Ana içeriğe geç
Sözlük

vermeyi ile cümle

vermeyi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Tom bana paramı geri vermeyi önermedi.Tom didn't offer to give me my money back.
Patronun Tom'a zam vermeyi düşünmesi pek olası değil.It's unlikely that the boss would consider giving Tom a raise.
Tom Mary'nin dışarı çıkmasına ve yağmurda oynamasına izin vermeyi reddetti.Tom refused to let Mary go out and play in the rain.
Tom Mary'ye herhangi bir bilgi vermeyi reddetti.Tom refused to give Mary any information.
Tom, Marry'e biraz para vermeyi önerdi ama o almayı reddetti.Tom offered Mary some money, but she refused to take it.
Tom Mary'ye ödünç para vermeyi umursamaz.Tom doesn't mind lending Mary money.
Tom kitaplarını Mary'ye ödünç vermeyi sevmiyor.Tom doesn't like to lend his books to Mary.
Tom, Mary'ye bir sürü soru sordu, ama o bazılarına cevap vermeyi reddetti.Tom asked Mary a lot of questions, but she refused to answer some of them.
Tom Mary'nin aradığı krediyi vermeyi planlamış görünüyor.It seems that Tom had planned to give Mary the loan she had been looking for.
Lütfen çocukların bıçaklarla oynamasına izin vermeyin.Please don't let the children play with knives.
Tom, Mary'nin kim için oy vermeyi planladığını merak etti.Tom wondered who Mary was planning to vote for.
Bana küçük bir kredi vermeyi düşünür müsünüz?Would you consider giving me a small loan?
Tom için bir doğum günü partisi vermeyi planlıyoruz.We plan to have a birthday party for Tom.
Onların sizi aldatmasına izin vermeyin.Don't let them fool you.
Hırsızın kaçmasına izin vermeyin!Don't let the thief run away!
Hayır, Private Jackson, bu orduda biz listelenmemiş seri numaralarına izin vermeyiz.No, Private Jackson, in this army we don't allow unlisted serial numbers.
Gelecek pazar Bay Oka için bir parti vermeyi planlıyoruz.We plan to have a party for Mr. Oka next Sunday.
Lütfen bana zarar vermeyin.Please don't hurt me.
Okula giderken mektubu postaya vermeyi unutma.Remember to mail the letter on your way to school.
X ile işaretli sorulara yanıt vermeyin.Don't respond to questions marked with an X.
Bize bir röportaj vermeyi kabul etti.He agreed to give us an interview.
O bize bir röportaj vermeyi kabul etti.She agreed to give us an interview.
Onlar bize bir röportaj vermeyi kabul ettilerThey agreed to give us an interview.
Onun bilgisayara dokunmasına izin vermeyin.Don't let him touch the computer.
Onun, kız kardeşine vurmasına izin vermeyin.Don't let him hit his sister.
Onun kapıyı açmasına izin vermeyin.Don't let him open the door.
Onun, sizin telefonlarınızla oynamasına izin vermeyin.Don't let him play with your phone.
Onun gözlükleri kırmasına izin vermeyin.Don't let him break glasses.
Onun bardakları kırmasına izin vermeyin.Don't let him break glasses.
Onun beni takip etmesine izin vermeyin.Don't let him follow me.
Onun bu filmi izlemesine izin vermeyin.Don't let him watch this film.
Onun piyano çalmasına izin vermeyin.Don't let him play piano.
Onun bir şey söylemesine izin vermeyin.Don't let him say anything.
Onun, ayakkabılarını çıkarmasına izin vermeyin.Don't let him take his shoes off.
Onun orada kalmasına izin vermeyin.Don't let him stay there.
Onun düşmesine izin vermeyin.Don't let him fall.
Onun kaçmasına izin vermeyin.Don't let him get away.
İnsanlara tavsiye vermeyi severim.I like to advise people.
Hediye vermeyi severim.I like to give gifts.
Tom'un bunu yemesine izin vermeyin.Don't let Tom eat this.
Fakir bir adama balık vermeyin; ona nasıl balık tutacağını öğretin.Don't give fish to a poor man; teach him how to fish.
Biz burada sizin gibi insanlara izin vermeyiz.We don't let people like you in here.
Tom'a oy vermeyi gerçekten istiyor musun?Do you really want to vote for Tom?
Tom'un sana vermemi istediği şeyi sana vermeyi unuttum.I forgot to give you what Tom gave me to give you.
Cevap vermeyi reddediyorum.I refuse to answer.
Tom ve Mary aynı adaya oy vermeyi planlıyor.Tom and Mary are planning to vote for the same candidate.
Bana herhangi bir fikir vermeyin.Don't give me any ideas.
Ona herhangi bir fikir vermeyin.Don't give her any ideas.
Onun kaçmasına izin vermeyin!Don't let him escape!
Saksafonumu bir hediye olarak Tom'a vermeyi düşündüm.I thought about giving my saxophone to Tom as a gift.
Bir oda görevlisi bagajını taşıyorsa, ona bahşiş vermeyi unutma.If a porter carries your luggage, don't forget to tip him.
Ben üniversiteye gitmeden önce bir yıl ara vermeyi planlıyorum.I plan to take a gap year before going to university.
Araba sürmesine izin vermeyin.Don't let her drive.
Arabanızı sürmesine izin vermeyin.Don't let her drive your car.
Onlar bir parti vermeyi planlıyor.They plan to have a party.
Parti vermeyi seviyorum.I love to party.
Neden ona para vermeyi sürdürüyorsun?Why do you keep giving him money?
Niçin Tom'a para vermeyi sürdürüyorsun?Why do you keep giving Tom money?
İnsanların sizden yararlanmasına izin vermeyin.Don't let people take advantage of you.
Oy vermeyi unutma.Don't forget to vote.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod