Ana içeriğe geç
Sözlük

vermem ile cümle

vermem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Büyükanne, hiçbir Batılının onu görmesine izin vermemişti. ne zaman köye Batılı biri gelse kızı saklamıştı.Jej babcia nie pozwalała nikomu z Zachodu jej zobaczyć. Gdy ktoś taki był w wiosce, ukrywała dziewczynkę.
Büyükanne, hiçbir Batılının onu görmesine izin vermemişti. ne zaman köye Batılı biri gelse kızı saklamıştı.그 할머니는 서양인에게 한번도 아이를 보여 준 적이 없었고 서양인이 마을에 들어오기만 하면 아이를 숨긴다고 했습니다.
Büyükanne, hiçbir Batılının onu görmesine izin vermemişti. ne zaman köye Batılı biri gelse kızı saklamıştı.והסבתא מעולם לא הרשתה לאף אדם מערבי לראות אותה. בכל פעם שאדם מערבי הגיע לכפר, היא החביאה את הילדה.
Büyükanne, hiçbir Batılının onu görmesine izin vermemişti. ne zaman köye Batılı biri gelse kızı saklamıştı.西洋人が町に来る度 少女を隠してしまうのです そして勿論 すぐさま私はこの話に興味をそそられました
Büyükannem ve büyükbabam, bana, çocuklarımızın çok fazla oyun oynamasına izin vermemiz gerektiğini öğretti.저는 우리가 아이들을 너무 많이 놀게해서는 안된다는 말을 듣습니다.
Büyükannem ve büyükbabam, bana, çocuklarımızın çok fazla oyun oynamasına izin vermemiz gerektiğini öğretti.או אפילו יותר גרוע - במים, זה יהרוג אותם. אמרו לי כבר סבים וסבתות
Büyükannem ve büyükbabam, bana, çocuklarımızın çok fazla oyun oynamasına izin vermemiz gerektiğini öğretti.لقد قيل لي أنه يجب أن لا نترك أطفالنا يلعبون كثيرا،
Büyükannem ve büyükbabam, bana, çocuklarımızın çok fazla oyun oynamasına izin vermemiz gerektiğini öğretti.爺爺嫲嫲同我講, 我哋唔可以畀細路玩咁多,
Büyükannem ve büyükbabam, bana, çocuklarımızın çok fazla oyun oynamasına izin vermemiz gerektiğini öğretti.祖母と祖父に言われ続けました なぜなら人生はまじめなので
Bu yüzden aşırı tepki vermemelisin.Du musst deswegen nicht so überreagieren.
Bu yüzden aşırı tepki vermemelisin.Nie ma potrzeby się tak tym przejmować
Bu yüzden aşırı tepki vermemelisin.Non c' è bisogno di fare così.
Bu yüzden aşırı tepki vermemelisin.Nu e nevoie sa te stresezi din cauza asta.
Bu yüzden aşırı tepki vermemelisin.Pas besoin de te mettre dans cet état.
Bu yüzden aşırı tepki vermemelisin.Tidak perlu berlebihan untuk masalah begini.
Bu yüzden aşırı tepki vermemelisin.Δεν υπάρχει λόγος να εκνευρίζεσαι για κάτι τέτοιο.
Bu yüzden aşırı tepki vermemelisin.Не стоит так переживать
Bu yüzden aşırı tepki vermemelisin.لا داعي لتكون على هده الحالة
Bu yüzden... ...takma dişlerini geri vermeme izin vermiyorlar.C'est pour ça... qu'ils m'empêchent de lui... apporter son dentier.
Bu yüzden... ...takma dişlerini geri vermeme izin vermiyorlar.Deci... Nu mã vor lãsa sã-i dau proteza.
Bu yüzden... ...takma dişlerini geri vermeme izin vermiyorlar.Deshalb hindern sie mich daran, ihr das Gebiss zu bringen.
Bu yüzden... ...takma dişlerini geri vermeme izin vermiyorlar.No i... Nie pozwolili jej dać sztucznej szczęki.
Bu yüzden... ...takma dişlerini geri vermeme izin vermiyorlar.Ετσι... Δεν με αφήνουν να της δώσω την μασέλα.
Cevap, bizim gerçeklik yerine güvenlik duygusuna yanıt vermemiz.A resposta é, nós respondemos ao sentimento de segurança e não à realidade.
Cevap, bizim gerçeklik yerine güvenlik duygusuna yanıt vermemiz.A válasz az, hogy a biztonság érzésére válaszolunk, nem pedig a biztonság valóságára.
Cevap, bizim gerçeklik yerine güvenlik duygusuna yanıt vermemiz.Câu trả lời là, chúng ta đáp lại những cảm giác về sự an toàn và không thực tế.
Cevap, bizim gerçeklik yerine güvenlik duygusuna yanıt vermemiz.Die Antwort ist, dass wir auf das Gefühl von Sicherheit reagieren und nicht auf die Realität.
Cevap, bizim gerçeklik yerine güvenlik duygusuna yanıt vermemiz.Het is zo, dat we reageren op het gevoel van veiligheid en niet op de realiteit.
Cevap, bizim gerçeklik yerine güvenlik duygusuna yanıt vermemiz.Jawabannya adalah, kita bereaksi pada rasa aman bukan keamanan.
Cevap, bizim gerçeklik yerine güvenlik duygusuna yanıt vermemiz.Je to tím, že reagujeme na pocit bezpečí a ne na skutečnost.
Cevap, bizim gerçeklik yerine güvenlik duygusuna yanıt vermemiz.즉, 우리는 현실 자체에 대응하지 않고 안전하냐 또는 안전하지 않냐는 느낌에 대응하기 때문이죠.
Cevap, bizim gerçeklik yerine güvenlik duygusuna yanıt vermemiz.La réponse est, nous réagissons à l'impression de sécurité et pas à la réalité.
Cevap, bizim gerçeklik yerine güvenlik duygusuna yanıt vermemiz.La respuesta es que respondemos a la sensación de seguridad y no a la realidad.
Cevap, bizim gerçeklik yerine güvenlik duygusuna yanıt vermemiz.La risposta è: noi rispondiamo alla sensazione di sicurezza e non alla realtà.
Cevap, bizim gerçeklik yerine güvenlik duygusuna yanıt vermemiz.Odpoveď je, že reagujeme na pocit bezpečia a nie na realitu.
Cevap, bizim gerçeklik yerine güvenlik duygusuna yanıt vermemiz.Odpowiedź brzmi, reagujemy na uczucie bezpieczeństwa, a nie rzeczywistość.
Cevap, bizim gerçeklik yerine güvenlik duygusuna yanıt vermemiz.Răspunsul este că răspundem la senzația de securitate și nu la realitate.
Cevap, bizim gerçeklik yerine güvenlik duygusuna yanıt vermemiz.Η απάντηση είναι, ανταποκρινόμαστε στην αίσθηση ασφάλειας και όχι στην πραγματικότητά της.
Cevap, bizim gerçeklik yerine güvenlik duygusuna yanıt vermemiz.Дело в том, что мы принимаем решения основываясь на ощущении безопасности, а не на фактах.
Cevap, bizim gerçeklik yerine güvenlik duygusuna yanıt vermemiz.Той е, че ние се подчиняваме на чувството за сигурност, а не на реалността.
Cevap, bizim gerçeklik yerine güvenlik duygusuna yanıt vermemiz.התשובה היא, שאנחנו מגיבים לתחושת הבטחון ולא למציאות.
Cevap, bizim gerçeklik yerine güvenlik duygusuna yanıt vermemiz.الإجابة هي، نحن نستجيب إلى الاحساس بالأمن و ليس الحقيقة.
Cevap, bizim gerçeklik yerine güvenlik duygusuna yanıt vermemiz.安全の実態に反応しているのではないということです 多くの場合これは有効です
Çin hile yaptığında, ona aman vermemek. Ülke bütçesinin dengelemek.Uns immer zu einem ausgeglichenen Haushalt.
Çünkü ana hedefimiz, elbette ilk önce zarar vermemektir.Meidän päätavoitteemme on tietenkin olla aiheuttamatta vahinkoa.
Çünkü ana hedefimiz, elbette ilk önce zarar vermemektir.Denn unser Hauptziel ist natürlich, an erster Stelle, keinen Schaden zu verursachen.
Çünkü ana hedefimiz, elbette ilk önce zarar vermemektir.Eftersom vårt yttersta mål, förstås, är först, att inte göra någon skada.
Çünkü ana hedefimiz, elbette ilk önce zarar vermemektir.Fordi vores primære mål, selvfølgelig, er først, ikke at skade nogen.
Çünkü ana hedefimiz, elbette ilk önce zarar vermemektir.왜냐하면 우리의 첫 번째 목표가 해를 끼치지 않는 것이기 때문입니다.
Çünkü ana hedefimiz, elbette ilk önce zarar vermemektir.Parce que notre principal objectif, bien sûr, est en priorité, de ne pas faire de mal.
Çünkü ana hedefimiz, elbette ilk önce zarar vermemektir.Perché, chiaramente, il nostro fine principale, è, prima di tutto, non causare danno.
Çünkü ana hedefimiz, elbette ilk önce zarar vermemektir.Porque nuestro propósito principal, desde luego, es primero, no hacer daño.
Çünkü ana hedefimiz, elbette ilk önce zarar vermemektir.Porque o nosso principal objetivo o primeiro de todos, é não fazer mal.
Çünkü ana hedefimiz, elbette ilk önce zarar vermemektir."przede wszystkim nie szkodzić".
Çünkü ana hedefimiz, elbette ilk önce zarar vermemektir.Want ons belangrijkste doel is natuurlijk ten eerste: doe geen kwaad.
Çünkü ana hedefimiz, elbette ilk önce zarar vermemektir.Διότι ο κύριος στόχος μας,φυσικά, είναι πρώτον,να μην κάνουμε κακό.
Çünkü ana hedefimiz, elbette ilk önce zarar vermemektir.Потому что наша главная цель, конечно же, это прежде всего не навредить.
Çünkü ana hedefimiz, elbette ilk önce zarar vermemektir.Тому що головна наша мета, звичайно, це - не нашкодити.
Çünkü ana hedefimiz, elbette ilk önce zarar vermemektir.הוא ראשית, לא לגרום נזק.
Çünkü ana hedefimiz, elbette ilk önce zarar vermemektir.لأن هدفنا الاساسي بالطبع هو اولا, ان لا نسبب الاذى.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod