Ana içeriğe geç
Sözlük

veto ile cümle

veto kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
O zamanki Dresden belediye başkanı Herbert Wagner (CDU) bile veto etmesine rağmen başarısız oldu.Even the then mayor of Dresden, Herbert Wagner (CDU), failed with his veto.
Tarifeler Rhode Island tarafından veto edildiği için savaştan sonra gümrük toplayamadı.It could not collect customs after the war because tariffs were vetoed by Rhode Island.
Beğenmediği yasaları veto etme hakkı.The right to veto laws he dislikes.
Festivalın yaratıcı yönetmeni kurucu üyelerinden biri olan Veton Nurkollari'dir.The festival's creative director is one of its founding members, Veton Nurkollari.
Lordların veto gücünü zayıflattılar ancak kadınların seçme hakkını kabul etmediler.It weakened the veto power of Lords, blocked woman suffrage.
Başkanın veto yetkisi vardır.Der Gouverneur hat ein Vetorecht.
Veto Engelliyorum!Schutz ausgetrickst!
Veto Engelliyorum!Déjuquer v.tr.
Başkanın veto yetkisi vardır.Le gouverneur peut y mettre son veto.
22 Temmuz - Muhafazakar Parti kurucusu 24 kişi veto edildi.Le 22 juillet, le 2e gardes d'honneurs est licencié.
Başkanın veto yetkisi vardır.El gobernador tiene derecho de veto.
Veto (Latince veto = yasaklıyorum), kabul etmeme veya reddetme.Las únicas posibilidades es votar a favor, en contra o abstenerse.
Veto Engelliyorum!¡Soplo definitivo!
Ancak ikinci vetosu geçerli olmadı.Así, la segunda condición estaba lejos de cumplirse.
Başkanın veto yetkisi vardır.Il presidente ha diritto di veto.
Yeni Zollverein daha güçlüydü ve hiçbir devlet tarafından veto edilmedi.Il nuovo Zollverein era più forte poiché nessuno Stato singolo aveva più il potere di veto.
Veto Engelliyorum!Silenzio Rigetto.
Başkanın veto yetkisi vardır.Президент имеет право вето.
Veto Engelliyorum!Прорвать блокаду!
Kabul veya tasdik etmeme, reddetme hakkına veto hakkı denir.Тогда одобрение или отказ будут выглядеть обоснованными.
Amerika Birleşik Devletleri oylamaya katılmadı ancak kararı veto da etmedi.США наложили на этот проект вето и резолюция принята не была.
Birleşmiş Milletlerdeki veto yetkisi de bu konferansta kararlaştırıldı.На этом собрании был составлен устав Союза.
Kanunları veto edebilir, referanduma sunabilir, parlamentoyu dağıtarak seçimlere gidebilir.Президент может накладывать вето на законы, распускать парламент и назначать выборы.
Cumhurbaşkanı, millet meclisini feshetme hakkına sahip değildir ancak onun kararlarını veto edebilir.لا يملك الرئيس الحق في حل الجمعية الوطنية ولكن لديه حق نقض قراراته.
Veto Engelliyorum!إقامة الحواجز.
Veto Engelliyorum!Ativação Proibida!
Başkan Gerald Ford bu kanunu veto etti.O ex-presidente Gerald Ford pertenceu à essa ala.
Liberum veto 1791'de Polonya'nın 3 Mayıs Anayasası'nın kabulüyle tamamen kaldırıldı.O liberum veto foi finalmente abolido pela Constituição de 3 de maio de 1791.
Cumhurbaşkanı, millet meclisini feshetme hakkına sahip değildir ancak onun kararlarını veto edebilir.De president heeft niet het recht om de Nationale Congres te ontbinden, maar hij heeft het vetorecht.
Birleşmiş Milletler, ama özellikle Güvenlik Konseyi'ni daimi üyelerinin veto gücü.Dit is de Verenigde Naties en vooral de leden van de Veiligheidsraad op veel kritiek komen te staan.
Başkan Gerald Ford bu kanunu veto etti.Toenmalig president Václav Klaus sprak zijn veto uit tegen de wet.
Buna halkın tasdiki veya halk vetosu denir.Men noemt dit de koraalpassie of responsori.
Cumhurbaşkanı, millet meclisini feshetme hakkına sahip değildir ancak onun kararlarını veto edebilir.Prezydent nie ma prawa rozwiązać Zgromadzenia Narodowego, ale ma prawo zawetować swoje decyzje.
Kabul veya tasdik etmeme, reddetme hakkına veto hakkı denir.Czy ją przyjąć, czy też odrzucić.
Yeni anayasa liberum vetoyu kaldırdı ve szlachta'nın konfederasyonlarını yok etti.Konstytucja znosiła liberum veto i prawo do zawiązywania konfederacji.
Başkanın veto yetkisi vardır.Prezydent nie posiada prawa weta.
9 Haziran’da ABD bir çözüm önerisini yine veto etti.9 czerwca 1998 r. rada miejska jeszcze raz potwierdziła swoją decyzję.
Veto Engelliyorum!Mamy utrzymanie!
Veto Engelliyorum!Förbud mot ankring.
Ancak ikinci vetosu geçerli olmadı.Але 2-й тур не знадобився.
Sezer ise 18 Aralık'ta veto etti.Кастро зайняв його пост 18 березня.
Başkanın veto yetkisi vardır.V tomto případě prezident nemá právo veta.
Birleşmiş Milletlerdeki veto yetkisi de bu konferansta kararlaştırıldı.V tomto období byla právo národů na sebeurčení zakotveno v Chartě OSN.
9 Haziran’da ABD bir çözüm önerisini yine veto etti.Pe 9 iunie, SUA s-au opus din nou prin veto unei alte rezoluții.
Başkanın veto yetkisi vardır.Președintele are drept veto asupra legislației.
Veto Engelliyorum!Oprescu să primească!
Liberum veto 1791'de Polonya'nın 3 Mayıs Anayasası'nın kabulüyle tamamen kaldırıldı.Alegerile libere au fost eliminate de către Constituția de la 3 mai 1791.
Veto Engelliyorum!Csatárt igazoltunk!.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyince alınan kararları veto etmede Rusya başta gelmektedir.Oroszország sürgette az ENSZ BT soron kívüli ülésének minél hamarabbi összehívását.
Başkanın veto yetkisi vardır.Presidentillä on rajoitettu veto-oikeus.
İlgili kanun mecliste 2009'da yılında kabul edilmiş fakat dönemin valisi M. Jodi Rell; yasayı veto etmiştir.Lakiesitystä yritettiin saada läpi jo 2009, jolloin sen esti kuvernööri Jodi Rell.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyince alınan kararları veto etmede Rusya başta gelmektedir.Venäjä esti iskun tuomitsevan päätöksen YK:n turvallisuusneuvostossa.
Sezer ise 18 Aralık'ta veto etti.Scotti asetettiin virkaansa 18. joulukuuta.
Ancak aynı yasa ikinci defa Federal Konseye geldiği zaman veto hakkı yoktur.Muissa tapauksissa liittoneuvostolla on vain veto-oikeus.
Veto Engelliyorum!Luvat Valvira.
Millî Güvenlik Konseyi 33 kurucu üyenin bulunduğu girişimi veto etti.Herresingleturneringen havde deltagelse af 33 spillere.
Amerika Birleşik Devletleri oylamaya katılmadı ancak kararı veto da etmedi.Polen fremførte forslaget til det sidste, men ville dog ikke nedlægge veto i spørgsmålet.
Savaş sonra sütun Fransızlar tarafından yıkılmak istenmiş fakat İngiliz ve Amerikalılar bunu veto etmiştir.Etter 2. verdenskrig ønsket Frankrike å få søylen fjernet, men USA og Storbritannia godtok ikke dette.
Federasyon Konseyi'nin vetosu, Duma'nın üçte iki oyu ile kaldırılabilir.Veto yang dilakukan Dewan Federasi dapat ditolak oleh 2/3 suara di Duma.
Buna halkın tasdiki veya halk vetosu denir.Gejala tersebut disebut public opinion atau opini publik.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod