Ana içeriğe geç
Sözlük

vermesi ile cümle

vermesi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Hırsız parayı vermesi için onu zorladı.The thief forced her to hand over the money.
Birinin ne zaman ölmesi gerektiğine bir doktorun karar vermesi doğru mu?Is it right for a doctor to decide when someone should die?
Bize iyi ders vermesinin dışında Dünyada bir şey yok.There is nothing in the world but teaches us some good lesson.
Kitabı bana vermesi için sonunda onu ikna ettim.I finally talked her into lending me the book.
Bu zor bir sorundur ve herhangi birinin karar vermesi kolay değil.This is a difficult problem, and it is not easy for anyone to decide.
Patronumdan arabasını bana ödünç vermesini istemek için cesaretim yok.I do not have the courage to ask my boss to lend me his car.
Patronumdan arabasını bana ödünç vermesini istemeye cesaretim yok.I don't have the courage to ask my boss to lend me his car.
Ben defalarca köylülerin ölmeme izin vermesini istedim.I asked the villagers many times to let me die.
Ondan bana biraz ödünç para vermesini rica ettim.I asked him to lend me some money.
Onun sana ödünç para vermesine güvenme.Don't count on him to lend you any money.
Ondan bana biraz ödünç para vermesini istediğimde, o, ricamı geri çevirdi.When I asked him to lend me some money, he turned down my request.
Geç karar vermesiyle ünlüdür.He has a reputation for taking a long time to make a decision.
Onun ona biraz para vermesi istendi.He was asked to give her some money.
Yoshiki meteliksizdi ve Goro'nun ona 20.000 yen ödünç vermesini istedi.Yoshiki was hard up and asked Goro to lend him 20,000 yen.
Bana her zaman öğüt vermesinden bıktım.I'm fed up with him always preaching to me.
Biz sadece, hükümetin birliklerini geri çekmeye karar vermesini ümit edebiliriz.We can only hope that the government decides to withdraw its troops.
Arabasını bana ödünç vermesi için annemi ikna ettim.I persuaded my mother to lend me her car.
Tom, mağaza müdürünü parasını ona geri vermesi için ikna etti.Tom persuaded the store manager to give him back his money.
O, ona ona biraz ödünç para vermesini rica etti.She asked him to give her some money.
O, ona bütün aylığını ona vermesini söyler ve o verir.She tells him to give her all of his salary and he does.
Tom kime oy vermesi gerektiğine karar veremedi.Tom was unable to decide who he should vote for.
Tom tayfunun evine zarar vermesinden korkuyordu.Tom was afraid that the typhoon would damage his house.
Tom'un hemen cevap vermesine gerek yok.Tom doesn't need to answer right away.
Tom Mary'yi yeni arabasını kendisine ödünç vermesi için ikna etti.Tom persuaded Mary to lend him her new car.
Tom sonunda Mary'yi akordeonunu ona ödünç vermesi için ikna etti.Tom finally talked Mary into lending him her accordion.
Tom'un Mary'den video kamerasını ona ödünç vermesi için isteme cesareti yok.Tom doesn't have the courage to ask Mary to lend him her video camera.
Tom Mary'ye Noel için ne vermesi gerektiğini düşünemedi.Tom couldn't think what he should give Mary for Christmas.
Tom Mary'den telefona cevap vermesini rica etti.Tom asked Mary to answer the telephone.
Tom senin ona vermesini istediğin mesajı Mary'ye vermez.Tom won't give Mary the message that you asked him to.
Tom Mary'den ona biraz para ödünç vermesini istedi.Tom wanted Mary to loan him some money.
Tom ateş etmeden önce Mary'ye bir uyarı daha vermesi gerektiğini söyledi.Tom said that he needed to give Mary one more warning before he could fire her.
Tom Mary'ye niçin biraz para vermesi gerektiğine dair hiçbir neden düşünemiyordu.Tom could think of no reason why he should give Mary any money.
Tom ödemek için söz vermesine rağmen, Mary'yi faturayla sıkıştırdı.Even though Tom had promised to pay, he stuck Mary with the bill.
Geçen hafta Bay Wood'a yazdım ve sana çiftlikte bir iş vermesini istedim.I wrote last week to Mr. Wood and I asked him to give you a job on the farm.
Tom Mary'nin karar vermesine izin verecek.Tom will let Mary decide.
Doktor Tom'a biraz kilo vermesi gerektiğini söyledi.The doctor told Tom that he needed to lose some weight.
Çinli bir arkadaşım var ve bana Çince dersleri vermesini rica etmek istiyorum.I have a Chinese friend and I would like to ask him to give me Chinese lessons.
İşverenler çalışanlarının yüzde 110 vermesini bekliyor.Employers expect their employees to give 110 percent.
Tom'un biraz kilo vermesi gerekiyor.Tom needs to lose a bit of weight.
Tom, John'un Mary'ye inci bir kolye vermesinin uygun olacağını düşünmedi.Tom didn't think it would be appropriate for John to give Mary a pearl necklace.
Tom Mary'nin ona biraz para vermesini istedi.Tom asked Mary to give him some money.
Onun bize biraz para vermesini iste.Ask her to give us some money.
Tom'a sana bazı makaslar vermesini söyle.Tell Tom to give you some scissors.
Televizyona zarar vermesin.Don't let him damage the TV.
Onun telefona cevap vermesine izin verme.Don't let him answer the phone.
Neden onun sana resmini vermesini istedin?Why did you ask her to give you her picture?
Onun resimlerini sana vermesini istedin mi?Did you ask her to give you her pictures?
Herhangi birinin sana zarar vermesine izin vermeyeceğim.I shall not allow anyone to harm you.
Tom parayı ona vermesi için Mary'yi zorladı.Tom forced Mary to give him the money.
Annenin gitmene izin vermesine inanamıyorum.I can't believe your mom let you go.
Onların Tom'a zarar vermesini istemiyorum.I don't want them to hurt Tom.
Tom'un Mary'ye tavsiye vermesini istemiyorum.I don't want Tom giving Mary advice.
Tom'un karar vermesini diliyorum.I sure wish Tom would make up his mind.
Ben hala Tom'un karar vermesini bekliyorum.I'm still waiting for Tom to make up his mind.
Demokratik hükümetlerin insanlara cevap vermesi gerekiyor.Democratic governments are supposed to answer to the people.
Tom'un Mary'nin dışarı yalnız gitmesine izin vermesine şaşırdım.I'm surprised Tom let Mary go out alone.
Niçin Tom'un karar vermesine izin vermiyorsun?Why don't you let Tom decide?
Tom'un cevap vermesine izin ver.Let Tom answer.
Tom'un karar vermesine izin ver.Let Tom decide.
Sanırım o Tom'un karar vermesi içindir.I think that's for Tom to decide.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod