Hani şu New York'u ve Washington'ı vurmak için yapılanlar.New York sau Washington, înţelegeţi?
Hani şu New York'u ve Washington'ı vurmak için yapılanlar.Tisto reč, ki najde New York. Ali Washington.
Hani şu New York'u ve Washington'ı vurmak için yapılanlar.Μύτη που βρίσκει Ν. Υόρκη ή Ουάσινγκτον, ξέρετε.
Hani şu New York'u ve Washington'ı vurmak için yapılanlar.الشىء الذى تجده نيويورك واشنطن أتعلم؟
Hareket eden bir topa vurmak bir çok spor için lüzumlu bir kabiliyettir.A mozgó labda eltalálása több sportban elvárt képesség.
Hareket eden bir topa vurmak bir çok spor için lüzumlu bir kabiliyettir.Atingir uma bola em movimento é uma habilidade necessária em muitos desportos.
Hareket eden bir topa vurmak bir çok spor için lüzumlu bir kabiliyettir.At ramme en bevægende kugle er en nødvendig færdighed i mange sportsgrene.
Hareket eden bir topa vurmak bir çok spor için lüzumlu bir kabiliyettir.Bei vielen Sportarten muss man einen sich bewegenden Ball treffen können.
Hareket eden bir topa vurmak bir çok spor için lüzumlu bir kabiliyettir.Een bewegende bal raken, is een noodzakelijke vaardigheid in vele sporten.
Hareket eden bir topa vurmak bir çok spor için lüzumlu bir kabiliyettir.Frapper une balle en mouvement est une compétence nécessaire dans de nombreux sports.
Hareket eden bir topa vurmak bir çok spor için lüzumlu bir kabiliyettir.Golpear una bola en movimiento es una habilidad necesaria en muchos deportes.
Hareket eden bir topa vurmak bir çok spor için lüzumlu bir kabiliyettir.In molti sport è necessario saper colpire una palla in movimento.
Hareket eden bir topa vurmak bir çok spor için lüzumlu bir kabiliyettir.În multe sporturi trebuie să știi să lovești mingea.
Hareket eden bir topa vurmak bir çok spor için lüzumlu bir kabiliyettir.많은 스포츠 종목에서는 움직이는 공을 치는 기술이 필수적입니다.
Hareket eden bir topa vurmak bir çok spor için lüzumlu bir kabiliyettir.Memukul bola yang bergerak adalah keterampilan yang diperlukan dalam banyak olahraga.
Hareket eden bir topa vurmak bir çok spor için lüzumlu bir kabiliyettir.Rzucanie piłką jest kluczową umiejętnością w wielu sportach.
Hareket eden bir topa vurmak bir çok spor için lüzumlu bir kabiliyettir.Việc đánh trúng một quả bóng đang chuyển động là một kĩ năng cần thiết đối với nhiều môn thể thao
Hareket eden bir topa vurmak bir çok spor için lüzumlu bir kabiliyettir.Zadeti premikajočo se žogo, je nujna sposobnost v mnogih športih.
Hareket eden bir topa vurmak bir çok spor için lüzumlu bir kabiliyettir.Το χτύπημα κινούμενης μπάλας είναι απαραίτητη δεξιότητα σε πολλά αθλήματα.
Hareket eden bir topa vurmak bir çok spor için lüzumlu bir kabiliyettir.Да се уцели движеща се топка е нужно умение в много спортове.
Hareket eden bir topa vurmak bir çok spor için lüzumlu bir kabiliyettir.Удар по рухомому м"ячу - вміння, необхідне у багатьох видах спорту.
Hareket eden bir topa vurmak bir çok spor için lüzumlu bir kabiliyettir.Умение ударить по летящему мячу необходимо во многих видах спорта.
Hareket eden bir topa vurmak bir çok spor için lüzumlu bir kabiliyettir.היכולת לחבוט בכדור שנע חיונית בענפי ספורט רבים.
Hareket eden bir topa vurmak bir çok spor için lüzumlu bir kabiliyettir.ضرب كرة متحركة مهارة لازمة في العديد من الألعاب الرياضية.
Hareket eden bir topa vurmak bir çok spor için lüzumlu bir kabiliyettir.好多運動入面,擊球係一項必須嘅技能
Hareket eden bir topa vurmak bir çok spor için lüzumlu bir kabiliyettir.運動選手が苦もなく
Hayır. Talebimi açığa vurmak için param var, ama ben yapmayacağım, çünkü gerekli olduğunu düşünmüyorum.Můžete udělat tuhle stejnou analogii v ekonomice jako takové.
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.(16:11) На всяком шагу нашем ныне окружают нас; они устремили глаза свои, чтобы низложить меня на землю;
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.Andam agora rodeando os meus passos; fixam em mim os seus olhos para me derrubarem por terra.
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.Chúng nó vây phủ chúng tôi mỗi bước, Mắt chúng nó dòm hành đặng làm cho chúng tôi sa ngã.
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.Chúng_nó vây phủ chúng_tôi mỗi bước , Mắt chúng_nó dòm hành đặng làm cho chúng_tôi sa_ngã .
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.De omringer os, overalt hvor vi går, de sigter på at slå os til Jorden.
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.Eccoli, avanzano, mi circondano, puntano gli occhi per abbattermi
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.Gdziekolwiek idziemy, obtoczyli nas; oczy swe nasadzili, aby nas potrącili ku ziemi.
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.Han rodeado nuestros pasos; sobre nosotros ponen sus ojos para echarnos por tierra
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.He ovat kintereillämme, he jo kiertävät meidät, he vaanivat silmillään, lyödäksensä maahan.
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.Hvor vi går, kringsetter de mig nu; sine øine retter de på å felle mig til jorden.
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.Ils sont sur nos pas, déjà ils nous entourent, Ils nous épient pour nous terrasser.
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.Jižť i kroky naše předstihají, oči své obrácené mají, aby nás porazili na zem.
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.이제 우리의 걸어가는 것을 저희가 에워싸며 주목하고 땅에 넘어뜨리려 하나이다
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.Körülvettek most minket mentünkben; szemeiket ránk szegzik, hogy földre terítsenek.
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.Mereka maju melawan aku dan mengerumuni aku, mencari kesempatan untuk membanting aku
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.Nu äro de omkring mig, var vi gå, deras ögon speja efter huru de skola böja mig till jorden.
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.Pri vsakem koraku me že obstopajo, z očmi svojimi pazijo, da me pahnejo na tla.
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.Se ţin de paşii mei, mă înconjoară chiar, mă pîndesc ca să mă trîntească la pămînt.
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.Teraz obkružujú naše kroky; obrátili na nás svoje oči, aby nás porazili na zem.
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.Wo wir gehen, so umgeben sie uns; ihre Augen richten sie dahin, daß sie uns zur Erde stürzen;
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.Zij zijn overal om mij heen, waar ik ook ben. Hun enige bedoeling is mij te vernietigen.
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.Τωρα περιεκυκλωσαν τα διαβηματα ημων προσηλωσαν τους οφθαλμους αυτων δια να κρημνισωσιν ημας κατα γης
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.Те обиколиха вече стъпките ми; Насочиха очите си, за да ни тръшнат на земята;
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.אשרינו עתה סבבוני עיניהם ישיתו לנטות בארץ׃
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.في خطواتنا الآن قد احاطوا بنا. نصبوا اعينهم ليزلقونا الى الارض.
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.他 們 圍 困 了 我 們 的 腳 步 . 他 們 瞪 著 眼 、 要 把 我 們 推 倒 在 地
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.他 們圍 困 了 我 們 的 腳步 . 他 們瞪著眼 、 要 把 我 們 推倒 在地
"Jeeves, ben onu vurmak inanıyorum." Öyle fantezi, efendim. ""Jeeves, azt hiszem, már rajta." "Azt hiszem igen, uram."
"Jeeves, ben onu vurmak inanıyorum." Öyle fantezi, efendim. ""Jeeves, cred că l-ai lovit." "Am fancy aşa, domnule."
"Jeeves, ben onu vurmak inanıyorum." Öyle fantezi, efendim. ""Jeeves, credo che hai colpito". "Immagino di sì, signore."
"Jeeves, ben onu vurmak inanıyorum." Öyle fantezi, efendim. ""Jeeves, ich glaube, du hast es getroffen." "Ich glaube schon, Sir."
"Jeeves, ben onu vurmak inanıyorum." Öyle fantezi, efendim. ""Jeeves, ik geloof je hebt het te raken." "Ik geloof dat zo is, meneer."
"Jeeves, ben onu vurmak inanıyorum." Öyle fantezi, efendim. ""Jeeves, jag tror du träffat den." "Jag tycker så, sir."