Yaşam bir kararlar dizisidir, sırada ne yapmamız gerektiğine karar vermemiz için sürekli baskı uygular.Viața e un șir de alegeri care crează o presiune constantă pentru a decide următoarea acțiune.
Yaşam bir kararlar dizisidir, sırada ne yapmamız gerektiğine karar vermemiz için sürekli baskı uygular.Život je řetězcem možností způsobujícím konstatní tlak, abychom se rozhodli, co dělat dál.
Yaşam bir kararlar dizisidir, sırada ne yapmamız gerektiğine karar vermemiz için sürekli baskı uygular.Život je sledom rozhodnutí vytvrárajúcich neustály tlak rozhodnúť sa, čo ďalej.
Yaşam bir kararlar dizisidir, sırada ne yapmamız gerektiğine karar vermemiz için sürekli baskı uygular.Życie to pasmo wyborów i ciągła presja podejmowania wyboru co do kolejnych działań.
Yaşam bir kararlar dizisidir, sırada ne yapmamız gerektiğine karar vermemiz için sürekli baskı uygular.Животът е низ от избори, което създава постоянен натиск да решим какво следва да правим.
Yaşam bir kararlar dizisidir, sırada ne yapmamız gerektiğine karar vermemiz için sürekli baskı uygular.Жизнь постоянно заставляет нас решать что делать дальше.
Yaşam bir kararlar dizisidir, sırada ne yapmamız gerektiğine karar vermemiz için sürekli baskı uygular.החיים הם שרשרת של בחירות היוצרות לחץ מתמיד להחליט מה לעשות כעת.
Yaşam bir kararlar dizisidir, sırada ne yapmamız gerektiğine karar vermemiz için sürekli baskı uygular.الحياة سلسلة من الإختيارات تخلق ضغط متواصل لتقرر ماذا ستفعل للخطوة القادمة .
Yaşam bir kararlar dizisidir, sırada ne yapmamız gerektiğine karar vermemiz için sürekli baskı uygular.常に決め続けさせられた選択の積み重ねである、というものからです。 私たちはこういったプレッシャーに対して脳を使って対処します。
Ya Süperman gibi olacaktı, ya da benim buna zamanımı ve paramı vermeme değmeyecekti.Ça deviendrait Superman, ou cela ne valait pas que j'y investisse mon temps ou leur argent.
Ya Süperman gibi olacaktı, ya da benim buna zamanımı ve paramı vermeme değmeyecekti.Dit zou Superman worden, of het was mijn tijd en hun geld niet waard.
Ya Süperman gibi olacaktı, ya da benim buna zamanımı ve paramı vermeme değmeyecekti.Este iba a ser Superman, o no valía mi tiempo ni su dinero.
Ya Süperman gibi olacaktı, ya da benim buna zamanımı ve paramı vermeme değmeyecekti.Ez vagy a Superman kellett kegyen, vagy nem érte meg az időmet, a pénzüket.
Ya Süperman gibi olacaktı, ya da benim buna zamanımı ve paramı vermeme değmeyecekti.Ini akan menjadi Superman, atau ini tidak sebanding dengan waktu atau uang yang telah dikorbankan.
Ya Süperman gibi olacaktı, ya da benim buna zamanımı ve paramı vermeme değmeyecekti.제 시간이나 투자자들의 돈이 아깝지 않은 슈퍼맨같은 시리즈가 될것이라 약속했습니다.
Ya Süperman gibi olacaktı, ya da benim buna zamanımı ve paramı vermeme değmeyecekti.Nhất định phải là siêu phẩm mới xứng với thời gian và tiền của.
Ya Süperman gibi olacaktı, ya da benim buna zamanımı ve paramı vermeme değmeyecekti.O diventavamo come Superman, o non valeva né il mio tempo né i loro soldi.
Ya Süperman gibi olacaktı, ya da benim buna zamanımı ve paramı vermeme değmeyecekti.Seria o Super-Homem, ou não valeria o meu tempo ou o dinheiro deles.
Ya Süperman gibi olacaktı, ya da benim buna zamanımı ve paramı vermeme değmeyecekti.To miał być Superman, bo inaczej nie byłoby to warte mojego czasu a ich pieniędzy.
Ya Süperman gibi olacaktı, ya da benim buna zamanımı ve paramı vermeme değmeyecekti.Va fi Superman, altfel nu merita nici timpul meu, nici banii lor.
Ya Süperman gibi olacaktı, ya da benim buna zamanımı ve paramı vermeme değmeyecekti.Θα ήταν ο Σούπερμαν, ή αλλιώς δεν ήταν αντάξιο του χρόνου μου ή των χρημάτων τους.
Ya Süperman gibi olacaktı, ya da benim buna zamanımı ve paramı vermeme değmeyecekti.Това трябваше да бъде Супермен, или не си струваше моето време и техните пари.
Ya Süperman gibi olacaktı, ya da benim buna zamanımı ve paramı vermeme değmeyecekti.Это будет новый "Супермен", иначе мне не стоит тратить время, а им - деньги.
Ya Süperman gibi olacaktı, ya da benim buna zamanımı ve paramı vermeme değmeyecekti.זה הולך להיות סופרמן, או שזה לא שווה את הזמן שלי ואת הכסף שלהם.
Ya Süperman gibi olacaktı, ya da benim buna zamanımı ve paramı vermeme değmeyecekti.بل انها ستكون مثل سلسلة "سوبر مان" والا فانها لا تستحق ضياع وقتي ولا مالهم
Ya Süperman gibi olacaktı, ya da benim buna zamanımı ve paramı vermeme değmeyecekti.開始当初から こんなメンバーでした
Yine bize pek fazla hız bilgisi vermemişler. -문제에서는 속도에 관한 정보를 그다지 많이 주지 않았습니다.
Yine bize pek fazla hız bilgisi vermemişler. -あまり与えられていません。 行き違いにかかる時間が与えられています。
Yine sana 995 bin won para üstü vermemi mi isteyeceksin?Én meg adjak vissza 995 ezer wont?
Yine sana 995 bin won para üstü vermemi mi isteyeceksin?Θέλεις να σου δώσω πάλι 995000 γουόν (660,59 ) ρέστα;
Yine sana 995 bin won para üstü vermemi mi isteyeceksin?واظطر للبحث عن فكة؟
Yoksulluğa ve yoksullara eskisi kadar kulak vermemeye başladım.Am încetat să le ascult poveștile cu atâta interes cum o făceam înainte.
Yoksulluğa ve yoksullara eskisi kadar kulak vermemeye başladım.Deixei de ouvir as suas histórias tão de perto como o tinha feito antes.
Yoksulluğa ve yoksullara eskisi kadar kulak vermemeye başladım.Dejé de escuchar sus historias tan atentamente como antes.
Yoksulluğa ve yoksullara eskisi kadar kulak vermemeye başladım.En kuunnellut heidän tarinoitaan enää niin tarkasti kuin ennen.
Yoksulluğa ve yoksullara eskisi kadar kulak vermemeye başladım.Ho smesso di ascoltare le loro storie da vicino, come facevo prima.
Yoksulluğa ve yoksullara eskisi kadar kulak vermemeye başladım.Ich hörte nicht mehr so den Geschichten zu wie ich es bis dahin getan hatte.
Yoksulluğa ve yoksullara eskisi kadar kulak vermemeye başladım.Ik luisterde niet meer zo betrokken naar hun verhalen als van tevoren.
Yoksulluğa ve yoksullara eskisi kadar kulak vermemeye başladım.J'ai arrêté d"écouter leurs histoires d'aussi près.
Yoksulluğa ve yoksullara eskisi kadar kulak vermemeye başladım.Kevésbé figyeltem oda a történeteikre, mint korábban.
Yoksulluğa ve yoksullara eskisi kadar kulak vermemeye başladım.저는 그들의 이야기를 예전보다 주의깊게 듣지 않게 되었으며
Yoksulluğa ve yoksullara eskisi kadar kulak vermemeye başladım.Nehala sem poslušati njihove zgodbe tako pozorno, kot sem jih prej.
Yoksulluğa ve yoksullara eskisi kadar kulak vermemeye başladım.Přestala jsem naslouchat jejich příběhům tolik jako dříve.
Yoksulluğa ve yoksullara eskisi kadar kulak vermemeye başladım.Prestala som počúvať ich príbehy tak pozorne ako predtým.
Yoksulluğa ve yoksullara eskisi kadar kulak vermemeye başladım.Przestałam słuchać ich historii równie uważnie, jak kiedyś.
Yoksulluğa ve yoksullara eskisi kadar kulak vermemeye başladım.Saya berhenti mendengar kisah-kisah mereka sedekat dulu.
Yoksulluğa ve yoksullara eskisi kadar kulak vermemeye başladım.Tôi ngừng nghe những câu chuyện của họ như tôi đã từng làm trước đây.
Yoksulluğa ve yoksullara eskisi kadar kulak vermemeye başladım.Спрях да слушам историите им така отблизо както преди.
Yoksulluğa ve yoksullara eskisi kadar kulak vermemeye başladım.Я перестала слушать рассказы о них с прежним вниманием.
Yoksulluğa ve yoksullara eskisi kadar kulak vermemeye başladım.Я припинила дослухатись їхніх історій. з тою увагою, з якою я робила це раніше.
Yoksulluğa ve yoksullara eskisi kadar kulak vermemeye başladım.הפסקתי לעקוב מקרוב אחר הסיפורים שלהם כפי שנהגתי לעשות בעבר.
Yoksulluğa ve yoksullara eskisi kadar kulak vermemeye başladım.وبدأت أرفض الاستماع لقصصهم كما كنت استمع اليها في بادىء الامر
Yoksulluğa ve yoksullara eskisi kadar kulak vermemeye başladım.こと細かに聞かなくなりました 事態が改善するとも思えなくなりました
Yöneticiniz resim değiştirmeye izin vermemiş.Administrator anda tidak mengizinkan untuk mengubah citra anda.
Yöneticiniz resim değiştirmeye izin vermemiş.Administrator Twojego systemu zabronił zmiany obrazka użytkownika.
Yöneticiniz resim değiştirmeye izin vermemiş.Administratorul nu vă permite să schimbați imaginea.
Yöneticiniz resim değiştirmeye izin vermemiş.A rendszergazda nem engedélyezte Önnek a kép megváltoztatását.
Yöneticiniz resim değiştirmeye izin vermemiş.De systeembeheerder staat niet toe dat u uw afbeelding wijzigt.
Yöneticiniz resim değiştirmeye izin vermemiş.Die Systemverwaltung hat die Änderung Ihres Bildes unterbunden.
Yöneticiniz resim değiştirmeye izin vermemiş.Din administrator tillader ikke ændring af dit billede.