Ana içeriğe geç
Sözlük

vurma ile cümle

vurma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Bir taşla iki kuş vurmanın bir yolu var.Există o cale de a împușca doi iepuri deodată.
Bir taşla iki kuş vurmanın bir yolu var.Existuje spôsob, ako zabiť dve muchy jednou ranou.
Bir taşla iki kuş vurmanın bir yolu var.Jak zabít dvě mouchy jednou ranou.
Bir taşla iki kuş vurmanın bir yolu var.일석이조의 방법을 찾은거죠.
Bir taşla iki kuş vurmanın bir yolu var.Lehetséges két legyet ütni egy csapásra.
Bir taşla iki kuş vurmanın bir yolu var.Można upiec dwie pieczenie na jednym ogniu.
Bir taşla iki kuş vurmanın bir yolu var.Načinom, kako ubiti dve muhi na en mah.
Bir taşla iki kuş vurmanın bir yolu var.Podemos matar dois coelhos só com uma cajadada.
Bir taşla iki kuş vurmanın bir yolu var.Une manière de faire d'une pierre deux coups.
Bir taşla iki kuş vurmanın bir yolu var.Μ' ένα σμπάρο δύο τρυγόνια.
Bir taşla iki kuş vurmanın bir yolu var.Есть способ поймать двух зайцев сразу.
Bir taşla iki kuş vurmanın bir yolu var.Има начин да убием две птици с един камък.
Bir taşla iki kuş vurmanın bir yolu var.Існує спосіб вбити двох зайців одразу.
Bir taşla iki kuş vurmanın bir yolu var.לפתור את שתי הבעיות בעזרת פתרון אחד.
Bir taşla iki kuş vurmanın bir yolu var.هناك طريقة لقتل عصفورين بنفس الحجر
Bir taşla iki kuş vurmanın bir yolu var.有一個一石二鳥嘅辦法。
Bir taşla iki kuş vurmanın bir yolu var.翻訳を 何億という人がやりたがることに変え
Bir uçak getirecektim fakat burada insanları vurmaktan korktum bende bunun daha kibarca olacağını düşübdüm여기 안에 계신 분들을 칠까봐 걱정돼서, 그래서 이게 좀 더 순하지 않을까 생각했습니다.
Bir uçak getirecektim fakat burada insanları vurmaktan korktum bende bunun daha kibarca olacağını düşübdümVoiam să aduc un aeroplan, dar îmi era teamă să nu lovesc spectatorii, aşa că m-am gândit la ceva mai delicat.
Bir uçak getirecektim fakat burada insanları vurmaktan korktum bende bunun daha kibarca olacağını düşübdümЩях да докарам самолет, но се притеснявах да не блъсна хората тук, така че реших да е малко по-фино.
Bir uçak getirecektim fakat burada insanları vurmaktan korktum bende bunun daha kibarca olacağını düşübdümאבל דאגתי לגבי פגיעה באנשים פה, אז חשבתי שזה יהיה קצת יותר עדין.
Bir uçak getirecektim fakat burada insanları vurmaktan korktum bende bunun daha kibarca olacağını düşübdümولكن قلقت من أن أصطدم بالناس هنا ، لذلك فكرت في أن هذه ستكون أكثر ذوقا.
Bir uçak getirecektim fakat burada insanları vurmaktan korktum bende bunun daha kibarca olacağını düşübdümこの機体のほうが無難と考えました 以上発明の幾つかをご紹介しました
Biz de onu evine götürdük ve ben dua ettim, o ölmeden petrol onun kıyısına vurmasın diye.Also brachten wir sie heim und ich betete, dass das Öl nicht an ihrem Strand ankäme, bevor sie starb.
Biz de onu evine götürdük ve ben dua ettim, o ölmeden petrol onun kıyısına vurmasın diye.Aşa că am adus-o acasă, şi m-am rugat ca ţiţeiul să nu ajungă pe plaja ei înainte să moară.
Biz de onu evine götürdük ve ben dua ettim, o ölmeden petrol onun kıyısına vurmasın diye.Dus we brachten haar naar huis, en ik bad dat de olie niet op haar strand zou aanspoelen voordat ze stierf.
Biz de onu evine götürdük ve ben dua ettim, o ölmeden petrol onun kıyısına vurmasın diye.Entonces, la trajimos, y recé para que el petróleo no llegara a su playa antes de que muriera.
Biz de onu evine götürdük ve ben dua ettim, o ölmeden petrol onun kıyısına vurmasın diye.Így hazavittük, és imádkoztam, hogy az olaj ne mossa el a kedvenc partját halála előtt.
Biz de onu evine götürdük ve ben dua ettim, o ölmeden petrol onun kıyısına vurmasın diye.Jadi kami membawanya pulang dan berdoa semoga minyak tidak akan mencemari pantainya sebelum dia meninggal.
Biz de onu evine götürdük ve ben dua ettim, o ölmeden petrol onun kıyısına vurmasın diye.그래서 저희는 그녀를 집에 데려가주었고 저는 어머니가 돌아가시기전엔 기름이 그녀의 바닷가를 더럽히지 않도록 해달라고 기도했습니다.
Biz de onu evine götürdük ve ben dua ettim, o ölmeden petrol onun kıyısına vurmasın diye.L'abbiamo portata a casa, e ho pregato che il petrolio non raggiungesse la sua spiaggia prima della sua morte.
Biz de onu evine götürdük ve ben dua ettim, o ölmeden petrol onun kıyısına vurmasın diye.Por isso, levámo-la para casa, e rezei para que o petróleo não chegasse à praia dela antes de ela morrer.
Biz de onu evine götürdük ve ben dua ettim, o ölmeden petrol onun kıyısına vurmasın diye.Så vi förde henne hem, och jag bad för att oljan inte skulle sköljas upp på hennes strand innan hon dog.
Biz de onu evine götürdük ve ben dua ettim, o ölmeden petrol onun kıyısına vurmasın diye.Tak jsme ji vzali domů a já se modlila, aby se ropa nedostala k její pláži dřív, než zemře.
Biz de onu evine götürdük ve ben dua ettim, o ölmeden petrol onun kıyısına vurmasın diye.Vzali sme ju teda domov, a modlila som sa, aby ropa nezaniesla maminu pláž skôr, než zomrie.
Biz de onu evine götürdük ve ben dua ettim, o ölmeden petrol onun kıyısına vurmasın diye.Więc sprowadziliśmy ją do domu i modliłam się, by ropa nie zalała jej plaży zanim umarła.
Biz de onu evine götürdük ve ben dua ettim, o ölmeden petrol onun kıyısına vurmasın diye.Έτσι την φέραμε σπίτι και προσευχήθηκα να μην ξεβραστεί η πετρελαιοκηλίδα στην παραλία της πριν πεθάνει.
Biz de onu evine götürdük ve ben dua ettim, o ölmeden petrol onun kıyısına vurmasın diye.Ми привезли її додому, і я молилась, щоб нафту на прибило на її берег до того, як вона помре.
Biz de onu evine götürdük ve ben dua ettim, o ölmeden petrol onun kıyısına vurmasın diye.Поэтому мы привезли ее домой и молились, чтобы нефтяное пятно не прибило к ее пляжу до того, как она умрет.
Biz de onu evine götürdük ve ben dua ettim, o ölmeden petrol onun kıyısına vurmasın diye.Така че я докарахме у дома, и аз се молех петрола да не се отмие на нейния плаж преди да умре.
Biz de onu evine götürdük ve ben dua ettim, o ölmeden petrol onun kıyısına vurmasın diye.אז הבאנו אותה הביתה, ואני התפללתי שהנפט לא יגיע לחופה לפני שהיא תמות.
Biz de onu evine götürdük ve ben dua ettim, o ölmeden petrol onun kıyısına vurmasın diye.لذلك أحضرناها للمنزل ، وصليت أن لا يغسل النفط شاطئها قبل وفاتها.
Biz de onu evine götürdük ve ben dua ettim, o ölmeden petrol onun kıyısına vurmasın diye.所以我地帶佢返屋企, 我祈禱,系佢去世之前, 油污唔會玷污佐佢嘅沙灘,
Biz de onu evine götürdük ve ben dua ettim, o ölmeden petrol onun kıyısına vurmasın diye.母が亡くなるまでは どうか石油が母の愛する海岸に 打ち寄せないよう祈りました 祈りは通じました
Böyle vurmaya dayanamazlar.Chuông còn tốt vậy sao anh không nhấn? Lại đập cửa ầm ầm lên thế?
Böyle vurmaya dayanamazlar.Használd a csengőt, és ne törd be az ajtót.
Böyle vurmaya dayanamazlar.Perché mi stavi rompendo la porta, invece di suonare il campanello?
Böyle vurmaya dayanamazlar.Pourquoi frappes-tu à la porte au lieu de sonner ?
Bu hücreleri aslında tanıyorsunuz, çünkü sineğe vurmaya çalıştığınızda sizi yıldıranlar onlar.Anda sudah akrab dengan sel-sel ini karena mereka menyebabkan Anda stres ketika Anda berusaha memukul lalat.
Bu hücreleri aslında tanıyorsunuz, çünkü sineğe vurmaya çalıştığınızda sizi yıldıranlar onlar.Bạn có thể quen với các tế bào này đó, vì chính chúng khiến bạn khó chịu khi bạn đuổi ruồi đi.
Bu hücreleri aslında tanıyorsunuz, çünkü sineğe vurmaya çalıştığınızda sizi yıldıranlar onlar.Du känner till dessa celler eftersom de är de som gör dig frustrerad när du försöker slå till flugan.
Bu hücreleri aslında tanıyorsunuz, çünkü sineğe vurmaya çalıştığınızda sizi yıldıranlar onlar.Je kent deze cellen want het zijn deze cellen die je kwaad maken wanneer je de vlieg probeert te meppen.
Bu hücreleri aslında tanıyorsunuz, çünkü sineğe vurmaya çalıştığınızda sizi yıldıranlar onlar.여러분은 아마도 이 세포에 익숙 하실텐데요. 바로 이 세포가 여러분이 파리를 잡을 때 사람을 힘들게 만드는 세포기 때문이죠.
Bu hücreleri aslında tanıyorsunuz, çünkü sineğe vurmaya çalıştığınızda sizi yıldıranlar onlar.Takéto bunky sú vám známe, lebo to sú tie, ktoré vás frustrujú, keď sa snažíte zabiť muchu.
Bu hücreleri aslında tanıyorsunuz, çünkü sineğe vurmaya çalıştığınızda sizi yıldıranlar onlar.Uds conocen bien estas células porque son las que los frustran cuando intentan aplastar la mosca.
Bu hücreleri aslında tanıyorsunuz, çünkü sineğe vurmaya çalıştığınızda sizi yıldıranlar onlar.Vocês conhecem estas células porque são elas que vos deixam frustrados quando tentam esmagar uma mosca.
Bu hücreleri aslında tanıyorsunuz, çünkü sineğe vurmaya çalıştığınızda sizi yıldıranlar onlar.Znacie te komórki ponieważ to właśnie one odpowiadają za waszą frustrację gdy próbujecie pacnąć muchę.
Bu hücreleri aslında tanıyorsunuz, çünkü sineğe vurmaya çalıştığınızda sizi yıldıranlar onlar.Znáte tyto buňky, protože to jsou ty, které vás frustrují když se snažíte mouchu zaplácnout.
Bu hücreleri aslında tanıyorsunuz, çünkü sineğe vurmaya çalıştığınızda sizi yıldıranlar onlar.Вие познавате тези клетки, защото те са точно тези, които ви ядосват, когато се опитате да ударите мухата.
Bu hücreleri aslında tanıyorsunuz, çünkü sineğe vurmaya çalıştığınızda sizi yıldıranlar onlar.Вы знакомы с этими клетками, поскольку именно они мешают вам, когда вы пытаетесь убить муху.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod