.
Biz de aynı yolu izliyorduk, daha fazla ziyaretçi çekmek ve onları yönlendirmek gibi.Partecipavamo alla stessa gara, indurre più utenti alla visita e alla conversione.
Biz de aynı yolu izliyorduk, daha fazla ziyaretçi çekmek ve onları yönlendirmek gibi.Vi kör samma race, få fler användare att besöka och konvertera.
Biz de aynı yolu izliyorduk, daha fazla ziyaretçi çekmek ve onları yönlendirmek gibi.Vi kørte det samme løb, få flere brugere til at besøge og konvertere.
Biz de aynı yolu izliyorduk, daha fazla ziyaretçi çekmek ve onları yönlendirmek gibi.We deden mee aan dezelfde race: om meer gebruikers te trekken voor bezoeken en conversies.
Biz de aynı yolu izliyorduk, daha fazla ziyaretçi çekmek ve onları yönlendirmek gibi.Ми йшли одним шляхом, намагаючись збільшити кількість відвідувань і конверсій.
Biz de aynı yolu izliyorduk, daha fazla ziyaretçi çekmek ve onları yönlendirmek gibi.Мы шли по одному пути, стараясь увеличить количество посещений и конверсий.
Biz de aynı yolu izliyorduk, daha fazla ziyaretçi çekmek ve onları yönlendirmek gibi.وكنا نجري في السباق نفسه لجذب المزيد من المستخدمين إلى الزيارة والتحويل.
Bütün duyguları, olabildiğince işe yarar şeylere yönlendirmek istiyoruz.Kami ingin mengkonversi semua emosi dalam arah yang berguna sedekat yang kita mampu.
Bütün duyguları, olabildiğince işe yarar şeylere yönlendirmek istiyoruz.Me haluamme kääntää kaikki tunteet oikeaan suuntaan niin lähelle kuin mahdollista.
Bütün duyguları, olabildiğince işe yarar şeylere yönlendirmek istiyoruz.Queremos convertir todas las emociones en direcciones útiles tanto como seamos capaces
Bütün duyguları, olabildiğince işe yarar şeylere yönlendirmek istiyoruz.Vogliamo convertire tutte le emozioni in direzioni utili il più vicino siamo in grado di fare.
Bütün duyguları, olabildiğince işe yarar şeylere yönlendirmek istiyoruz.Θέλουμε να μετατρέπουμε όλα τα συναισθήματα σε χρήσιμες πληροφορίες όσο πιο πολύ μπορούμε.
Bütün duyguları, olabildiğince işe yarar şeylere yönlendirmek istiyoruz.Искаме да променим всички емоции в полезни насоки до каквато степен е възможно.
CA:Ve en çok endişe ettiğin olay nedir?En çok ilgilendiğin, kaynaklarını oraya yönlendirmek istediğin?A kterých problémů se nejvíce obáváte, o které se nejvíce zajímáte, kam chcete nasměrovat svoje prostředky?
CA:Ve en çok endişe ettiğin olay nedir?En çok ilgilendiğin, kaynaklarını oraya yönlendirmek istediğin?A które z tych problemów najbardziej Cię niepokoją? Na rzecz których skierowałbyś swoje środki?
CA:Ve en çok endişe ettiğin olay nedir?En çok ilgilendiğin, kaynaklarını oraya yönlendirmek istediğin?CA: 당신이 가장 걱정되어 당신의 돈으로 해결하려는 세계 문제들은 무엇이 있나요?
CA:Ve en çok endişe ettiğin olay nedir?En çok ilgilendiğin, kaynaklarını oraya yönlendirmek istediğin?CA: ではあなたが最も気にかけていて 最も力を注ぎたい問題とはなんですか? RB: 問題はいっぱいあるよ
CA:Ve en çok endişe ettiğin olay nedir?En çok ilgilendiğin, kaynaklarını oraya yönlendirmek istediğin?Milyen problémák foglalkoztatnak mostanában, amikre szívesen fordítanál erőforrásokat?
CA:Ve en çok endişe ettiğin olay nedir?En çok ilgilendiğin, kaynaklarını oraya yönlendirmek istediğin?Og hvad optager dig mest - hvad bekymrer dig, hvad vil du bruge dine ressourcer på?
CA:Ve en çok endişe ettiğin olay nedir?En çok ilgilendiğin, kaynaklarını oraya yönlendirmek istediğin?Vilka är de problem i världen som du bryr dig mest om och vill lägga dina pengar på?
CA:Ve en çok endişe ettiğin olay nedir?En çok ilgilendiğin, kaynaklarını oraya yönlendirmek istediğin?Welches sind die Probleme, mit denen Sie sich am meisten beschäftigen, für die Sie Ihre Resourcen verwenden?
CA:Ve en çok endişe ettiğin olay nedir?En çok ilgilendiğin, kaynaklarını oraya yönlendirmek istediğin?И каковы же проблемы, которые Вас больше всего волнуют и на которые Вы готовы направить ресурсы?
CA:Ve en çok endişe ettiğin olay nedir?En çok ilgilendiğin, kaynaklarını oraya yönlendirmek istediğin?Кои проблеми те тревожат най-много, за какво си загрижен, към какво искаш да насочиш своите ресурси?
CA:Ve en çok endişe ettiğin olay nedir?En çok ilgilendiğin, kaynaklarını oraya yönlendirmek istediğin?כ.א.: ומהם הנושאים שאתה מודאג מהם בעיקר, דואג להם בעיקר, רוצה להסב את המשאבים שלך לכוונם?
CA:Ve en çok endişe ettiğin olay nedir?En çok ilgilendiğin, kaynaklarını oraya yönlendirmek istediğin?ك أ: و ما هى المشكلات التى تقلقك أكثر من غيرها و تهتم بها أكثر . و تريد أن توجه إمكانياتك إليها؟
Eğer Romo'nun önüne geçersem. Ve eğer onu yönlendirmek istersem, sürebilirim.Mă așez în fața lui Romo și îl pot controla.
Eğer Romo'nun önüne geçersem. Ve eğer onu yönlendirmek istersem, sürebilirim.Ако застана пред Ромо тук. и ако искам да го контролирам, просто мога да го карам.
Gregor yönlendirmek için gerekli hazırlığı asla izin vermemem gerekirdi kendisi ve böylece belki de kapıdan.그는 그레고르가 동양에 요구되는 정교한 준비를 허용 않을거다 자신 때문에 아마도 문을 통과.