vermeyen ile cümle

vermeyen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
52
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Onay vermeyen iki ülke vardı, şimdi sadece bir tane kaldı.비준하지 않은 나라가 둘 있었습니다. 지금은 오직 한 나라 뿐입니다. 호주는 투표를 했습니다.
Onay vermeyen iki ülke vardı, şimdi sadece bir tane kaldı.Le dve državi nista ratificirali -- sedaj le ena. Avstralija je imela volitve.
Onay vermeyen iki ülke vardı, şimdi sadece bir tane kaldı.Les deux seuls pays qui n'avaient pas ratifié -- maintenant, il n'en reste plus qu'un.
Onay vermeyen iki ülke vardı, şimdi sadece bir tane kaldı.Singurele doua tari care nu au ratificat - iar acum a ramas doar una. Australia a avut alegeri.
Onay vermeyen iki ülke vardı, şimdi sadece bir tane kaldı.Solamente dos países no lo ratificaron, pero ahora hay solo uno.
Onay vermeyen iki ülke vardı, şimdi sadece bir tane kaldı.Solo due Paesi non lo hanno ratificato, -- e ora ce n'è solo uno. In Australia ci sono state le elezioni.
Onay vermeyen iki ülke vardı, şimdi sadece bir tane kaldı.Οι μόνες δύο χώρες που δεν έχουν κυρώσει - Και τώρα υπάρχει μόνον μία. Η Αυστραλία είχε τις εκλογές.
Onay vermeyen iki ülke vardı, şimdi sadece bir tane kaldı.Единствените две страни, които не ратифицираха. Сега е само една. В Австралия имаха избори.
Onay vermeyen iki ülke vardı, şimdi sadece bir tane kaldı.Лише дві країни не ратифікували - зараз залишилася тільки одна.
Onay vermeyen iki ülke vardı, şimdi sadece bir tane kaldı.Только две страны не ратифицировали - сейчас осталась только одна.
Onay vermeyen iki ülke vardı, şimdi sadece bir tane kaldı.שתי הארצות היחידות שלא אישררו וכעת נותרה רק אחת. באוסטרליה היו בחירות
Onay vermeyen iki ülke vardı, şimdi sadece bir tane kaldı.الدولتين الوحيدتين اللتين لم توافقا والآن هناك واحدة فقط. كان هناك انتخاب في أستراليا
Onay vermeyen iki ülke vardı, şimdi sadece bir tane kaldı.今ではたった1カ国のみです。オーストラリアでは選挙があり そのオーストラリアの選挙運動では
Oysa ben insanlarına özgürlük vermeyen toplumun fakirliğini düşündüğümde, bu binalara hayranlıkla bakmıyorum.Gdy pomyślę o społeczeństwie, które nie daje ludziom wolności, przestają mi się podobać.
Oysa ben insanlarına özgürlük vermeyen toplumun fakirliğini düşündüğümde, bu binalara hayranlıkla bakmıyorum.가난으로 인해 사람들을 구속하는 그런 사회가 만든 건물을 저는 존경하지 않습니다.
Oysa ben insanlarına özgürlük vermeyen toplumun fakirliğini düşündüğümde, bu binalara hayranlıkla bakmıyorum.Ma quando penso alla povertà di una società che non dà libertà al suo popolo, quegli edifici non li ammiro.
Oysa ben insanlarına özgürlük vermeyen toplumun fakirliğini düşündüğümde, bu binalara hayranlıkla bakmıyorum.אך כשאני חושב על העוני של חברה שלא מעניקה חופש לאזרחיה, אינני מעריץ מבנים אלה.
Oysa ben insanlarına özgürlük vermeyen toplumun fakirliğini düşündüğümde, bu binalara hayranlıkla bakmıyorum.و لكن حين أفكر بفقر المجتمع الذي لا يعطي لناسه الحرية لا أعجب بـهذه المباني
Oysa ben insanlarına özgürlük vermeyen toplumun fakirliğini düşündüğümde, bu binalara hayranlıkla bakmıyorum.貧困を考えるとき、私はこのような建物を 称賛することができません つまり、困難もあるが、民主主義を信じています
Pekçok insan, evrensel ahlakın istisnai durumlara izin vermeyen kuralları olması gerektiğini düşünüyor.많은 사람들은 보편적인 도덕이란 여기에는 예외란 있을 수 없다는 전제가 있어야 할 것이라 여기기 때문에 이에 대해 걱정합니다.
Pekçok insan, evrensel ahlakın istisnai durumlara izin vermeyen kuralları olması gerektiğini düşünüyor.Mnoho lidí má obavy, že univerzální morálka by vyžadovala morální zásady, jež by nepřipouštěly žádné výjimky.
Pekçok insan, evrensel ahlakın istisnai durumlara izin vermeyen kuralları olması gerektiğini düşünüyor.Muitas pessoas preocupam-se porque uma moral universal requereria preceitos morais que não admitem exceções.
Pekçok insan, evrensel ahlakın istisnai durumlara izin vermeyen kuralları olması gerektiğini düşünüyor.Mulţi oameni se tem că o ordine morală universală presupune precepte morale care nu admit excepţii.
Pekçok insan, evrensel ahlakın istisnai durumlara izin vermeyen kuralları olması gerektiğini düşünüyor.Sok embert aggaszt, hogy egy általános erkölcsiség kivételek nélküli erkölcsi szabályokat kívánna meg.
Pekçok insan, evrensel ahlakın istisnai durumlara izin vermeyen kuralları olması gerektiğini düşünüyor.Veel mensen maken zich zorgen dat een universele moraal noodzakelijk geen uitzonderingen aanvaardt.
Pekçok insan, evrensel ahlakın istisnai durumlara izin vermeyen kuralları olması gerektiğini düşünüyor.Πολλοί άνθρωποι ανησυχούν ότι μια οικουμενική ηθική θα απαιτήσει ηθικές αντιλήψεις που δεν χωρούν εξαιρέσεις.
Pekçok insan, evrensel ahlakın istisnai durumlara izin vermeyen kuralları olması gerektiğini düşünüyor.אנשים רבים מודאגים מכך שמוסר אוניברסלי יחייב ציוויים מוסריים שאינם מתירים חריגה מהם.
Pekçok insan, evrensel ahlakın istisnai durumlara izin vermeyen kuralları olması gerektiğini düşünüyor.والعديد من الناس يقلق من ان وجود سياسة اخلاقية عالمية لان وجود مفاهيم اخلاقية .. يعني عدم وجود اي استثناءات
Pekçok insan, evrensel ahlakın istisnai durumlara izin vermeyen kuralları olması gerektiğini düşünüyor.例外を認めない道徳的な教訓でなければならないと 心配する人がたくさんいます 嘘をつくのが悪いことならば
Ve diploma vermeyen tek kolej.A je to jediná univerzita, která nedává diplomy.
Ve diploma vermeyen tek kolej.Dan ini adalah satu-satunya perguruan yang tidak memberikan sertifikat.
Ve diploma vermeyen tek kolej.Đó còn là ngôi trường duy nhất không cấp giấy chứng nhận.
Ve diploma vermeyen tek kolej.Ed è l'unico college dove non rilasciamo diplomi.
Ve diploma vermeyen tek kolej.E é a única universidade onde não é conferido um diploma.
Ve diploma vermeyen tek kolej.Et c'est la seule université où on ne délivre pas de diplômes.
Ve diploma vermeyen tek kolej.Ez továbbá az egyetlen főiskola, ahol nem adunk bizonyítványt.
Ve diploma vermeyen tek kolej.Het is het enige college waar we geen certificaat geven.
Ve diploma vermeyen tek kolej.Ja se on ainoa opisto, jossa emme jaa todistuksia.
Ve diploma vermeyen tek kolej.그리고 우리는 인증서를 제공하지 않는 유일한 대학입니다
Ve diploma vermeyen tek kolej.Og det er det eneste universitet, hvor vi ikke uddeler beviser.
Ve diploma vermeyen tek kolej.Şi este singurul colegiu unde nu eliberăm certificate.
Ve diploma vermeyen tek kolej.Tylko tu nie dostaje się dyplomu.
Ve diploma vermeyen tek kolej.Und es ist das einzige College, das keine Diplome vergibt.
Ve diploma vermeyen tek kolej.Y es la única universidad donde no damos certificado.
Ve diploma vermeyen tek kolej.Είναι το μόνο κολέγιο στο οποίο δεν δίνουμε πτυχίο.
Ve diploma vermeyen tek kolej.И это единственный колледж, где мы не выдаём сертификат.
Ve diploma vermeyen tek kolej.Също така, това е единственият колеж, където няма да получиш сертификат.
Ve diploma vermeyen tek kolej.Це єдиний коледж, який не видає дипломів.
Ve diploma vermeyen tek kolej.וזה בית הספר היחיד שלא מנפיק תעודות.
Ve diploma vermeyen tek kolej.وهي الكلية الوحيدة حيث لا نعطي شهادات
Ve diploma vermeyen tek kolej.同時亦係唯一一間唔頒證書嘅學院
Ve diploma vermeyen tek kolej.認証はコミュニティが行います
İlgili Sayfalar