Pervane ve tekerleklere güç vermeyiniz.De propellors krijgen geen vermogen, maar wel de wielen.
Pervane ve tekerleklere güç vermeyiniz.동력은 프로펠러가 아닌 바퀴로 전달됩니다.
Pervane ve tekerleklere güç vermeyiniz.Man treibt nicht den Propeller, sondern die Räder an.
Pervane ve tekerleklere güç vermeyiniz.Não está a ser acionada a hélice, estão a ser acionados os pneus.
Pervane ve tekerleklere güç vermeyiniz.Napędzane są koła, nie śmigło.
Pervane ve tekerleklere güç vermeyiniz.Nepoháníme teď vrtuli, ale kola.
Pervane ve tekerleklere güç vermeyiniz.No se está accionando la hélice, sino las ruedas.
Pervane ve tekerleklere güç vermeyiniz.Nu alimentaţi elicea, alimentaţi roţile.
Pervane ve tekerleklere güç vermeyiniz.On n'alimente pas le propulseur, on alimente les roues.
Pervane ve tekerleklere güç vermeyiniz.Qui non viene alimentata l'elica, ma vengono alimentate le ruote.
Pervane ve tekerleklere güç vermeyiniz. Ve iki metrenin altında,高さ7フィート以下なので
Pervane ve tekerleklere güç vermeyiniz.Δεν δίνετε ενέργεια στην προπέλα, αλλά στις ρόδες.
Pervane ve tekerleklere güç vermeyiniz.Вие не захранвате витлото, вие захранвате колелата.
Pervane ve tekerleklere güç vermeyiniz.Мощность передаётся на колёса, а не на пропеллер.
Pervane ve tekerleklere güç vermeyiniz.Працює не пропелер, працюють колеса.
Pervane ve tekerleklere güç vermeyiniz.אתם לא מניעים את המדחף, אתם מניעים את הגלגלים.
Pervane ve tekerleklere güç vermeyiniz.لا نقوم بتزويد المروحة بالطاقة، بل العجلات.
Rob Hall'a radyo mesajı vermeyi denediler.로브 홀에게 연락을 시도했죠.
Rob Hall'a radyo mesajı vermeyi denediler.là haut près du sommet.
Rob Hall'a radyo mesajı vermeyi denediler.תקוע עם מטפס חלש למעלה ליד הפסגה.
Rob Hall'a radyo mesajı vermeyi denediler.ولكنه كان مرتبطاً مع متسلق ضعيف بالقرب من القمة
Rob Hall'a radyo mesajı vermeyi denediler.頂上付近で立ち往生しているのです 二人がロブに「待ってろ、今行く」と
[Rob] Senin kadar ya inek! Eğer bu kapılardan bize izin vermeyin, ben Amerika'ya gelmek için gidiyorum,젠장 이 먹통아! 문 안열어 주면 내가 미국으로 직접 갈꺼야.
Sakın insanların size elektriği anladıklarını söylemelerine izin vermeyin.Đừng để ai nói bạn họ hiểu được điện.
Sakın insanların size elektriği anladıklarını söylemelerine izin vermeyin.누구도 여러분에게 전기를 이해했다고 하지 못 하게 하세요.
Sakın insanların size elektriği anladıklarını söylemelerine izin vermeyin.Laat niemand je vertellen dat ze begrijpen wat elektriciteit is.
Sakın insanların size elektriği anladıklarını söylemelerine izin vermeyin.Lassen Sie sich von niemandem erzählen, dass er Elektrizität versteht.
Sakın insanların size elektriği anladıklarını söylemelerine izin vermeyin.Naj vam nihče ne trdi, da razume elektriko.
Sakın insanların size elektriği anladıklarını söylemelerine izin vermeyin.Não deixem que alguém vos diga que percebe a eletricidade.
Sakın insanların size elektriği anladıklarını söylemelerine izin vermeyin.Ne laissez personne vous dire qu'il comprend l'électricité.
Sakın insanların size elektriği anladıklarını söylemelerine izin vermeyin.Nessuno può dirvi che capisce l'elettricità.
Sakın insanların size elektriği anladıklarını söylemelerine izin vermeyin.Nie pozwólcie innym wmówić wam, że rozumieją elektryczność.
Sakın insanların size elektriği anladıklarını söylemelerine izin vermeyin.Nikomu nevěřte, že elektřině rozumí. Nerozumí.
Sakın insanların size elektriği anladıklarını söylemelerine izin vermeyin.No dejen que nadie les diga que entiende la electricidad.
Sakın insanların size elektriği anladıklarını söylemelerine izin vermeyin.Nu lăsa pe nimeni să-ți spună că înțelege electricitatea.
Sakın insanların size elektriği anladıklarını söylemelerine izin vermeyin.Senkinek se higgyék el, hogy ő érti az elektromosságot.
Sakın insanların size elektriği anladıklarını söylemelerine izin vermeyin.Μην αφήσετε κανένα να σας πει ότι τον καταλαβαίνει.
Sakın insanların size elektriği anladıklarını söylemelerine izin vermeyin.Не позволявайте на никого да ви казва, че разбира електричеството.
Sakın insanların size elektriği anladıklarını söylemelerine izin vermeyin.Не слушайте никого, кто скажет, что знает, что такое электричество.
Sakın insanların size elektriği anladıklarını söylemelerine izin vermeyin.אל תקשיב למי שאומר שהוא מבין חשמל.
Sakın insanların size elektriği anladıklarını söylemelerine izin vermeyin.لا تسمح لأحد أن يقول لك أنهم يفهمون الكهرباء.
Sakın insanların size elektriği anladıklarını söylemelerine izin vermeyin.誰にも言わせてはいけませんよ
Sakın o kadına gönül vermeyin, Onun yolundan gitmeyin.Älköön poiketko sydämesi tuon naisen teille, älä eksy hänen poluillensa.
Sakın o kadına gönül vermeyin, Onun yolundan gitmeyin.Ej bøje du Hjertet til hendes Veje, far ikke vild på hendes Stier;
Sakın o kadına gönül vermeyin, Onun yolundan gitmeyin.Il tuo cuore non si volga verso le sue vie, non aggirarti per i suoi sentieri
Sakın o kadına gönül vermeyin, Onun yolundan gitmeyin.Jangan biarkan wanita seperti itu memikat hatimu; jangan pergi mencari dia
Sakın o kadına gönül vermeyin, Onun yolundan gitmeyin.네 마음이 음녀의 길로 치우치지 말며 그 길에 미혹지 말지어다
Sakın o kadına gönül vermeyin, Onun yolundan gitmeyin.Laat je hart niet afdwalen naar haar levenswijze, zet geen voet op de weg die zij volgt.
Sakın o kadına gönül vermeyin, Onun yolundan gitmeyin.La ikke ditt hjerte vende sig til hennes veier, forvill dig ikke inn på hennes stier!
Sakın o kadına gönül vermeyin, Onun yolundan gitmeyin.Laß dein Herz nicht weichen auf ihren Weg und laß dich nicht verführen auf ihrer Bahn.
Sakın o kadına gönül vermeyin, Onun yolundan gitmeyin.Låt icke ditt hjärta vika av till hennes vägar, och förvilla dig ej in på hennes stigar.
Sakın o kadına gönül vermeyin, Onun yolundan gitmeyin.Lòng con chớ xây vào con đường đờn bà ấy . Chớ đi lạc trong các lối nàng ;
Sakın o kadına gönül vermeyin, Onun yolundan gitmeyin.Lòng con chớ xây vào con đường đờn bà ấy. Chớ đi lạc trong các lối nàng;
Sakın o kadına gönül vermeyin, Onun yolundan gitmeyin.Não se desvie para os seus caminhos o teu coração, e não andes perdido nas suas veredas.
Sakın o kadına gönül vermeyin, Onun yolundan gitmeyin.Nech sa neuchýli tvoje srdce na jej cesty, a neblúď po jej chodníkoch.
Sakın o kadına gönül vermeyin, Onun yolundan gitmeyin.Ne hajoljon annak útaira a te elméd, és ne tévelyegj annak ösvényin.
Sakın o kadına gönül vermeyin, Onun yolundan gitmeyin.Ne kreni na njena pota srce tvoje, ne zavij na steze njene.
Sakın o kadına gönül vermeyin, Onun yolundan gitmeyin.Neuchyluj se k cestám jejím srdce tvé, aniž se toulej po stezkách jejích.
Sakın o kadına gönül vermeyin, Onun yolundan gitmeyin.Niechaj się nie uchyla za drogami jej serce twoje, ani się tułaj po ścieszkach jej.
Sakın o kadına gönül vermeyin, Onun yolundan gitmeyin.No se aparte tu corazón tras sus caminos, ni te descarríes por sus sendas