Ana içeriğe geç
Sözlük

vitamin ile cümle

vitamin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Herkes C Vitamininin vücuttaki serbest radikallerle savaşan antioksidanlarla dolu olduğunu bilir.Все мы знаем, что витамин С богат антиоксидантами, чья задача бороться со свободными радикалами в нашем теле.
Kalın bağırsak, suyu emiyor, vitamin üretiyor, mukoza salgılıyor, ve de dışkıyı üretip vücuttan atıyor.El colon absorbe agua, fabrica vitaminas produce mucosa y forma y expulsa las heces.
Kalın bağırsak, suyu emiyor, vitamin üretiyor, mukoza salgılıyor, ve de dışkıyı üretip vücuttan atıyor.Il colon assorbe l'acqua, produce vitamine muco, forma ed espelle le feci.
Kalın bağırsak, suyu emiyor, vitamin üretiyor, mukoza salgılıyor, ve de dışkıyı üretip vücuttan atıyor.Дебелото черво всмуква вода, синтезира витамини, произвежда слузни секрети, образува и отделя фекалии.
Kalın bağırsak, suyu emiyor, vitamin üretiyor, mukoza salgılıyor, ve de dışkıyı üretip vücuttan atıyor.粘膜生成が行われ、排泄物を形成し排出する 大蠕動が排泄物を直腸へ押し出し、排便反射を刺激する
K vitamini kan damarlarınızı ve kemiklerinizi sağlıklı tutar.ויטמין קיי שומר על בריאות כלי הדם והעצמות,
K vitamini kan damarlarınızı ve kemiklerinizi sağlıklı tutar.ミネラル類は体内の何100種類もの酵素の補酵素です
Monitörün sana D Vitamini veremez -- ama güneş ışığı verir...צגים לא יתנו לך ויטמין D -- אך אור שמש כן...
Monitörün sana D Vitamini veremez -- ama güneş ışığı verir...الشّاشات لن تعطيك فيتامين د -- لكن نور الشّمس سيفعل...
Neden açlıkta ölenler için bol miktarda vitaminli ekmek üretmiyoruz?Perchè non produciamo pane con le vitamine per chi muore di fame, in abbondanza per loro?
Neden açlıkta ölenler için bol miktarda vitaminli ekmek üretmiyoruz?Pourquoi ne pas produire du pain vitaminé pour ceux qui meurent de faim, en abondance ?
Neden açlıkta ölenler için bol miktarda vitaminli ekmek üretmiyoruz?Warum sollte man also nicht massenhaft Brot mit Vitaminen, für Menschen die an Hunger sterben, herstellen?
Neden açlıkta ölenler için bol miktarda vitaminli ekmek üretmiyoruz?Защо да не произвеждаме хляб, който съдържа витамини за тези, които умират от глад, изобилие от тях?
Olé Zeytin Yaprağı Özü C Vitamininden beş kat daha fazla antioksidan�Extracto de hoja de oliva Olé 5 veces más poder antioxidante que la vitamina C�
Onların yarısına C vitamini veriyor.Administrează vitamina C la jumătate din ei.
Onların yarısına C vitamini veriyor.A la mitad les dio vitamina C.
Onların yarısına C vitamini veriyor.A metade deles dá vitamina C.
Onların yarısına C vitamini veriyor.A metà di loro somministra la vitamina C.
Onların yarısına C vitamini veriyor.한쪽은 비타민 C를 주고
Onların yarısına C vitamini veriyor.Daje połowie z nich witaminę C.
Onların yarısına C vitamini veriyor.Der einen Gruppe gibt er Vitamin C.
Onların yarısına C vitamini veriyor.Dia memberi vitamin C kepada kelompok yang satu.
Onların yarısına C vitamini veriyor. Diğer yarısına ise B12 vitamini veriyor.A felének C vitamint ad, a másik felének pedig B12 vitamint.
Onların yarısına C vitamini veriyor. Diğer yarısına ise B12 vitamini veriyor.Hij geeft de helft van hen vitamine C, de andere helft vitamine B12.
Onların yarısına C vitamini veriyor. Diğer yarısına ise B12 vitamini veriyor.Одной группе он давал витамин С, а другой витамин B12.
Onların yarısına C vitamini veriyor.Han ger hälften av dem vitamin C.
Onların yarısına C vitamini veriyor.Il donne à la moitié d'entre eux de la vitamine C.
Onların yarısına C vitamini veriyor.Jedné půlce podával vitamin C.
Onların yarısına C vitamini veriyor.Ông đưa nhóm đầu tiên vitamin C.
Onların yarısına C vitamini veriyor.Polovici dáva vitamín C.
Onların yarısına C vitamini veriyor.Δίνει στους μισούς Βιταμίνη C.
Onların yarısına C vitamini veriyor.На половината дава витамин C.
Onların yarısına C vitamini veriyor.Половині з них він дає вітамін С.
Onların yarısına C vitamini veriyor.ולמחציתם הוא נותן ויטמין C.
Onların yarısına C vitamini veriyor.وقام بإعطاء الاول فيتامين " سي "
Onların yarısına C vitamini veriyor.もう一方にはビタミンB12を与えました
Onun hakkında hep hatırladığım şey onun C vitamininin sonsuza dek yaşamanın kaynağı olarak görmesiydi .그는 비타민 C가 영원히 사는 데 대한 중요한 열쇠라고 확신을 하고 있었다는 것으로 유명합니다.
Onun hakkında hep hatırladığım şey onun C vitamininin sonsuza dek yaşamanın kaynağı olarak görmesiydi .Myslel si, že vitamin C je jakoby klíčem k věčnému životu.
Onun hakkında hep hatırladığım şey onun C vitamininin sonsuza dek yaşamanın kaynağı olarak görmesiydi .Najbardziej utkwiło mi w pamięci, że wsławił się teorią, jakoby witamina C była kluczem do wiecznej młodości.
Özellikle B1 vitamini, yani tiyaminבפרט בי-1, תיאמין,
Özellikle B1 vitamini, yani tiyaminビタミンB9(葉酸)
Ruh için tamamlayıcı bir vitamin değildir; bu hayatımızın her anının niteliğini belirleyecek olan bir şeydir.영혼의 보충제 비타민도 아니구요 우리의 삶에서 매 순간의 질을 결정지을 무언가라는 거죠.
Ruh için tamamlayıcı bir vitamin değildir; bu hayatımızın her anının niteliğini belirleyecek olan bir şeydir.Nie je doplnkovým vitamínom na dušu. Je to niečo, čo určí kvalitu každého okamihu v našich životoch.
Ruh için tamamlayıcı bir vitamin değildir; bu hayatımızın her anının niteliğini belirleyecek olan bir şeydir.Nie jest witaminowym suplementem dla umysłu. Decyduje o jakości każdej chwili życia.
Ruh için tamamlayıcı bir vitamin değildir; bu hayatımızın her anının niteliğini belirleyecek olan bir şeydir.Se ei ole lisävitamiinia sielulle; se ratkaisee elämämme jokaikisen hetken laadun.
Ruh için tamamlayıcı bir vitamin değildir; bu hayatımızın her anının niteliğini belirleyecek olan bir şeydir.Це - не додатковий вітамін для душі. Це щось, що визначить якість кожного моменту нашого життя.
Ruh için tamamlayıcı bir vitamin değildir; bu hayatımızın her anının niteliğini belirleyecek olan bir şeydir.זהו לא תוסף ויטמיני לנפש; זה משהו שעומד לקבוע את איכותו של כל רגע בחיינו.
Ruh için tamamlayıcı bir vitamin değildir; bu hayatımızın her anının niteliğini belirleyecek olan bir şeydir.إنها ليست فيتامينات زائدة للروح : هذا شيئ سيقرر مدى جودة أو فائدة كل لحظة تمر فى حياتنا .
Ruh için tamamlayıcı bir vitamin değildir; bu hayatımızın her anının niteliğini belirleyecek olan bir şeydir.これは我々の人生のすべての瞬間の品質を決定するものです 皆さん 教育には すすんで 15 年を費やし
Sakatat vitamin, mineral ve koenzim Q kaynağıdır.Y la carne de órganos es una fuente concentrada de vitaminas, minerales y coenzima Q.
Sakatat vitamin, mineral ve koenzim Q kaynağıdır.והבשר האורגני הוא מקור מרוכז לוויטמינים, מינרלים וקו-אנזים קיו.
Sakatat vitamin, mineral ve koenzim Q kaynağıdır.それらはミトコンドリアをサポートする 特効薬なのです
Sunumun alt kısmında yarımızdan azının yeteri kadar A,B ve C vitamini aldığını göreceksiniz.En la parte inferior verán que menos de la mitad toma suficiente vitaminas B, C y A.
- Tadı güzel ve vitamin kaynağı.- Det er lækkert og vitaminrigt.
- Tadı güzel ve vitamin kaynağı.- Het is lekker en zit vol met vitaminen.
- Tadı güzel ve vitamin kaynağı.- Ízletes és vitaminban gazdag.
- Tadı güzel ve vitamin kaynağı.- Smakrikt och fullt med vitaminer.
- Tadı güzel ve vitamin kaynağı.- Пълен е с витамини.
- Tadı güzel ve vitamin kaynağı.- Това е вкусна и витамин богат.
Temel olarak, dünya nüfusunun yarısı demir, çinko, iyot ve A vitamini eksikliğinden muzdarip.기본적으로, 전 세계 인구의 절반이 철분, 아연, 요오드 그리고 비타민 A 부족을 겪고 있습니다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod