yönü ile cümle

yönü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Saat Yönünde Üst SağdanClockwise Top Right
& Saat yönüneClockwise
Saat yönünün & tersineCounter-clockwise
Arama yönü:Search direction:
& Resmi saat yönünde döndür& Rotate Image Clockwise
& Resmi saat yönünün tersine döndürRotate Image Counter-Clockwise
Yazma YönüWriting Direction
Metin YönüDefault writing direction context menu itemText Direction
Vintage Everyday sitesindeki fotoğraflar hikayenin farklı bir yönünü ele alıyor.The photos on Vintage Everyday, however, show a different side of the story.
Ancak hükümet başvurusunu dikkate alması yönünde bir dilekçe alınca başvuru reddedildi.However, when the government received a request to consider his application, it was rejected.
Fried, Rusya'nın konuya yapıcı bir yaklaşım sergilemesi yönündeki umutlarını da dile getirdi.He also voiced hope that Russia would approach the issue constructively.
Bulgartabac'ı satma yönündeki başarısız girişimlerle geçen on yıl sonunda, anlaşma nihayet sağlandı.After over a decade of unsuccessful attempts to sell off Bulgartabac, the deal finally went through.
Skandal, Türk hükümetine spor hilelerini daha iyi soruşturma yönünde baskı uyguladı.The scandal has put pressure on the Turkish government to better investigate sports manipulation.
Bosna-Hersek'e, Kilit Reformları Tamamlaması Yönünde UyarıBosnia and Herzegovina Warned of Need to Complete Key Reforms
Turizm bakanlığı şatonun önemli bir turizm merkezi oalrka tanıtılması yönünde çağrıda bulunuyor.The tourism ministry urges promotion of the castle as an important attraction.
bankalar kredi vermeyeceği için, işverenler işçi çıkarmak zorunda kalacakları yönünde uyarıyorlar.Since banks will not give loans, employers warn that they will have to lay off workers.
Bulgaristan'ın enerji bağımlılığını azaltma yönündeki girişimleri çevrecileri endişelendiriyorBulgaria's bid to reduce energy dependence concerns environmentalists
Cowen, "AB'nin net tercihi, birleşmiş bir Kıbrıs'ın katılımı yönündedir," dedi."The clear preference of the EU is for the accession of a united Cyprus," Cowen said.
Etkinliğin ileriye dönük bir yönü de var.The event has a forward-looking component too.
AB belli şartların yerine getirilmesi yönünde baskı yaparsa, bunlar olur." dedi.If the EU puts pressure to fulfill certain requirements, they will occur," Momirovski said.
Ternava, ülke dışındaki radikallerin nüfuz ettiği yönündeki iddiaları reddetti.He rejected allegations that radicals from outside the country are exerting influence.
Sönmez, Türkiye'de askere gitme yönünde oldukça fazla toplum baskı olduğunu belirtiyor.There is a lot of social pressure in Turkey to join the army, Sonmez explained.
Yalnızca altı hakim AKP'nin yasaklanması yönünde görüş bildirdi.Only six judges favoured banning the AKP.
Sayınoviç, "Afganistan'a tam bir birlik gönderme yönünde bir karar henüz yok."There is no decision to send a whole unit to Afghanistan yet.
Tarafarların üzerinde, anlaşmazlığın çözümlenmesi yönünde ciddi bir uluslararası baskı var.There is considerable international pressure on the sides to settle their dispute.
Ancak kuruluş, ülkeyi "zorlu engellerin" beklediği yönünde de uyarıda bulundu.It warned, however, that "formidable challenges" lay ahead.
Sırbistan'a Karaciç'in tutuklanmasından ötürü övgü, Mladiç'i tutuklaması yönünde çağrıSerbia praised for Karadzic arrest; urged to capture Mladic
Bu konunun belirgin iki yönü var.There are two salient aspects to the question.
Bosnalı Sırp radikal milliyetçilerin Kosova örneğini izleme yönündeki çağrıları giderek artıyor.There are increasing calls by hard-line Bosnian Serb nationalists for RS to follow Kosovo's example.
AKP, laik ülkede İslami yönetim tarzını yerleştirmeye çalıştığı yönündeki iddialarla boğuşuyor.The AKP is fighting accusations of plotting to institute Islamist rule in the secular country.
Yetkililer, toprak idaresinin belediyelerin yetki alanına sokulması yönünde de çağrıda bulunuyorlar.They are also calling for land management to be placed under municipal authority.
Bu da Türkiye'nin Avrupa'da neredeyse "hiç gerçek dostu" olmadığı yönünde bir algıya yol açtı.A perception arose that Turkey had almost "no real friend" in Europe.
Makedon hükümetinin resmi görüşü, Ahtisaari planının desteklenmesi yönünde.The Macedonian government's official position is that it supports the Ahtisaari plan.
Kıbrıs Rum lideri, Türkiye'nin askerlerinin kuzey Kıbrıs'tan çekilmesi yönünde çağrıda da bulundu.He also called for a withdrawal of up to half of Turkey's troops from northern Cyprus.
SP, Haziran 2009 seçimlerinin sandıklarının açılması yönünde artık çağrıda bulunmuyor. [Reuters]The SP is no longer calling for ballot boxes to be re-opened from the June 2009 vote. [Reuters]
Taraflar, AK’nin Belgrad ile görüşmelerinin Temmuz ayında başlaması yönünde karar aldılar.Both sides agreed that the EC should issue a mandate by July for talks with Belgrade.
Genel sekreter Kosova'nın uluslararası kurumlara katılması yönünde çağrıda da bulunmuştu.He also called for Kosovo's integration into international institutions.
Yapılan değişikliğin bir diğer önemli yönü de, iki tür yardım yönetimi modelinin uygulanacak olması.Another key element of the change is that there will be two models of assistance management.
Ancak gelen son haberler, davanın tümden kapatılmış olabileceği yönünde.But latest reports say the case may have been closed altogether.
Atakuman, olay yüzünden işini kaybettiği yönündeki haberleri de doğruladı.She also confirmed reports that she had lost her post over the case.
Gidişatımız NATO ve AB üyeliği yönünde olacaktır." dedi.Our progress will be with the integration of NATO and the EU."
Belgede 120 gün daha müzakere edilmesi yönünde çağrıda bulunulduğu bildiriliyor.It reportedly calls for another 120 days of talks.
Draghi, "Bu, bir mali birlik yönünde atılmış ilk adımdır."It is the first step towards a fiscal union.
Ayrıca, ülkede 25 ila 30 stratejik hedefin korunması yönünde karar alındı.In addition, the country has adopted a plan to protect 25 to 30 strategic targets.
Bu programın sevdiğim yönü, yeteneğin onaylanmasına olanak sağlıyor olması.I like the fact that this show offers the possibility of talent affirmation.
Yasaları uygulama yönünde bazı hareketler görmeye başlıyoruz.We are starting to see some law-enforcing actions.
Bunun çözüm bulma yönünde üretken bir toplantı olduğunu düşünüyorum."I think that this is a productive meeting in a direction of finding solution."
Arnavutluk Futbol Federasyonu da zaten yeni cevherler bulma yönünde bir girişim başlattı.The Albanian Football Federation has already undertaken this initiative of finding new elements.
Erdoğan'ın, Meclis oylamasına tabi tutulacak göreve aday olacağı yönünde yaygın bir görüş var.Erdogan is widely expected to run for the post, subject to a vote by Parliament.
Daha önce de Sırbistan’daki tüm komünist partileri birleştirme yönüde girişimler oldu.There have been previous attempts to unite all the communist parties from all over Serbia.
Broz: En önemli öğüdü, çalışarak ve dürüstçe yaşamamız yönündeydi.Broz: The ultimate advice was to live by your work and honesty.
Ancak Belgrad makamları Mladiç'in bulunamayacağı yönündeki ısrarlarını sürdürüyorlar.However, authorities in Belgrade continue to insist Mladic cannot be located.
Ölümlerin ordunun savaş suçu zanlılarını korumasıyla ilgili olduğu yönündeki söylentiler sürüyor.Rumours persist that the deaths were linked to army protection of war crimes indictees.
SETimes: Makedon öğrencileri yasanın en çok hangi yönüyle ilgileniyorlar?SETimes: Which aspects of the law are the Macedonian students most interested in?
Kıbrıs Türkleri ise anlaşmaya varma yönündeki kararlılıklarını ifade ettiler.The Turkish Cypriots have expressed their determination to seek a deal.
Ljajiç, Mladiç davasının yıl sonuna kadar çözülmesi yönündeki umutlarını dile getirdi.Ljajic voiced hope that the Mladic case would be resolved by the end of the year.
Ancak Şansölye, tam üyeliğin çok uzun zaman alabileceği yönünde uyardı.He cautioned, however, that full membership could take a very long time.
ABD büyükelçisi Makedon polis operasyonunu övdü, reformların hızlandırılması yönünde çağrıda bulunduUS ambassador praises Macedonian police operation, calls for speedier reforms
SETimes: Kosova'nın kendi enerji kaynaklarını geliştirme yönünde bir planı var mı?SETimes: Does Kosovo have a plan for developing its own energy resources?
Diplomat Türkiye ile güven artırıcı tedbirler alınması yönünde de etkili oldu.He also pushed for confidence-building measures with Turkey.

İlgili Sayfalar