Ana içeriğe geç
Sözlük

vitamin ile cümle

vitamin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Temel olarak, dünya nüfusunun yarısı demir, çinko, iyot ve A vitamini eksikliğinden muzdarip.A világ lakosságának felénél vas, cink, jód és A vitamin hiánya áll fenn.
Temel olarak, dünya nüfusunun yarısı demir, çinko, iyot ve A vitamini eksikliğinden muzdarip.Básicamente, a alrededor de la mitad de la población mundial le está faltando hierro, zinc, yodo y vitamina A.
Temel olarak, dünya nüfusunun yarısı demir, çinko, iyot ve A vitamini eksikliğinden muzdarip.De forma geral, cerca de metade da população mundial tem falta de ferro, zinco, iodo e vitamina A.
Temel olarak, dünya nüfusunun yarısı demir, çinko, iyot ve A vitamini eksikliğinden muzdarip.De helft van de wereldbevolking heeft een tekort aan ijzer, zink, jodium en vitamine A.
Temel olarak, dünya nüfusunun yarısı demir, çinko, iyot ve A vitamini eksikliğinden muzdarip.Dit simplement, environ la moitié de la population mondiale manque de fer, de zinc, d'iode et de vitamine A.
Temel olarak, dünya nüfusunun yarısı demir, çinko, iyot ve A vitamini eksikliğinden muzdarip.Dybest set er omkring halvdelen af verdens befolkning i underskud af jern, zink, jod og A-vitamin.
Temel olarak, dünya nüfusunun yarısı demir, çinko, iyot ve A vitamini eksikliğinden muzdarip.Im Grunde fehlt es ungefähr der Hälfte der Weltbevölkerung an Eisen, Zink, Jod und Vitamin A.
Temel olarak, dünya nüfusunun yarısı demir, çinko, iyot ve A vitamini eksikliğinden muzdarip.In pratica, circa metà della popolazione mondiale ha carenza di ferro, zinco, iodio e vitamina A.
Temel olarak, dünya nüfusunun yarısı demir, çinko, iyot ve A vitamini eksikliğinden muzdarip.Một nửa thế giới đang thiếu sắt, kẽm, i-ốt và vitamin A.
Temel olarak, dünya nüfusunun yarısı demir, çinko, iyot ve A vitamini eksikliğinden muzdarip.Pada dasarnya, sekitar setengah populasi dunia kekurangan Zat besi, zinc, yodium dan vitamin A.
Temel olarak, dünya nüfusunun yarısı demir, çinko, iyot ve A vitamini eksikliğinden muzdarip.Practic, aproximativ jumătate din populaţia lumii are lipsă de fier, zinc, iod şi vitamina A.
Temel olarak, dünya nüfusunun yarısı demir, çinko, iyot ve A vitamini eksikliğinden muzdarip.Přibližně polovina populace světa trpí na nedostatek železa, zinku, iodu a vitamínu A.
Temel olarak, dünya nüfusunun yarısı demir, çinko, iyot ve A vitamini eksikliğinden muzdarip.W skrócie około połowa światowej populacji cierpi na braki żelaza, cynku, jodu i witaminy A.
Temel olarak, dünya nüfusunun yarısı demir, çinko, iyot ve A vitamini eksikliğinden muzdarip.По суті, близько половині населення світу бракує в їжі заліза, йоду та вітаміну А.
Temel olarak, dünya nüfusunun yarısı demir, çinko, iyot ve A vitamini eksikliğinden muzdarip.По същество на около половината от световното население му липсва желязо, цинк, йод и витамин А.
Temel olarak, dünya nüfusunun yarısı demir, çinko, iyot ve A vitamini eksikliğinden muzdarip.Проще говоря, примерно половине населения Земли не хватает в пище железа, цинка, йода и витамина А.
Temel olarak, dünya nüfusunun yarısı demir, çinko, iyot ve A vitamini eksikliğinden muzdarip.כמחצית מאוכלוסיית העולם סובלת ממחסור בברזל, אבץ, יוד וויטמין A.
Temel olarak, dünya nüfusunun yarısı demir, çinko, iyot ve A vitamini eksikliğinden muzdarip.أساسا , إن نصف العالم تقريبا يعاني من نقص في الحديد , الزنك , اليود و فيتامين أ .
Temel olarak, dünya nüfusunun yarısı demir, çinko, iyot ve A vitamini eksikliğinden muzdarip.鉄とヨウ素とビタミンAの欠乏に見舞われています 120億ドルを投資すると
UVB oldukça yıkıcıdır. Fakat aynı zamanda derideki D vitamini üretimini katalize eder.Jest bardzo niszczycielskie, ale katalizuje też produkcję witaminy D w skórze.
Ve bu nohut, kurutulmuş süt ve birçok vitaminle yapıldı, beynin tam olarak ihtiyacını karşılamak üzere.Ini dibuat dari kacang arab, susu bubuk dan beberapa vitamin, disesuaikan dengan kebutuhan otak.
Ve bu nohut, kurutulmuş süt ve birçok vitaminle yapıldı, beynin tam olarak ihtiyacını karşılamak üzere.이것은 병아리콩, 탈지분유, 그리고 다량의 비타민으로 만들어집니다. 뇌에 필요한 것들이죠.
Ve bu nohut, kurutulmuş süt ve birçok vitaminle yapıldı, beynin tam olarak ihtiyacını karşılamak üzere.Şi acest lucru se face cu năut, lapte praf şi o serie de vitamine, adaptate exact la ce are nevoie creierul.
Ve bu nohut, kurutulmuş süt ve birçok vitaminle yapıldı, beynin tam olarak ihtiyacını karşılamak üzere.Thứ này được làm bởi đậu xanh, sữa bột và một loạt vitamin phù hợp hoàn toàn với nhu cầu của bộ não.
Ve bu nohut, kurutulmuş süt ve birçok vitaminle yapıldı, beynin tam olarak ihtiyacını karşılamak üzere.Toto je vyrobeno z cizrny, sušeného mléka a kombinace vitamínů, které jsou potřeba pro vývoj mozku.
Ve bu nohut, kurutulmuş süt ve birçok vitaminle yapıldı, beynin tam olarak ihtiyacını karşılamak üzere.Вот это состоит из гороха, сухого молока, насыщено витаминами, необходимыми для нормальной работы мозга.
Ve bu nohut, kurutulmuş süt ve birçok vitaminle yapıldı, beynin tam olarak ihtiyacını karşılamak üzere.Правим това при нахута, сухото мляко и множество витамини, така че да отговарят точно на нуждите на мозъка.
Ve bu nohut, kurutulmuş süt ve birçok vitaminle yapıldı, beynin tam olarak ihtiyacını karşılamak üzere.וזה נעשה עם חומוס, חלב מיובש ומבחר ויטמינים המתאימים בדיוק לצרכי המוח
Ve bu nohut, kurutulmuş süt ve birçok vitaminle yapıldı, beynin tam olarak ihtiyacını karşılamak üzere.وهذه مصنوعة من الحمص، الحليب المجفف ومجموعة من الفيتامينات، صممت لتماشي بالضبط احتياجات الدماغ.
Ve bu nohut, kurutulmuş süt ve birçok vitaminle yapıldı, beynin tam olarak ihtiyacını karşılamak üzere.ビタミンを加え 脳に必要な栄養が入った 17セントでつくれる
Ve daha önemlisi, zengin bir B12 vitamini kaynağı.그런데 중요한것은, 마마이트에 비타민 12가 무척 많이 있다는 것입니다.
Ve daha önemlisi, zengin bir B12 vitamini kaynağı.Aber was noch wichtiger ist, es ist eine gute Quelle für Vitamin B12.
Ve daha önemlisi, zengin bir B12 vitamini kaynağı.A čo je dôležité, je to bohatý zdroj vitamínu B12.
Ve daha önemlisi, zengin bir B12 vitamini kaynağı.Ale co je to hlavní, je to bohatý zdroj vitamínu B12.
Ve daha önemlisi, zengin bir B12 vitamini kaynağı.A legfontosabb benne, hogy gazdag B12 vitaminforrás.
Ve daha önemlisi, zengin bir B12 vitamini kaynağı.Dan yang terpenting, merupakan sumber yang kaya akan vitamin B12.
Ve daha önemlisi, zengin bir B12 vitamini kaynağı.De façon plus importante, c'est une source riche en vitamine B12.
Ve daha önemlisi, zengin bir B12 vitamini kaynağı.E cosa più importante è una ricca fonte di vitamina B12.
Ve daha önemlisi, zengin bir B12 vitamini kaynağı.E, mais importante, é uma fonte rica de vitamina B12.
Ve daha önemlisi, zengin bir B12 vitamini kaynağı.En belangrijker nog: het is een rijke bron van vitamine B12.
Ve daha önemlisi, zengin bir B12 vitamini kaynağı.I co ważne, jest bogatym źródłem witaminy B12.
Ve daha önemlisi, zengin bir B12 vitamini kaynağı.Muy importante; es una gran fuente de vitamina B12.
Ve daha önemlisi, zengin bir B12 vitamini kaynağı.Nhưng quan trọng hơn cả, đó là nguồn cung cấp dồi dào vitamin B12
Ve daha önemlisi, zengin bir B12 vitamini kaynağı.Och, och det här är viktigt, det är en rik källa av vitamin B12.
Ve daha önemlisi, zengin bir B12 vitamini kaynağı.Și important, este o sursă bogată de vitamina B12.
Ve daha önemlisi, zengin bir B12 vitamini kaynağı.Και σημαντικότερο, είναι πλούσια πηγή βιταμίνης Β12.
Ve daha önemlisi, zengin bir B12 vitamini kaynağı.И най-важното, той е богат източник на витамин B12.
Ve daha önemlisi, zengin bir B12 vitamini kaynağı.И что важно, в ней много витамина B12
Ve daha önemlisi, zengin bir B12 vitamini kaynağı.І головне, це багате джерело вітаміну B12.
Ve daha önemlisi, zengin bir B12 vitamini kaynağı.והכי חשוב, זהו מקור עשיר של ויטמין B12.
Ve daha önemlisi, zengin bir B12 vitamini kaynağı.لكن أهم شيء انه مصدر غني بفيتامين " ب 12 "
Ve daha önemlisi, zengin bir B12 vitamini kaynağı.マーマイトには ビタミンB12が豊富です アーチーは患者たちをできるだけ同じ条件の
Ve ertesi sabah, B12 vitamini tedariki kampa getirilir ve esirler iyileşmeye başlarlar.Am nächsten Morgen wurde Vitamin B12 an das Lager geliefert und die Gefangenen erholten sich langsam.
Ve ertesi sabah, B12 vitamini tedariki kampa getirilir ve esirler iyileşmeye başlarlar.De volgende ochtend wordt vitamine B12 aangeleverd in het kamp en de gevangenen beginnen te herstellen.
Ve ertesi sabah, B12 vitamini tedariki kampa getirilir ve esirler iyileşmeye başlarlar.Druhého rána do tábora dorazí dodávka vitaminu B12 a zajatci se začínají zotavovat.
Ve ertesi sabah, B12 vitamini tedariki kampa getirilir ve esirler iyileşmeye başlarlar.I następnego dnia zapasy witaminy B12 są dostarczane do obozu i więźniowie zaczynają zdrowieć.
Ve ertesi sabah, B12 vitamini tedariki kampa getirilir ve esirler iyileşmeye başlarlar.Nasledujúce ráno sú do tábora privezené zásoby vitamínu B12 a väzni sa začínajú zbierať.
Ve ertesi sabah, B12 vitamini tedariki kampa getirilir ve esirler iyileşmeye başlarlar.Și dimineața următoare, provizii de vitamina B12 sunt aduse în lagăr, și prizonierii încep să se recupereze.
Ve ertesi sabah, B12 vitamini tedariki kampa getirilir ve esirler iyileşmeye başlarlar.Й наступного ранку, запаси вітаміну B12 доставляються у табір, і полонені починають одужувати.
Ve ertesi sabah, B12 vitamini tedariki kampa getirilir ve esirler iyileşmeye başlarlar.На следващата сутрин в лагера са доставени пратки с витамин B12 и затворниците започват да се възстановяват.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod