vurgu ile cümle
vurgu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
"add" vurgu eklemek için ok tuşlarını kullanın ve "Yazma" tuşuna basınGebruik de pijltoetsen om toe te voegen hoogtepunt "ADD" en druk op "Schrijven"
"add" vurgu eklemek için ok tuşlarını kullanın ve "Yazma" tuşuna basınHasználja a nyíl billentyűket, jelölje ki az "Add", és nyomja meg az [írás / adja meg]
"add" vurgu eklemek için ok tuşlarını kullanın ve "Yazma" tuşuna basınKäytä nuolinäppäimiä "Lisää" ja paina näppäintä [kirjoittaa / ENTER]
"add" vurgu eklemek için ok tuşlarını kullanın ve "Yazma" tuşuna basın화살표 키를 사용 하 여 강조 표시 추가 "추가" 및 "쓰기"를 누릅니다.
"add" vurgu eklemek için ok tuşlarını kullanın ve "Yazma" tuşuna basınUse as teclas de seta para adicionar realce "ADD" e pressione "Gravar"
"add" vurgu eklemek için ok tuşlarını kullanın ve "Yazma" tuşuna basınUtilice las teclas de flecha para añadir realzado "Agregar" y presione "Escribir"
"add" vurgu eklemek için ok tuşlarını kullanın ve "Yazma" tuşuna basınUtilisez les touches de direction pour ajouter surbrillance " ADD " et " Écrire " de la presse
"add" vurgu eklemek için ok tuşlarını kullanın ve "Yazma" tuşuna basınUtilizaţi tastele săgeată pentru a evidenţia "Adăugaţi" şi apăsaţi [scrie / ENTER]
"add" vurgu eklemek için ok tuşlarını kullanın ve "Yazma" tuşuna basınUżyj klawiszy strzałek do Dodaj Wyróżnij "Dodaj..."i naciśnij klawisz"Zapis"
"add" vurgu eklemek için ok tuşlarını kullanın ve "Yazma" tuşuna basınΧρησιμοποιήστε τα βέλη για να επισημάνετε το "Προσθήκη" και πατήστε το πλήκτρο [ΓΡΑΦΉΣ-ΕΙΣΆΓΕΤΕ]
"add" vurgu eklemek için ok tuşlarını kullanın ve "Yazma" tuşuna basınИзползвайте клавишите със стрелки, за да изберете "Добави" и натиснете [пиша / ENTER]
"add" vurgu eklemek için ok tuşlarını kullanın ve "Yazma" tuşuna basınИспользовать клавиши со стрелками для выделения "Добавить" и нажмите [написать / ввести]
"add" vurgu eklemek için ok tuşlarını kullanın ve "Yazma" tuşuna basınהשתמש במקשי החצים כדי להוסיף סימון 'הוסף', ולחץ על "כתיבה"
"add" vurgu eklemek için ok tuşlarını kullanın ve "Yazma" tuşuna basınاستخدم مفاتيح الأسهم لإضافة تسليط الضوء على "إضافة"، ثم اضغط "كتابة"
"add" vurgu eklemek için ok tuşlarını kullanın ve "Yazma" tuşuna basın今グループ 1-0-2-3 を追加しました
Afrikanın size ihtiyacı var. Bunu ne kadar vurgulasam az, inanın.El continente los necesita. y no puede recalcarlo lo suficiente, saben.
Alain de Botton: Evet. Sanırım sadece kazanma ve kaybetme sürecinin rastlantısallığı asıl vurgulamak istedim.Faktycznie.Chciałem pokazać przypadkowość wygranej i przegranej.
Alain de Botton: Evet. Sanırım sadece kazanma ve kaybetme sürecinin rastlantısallığı asıl vurgulamak istedim.Мабуть, тут ідеться просто про випадковість перемог і поразок.
Alexander Osterwalder iş modeli kanvasını çizdiği zaman... ...bunu vurgulamak istedi.Alexander Osterwalder, cuando diseñó el business model canvas, realmente hizo énfasis en esto.
Alexander Osterwalder iş modeli kanvasını çizdiği zaman... ...bunu vurgulamak istedi.Kiedy Aleksander Osterwalder narysował szablon modelu biznesowego, zdecydowanie podkreślił ten fakt.
Alexander Osterwalder iş modeli kanvasını çizdiği zaman... ...bunu vurgulamak istedi.알렉산더 오스터발더의 비즈니스 모델 캔버스 역시
Alexander Osterwalder iş modeli kanvasını çizdiği zaman... ...bunu vurgulamak istedi.Олександр Остервальдер, створюючи бізнес-план, особливо наголошував на цьому.
Alexander Osterwalder iş modeli kanvasını çizdiği zaman... ...bunu vurgulamak istedi.عندما رسم إليكساندر أوستروالدر مخطط نموذج العمل التجاري
Alexander Osterwalder iş modeli kanvasını çizdiği zaman... ...bunu vurgulamak istedi.強調していた点は商品にばかり注目しない ということです
Ama başarısız olma olasılığının belirgin olduğunu vurguluyor.일류 생존 실패율이 상당히 높다고 말했습니다.
Ama başarısız olma olasılığının belirgin olduğunu vurguluyor.אך אומר כי ההסתברות שנכשל משמעותית.
Ama başarısız olma olasılığının belirgin olduğunu vurguluyor.ولكنّه قال أنّ إحتماليّة فشلنا كبيرة.
Ama başarısız olma olasılığının belirgin olduğunu vurguluyor.私はこのテーマについて長い論文を書きました
Ama ben kesinlikle pembe isteğimi vurguladım.Aber ich sagte ihr, dass ich ganz bestimmt den rosafarbenen wollte.
Ama ben kesinlikle pembe isteğimi vurguladım.Ale uparłem się przy różowym.
Ama ben kesinlikle pembe isteğimi vurguladım.Dar eu am spus că sigur îl vreau pe cel roz.
Ama ben kesinlikle pembe isteğimi vurguladım.De én azt mondtam, hogy mindenképpen a rózsaszínt akarom.
Ama ben kesinlikle pembe isteğimi vurguladım.E ela lembrou-me de que a minha cor preferida era o azul.
Ama ben kesinlikle pembe isteğimi vurguladım.Ja som však povedal, že chcem určite ružový.
Ama ben kesinlikle pembe isteğimi vurguladım.하지만 저는, 제가 원하는 건 분명 분홍색 풍선이라고 말했어요.
Ama ben kesinlikle pembe isteğimi vurguladım.Ma io le dissi che volevo assolutamente quello rosa.
Ama ben kesinlikle pembe isteğimi vurguladım.Moeder meende dat ik liever de blauwe wilde.
Ama ben kesinlikle pembe isteğimi vurguladım.Nhưng tôi nói tôi chắc chắn muốn trái màu hồng.
Ama ben kesinlikle pembe isteğimi vurguladım.Pero le dije que definitivamente quería el rosa.
Ama ben kesinlikle pembe isteğimi vurguladım. Ve annem benim en sevdiğim rengin mavi olduğunu hatırlattı.Но я сказал, что мне действительно нравится розовый, а она напомнила, что мой любимый цвет — синий.
Ama ben kesinlikle pembe isteğimi vurguladım.Όμως εγώ είπα ότι ήθελα οπωσδήποτε το ροζ.
Ama ben kesinlikle pembe isteğimi vurguladım.Але я відповів, що точно хочу рожеву.
Ama ben kesinlikle pembe isteğimi vurguladım.אבל אני אמרתי שאני בהחלט רוצה את הוורוד,
Ama ben kesinlikle pembe isteğimi vurguladım.ولكني قلت أنني أريد الزهريّ بشدة.
Ama ben kesinlikle pembe isteğimi vurguladım.母は 「青色が好きだったでしょう」と 念押ししました
Ama bu mutasyonlar benim çocuklarıma geçmez Ve ben bunu vurgulamak istiyorum.Quiero aclarar bien ese punto.
Ama buna çok fazla vurgu yapıyor olmamızın fazla önemi yok?Ale to nie ma znaczenia, że kładziemy na to zbyt duży nacisk?
Ama buna çok fazla vurgu yapıyor olmamızın fazla önemi yok?Ali morda menite, da to ni možno? Da morda niti ni pomembno in da temu dajemo preveč poudarka?
Ama buna çok fazla vurgu yapıyor olmamızın fazla önemi yok?A nevadí to, že tomu prikladáme takú váhu?
Ama buna çok fazla vurgu yapıyor olmamızın fazla önemi yok?Dan boleh-boleh saja kita terus mempermasalahkan soal ini.
Ama buna çok fazla vurgu yapıyor olmamızın fazla önemi yok?Dar nu contează prea mult că accentuăm prea mult aceste aspecte?
Ama buna çok fazla vurgu yapıyor olmamızın fazla önemi yok?Eikö se vaikuta, että korostamme sitä?
Ama buna çok fazla vurgu yapıyor olmamızın fazla önemi yok?Eller spelar det ingen roll?
Ama buna çok fazla vurgu yapıyor olmamızın fazla önemi yok?그저 그렇게까지 중요하지 않은데 우리가 너무 강조하고 있는 건가요?
Ama buna çok fazla vurgu yapıyor olmamızın fazla önemi yok?Mais ne sommes nous pas en train de donner trop d'importance au sujet ?
Ama buna çok fazla vurgu yapıyor olmamızın fazla önemi yok?Men det gør ikke noget, at vi fokuserer for meget på det?
Ama buna çok fazla vurgu yapıyor olmamızın fazla önemi yok?Nebo že na něm tolik nezáleží, že to moc řešíme?
Ama buna çok fazla vurgu yapıyor olmamızın fazla önemi yok?Nhưng nó không quan trọng là chúng ta nhấn mạnh quá nhiều vào nó?
Ama buna çok fazla vurgu yapıyor olmamızın fazla önemi yok?Oder ist es schlichtweg egal, wie sehr wir unser Augenmerk darauf richtig?
Ama buna çok fazla vurgu yapıyor olmamızın fazla önemi yok?Of zouden we daar niet zoveel nadruk op moeten leggen?
İlgili Sayfalar