Her projenin ilk gününde başlarız. Söz vermemeyi ve raporlamamayı öğrendik.Започваме през първия ден от всеки проект - ние сме научили, ние не правим обещания, не правим справки.
Her projenin ilk gününde başlarız. Söz vermemeyi ve raporlamamayı öğrendik.Ми приступаємо до праці в перший день кожного проекту, ми не даємо обіцянок і не звітуємо.
Hm? Lütfen hayatım konusunda kendi kararlarımı vermeme izin ver. Yönetilmeyi istemyorum.Знам, че живееш по своему за да намериш целта в живота си.
Kartvizitimi... ...sana vermeme rağmen beni aramadığına göre.Je vous ai donnée ma carte, mais vous ne m'avez pas appelée. Ah !
Kartvizitimi... ...sana vermeme rağmen beni aramadığına göre.Odaadtam a névjegykártyámat, de nem hívott fel. Á!
Kartvizitimi... ...sana vermeme rağmen beni aramadığına göre...بما انك لم تتصلي بي رغم انني اعطيتك بطاقتي
KSayIt, dış varlıklı DocBook dosyalarına destek vermemektedir.A KSayIt nem támogat külső entitásokat tartalmazó DocBook- fájlokat.
KSayIt, dış varlıklı DocBook dosyalarına destek vermemektedir.KSayIt biedt geen ondersteuning voor DocBook-bestanden met externe entiteiten.
KSayIt, dış varlıklı DocBook dosyalarına destek vermemektedir.KSayIt은 외부 엔티티가 있는 DocBook 파일을 지원하지 않습니다.
KSayIt, dış varlıklı DocBook dosyalarına destek vermemektedir.KSayIt ei tue DocBook - tiedostoja ulkoisina entiteetteinä.
KSayIt, dış varlıklı DocBook dosyalarına destek vermemektedir.KSayIt ne gère pas les fichiers DocBook possédant des entités externes.
KSayIt, dış varlıklı DocBook dosyalarına destek vermemektedir.KSayIt ne podpira datotek DocBook z zunanjimi entitetami.
KSayIt, dış varlıklı DocBook dosyalarına destek vermemektedir.KSayIt nepodporuje DocBook soubory s externími entitami.
KSayIt, dış varlıklı DocBook dosyalarına destek vermemektedir.KSayIt nie obsługuje plików DocBook z elementami zewnętrznymi.
KSayIt, dış varlıklı DocBook dosyalarına destek vermemektedir.KSayIt non supporta i file DocBook con entità esterne.
KSayIt, dış varlıklı DocBook dosyalarına destek vermemektedir.KSayIt no soporta archivos DocBook con entidades externas
KSayIt, dış varlıklı DocBook dosyalarına destek vermemektedir.Ksayit stöder inte DocBook- filer med externa objekt.
KSayIt, dış varlıklı DocBook dosyalarına destek vermemektedir.KSayIt understøtter ikke DocBook- filer med eksterne entiteter.
KSayIt, dış varlıklı DocBook dosyalarına destek vermemektedir.KSayit unterstützt keine DocBook-Dateien, die auf externe Entities zugreifen.
KSayIt, dış varlıklı DocBook dosyalarına destek vermemektedir.KSayIt не підтримує файли DocBook, які містять зовнішні об' єкти.
KSayIt, dış varlıklı DocBook dosyalarına destek vermemektedir.KSayIt не поддерживает файлы DocBook с внешними элементами.
KSayIt, dış varlıklı DocBook dosyalarına destek vermemektedir.KSayIt は外部エンティティを含む DocBook ファイルをサポートしていません。
KSayIt, dış varlıklı DocBook dosyalarına destek vermemektedir.Nói K không hỗ trợ tập tin DocBook chứa các đối tượng bên ngoài.
KSayIt, dış varlıklı DocBook dosyalarına destek vermemektedir.O KSayIt não suporta ficheiros DocBook com entidades externas.
KSayIt, dış varlıklı DocBook dosyalarına destek vermemektedir.PovedzTo nepodporuje súbory DocBook s externými entitami.
KSayIt, dış varlıklı DocBook dosyalarına destek vermemektedir.Vorbitorul nu susține fișiere DocBook cu entități externe.
KSayIt, dış varlıklı DocBook dosyalarına destek vermemektedir.Το KSayIt δεν υποστηρίζει αρχεία DocBook με εξωτερικές οντότητές.
KSayIt, dış varlıklı DocBook dosyalarına destek vermemektedir.Програмата KSayIt не поддържа файлове на DocBook с външни елементи.
KSayIt, dış varlıklı DocBook dosyalarına destek vermemektedir.برنامج نطق الكلمات ليس دعم DocBook ملفات مع خارجي
Lütfen hayatım konusunda kendi kararlarımı vermeme izin ver.Aku mohon biarkan aku membuat keputusan yang menyangkut diriku sendiri.
Lütfen hayatım konusunda kendi kararlarımı vermeme izin ver.Bitte lass mich meine eigenen Entscheidungen bezüglich meines Lebens treffen.
Lütfen hayatım konusunda kendi kararlarımı vermeme izin ver.Laat mij alstublieft toe om mijn eigen beslissingen te maken over mij leven
Lütfen hayatım konusunda kendi kararlarımı vermeme izin ver.Per favore lasciami prendere le mie decisioni riguardo la mia vita.
Lütfen hayatım konusunda kendi kararlarımı vermeme izin ver.S'il te plaît, permet-moi de prendre mes propres décisions en ce qui concerne ma vie.
Lütfen hayatım konusunda kendi kararlarımı vermeme izin ver.Snälla tillåt mig å göra mina egna beslut angående mitt liv.
Lütfen hayatım konusunda kendi kararlarımı vermeme izin ver.Te rog, da-mi voie sa iau propriile decizii in privinta vietii mele.
Lütfen hayatım konusunda kendi kararlarımı vermeme izin ver.Xin mẹ hãy để con tự quyết định những việc liên quan đến cuộc đời mình.
Lütfen hayatım konusunda kendi kararlarımı vermeme izin ver.Σε παρακαλώ να μου επιτρέψεις τις αποφάσεις σχετικά με τη ζωή μου να τις παίρνω εγώ.
Lütfen hayatım konusunda kendi kararlarımı vermeme izin ver.Пожалуйста, позволь мне принимать собственные решения относительно моей жизни.
Lütfen hayatım konusunda kendi kararlarımı vermeme izin ver.בבקשה, תני לי להחליט את ההחלטות הקשורות לחים שלי
Lütfen hayatım konusunda kendi kararlarımı vermeme izin ver.أرجوكي إسمحي لي بأخذ قراراتي إعتمادا على حياتي
Lütfen hayatım konusunda kendi kararlarımı vermeme izin ver.僕はもう左右されたくないんです
Ona bu kadar bağlanmama izin vermemesi gerektiğini, tüm yaşananların bir hata olduğunu söyledi.Mi ha detto che non avrebbe dovuto permettere che mi legassi così a lei, che stavamo sbagliando tutto.
Ona bu kadar bağlanmama izin vermemesi gerektiğini, tüm yaşananların bir hata olduğunu söyledi.Она сказал, что не должна была позволять мне привязыаться к ней. Что это всё было ошибкой.
Onarımların kooperatif konutlarına veya diğer ortaklara zarar vermemesi gerektiğini dikkate alın.Ota huomioon, että remontista ei saa olla haittaa taloyhtiölle tai muille osakkaille.
Onarımların kooperatif konutlarına veya diğer ortaklara zarar vermemesi gerektiğini dikkate alın.Recuerde que las reformas no pueden afectar a la comunidad de vecinos ni a otros propietarios.
Onarımların kooperatif konutlarına veya diğer ortaklara zarar vermemesi gerektiğini dikkate alın.Tänk på att renoveringen inte får medföra olägenhet till bostadsaktiebolaget eller de andra aktieägarna.
Onarımların kooperatif konutlarına veya diğer ortaklara zarar vermemesi gerektiğini dikkate alın.خذ بعين الاعتبار أنه لا يتوجب أن تتسبب الترميمات بالضرر لشركة الإسكان أو للمساهمين الآخرين.
Ondan sonra devam ederiz. Çünkü ana hedefimiz, elbette ilk önce zarar vermemektir.Fiindcă, bineînţeles, obiectivul nostru principal este mai întâi acela de a nu face rău.
Ondan sonra devam ederiz. Çünkü ana hedefimiz, elbette ilk önce zarar vermemektir.Naším hlavní cílem je totiž v první řadě nikomu neublížit, samozřejmě.
Ondan sonra devam ederiz. Çünkü ana hedefimiz, elbette ilk önce zarar vermemektir.Защото основната ни цел, разбира се, първо е да не вредим.
Otur evlat ve sana müzik dersi vermeme izin verIch hab Meisterstücke erschaffen die die Jahre überdauern werden.
Otur evlat ve sana müzik dersi vermeme izin verIk heb meesterstukken geschreven Dat goed zullen blijven gedurende eeuwen
Otur evlat ve sana müzik dersi vermeme izin verJ'ai écrit des chefs-d'œuvre Qui depuis des siècles perdurent
Otur evlat ve sana müzik dersi vermeme izin verQue eu escrevi obras de artes Que irão durar por eras
Otur evlat ve sana müzik dersi vermeme izin verTa viết những bản nhạc sống theo thời cmn gian,
Phoenix Adalarının korunan bölgeleri hakkında size biraz bilgi vermeme izin verin.Déjeme que les cuente de esta zona protegida de las Islas Fénix.
Phoenix Adalarının korunan bölgeleri hakkında size biraz bilgi vermeme izin verin.Erlauben Sie mir, Ihnen einen kurzen Einblick in das Meeresschutzgebiet der Phoenixinseln zu geben.
Phoenix Adalarının korunan bölgeleri hakkında size biraz bilgi vermeme izin verin.Hadd adjak egy kis ízelítőt a Főnix-szigetek védett területéből.
Phoenix Adalarının korunan bölgeleri hakkında size biraz bilgi vermeme izin verin.Hãy để tôi đưa cho các bạn điểm đỉnh ở đây, diện tích được bảo vệ của Quần đảo Phượng hoàng.