viraj ile cümle

viraj kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
O, virajsız uzun bir yoldur.It's a long road with no curves.
Bu yol keskin virajlarla doludur.This road is full of sharp turns.
Araba sürerken virajlarda yavaşlamak zorundasınız.When you are driving, you should slow down on corners.
Yol bu noktada sağa doğru keskin virajlı.The road bends sharply to the right at this point.
Araba viraja gelince sağ tarafa döndü.The car turned right when it reached the corner.
Son viraj, en uzun olanıdır.The last mile is the longest.
Bu araba virajları iyi alıyor.This car handles curves well.
Bu otomobilin viraj hakimiyeti güzel.This car handles curves well.
Keskin virajların varlığı hız kameralarıyla kontrollerin yapılmasını zorunlu kılmaktadır.The speed limit will be enforced by point to point speed cameras.
Bu tekerlekler, lokomotifin virajları almasını sağlar.The company also makes wheels for locomotives.
Klavye, arpej oynama yeteneğine sahiptir ve bir basamak virajı içerir.The keyboard is capable of playing arpeggio and includes a pitch bend.
Hamilton ilk virajda geç fren yaparak Räikkönen'i dışarıya kaymaya zorladı.At the first corner Hamilton braked late, forcing Räikkönen wide.
Beit Shemesh ile Kudüs arasındaki 19. yüzyıl rotası keskin virajları olan bir rotaydı.By 1928, the roadway between Bethlehem and Bath existed as a paved road.
Kadirli ilçesine 35 km uzaklıktadır ve ulaşımı dar ve bol virajlı yolları sebebiyle zordur.They exit the tunnel at 40 km/hour, it seems due to stability and infiltration concerns.
3 kilometrelik Chitral yolunda, 43 keskin viraj bulunuyor.The road to Chitral has to climb a 10,000-foot pass and then down 43 hairpin bends.
Sonra son viraja geldik ve yukarı baktığımızda gösterge "1"i gösteriyordu.We then came around the last bend, and when we all looked up, the clock simply read "1."
Yol çok virajlı değilse sürebilirimShould be alright, except at slopes.
"Anlayamadım, 'Alice çok alçakgönüllülükle şunları söyledi:' beşinci viraj var, ben düşünüyorsunuz?'I beg your pardon,' said Alice very humbly: 'you had got to the fifth bend, I think?'
- Ya virajlar?- What about corners?
- Virajlar mı?- Corners?
Kocama vuracaktım ki viraj karşımıza çıktı.I was just going to hit my husband when that curve appeared.
"Devriye koyamayacağın yerler var, mesela keskin virajlar.“They are places you just cannot station a patrol, like on sharp corners.
Yoldaki sık virajlar ve dik eğimler iyi sürüş teknikleri gerektiriyor.The road's frequent bends and steep curves require good driving skills.
Kamyonet görevlerinde yükler interaktif olduğundan virajlarda veya kazalarda düşebilmektedir.Since the loads are interactive in pickup tasks, they can fall in bends or accidents.
Maxi'nin daha kalın viraj denge çubukları vardı (asfalt etaplar için 35 mm) .The Maxi had much thicker anti-roll bars (up to 35 mm for tarmac stages).
42. turda Hamilton lastiklerini 1. virajda kilitleyerek Bottas'ın onu 2. sıraya almasını sağladı.On lap 42, Hamilton locked up his tyres at turn 1, allowing Bottas to pass him into 2nd position.
Yarışın başlangıcında, Nico Rosberg ilk viraja girerken griddeki birinci konumunu korudu.At the start of the race, Nico Rosberg maintained his grid position to lead into the first corner.
Bu arada, Hamilton ikinci virajda eski takım arkadaşı Button'u geçerek beşinci sıraya yerleşti.Meanwhile, Hamilton made a move on his former team-mate Button at turn two, moving into fifth.
Connecticut Nehri'ndeki 2,5 millik (4,0 km) bir viraj olan Oxbow, bir ucundan ayrıldı.The Oxbow, a 2.5-mile (4.0 km) bend in the Connecticut River, is disconnected at one end.
Algılama noktası, 18 numaralı virajdan 17 numaralı viraj öncesine taşındı. [2]The detection point was moved from after turn 18 to before turn 17.[4]
Tarzanbocht, pistteki en ünlü viraj.Tarzanbocht is the most famous corner in the circuit.
Viraj bombeli olduğu için mükemmel sollama fırsatları sunuyor.Since there is a camber in the corner, it provides excellent overtaking opportunities.
Pistin 12. Virajı (Yol Kenarından görünümü)Turn 12 (and 6 to the right) of the Fiorano Circuit as seen from the roadside.
Eğim açısı, virajın bulunduğu yerin şartlarına göre belirlenir.Nebenkrater werden dann entsprechend dem Stundenfeld benannt, in dem sie liegen.
Pol pozisyonunda başlayan Coulthard ilk viraja da önde girdi.Der von der Pole-Position startende Coulthard blieb beim Start in die Einführungsrunde stehen.
Genellikle virajın ortası ile çıkışına doğru bir yerdedir.Normalerweise liegt er exakt in der Mitte der Piste.
Bu engebeli arazi, yolların virajlı ve bozuk olmasına neden olup mahalledeki ulaşımı zorlaştırmaktadır.Anwohner und Passanten fühlen sich durch den Lärm und die Störung des Verkehrsflusses belästigt.
Hamilton ilk virajda geç fren yaparak Räikkönen'i dışarıya kaymaya zorladı.Kurz vor Schluss nutzte Hamilton jedoch den einsetzenden Regen, um Räikkönen unter Druck zu setzen.
Madrid metrosunda en düşük yarıçaplı viraj 90 metredir, azami eğim ise %5 seviyesindedir.Dans l'ensemble du réseau, le rayon minimum est de 90 mètres et la pente maximum de 5 %.
Buna rağmen ilk virajda cesur bir hamle yaparak öndeki grubu yakalamıştır.Там за мужество получил свой первый Крест Храбрых.
Eğim açısı, virajın bulunduğu yerin şartlarına göre belirlenir.Очерёдность зависит от порядка, в котором они были утверждены в своём статусе.
Eğim açısı, virajın bulunduğu yerin şartlarına göre belirlenir.Estão listadas abaixo de acordo com o local onde cresciam.
Bu tekerlekler, lokomotifin virajları almasını sağlar.Agora essas locomotivas operam vagões de carga para a MRS Logística.
2. turda Massa, 10. virajda şikana girerken geç frenledi.Drugiego dnia rajdu podczas popołudniowej pętli narzekał jeszcze bardziej.
Bu arada yağış yeniden başlamıştı, fakat pistin sonunda yer alan Kaşık Virajı dışındaki bölümler hala kuruydu.Järnbruket var då nedlagt, men den finbladiga vattensåg i Sävar som ingick i verksamheten var ännu i drift.
Buna rağmen ilk virajda cesur bir hamle yaparak öndeki grubu yakalamıştır.Там за мужність отримав свій перший Хрест Хоробрих.
Daha sonra ilk virajda geçirdiği kaza neticesinde yarış dışı kaldı.Перегони були призупинені через аварію в кінці першого кола.
Kanada Grand Prix’inde Villeneuve virajında duvara çarparak yarış dışı kaldı ve puan alamadı.V Kanadské Grand Prix udělal Alonso chybu a ve Villeneuvově zatáčce skončil ve zdi.
Eğim açısı, virajın bulunduğu yerin şartlarına göre belirlenir.Η τελευταία συλλαβή προφέρεται , ανάλογα με την περιοχή απ'όπου προέρχεται ο ομιλητής.
Daha sonra ilk virajda geçirdiği kaza neticesinde yarış dışı kaldı.Dan di sisa turnamen yang dia ikuti, ia kalah di putaran pertama.
Eğim açısı, virajın bulunduğu yerin şartlarına göre belirlenir.Radang telinga dapat dikategorikan berdasarkan lokasi tempat terjadinya peradangan.
Bu tekerlekler, lokomotifin virajları almasını sağlar.他們必須尋求讓輪胎更安全的方法。
Köy yolları oldukça virajlıdır ve yöreyi tanımayan şoförlerin özellikle çok dikkatli olmaları gerekir.זאת משום שפרוורי שיקגו קשים מאוד להתמצאות ונהגי המוניות לא מכירים היטב.
Henüz yarış başladığında ilk viraj geçilirken Heikki Kovalainen kaza geçirmiş ve yarış dışı kalmıştır.אולם, מיד בתחילת המרוץ היא נפלה בירידה טכנית קצרה ונכנסה לפיגור.
Eğim açısı, virajın bulunduğu yerin şartlarına göre belirlenir.Dobivanje bodova, ovisno o mjestu na kojem je zaustavljeno tele.
"Anlayamadım, 'Alice çok alçakgönüllülükle şunları söyledi:' beşinci viraj var, ben düşünüyorsunuz?"Anteeksi," sanoi Alice hyvin nöyrästi:
"Anlayamadım, 'Alice çok alçakgönüllülükle şunları söyledi:' beşinci viraj var, ben düşünüyorsunuz?"Ich bitte um Verzeihung", sagte Alice sehr bescheiden:
"Anlayamadım, 'Alice çok alçakgönüllülükle şunları söyledi:' beşinci viraj var, ben düşünüyorsunuz?"Je vous demande pardon", dit Alice très humblement: "vous aviez obtenu au coude cinquième, je penser?
"Anlayamadım, 'Alice çok alçakgönüllülükle şunları söyledi:' beşinci viraj var, ben düşünüyorsunuz?'내가 네 뭐라 고요'앨리스는 매우 겸손하게 말했다 : '당신은 다섯 번째 구부 해했다, 나는
"Anlayamadım, 'Alice çok alçakgönüllülükle şunları söyledi:' beşinci viraj var, ben düşünüyorsunuz?"Le pido perdón-dijo Alicia muy humildemente:" que había llegado a la curva de quinta, que parece?
İlgili Sayfalar