Ana içeriğe geç
Sözlük

vira ile cümle

vira kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
13
ORT. KELİME
Ama ülke, içinde yaşayanların yaptığı kötülükler yüzünden viraneye dönecek.При все това, земята ще запустее По причина на жителите си, Поради плода на делата им.
Ama ülke, içinde yaşayanların yaptığı kötülükler yüzünden viraneye dönecek.והיתה הארץ לשממה על ישביה מפרי מעלליהם׃
Ama ülke, içinde yaşayanların yaptığı kötülükler yüzünden viraneye dönecek.ولكن تصير الارض خربة بسبب سكانها من اجل ثمر افعالهم
Ama ülke, içinde yaşayanların yaptığı kötülükler yüzünden viraneye dönecek.然 而 、 這 地 因 居 民 的 緣 故 、 又 因 他 們 行 事 的 結 果 、 必 然 荒 涼
Ama ülke, içinde yaşayanların yaptığı kötülükler yüzünden viraneye dönecek.然而 、 這地 因 居民 的 緣故 、 又 因 他 們行事 的 結果 、 必然 荒涼
Ancak bu buyruklara uymazsanız, diyor RAB, adım üzerine ant içerim ki, bu saray viraneye dönecek.› ››Ale ak nebudete poslúchať tieto slová, prisahám sám na seba, hovorí Hospodin, že bude púšťou tento dom.
Ancak bu buyruklara uymazsanız, diyor RAB, adım üzerine ant içerim ki, bu saray viraneye dönecek.› ››Ha pedig nem hallgattok e szókra, én magamra esküszöm, azt mondja az Úr, hogy elpusztul e ház.
Ancak bu buyruklara uymazsanız, diyor RAB, adım üzerine ant içerim ki, bu saray viraneye dönecek.› ››Jestliže pak neuposlechnete slov těchto, skrze sebe přisahám, dí Hospodin, že poušť bude dům tento.
Ancak bu buyruklara uymazsanız, diyor RAB, adım üzerine ant içerim ki, bu saray viraneye dönecek.› ››너희가 이 말을 듣지 아니하면 내가 나로 맹세하노니 이 집이 황무하리라 나 여호와의 말이니라
Ancak bu buyruklara uymazsanız, diyor RAB, adım üzerine ant içerim ki, bu saray viraneye dönecek.› ››Lecz jeżli nie posłuchacie tych słów, sam na się przysięgam, mówi Pan, że ten dom pustynią będzie.
Ancak bu buyruklara uymazsanız, diyor RAB, adım üzerine ant içerim ki, bu saray viraneye dönecek.› ››Men dersom I ikke hører på disse ord, da sverger jeg ved mig selv, sier Herren, at dette hus skal bli ødelagt.
Ancak bu buyruklara uymazsanız, diyor RAB, adım üzerine ant içerim ki, bu saray viraneye dönecek.› ››Men hører I ikke disse Ord, så sværger jeg ved mig selv, lyder det fra HERREN, at dette Hus skal lægges øde.
Ancak bu buyruklara uymazsanız, diyor RAB, adım üzerine ant içerim ki, bu saray viraneye dönecek.› ››Pero si no escucháis estas palabras, por mí mismo he jurado, dice Jehovah, que esta casa será desolada
Ancak bu buyruklara uymazsanız, diyor RAB, adım üzerine ant içerim ki, bu saray viraneye dönecek.› ››Toda če ne boste poslušali teh besed, pri sebi prisegam, govori GOSPOD, da pride v razdejanje ta hiša.
Ancak bu buyruklara uymazsanız, diyor RAB, adım üzerine ant içerim ki, bu saray viraneye dönecek.› ››А если не послушаете слов сих, то Мною клянусь, говорит Господь,что дом сей сделается пустым.
Ancak bu buyruklara uymazsanız, diyor RAB, adım üzerine ant içerim ki, bu saray viraneye dönecek.› ››Но ако не послушате тия думи, Заклевам ми в Себе Си, казва Господ, Че тоя дом ще запустее.
Ancak bu buyruklara uymazsanız, diyor RAB, adım üzerine ant içerim ki, bu saray viraneye dönecek.› ››ואם לא תשמעו את הדברים האלה בי נשבעתי נאם יהוה כי לחרבה יהיה הבית הזה׃
Ancak bu buyruklara uymazsanız, diyor RAB, adım üzerine ant içerim ki, bu saray viraneye dönecek.› ››وان لم تسمعوا لهذه الكلمات فقد اقسمت بنفسي يقول الرب ان هذا البيت يكون خرابا.
Ancak bu buyruklara uymazsanız, diyor RAB, adım üzerine ant içerim ki, bu saray viraneye dönecek.› ››你 們 若 不 聽 這 些 話 、 耶 和 華 說 、 我 指 著 自 己 起 誓 、 這 城 必 變 為 荒 場
Ancak bu buyruklara uymazsanız, diyor RAB, adım üzerine ant içerim ki, bu saray viraneye dönecek.› ››你 們若不聽這 些話 、 耶和華 說 、 我 指著 自己 起誓 、 這城 必 變為 荒場
"Anlayamadım, 'Alice çok alçakgönüllülükle şunları söyledi:' beşinci viraj var, ben düşünüyorsunuz?"Anteeksi," sanoi Alice hyvin nöyrästi:
"Anlayamadım, 'Alice çok alçakgönüllülükle şunları söyledi:' beşinci viraj var, ben düşünüyorsunuz?"Ich bitte um Verzeihung", sagte Alice sehr bescheiden:
"Anlayamadım, 'Alice çok alçakgönüllülükle şunları söyledi:' beşinci viraj var, ben düşünüyorsunuz?"Je vous demande pardon", dit Alice très humblement: "vous aviez obtenu au coude cinquième, je penser?
"Anlayamadım, 'Alice çok alçakgönüllülükle şunları söyledi:' beşinci viraj var, ben düşünüyorsunuz?'내가 네 뭐라 고요'앨리스는 매우 겸손하게 말했다 : '당신은 다섯 번째 구부 해했다, 나는
"Anlayamadım, 'Alice çok alçakgönüllülükle şunları söyledi:' beşinci viraj var, ben düşünüyorsunuz?"Le pido perdón-dijo Alicia muy humildemente:" que había llegado a la curva de quinta, que parece?
"Anlayamadım, 'Alice çok alçakgönüllülükle şunları söyledi:' beşinci viraj var, ben düşünüyorsunuz?"Peço perdão", disse Alice muito humildemente: "você tinha chegou à quinta curva, eu acha?
"Anlayamadım, 'Alice çok alçakgönüllülükle şunları söyledi:' beşinci viraj var, ben düşünüyorsunuz?"Prepáčte," povedala Alica veľmi skromne:
"Anlayamadım, 'Alice çok alçakgönüllülükle şunları söyledi:' beşinci viraj var, ben düşünüyorsunuz?"Promiňte," řekla Alenka very pokorně:
"Anlayamadım, 'Alice çok alçakgönüllülükle şunları söyledi:' beşinci viraj var, ben düşünüyorsunuz?"Saya mohon maaf," kata Alice sangat humbly:
"Anlayamadım, 'Alice çok alçakgönüllülükle şunları söyledi:' beşinci viraj var, ben düşünüyorsunuz?"Извинете," каза Алис много смирено:
"Anlayamadım, 'Alice çok alçakgönüllülükle şunları söyledi:' beşinci viraj var, ben düşünüyorsunuz?"Я прошу вибачення," сказала Аліса дуже скромно: "Ви добрався до п'ятого вигину, я думаєте?
"Anlayamadım, 'Alice çok alçakgönüllülükle şunları söyledi:' beşinci viraj var, ben düşünüyorsunuz?"Я прошу прощения," сказала Алиса очень скромно: "Вы добрался до пятого изгиба, я думаете?
"Anlayamadım, 'Alice çok alçakgönüllülükle şunları söyledi:' beşinci viraj var, ben düşünüyorsunuz?"אני מבקש את סליחתך," אמרה אליס מאוד בענווה: "לך יש לכופף את החמישי, אני
"Anlayamadım, 'Alice çok alçakgönüllülükle şunları söyledi:' beşinci viraj var, ben düşünüyorsunuz?"عفوا" ، وقال اليس جدا بتواضع : "إنني كنت قد وصلت الى منعطف الخامسة ،
"Anlayamadım, 'Alice çok alçakgönüllülükle şunları söyledi:' beşinci viraj var, ben düşünüyorsunuz?と思う?"私はしていなかった!"急激に、マウスを叫んだと
Ardından Yeşu Ay Kentini ateşe verdi, yakıp yıkıp viraneye çevirdi. Yıkıntıları bugün de duruyor.Ait pedig felgyujtatá Józsué és tevé örökkévaló kõhalommá, pusztassággá mind e napig.
Ardından Yeşu Ay Kentini ateşe verdi, yakıp yıkıp viraneye çevirdi. Yıkıntıları bugün de duruyor.A Jozua spálil Haj a učinil ho večnou hromadou a púšťou a je tak až do tohoto dňa.
Ardından Yeşu Ay Kentini ateşe verdi, yakıp yıkıp viraneye çevirdi. Yıkıntıları bugün de duruyor.Ja Joosua poltti Ain ja teki siitä ikiajoiksi rauniokummun, aution aina tähän päivään asti.
Ardından Yeşu Ay Kentini ateşe verdi, yakıp yıkıp viraneye çevirdi. Yıkıntıları bugün de duruyor.Josué brûla Aï, et en fit à jamais un monceau de ruines, qui subsiste encore aujourd`hui.
Ardından Yeşu Ay Kentini ateşe verdi, yakıp yıkıp viraneye çevirdi. Yıkıntıları bugün de duruyor.Josué incendió Hai y la convirtió en un montículo de ruinas perpetuas, una desolación hasta el día de hoy
Ardından Yeşu Ay Kentini ateşe verdi, yakıp yıkıp viraneye çevirdi. Yıkıntıları bugün de duruyor.이에 여호수아가 아이를 불살라 그것으로 영원한 무더기를 만들었더니 오늘까지 황폐하였으며
Ardından Yeşu Ay Kentini ateşe verdi, yakıp yıkıp viraneye çevirdi. Yıkıntıları bugün de duruyor.Og Josua stak Aj i Brand og gjorde den til en Ruinhob for bestandig, til den Ødemark, den er den Dag i Dag.
Ardından Yeşu Ay Kentini ateşe verdi, yakıp yıkıp viraneye çevirdi. Yıkıntıları bugün de duruyor.Poi Giosuè incendiò Ai e ne fece una rovina per sempre, una desolazione fino ad oggi
Ardından Yeşu Ay Kentini ateşe verdi, yakıp yıkıp viraneye çevirdi. Yıkıntıları bugün de duruyor.Queimou pois Josué a Ai, e a tornou num perpétuo montão de ruínas, como o é até o dia de hoje.
Ardından Yeşu Ay Kentini ateşe verdi, yakıp yıkıp viraneye çevirdi. Yıkıntıları bugün de duruyor.Tako je Jozue požgal Aj in napravil iz njega grobljišče za vselej, podrtino, ki je do današnjega dne.
Ardından Yeşu Ay Kentini ateşe verdi, yakıp yıkıp viraneye çevirdi. Yıkıntıları bugün de duruyor.Tedy vypálil Jozue Hai, a položil je v hromadu věčnou a pustinu, až do tohoto dne.
Ardından Yeşu Ay Kentini ateşe verdi, yakıp yıkıp viraneye çevirdi. Yıkıntıları bugün de duruyor.Tedy zapalił Jozue Haj, i uczynił je mogiłą wieczną, i pustynią aż do dnia tego.
Ardından Yeşu Ay Kentini ateşe verdi, yakıp yıkıp viraneye çevirdi. Yıkıntıları bugün de duruyor.Und Josua brannte Ai aus und machte einen Haufen daraus ewiglich, der noch heute daliegt,
Ardından Yeşu Ay Kentini ateşe verdi, yakıp yıkıp viraneye çevirdi. Yıkıntıları bugün de duruyor.Vậy , Giô-suê phóng_hỏa thành A-hi , và làm cho nó ra một đống hư tàn đời_đời , y_như hãy còn đến ngày_nay .
Ardından Yeşu Ay Kentini ateşe verdi, yakıp yıkıp viraneye çevirdi. Yıkıntıları bugün de duruyor.Vậy, Giô-suê phóng hỏa thành A-hi, và làm cho nó ra một đống hư tàn đời đời, y như hãy còn đến ngày nay.
Ardından Yeşu Ay Kentini ateşe verdi, yakıp yıkıp viraneye çevirdi. Yıkıntıları bugün de duruyor.Yosua membakar Ai, dan membiarkannya menjadi puing sampai saat ini
Ardından Yeşu Ay Kentini ateşe verdi, yakıp yıkıp viraneye çevirdi. Yıkıntıları bugün de duruyor.Zo werd Ai in één grote puinhoop veranderd. Dat is het nu nog steeds.
Ardından Yeşu Ay Kentini ateşe verdi, yakıp yıkıp viraneye çevirdi. Yıkıntıları bugün de duruyor.Και κατεκαυσεν ο Ιησους την Γαι, και κατεστησεν αυτην σωρον παντοτεινον αοικητον εως της ημερας ταυτης.
Ardından Yeşu Ay Kentini ateşe verdi, yakıp yıkıp viraneye çevirdi. Yıkıntıları bugün de duruyor.И сожег Иисус Гай и обратил его в вечные развалины, в пустыню, до сего дня;
Ardından Yeşu Ay Kentini ateşe verdi, yakıp yıkıp viraneye çevirdi. Yıkıntıları bugün de duruyor.И така, Исус изгори Гай и го направи всегдашен куп развалини, както е до днес.
Ardından Yeşu Ay Kentini ateşe verdi, yakıp yıkıp viraneye çevirdi. Yıkıntıları bugün de duruyor.וישרף יהושע את העי וישימה תל עולם שממה עד היום הזה׃
Ardından Yeşu Ay Kentini ateşe verdi, yakıp yıkıp viraneye çevirdi. Yıkıntıları bugün de duruyor.واحرق يشوع عاي وجعلها تلا ابديا خرابا الى هذا اليوم.
Ardından Yeşu Ay Kentini ateşe verdi, yakıp yıkıp viraneye çevirdi. Yıkıntıları bugün de duruyor.約 書 亞 將 艾 城 焚 燒 、 使 城 永 為 高 堆 、 荒 場 、 直 到 今 日
Ardından Yeşu Ay Kentini ateşe verdi, yakıp yıkıp viraneye çevirdi. Yıkıntıları bugün de duruyor.約書亞 將艾城 焚燒 、 使 城 永為 高 堆 、 荒場 、 直 到 今日
Bazı keskin virajlarda mesela karşıdan gelen araba olup olmadığını görmek için dışbükey aynalar kullanılır . .Když uvidíte roh, nakresleme roh, občas tam uvidíte i zrcadla, abyste mohli vidět lidi, kteří jdou za rohem.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod