yönelik ile cümle

yönelik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Konaklama hizmeti ve günübirlik ziyaretçilerin ihtiyaçlarına yönelik tesisler bulunur.Obhod po hišah seveda zahteva denarni prispevek obiskanih.
Bu hastalığa yönelik bir ilaç ya da aşı mevcut değildir.Za bolezen ni zdravila ali cepiva.
Arazideki operasyonların yanı sıra şehir merkezlerinde de PKK'ya yönelik çalışmalar devam etti.Kljub temu je poleg dela za mestno upravo v Vidmu še vedno opravljal tudi nekatere posle za oglejski kapitelj.
Çocuklar ve yetişkinlere yönelikti.Uporablja se pri otrocih in odraslih.
Drenaj, herhangi bir yerdeki suyun doğal veya yapay yollarla uzaklaştırılmasına yönelik yapılan çalışmalardır.Sorodna dejavnost je drenaža, ki se ukvarja z naravnim ali umetnim odvodnjavanjem.
Nesneye yönelik yapıda bir dildir.Pri ustniku je izredno pomemben jeziček.
Yazdıklarından, ona yönelik karşılık göremediği bazı duygular beslediği anlaşılmaktadır.Kot je dejal, je lahko prek njega povedal stvari, ki si jih sicer ne bi upal.
Başlangıçtaki hedef ticari marka bilgisi alışverişine yönelik XML Standardının belirlenmesiydi.Pradinis tikslas buvo apibrėžti prekių ženklų informacijos mainų XML standartą.
Meclis'e telif haklarının genişletilmesine yönelik önergeyi sunan on iki kişiden biriydi.Jis buvo vienas iš dvylikos atstovų rėmusių įstatymo projektą išplėsti autorines teises.
1926) Dünya Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele GünüTarptautinė kovos prieš moterų prievartą diena.
Bundan dolayı teoloji hayata yönelik bir fenomendir.Šiuo požiūriu metabolizmas yra gyvybės pagrindas.
Aide aux Personnes Déplacées: Sığınmacılara yardıma yönelik çalışmalar.Padeda apmokyti naujus darbuotojus (Helps in training new employees.)
İlçede tarımsal araç üretimine yönelik çalışmalar yapılmaktadır.Pramoninei gamybai naudojamos vėlimo mašinos.
Ayrıca ölüm şekli ve ölüm yerine yönelik olarak da farklı iddialar mevcuttur.A. Jis charakterizuoja gyvenimo pasirinkimą, priešingą mirties pasirinkimui.
Kanser araştırmalarına yönelik çalışmalarıyla tanınmaktadır.Vėžiniai susirgimai yra vis tiriami.
Bu yüzden propaganda çoğunlukla amaca hali hazırda inananlara yönelik yapılır.Kai kada daugiskaitinė žodžio forma vartojama, turint galvoje religinius lyderius.
Yakıt ekonomisine yönelik yeni bir başarı kitlesel olarak üretilen hibrid araçların piyasaya sürülmesiydi.Prie kuro taupymo sėkmingai prisideda į masinę gamybą patekę hibridiniai varikliai.
Resmî site Resmi blog sayfası Çocuklara Yönelik Ticari Cinsel Sömürü ECPATOficiali kompanijos svetainė Malaysia Air faces new, serious threat as company
Başlangıçtaki hedef ticari marka bilgisi alışverişine yönelik XML Standardının belirlenmesiydi.Esialgne eesmärk oli määratleda XML-standard kaubamärgiteabe vahetamiseks.
Voyager programı, Dış Güneş Sistemi'ni araştırmaya yönelik NASA'nın bir programıdır.New Frontiers on NASA programm, mille eesmärgiks on uurida Päikesesüsteemi.
Yedinci Haçlı Seferi 1248 - 1254 yılları arasında Mısır'a yönelik olmuştur.Seitsmes ristisõda toimus 1248–1254.
Terörizm Terörizmine Yönelik Ulusal Konsorsiyum.Riigiarhitektiga ruumi reostuse vastu.
Kanser araştırmalarına yönelik çalışmalarıyla tanınmaktadır.Vähkide päevast aktiivsust on uuritud nende jälgimisega.
Cezanın da harekete yönelik olması gerekir, kişiye değil.Ka nördimus on suunatud tegudele, mitte inimestele.
Kilisenin inşasına yönelik tam tarih bilinmemektedir.Kirjalikke teateid kiriku ehitamise kohta pole.
Danino, çocuklara yönelik bir Danone gıda ürünüdür.Taani on toidu eksportija.
Bu mesaj kime yöneliktir?Kelle huvides see tekst on loodud?
1982 - Sony son kullanıcıya yönelik ilk CD çaları piyasaya sürdü.1984. aastal tõi Sony avalikkuse ette oma esimese kaasaskantava CD-mängija.
Problem çözme, hedefe yönelik (goal-directed) davranıştır.Seonduvaks juhtimiskontseptsiooniks on tulemusjuhtimine (Management by Objectives).
Tedarikçilerin alıcıya yönelik pazarlama yatırımları yıllık olarak %21 artmaktadır .Omamärgitoodete osakaal ostukorvides suureneb keskmiselt ühe protsendi aastas.
Bölgede kalıcı yerleşimi sağlamaya yönelik ilk çabalar başarısızlıkla sonuçlandı.Varajased katsed luua püsiasustust ebaõnnestusid.
Bundan dolayı teoloji hayata yönelik bir fenomendir.Olemisküsimust käsitlev meetod on fenomenoloogiline.
Ayrıca amaca yönelik bilinçli davranışlardan sorumludur.Nad teavad ka, et nende tegude eesmärk on kollektiivne huvi.
iCarly gençlere yönelik bir Amerikan dizisi."Lizzie McGuire" on noortele suunatud USA komöödiatelesari.
Avrupa ülkelerinde eşcinsellere yönelik saldırılar ve homofobik tutumlar vardır.Euroopa Parlament võttis vastu resolutsiooni, milles taunitakse homofoobiat Euroopa Liidu liikmesriikides.
Nesneye yönelik yapıda bir dildir.Positiivne suhtumine keelde.
Bu kurallar, çağdaş pasaportların şekillendirilmesine yönelik adımlardı.Ta heitis kõrvale kaasaegsed maastiku kujutamise normid.
Bu dönemde Haccâc, Emevî muhaliflerini bertaraf etmeye yönelik ciddi girişimlerde bulundu.Justiitsminister lubas oma vastuses, et ERLi tehtud ettepanekuid kaalutakse tõsiselt.
100'de sivil kullanıma yönelik nükleer enerji üretirler, ki zaten onlar da hedeflerinin bu olduğunu söylüyor.그리고 100까지 내려가면, 그들은 자신들의 목적이라 얘기한 민간용 핵 에너지를 만들 것입니다.
100'de sivil kullanıma yönelik nükleer enerji üretirler, ki zaten onlar da hedeflerinin bu olduğunu söylüyor.A na úrovni 100 by vyvíjeli civilní jadernou energetiku, což tvrdí, že je jejich cíl.
100'de sivil kullanıma yönelik nükleer enerji üretirler, ki zaten onlar da hedeflerinin bu olduğunu söylüyor.En op 100 zouden ze gaan voor civiele nucleaire energie, waarvan ze zeggen dat het hun doel is.
100'de sivil kullanıma yönelik nükleer enerji üretirler, ki zaten onlar da hedeflerinin bu olduğunu söylüyor.Et en dessous de 100, ils construiraient de l'énergie nucléaire civile, ce qui, selon eux, est leur objectif.
100'de sivil kullanıma yönelik nükleer enerji üretirler, ki zaten onlar da hedeflerinin bu olduğunu söylüyor.Ở mốc 100 họ có thể chế tạo năng lượng hạt nhân dân sự, và theo như họ nói thì nó chính là mục đích của họ
100'de sivil kullanıma yönelik nükleer enerji üretirler, ki zaten onlar da hedeflerinin bu olduğunu söylüyor.Przy 100 wytworzą energię jądrową na potrzeby cywilne, jak mówią, to jest ich celem.
100'de sivil kullanıma yönelik nükleer enerji üretirler, ki zaten onlar da hedeflerinin bu olduğunu söylüyor.Şi jos la 100 ar produce energie nucleară pentru civili, ceea ce ei susţin că ar fi obiectivul lor.
100'de sivil kullanıma yönelik nükleer enerji üretirler, ki zaten onlar da hedeflerinin bu olduğunu söylüyor.Und weiter unten bei 100 würden sie zivile Atomkraft errichten, was sie auch als Ziel angeben.
100'de sivil kullanıma yönelik nükleer enerji üretirler, ki zaten onlar da hedeflerinin bu olduğunu söylüyor.А надолу към 100 биха изградили цивилна ядрена енергетика, което казват, че е тяхна цел.
100'de sivil kullanıma yönelik nükleer enerji üretirler, ki zaten onlar da hedeflerinin bu olduğunu söylüyor.למטה ב-100 הם ייצרו אנרגיה גרעינית לשימושים אזרחיים, שזהו לדבריהם היעד שלהם.
100'de sivil kullanıma yönelik nükleer enerji üretirler, ki zaten onlar da hedeflerinin bu olduğunu söylüyor.وفي الأسفل عند 100 يستطيعون بناء طاقة نووية سلمية , الذي هو ما يقولون أنه هدفهم .
100'de sivil kullanıma yönelik nükleer enerji üretirler, ki zaten onlar da hedeflerinin bu olduğunu söylüyor.彼らはこれが最終目的だと主張しています 黄色い線は最も可能性の高いイランの将来です
17 ülkeye yönelik ortalamalar.17 maan keskiarvo.
17 ülkeye yönelik ortalamalar.Átlagos értékek 17 országban.
17 ülkeye yönelik ortalamalar.Átlagos értékek 20 országban.
17 ülkeye yönelik ortalamalar.Durchschnitt für 17 Länder.
17 ülkeye yönelik ortalamalar.Esto es especialmente cierto con respecto a los incrementos recientes entre 2003 y 2007.
17 ülkeye yönelik ortalamalar.Gemiddelden voor 17 landen.
17 ülkeye yönelik ortalamalar.Gemiddelden voor 20 landen.
17 ülkeye yönelik ortalamalar.Gennemsnit for 17 lande.
17 ülkeye yönelik ortalamalar.Gennemsnit for 18 lande.
17 ülkeye yönelik ortalamalar.Genomsnitt för 19 länder.

İlgili Sayfalar