yönelik ile cümle

yönelik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Çocuk güvenliğine yönelik kuralların ulaşabileceği çılgınlık seviyesinin sınırı yok gibi görünüyor.There doesn't seem to be any limit on how crazy child safety regulations can get.
Sadece Beyaz Cheval şarabına yönelik değil tadımda ikram edilen tüm şaraplar için geçerli.And it wasn't just to that wine.
TED yaymaya değer fikirlere yönelik kâr amacı gütmeyen bir kuruluştur.TED is a non-profit organization devoted to ideas worth spreading.
Ve sonuç şu ki insanları yaratıcı kapasitelerinin dışına yönelik eğitiyoruz.And the result is that we are educating people out of their creative capacities.
Şuna yürekten inanıyorum: bizler yaratıcılık özelliğimize yönelik değil, aksi yönde büyüyoruz.I believe this passionately, that we don't grow into creativity, we grow out of it.
Bakalım buna yönelik bir veri bulabilecek miyiz.So let's see what data we can find on that.
Oysa bana bütün planların bu hayata yönelik gibi geliyor.You seem to have all sorts of schemes to that end.
Müdahalemiz ne kadar hedefe yönelik olursa, o kadar iyi.The more targeted our interventions, the better.
BigWorld en başından beri MMO pazarına yönelikti.BigWorld was oriented toward the MMO market from the start.
Bütün bunlar hapiste olanlara yönelik sağlık bakım masraflarına dahil eiliyor.It's all adding up to record health care costs for inmates.
Bu, körlere yönelik bir okulda yaptığımız bir tarama.This is an outreach station conducted at a school for the blind.
Bu körlere yönelik bir okul olduğundan çoğu çocuğun körlüğü kalıcı.So, because this is a school for the blind, many children have permanent conditions.
Ama diğer motivasyon ise ülkemizin izole kalmış haline yönelikti.But the other motivating factor is the insular nature of our country.
Tüketiciye yönelik bir podcast şirketiydi.It was a consumer podcasting company.
Burada geçmiş veri kullanılarak geleceğe yönelik bir öngörüde bulunmuyorum.I'm not projecting some past data into the future.
Buna cesaretinin olup olmadığını anlamaya yönelikmiş gibi duruyordu.So it seemed like maybe she had been dared to do this.
Hiçbir zaman kendi sorunlarını çözmeye yönelik bir düşünme metodu bulamadılar.They've never found a way of thinking they can solve problems.
Genom bilimine yönelik tüketici uygulamaları anında ortaya çıkmaya başlayacaktı.Consumer applications for genomics will flourish.
Kış olimpiyatlarına yönelik, yakın takım arkadaşlarımla bisiklet antremanındaydık.I was on a training bike ride with my fellow teammates.
Bunun yerine hayvanlar için yem bulmaya yönelik olarak kalıcı köyler oluşturuyorlardı.Instead, people settled into more permanent villages based on foraging.
Sosyal ilişkilerdeki bu azalma geleceğe yönelik hayati bir belirti olabilir mi?And what does that decline in social health mean, as a kind of a vital sign of the future?
Bugün, Grand Prix'den önce düşündüklerinden başka, geleceğe yönelik hayallerin var mı?Do you have other dreams for the future today than you had before the Grand Prix?
Ev almaya yönelik çok baskı var.There's a lot of pressure to buy.
Hayatıma yönelik bir suikast girişimi uygulandı.An assassination attempt on my life has been carried out.
Ama oyunların yüzde 83'ü hiçbir yetişkine yönelik içeriğe sahip değil, yani bu doğru değil.But 83 percent of games don't have any mature content whatsoever, so it's just not true.
Yani çok yoğun, amaca yönelik bir idrakımız var.So we have a very focused, purpose-driven kind of attention.
Ve bunu ozellikle davalara yonelik olarak yapmaliyiz.And it's especially important to rebuild them for lawsuits.
O da Mısırlıların yüksek beklentilerinin öncelikle kendilerine yönelik olmasıdır.And that is Egyptians' elevated expectations are placed first on themselves.
A-Yıldız'ın nasıl çalıştığına yönelik bir örnek:Here's an example of how A* works.
"Pekala, bakalım burada kültüre yönelik bir fark var mı."Let's see if there's any cultural bias here.
Kooperatif gelişme ileriye yönelik bir yoldur.Cooperative development is a way forward.
Avrupa'da bu hayvanların yakalanmasını önlemeye yönelik girişimler de var.There's movements in Europe to try and stop catching them.
Ve böylece bazı şeyler aslında daha fazla ifade ve iletişime yöneliktir.And so some of these things are actually more geared toward expression and communication.
Sizi şimdi İKYT ile yani "İnsanlara yönelik Kapsamlı Yük Taşıyıcısı" ile tanıştırayım.So let me now introduce to you HULC -- or the Human Universal Load Carrier.
Cazibe bir sahtecilik şeklidir, ama bu sahtecilik belirli bir amaca ulaşmaya yönelik çalışır.Glamour is a form of falsification, but falsification to achieve a particular purpose.
Çok çok incedir ve kendisine yönelik birçok biyofiziksel meydana okumaya vardır.Çok çok incedir ve kendisine yönelik birçok biyofiziksel meydana okumaya vardır.
Tövbe eden, iman edip hayra ve barışa yönelik iyi iş yapan müstesna.Except those who repent and come to believe and do the right.
İman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanlar, nimetlerle dolu cennetlerde olacaklardır.Then those who had come to believe and done the right will be in gardens of delight.
Ey resuller! Güzel ve temiz şeylerden yiyin ve barışa, hayra yönelik iş yapın!O you apostles, eat things that are clean, and do things that are good.
Çünkü Allah, iman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanları, öz lütfundan ödüllendirecektir.So that God may reward those who believed and did what was good, by His grace.
Ki Allah, iman edip hayra ve barışa yönelik işler sergileyenleri ödüllendirsin.In order that He may recompense those who have believed and done the right.
Siz de hayra ve barışa yönelik iş yapın. Kuşkusuz, ben, yaptıklarınızı görüyorum.I surely see whatsoever you do."
İman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanlarsa cennetlerin bahçelerindedir.But those who believe and do the right will be in gardens of Paradise.
Allah'ın, iman edip hayra ve barışa yönelik iyi işler yapanlara müjdelediği, işte budur.This is the good news that God gives to His creatures who believe and do good.
İman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanların durumu şu: Rableri onları rahmetine sokacaktır.So, those who believed and did good things will be admitted to His favour by their Lord.
Görmediği halde Rahman'dan ürperen ve Allah'a yönelik bir kalp getiren herkese...Who feared Ar-Rahman in secret, and came with a penitent heart:
"Beşikte ve yetişkin çağında insanlarla konuşacaktır. Barışa ve hayra yönelik iş yapanlardandır."He shall speak to men in the cradle, and of age, and righteous he shall be.'
İşte bunlar hayra ve barışa yönelik hizmet üretenlerdendir.And these are of the righteous.
Sabredip hayra ve barışa yönelik amel sergileyenler böyle yapmazlar.Not so are those who persevere and do righteous works.
Tövbe ederek inanan ve hayra/barışa yönelik bir iş yapan müstesna.Save him who repenteth and believeth and worketh righteous work.
İman edip hayra ve barışa yönelik iş üretenler müstesna.Save those who believe and work righteous Works.
Barışa ve hayra yönelik bir iş yapanlarsa, kendi benlikleri için yer hazırlarlar.And whoever acts righteously—they are preparing for themselves.
Güzel ve temiz şeylerden yiyin ve barışa, hayra yönelik iş yapın!Partake of the things that are clean, and act righteously.
İman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanlar müstesnadır.except for those who believe and do good deeds.
İman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanlar ise cennetin dostudurlar.And those who believe and do good works: such are rightful owners of the Garden.
Siz de hayra ve barışa yönelik iş yapın.And do ye right. Lo!
Barışa ve hayra yönelik iyi bir iş yapalım."Release us; we will do right, not (the wrong) that we used to do.
Kim hayra ve barışa yönelik bir iş yaparsa kendi lehinedir.Whoso doeth right it is for his soul, and whoso doeth wrong it is against it.
Barışa ve hayra yönelik iş yapanlardandır."He will be one of the righteous ones.
IPTC Yapısal Olmayan Karaktere Yönelik Dosya BiçimiIPTC Unstructured Character Oriented File Format

İlgili Sayfalar