Övgüler sunarım bana öğüt veren RABbe, Geceleri bile vicdanım uyarır beni.Bendeciré a Jehovah, que me aconseja; aun en las noches me corrige mi conciencia
Övgüler sunarım bana öğüt veren RABbe, Geceleri bile vicdanım uyarır beni.Bendigo ao Senhor que me aconselha; até os meus rins me ensinam de noite.
Övgüler sunarım bana öğüt veren RABbe, Geceleri bile vicdanım uyarır beni.Benedico il Signore che mi ha dato consiglio; anche di notte il mio cuore mi istruisce
Övgüler sunarım bana öğüt veren RABbe, Geceleri bile vicdanım uyarır beni.Dobrorečiť budem Hospodinovi, ktorý mi radí, ba ešte i vnoci ma vynaučujú moje ľadviny.
Övgüler sunarım bana öğüt veren RABbe, Geceleri bile vicdanım uyarır beni.Dobrořečiti budu Hospodinu, kterýž mi radí; nebo i v noci vyučují mne ledví má.
Övgüler sunarım bana öğüt veren RABbe, Geceleri bile vicdanım uyarır beni.Eu binecuvintez pe Domnul, care mă sfătuieşte, căci pînă şi noaptea îmi dă îndemnuri inima.
Övgüler sunarım bana öğüt veren RABbe, Geceleri bile vicdanım uyarır beni.Ich lobe den HERRN, der mir geraten hat; auch züchtigen mich meine Nieren des Nachts.
Övgüler sunarım bana öğüt veren RABbe, Geceleri bile vicdanım uyarır beni.Ik loof de HERE, Die mij steeds de weg wees. Zelfs wanneer ik slaap, leidt Hij mij.
Övgüler sunarım bana öğüt veren RABbe, Geceleri bile vicdanım uyarır beni.Jag vill lova HERREN, ty han giver mig råd; ännu om natten manar mig mitt innersta.
Övgüler sunarım bana öğüt veren RABbe, Geceleri bile vicdanım uyarır beni.Je bénis l`Éternel, mon conseiller; La nuit même mon coeur m`exhorte.
Övgüler sunarım bana öğüt veren RABbe, Geceleri bile vicdanım uyarır beni.Jeg vil love Herren, som gav mig råd; også om nettene minner mine nyrer mig om det.
Övgüler sunarım bana öğüt veren RABbe, Geceleri bile vicdanım uyarır beni.Jeg vil prise HERREN, der gav mig Råd, mine Nyrer maner mig, selv om Natten.
Övgüler sunarım bana öğüt veren RABbe, Geceleri bile vicdanım uyarır beni.나를 훈계하신 여호와를 송축할지라 밤마다 내 심장이 나를 교훈하도다
Övgüler sunarım bana öğüt veren RABbe, Geceleri bile vicdanım uyarır beni.Minä kiitän Herraa, joka on minua neuvonut; yölläkin minua siihen sisimpäni kehoittaa.
Övgüler sunarım bana öğüt veren RABbe, Geceleri bile vicdanım uyarır beni.Slavil bom GOSPODA, ki mi je dobro svetoval: tudi po noči me poučujejo obisti moje.
Övgüler sunarım bana öğüt veren RABbe, Geceleri bile vicdanım uyarır beni.Tôi sẽ ngợi khen Ðức Giê-hô-va, là Ðấng khuyên bảo tôi; Ban đêm lòng tôi cũng dạy dỗ tôi.
Övgüler sunarım bana öğüt veren RABbe, Geceleri bile vicdanım uyarır beni.Tôi sẽ ngợi_khen Ðức_Giê - hô-va , là Ðấng khuyên_bảo tôi ; Ban_đêm lòng tôi cũng dạy_dỗ tôi .
Övgüler sunarım bana öğüt veren RABbe, Geceleri bile vicdanım uyarır beni.Θελω ευλογει τον Κυριον τον νουθετησαντα με ετι και εν καιρω νυκτος με διδασκουσιν οι νεφροι μου.
Övgüler sunarım bana öğüt veren RABbe, Geceleri bile vicdanım uyarır beni.Ще благославям Господа, Който ме е вразумил; Още и в нощно време ме учат вътрешностите ми.
Övgüler sunarım bana öğüt veren RABbe, Geceleri bile vicdanım uyarır beni.אברך את יהוה אשר יעצני אף לילות יסרוני כליותי׃
Övgüler sunarım bana öğüt veren RABbe, Geceleri bile vicdanım uyarır beni.ابارك الرب الذي نصحني. وايضا بالليل تنذرني كليتاي.
Övgüler sunarım bana öğüt veren RABbe, Geceleri bile vicdanım uyarır beni.我 必 稱 頌 那 指 教 我 的 耶 和 華 . 我 的 心 腸 在 夜 間 也 警 戒 我
Övgüler sunarım bana öğüt veren RABbe, Geceleri bile vicdanım uyarır beni.我 必稱頌 那 指教 我 的 耶和華 . 我 的 心腸 在 夜間 也 警戒 我
Zevk açısından, tereyağı ve tuz ile daha hoş görünümlü ancak vicdanımı rahatlatacak türden şeyler ararım.Cho niềm vui, tôi muốn có bơ và muối và những thứ đặc sắc khác làm cho món ăn nếm ngon hơn.
Zevk açısından, tereyağı ve tuz ile daha hoş görünümlü ancak vicdanımı rahatlatacak türden şeyler ararım.Dla radości, szukam masła i soli i seksownych rzeczy które sprawiają, że rzeczy smakują mniej jak pokuta.
Zevk açısından, tereyağı ve tuz ile daha hoş görünümlü ancak vicdanımı rahatlatacak türden şeyler ararım.För glädje letar jag efter smör och salt och sexiga saker som råder bot på smaken.
Zevk açısından, tereyağı ve tuz ile daha hoş görünümlü ancak vicdanımı rahatlatacak türden şeyler ararım.Freude, ich möchte Butter und Salz und sexy Dinge die Zutaten weniger nach Buße schmecken lassen.
Zevk açısından, tereyağı ve tuz ile daha hoş görünümlü ancak vicdanımı rahatlatacak türden şeyler ararım.기쁨을 위해, 고행처럼 재료들의 맛을 덜하게 만드는 버터, 소금, 매력적인 재료들을 찾습니다.
Zevk açısından, tereyağı ve tuz ile daha hoş görünümlü ancak vicdanımı rahatlatacak türden şeyler ararım.Örömforrásként ott van számomra a vaj és a só, meg egyéb szexi apróságok, amik feldobják az egyszerű dolgokat.
Zevk açısından, tereyağı ve tuz ile daha hoş görünümlü ancak vicdanımı rahatlatacak türden şeyler ararım.Para a satisfação, eu procuro manteiga e sal e coisas sensuais que façam as coisas saberem melhor.
Zevk açısından, tereyağı ve tuz ile daha hoş görünümlü ancak vicdanımı rahatlatacak türden şeyler ararım.Pentru bucurie, mă uit după unt şi sare şi lucruri sexy care o fac să nu aibă gust de penitenţă.
Zevk açısından, tereyağı ve tuz ile daha hoş görünümlü ancak vicdanımı rahatlatacak türden şeyler ararım.Per la gioia, cerco burro e sale o altre cosette esotiche che tolgano dal mio cibo il sapore della penitenza.
Zevk açısından, tereyağı ve tuz ile daha hoş görünümlü ancak vicdanımı rahatlatacak türden şeyler ararım.Por placer, busco mantequilla y sal, y esas cosas que hacen que la comida no sea una penitencia.
Zevk açısından, tereyağı ve tuz ile daha hoş görünümlü ancak vicdanımı rahatlatacak türden şeyler ararım.Pre radosť vyhľadávam maslo a soľ a sexi veci, aby jedlo nechutilo ako za trest.
Zevk açısından, tereyağı ve tuz ile daha hoş görünümlü ancak vicdanımı rahatlatacak türden şeyler ararım.Pro radost vybírám máslo a sůl a sexy věci, které mění chutě tak, aby nebyly, jak za trest.
Zevk açısından, tereyağı ve tuz ile daha hoş görünümlü ancak vicdanımı rahatlatacak türden şeyler ararım.Vreugde, ik zoek boter en zout en sexy zaken zodat het minder smaakt naar zelfkastijding.
Zevk açısından, tereyağı ve tuz ile daha hoş görünümlü ancak vicdanımı rahatlatacak türden şeyler ararım.Για χαρά, ψάχνω βούτυρο και αλάτι και σέξι πραγματάκια που δίνουν γεύση σε αυτό που μοιάζει τιμωρία.
Zevk açısından, tereyağı ve tuz ile daha hoş görünümlü ancak vicdanımı rahatlatacak türden şeyler ararım.Для удовольствия я ем масло и соль, и всякие вкусные штуки, которые скрашивают постный вкус блюд.
Zevk açısından, tereyağı ve tuz ile daha hoş görünümlü ancak vicdanımı rahatlatacak türden şeyler ararım.За удоволствие искам масло и сол, и секси неща, които правят вкуса повече греховен.
Zevk açısından, tereyağı ve tuz ile daha hoş görünümlü ancak vicdanımı rahatlatacak türden şeyler ararım.מבחינת השמחה, אני מחפש חמאה ומלח ודברים סקסיים כדי שהטעמים יהיו פחות סיגופיים.
Zevk açısından, tereyağı ve tuz ile daha hoş görünümlü ancak vicdanımı rahatlatacak türden şeyler ararım.للمتعة، أنا أتطلع الزبدة والملح والأشياء المثيرة التي تجعل المذاق مثل التكفير عن الذنب.
Zevk açısından, tereyağı ve tuz ile daha hoş görünümlü ancak vicdanımı rahatlatacak türden şeyler ararım.セクシーなものは苦行を少し和らげてくれます 家族を考る際 一家に代々伝わるような