vurgu ile cümle

vurgu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu husus 2008 korunmasız gençler hakkındaki seçili konuda vurgulanmıştır.Výročnízprávazarok2008:StavdrogovéproblematikyvEvropě
Bu kupanın yüzündeki şekillendirmelerde ilahiliğe vurgu yapan bir şeyler sezinliyorum. .Bueno, y también creo que hay un aspecto espiritual en el ser que está plasmado en la superficie de la vasija.
Bu kupanın yüzündeki şekillendirmelerde ilahiliğe vurgu yapan bir şeyler sezinliyorum. .Myslím, že bytost ztvárněná v reliéfu této nádoby má také duchovní rozměr.
Bu kupanın yüzündeki şekillendirmelerde ilahiliğe vurgu yapan bir şeyler sezinliyorum. .Tak.
Bu kupanın yüzündeki şekillendirmelerde ilahiliğe vurgu yapan bir şeyler sezinliyorum. .Und ich denke es hat auch einen religiösen Grund warum es falsch herum auf der Oberfläche dargestellt ist.
Bu kupanın yüzündeki şekillendirmelerde ilahiliğe vurgu yapan bir şeyler sezinliyorum. .Я думаю, тут також закладено духовний зміст - у цьому створінні, зображеному на поверхні келиха.
Bunting en dikkat çekici, "yargı vurgu ile söyledi bir hikaye. " >Dia memandang curiga pada makian.
Bunting en dikkat çekici, "yargı vurgu ile söyledi bir hikaye. " >Ele olhou desconfiada para Cuss.
Bunting en dikkat çekici, "yargı vurgu ile söyledi bir hikaye. " >Er sah mißtrauisch auf Cuss.
Bunting en dikkat çekici, "yargı vurgu ile söyledi bir hikaye. " >Guardò con sospetto Cuss.
Bunting en dikkat çekici, "yargı vurgu ile söyledi bir hikaye. " >Hän katsoi epäluuloisesti kirota.
Bunting en dikkat çekici, "yargı vurgu ile söyledi bir hikaye. " >Han tittade misstänksamt på Cuss.
Bunting en dikkat çekici, "yargı vurgu ile söyledi bir hikaye. " >Hij keek argwanend naar Cuss.
Bunting en dikkat çekici, "yargı vurgu ile söyledi bir hikaye. " >Il a regardé avec méfiance Cuss.
Bunting en dikkat çekici, "yargı vurgu ile söyledi bir hikaye. " >그는 악한에서 의심 보았다. "가장 놀라운 이야기를 즐기는 것"이 라고 말했다.
Bunting en dikkat çekici, "yargı vurgu ile söyledi bir hikaye. " >Miró con recelo Cuss el.
Bunting en dikkat çekici, "yargı vurgu ile söyledi bir hikaye. " >Ông nhìn nghi ngờ tại người.
Bunting en dikkat çekici, "yargı vurgu ile söyledi bir hikaye. " >Podíval se podezíravě na klít.
Bunting en dikkat çekici, "yargı vurgu ile söyledi bir hikaye. " >Pogledal je sumljivo pri CUSS.
Bunting en dikkat çekici, "yargı vurgu ile söyledi bir hikaye. " >Pozrel sa podozrievavo na kliať.
Bunting en dikkat çekici, "yargı vurgu ile söyledi bir hikaye. " >Se uită bănuitor la înjurătură.
Bunting en dikkat çekici, "yargı vurgu ile söyledi bir hikaye. " >Spojrzał podejrzliwie na Cuss.
Bunting en dikkat çekici, "yargı vurgu ile söyledi bir hikaye. " >Úgy nézett gyanakodva szitok.
Bunting en dikkat çekici, "yargı vurgu ile söyledi bir hikaye. " >Κοίταξε καχύποπτα σε cuss.
Bunting en dikkat çekici, "yargı vurgu ile söyledi bir hikaye. " >Він підозріло глянув на CUSS.
Bunting en dikkat çekici, "yargı vurgu ile söyledi bir hikaye. " >Он подозрительно посмотрел на CUSS.
Bunting en dikkat çekici, "yargı vurgu ile söyledi bir hikaye. " >Той погледна подозрително в проклятие.
Bunting en dikkat çekici, "yargı vurgu ile söyledi bir hikaye. " >وقال انه يتطلع مثير للريبة عند لعنة. "إنها القصة الأكثر ملحوظا ،" قال.
Bunting en dikkat çekici, "yargı vurgu ile söyledi bir hikaye. " >彼は確かに非常に賢明と墓に見えた。
Bunu daha çok vurgulamak için söylemiştim.Aceasta a fost mai mult pentru emfază.
Bunu daha çok vurgulamak için söylemiştim.Bardziej chodziło o podkreślenie.
Bunu daha çok vurgulamak için söylemiştim.C'était plus pour insister.
Bunu daha çok vurgulamak için söylemiştim.Das war mehr zur Betonung.
Bunu daha çok vurgulamak için söylemiştim.Dat was meer voor de nadruk.
Bunu daha çok vurgulamak için söylemiştim.Đây là cách diễn đạt hình tượng.
Bunu daha çok vurgulamak için söylemiştim.Det var mere for at pointere det.
Bunu daha çok vurgulamak için söylemiştim.Disse isto para enfatizar.
Bunu daha çok vurgulamak için söylemiştim.Era più per enfasi.
Bunu daha çok vurgulamak için söylemiştim.Fue más por énfasis.
Bunu daha çok vurgulamak için söylemiştim.Itu hanya untuk penekanan.
Bunu daha çok vurgulamak için söylemiştim.제 뜻을 강조하다보니 그랬네요.
Bunu daha çok vurgulamak için söylemiştim.Morgan: "A hangsúly kedvéért.
Bunu daha çok vurgulamak için söylemiştim.Teď šlo spíš o důraz.
Bunu daha çok vurgulamak için söylemiştim.To bolo na zvýraznenie.
Bunu daha çok vurgulamak için söylemiştim.Αυτό ήταν περισσότερο για έμφαση.
Bunu daha çok vurgulamak için söylemiştim.Сказав так, аби акцентувати увагу на слогані
Bunu daha çok vurgulamak için söylemiştim.Това беше по-скоро за акцент.
Bunu daha çok vurgulamak için söylemiştim.Это было больше для привлечения внимания.
Bunu daha çok vurgulamak için söylemiştim.זה היה יותר לצורך הדגשה.
Bunu daha çok vurgulamak için söylemiştim.وكان ذلك لمزيد من التركيز
Bunu daha çok vurgulamak için söylemiştim.「ずっと残る 永遠に」でした
Bunu ne kadar vurgulasam az, inanın.Chcę to podkreślić.
Bunu ne kadar vurgulasam az, inanın.Et je n'insiste pas assez sur ce point, vous savez.
Bunu ne kadar vurgulasam az, inanın.Ich kann das gar nicht genug betonen.
Bunu ne kadar vurgulasam az, inanın.Ik kan dat niet genoeg benadrukken.
Bunu ne kadar vurgulasam az, inanın.아무리 강조해도 지나치지 않습니다.
Bunu ne kadar vurgulasam az, inanın.Questo non potrò mai enfatizzarlo abbastanza, ecco.
Bunu ne kadar vurgulasam az, inanın.Şi nu pot să accentuez asta îndeajuns.
Bunu ne kadar vurgulasam az, inanın.Và tôi không thể nhấn mạnh hơn điều đó.
Bunu ne kadar vurgulasam az, inanın.И я могу повторять это снова и снова.
İlgili Sayfalar