Ana içeriğe geç
Sözlük

vermeyi ile cümle

vermeyi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Çünkü bu makineler, diğer başarılı dolaplar gibi, sana bedavaya bir şeyler vermeyi vadederek seni içine çeker.何かいいものが得られるという幻想を抱かせるからだ。 純粋なスロットマシンは確かに運次第だ。
Dedi babası, 'kendiniz fiyaka vermeyin!A spus tatăl său, "nu vă dau aere!
Dedi babası, 'kendiniz fiyaka vermeyin!Cho biết cha của mình, 'không cung cấp cho mình phát sóng!
Dedi babası, 'kendiniz fiyaka vermeyin!Dijo que su padre, 'no darse aires!
Dedi babası, 'kendiniz fiyaka vermeyin!Disse il padre, 'non darti arie!
Dedi babası, 'kendiniz fiyaka vermeyin!Disse seu pai, "não se dá ares!
Dedi babası, 'kendiniz fiyaka vermeyin!Dit son père; "Ne vous donnez pas airs!
Dedi babası, 'kendiniz fiyaka vermeyin!Kata ayahnya, "tidak memberikan diri Anda mengudara!
Dedi babası, 'kendiniz fiyaka vermeyin!그의 아버지는 말했다, '자신이 개최 포기하지 마세요!
Dedi babası, 'kendiniz fiyaka vermeyin!Mondta az apja, "ne add magad levegõ!
Dedi babası, 'kendiniz fiyaka vermeyin!Povedal, že jeho otec, nedávajú sa vysiela!
Dedi babası, 'kendiniz fiyaka vermeyin!Powiedział ojciec, "nie dają się odbędzie!
Dedi babası, 'kendiniz fiyaka vermeyin!Řekl, že jeho otec, nedávají se vysílá!
Dedi babası, 'kendiniz fiyaka vermeyin!Sade hans far, "inte ge dig själv sänds!
Dedi babası, 'kendiniz fiyaka vermeyin!Sagde hans far, 'Vil ikke give dig selv airs!
Dedi babası, 'kendiniz fiyaka vermeyin!Said je njegov oče, "ne dajejo sami airs!
Dedi babası, 'kendiniz fiyaka vermeyin!Sanoi hänen isänsä, "älä anna itsellesi olevinaan!
Dedi babası, 'kendiniz fiyaka vermeyin!Zei zijn vader, 'geef niet op jezelf airs!
Dedi babası, 'kendiniz fiyaka vermeyin!Είπε ο πατέρας του? "Δεν δώσετε στον εαυτό σας βγήκε στον αέρα!
Dedi babası, 'kendiniz fiyaka vermeyin!Баща му каза "не да си се излъчва!
Dedi babası, 'kendiniz fiyaka vermeyin!Саид, отца своего, "не дать себе высокомерно!
Dedi babası, 'kendiniz fiyaka vermeyin!Саїд, батька свого, "не дати собі зарозуміло!
Dedi babası, 'kendiniz fiyaka vermeyin!אמר אביו: "לא להרים את האף!
Dedi babası, 'kendiniz fiyaka vermeyin!وقال والده ؛ 'لا تعطي نفسك اجواء!
Dedi babası, 'kendiniz fiyaka vermeyin!私はそのようなものに一日を聞くことができると思いますか?
"Değerli arkadaşlarım, iki ayrı farklı insan gördüğünüzde, onlara kavga etmeleri için boks eldiveni vermeyin."Beste collega's, als je twee eenzaten ziet, geef ze dan geen bokshandschoenen om het uit te vechten.
"Değerli arkadaşlarım, iki ayrı farklı insan gördüğünüzde, onlara kavga etmeleri için boks eldiveni vermeyin."Dragi colegi, când vedeți doi indivizi singuri nu le dați mănuși de box pentru că se bat.
"Değerli arkadaşlarım, iki ayrı farklı insan gördüğünüzde, onlara kavga etmeleri için boks eldiveni vermeyin."여러분, 두명의 낯선 사람을 보시면 그들이 싸우도록 복싱글러브를 주지마세요.
"Değerli arkadaşlarım, iki ayrı farklı insan gördüğünüzde, onlara kavga etmeleri için boks eldiveni vermeyin."Miei cari colleghi, quando vedete due individui soli, non date loro i guanti da pugilato perché si battano.
"Değerli arkadaşlarım, iki ayrı farklı insan gördüğünüzde, onlara kavga etmeleri için boks eldiveni vermeyin."Mis queridos colegas, cuando vean a dos individuos, no les den guantes de boxeo para que se peleen.
Ders vermeyi bıraktım.Daher hörte ich auf, einen Vortrag zu halten.
Ders vermeyi bıraktım.Donc j'ai arrêté ma présentation.
Ders vermeyi bıraktım.Eu parei de fazer a palestra.
Ders vermeyi bıraktım. Onların tek yapmak istediği soru sormaktı.De ville bare stille spørgsmål.
Ders vermeyi bıraktım. Onların tek yapmak istediği soru sormaktı.Vậy nên, hãy bỏ đi những bài diễn văn.
Ders vermeyi bıraktım.Quindi, ho interrotto la lezione.
Ders vermeyi bıraktım.Takže som prestal prednášať.
Ders vermeyi bıraktım.Úgyhogy leálltam az előadással.
Ders vermeyi bıraktım.И затова спрях с речта си.
Diyelim ki bu kez 10 $ karşılığında 90 Yuan vermeyi(yani satmayı) teklif ediyor.Digamos que quiere vender 90 yuan por 10 dólares
Diyelim ki bu kez 10 $ karşılığında 90 Yuan vermeyi(yani satmayı) teklif ediyor. Dikkat edin:Also bietet er jetzt 90 Yuan für 10 Dollar an.
Diyelim ki bu kez 10 $ karşılığında 90 Yuan vermeyi(yani satmayı) teklif ediyor. Dikkat edin:Jadi pria merah ini sekarang menawarkan 90 yuan untuk 10 dolar.
Diyelim ki bu kez 10 $ karşılığında 90 Yuan vermeyi(yani satmayı) teklif ediyor.lần này giả định anh ta muốn bán 90 quan đổi 10 đô la
Diyelim ki bu kez 10 $ karşılığında 90 Yuan vermeyi(yani satmayı) teklif ediyor.laten we zeggen dat hij 90 Yen wil verkopen voor 10 Dollar.
Diyelim ki bu kez 10 $ karşılığında 90 Yuan vermeyi(yani satmayı) teklif ediyor.Oletetaan, että hän haluaa myydä 90 juania 10 dollarilla.
Diyelim ki bu kez 10 $ karşılığında 90 Yuan vermeyi(yani satmayı) teklif ediyor.Допустим он желает продать 90 юаней за 10 долларов.
Diyelim ki bu kez 10 $ karşılığında 90 Yuan vermeyi(yani satmayı) teklif ediyor.لنقل أنه يود بيع 90 يوان مقابل 10 دولار
Edom Kralı ülkesinden geçmelerine izin vermeyince, İsrailliler dönüp ondan uzaklaştılar.A gdy nie chciał Edom pozwolić Izraelowi przejścia przez granice swoje, tedy Izrael uczynił odwrót od niego.
Edom Kralı ülkesinden geçmelerine izin vermeyince, İsrailliler dönüp ondan uzaklaştılar.Ainsi Édom refusa de donner passage à Israël par son territoire. Et Israël se détourna de lui.
Edom Kralı ülkesinden geçmelerine izin vermeyince, İsrailliler dönüp ondan uzaklaştılar.Also weigerten sich die Edomiter, Israel zu vergönnen, durch ihr Gebiet zu ziehen. Und Israel wich von ihnen.
Edom Kralı ülkesinden geçmelerine izin vermeyince, İsrailliler dönüp ondan uzaklaştılar.Assim recusou Edom deixar Israel passar pelos seus termos; pelo que Israel se desviou dele.
Edom Kralı ülkesinden geçmelerine izin vermeyince, İsrailliler dönüp ondan uzaklaştılar.Astfel Edom n'a vrut să lase pe Israel să treacă prin ţinutul lui. Şi Israel s'a abătut dela el.
Edom Kralı ülkesinden geçmelerine izin vermeyince, İsrailliler dönüp ondan uzaklaştılar.Ấy vậy , Ê - đôm không cho_phép Y-sơ-ra-ên đi ngang bờ_cõi mình ; Y-sơ-ra-ên trở đi khỏi người .
Edom Kralı ülkesinden geçmelerine izin vermeyince, İsrailliler dönüp ondan uzaklaştılar.Ấy vậy, Ê-đôm không cho phép Y-sơ-ra-ên đi ngang bờ cõi mình; Y-sơ-ra-ên trở đi khỏi người.
Edom Kralı ülkesinden geçmelerine izin vermeyince, İsrailliler dönüp ondan uzaklaştılar.Como Edom rehusó dejar pasar a Israel por su territorio, Israel se alejó de ellos
Edom Kralı ülkesinden geçmelerine izin vermeyince, İsrailliler dönüp ondan uzaklaştılar.Così Edom rifiutò a Israele il transito per i suoi confini e Israele si allontanò da lui
Edom Kralı ülkesinden geçmelerine izin vermeyince, İsrailliler dönüp ondan uzaklaştılar.Då alltså Edom icke tillstadde Israel att tåga genom sitt område, vek Israel av och gick undan för honom.
Edom Kralı ülkesinden geçmelerine izin vermeyince, İsrailliler dönüp ondan uzaklaştılar.Da Edom således formente Israel at drage igennem sine Landemærker, bøjede Israel af og drog udenom.
Edom Kralı ülkesinden geçmelerine izin vermeyince, İsrailliler dönüp ondan uzaklaştılar.Když tedy nedopustil Edom Izraelovi, aby přešel meze jeho, uchýlil se Izrael od něho.
Edom Kralı ülkesinden geçmelerine izin vermeyince, İsrailliler dönüp ondan uzaklaştılar.Keď tedy odoprel Edom a nedal Izraelovi, aby prešiel jeho územím, uhnul sa Izrael od neho.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod