Ana içeriğe geç
Sözlük

vermeleri ile cümle

vermeleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
"Şirketlerin, yurtdışında rüşvet vermelerine izin vermeyeceğiz." diyemiyordu.자국의 회사들이 외국에서 뇌물을 사용하는 것을 금지한다고 말할 수 없었기 때문입니다.
"Şirketlerin, yurtdışında rüşvet vermelerine izin vermeyeceğiz." diyemiyordu."Nedovolíme, aby naše firmy uplácely v zahraničí."
"Şirketlerin, yurtdışında rüşvet vermelerine izin vermeyeceğiz." diyemiyordu."Nem fogjuk engedni, hogy a vállalataink külföldön vesztegessenek."
"Şirketlerin, yurtdışında rüşvet vermelerine izin vermeyeceğiz." diyemiyordu."Nie pozwolimy naszym firmom wręczać łapówek za granicą".
"Şirketlerin, yurtdışında rüşvet vermelerine izin vermeyeceğiz." diyemiyordu."Wir erlauben unseren Unternehmen nicht, im Ausland zu bestechen."
"Şirketlerin, yurtdışında rüşvet vermelerine izin vermeyeceğiz." diyemiyordu."Мы не позволим нашим компаниям за границей давать взятки".
"Şirketlerin, yurtdışında rüşvet vermelerine izin vermeyeceğiz." diyemiyordu.לא היה מסוגל לומר, "לא נרשה לחברות שלנו לתת שוחד בחו"ל"
"Şirketlerin, yurtdışında rüşvet vermelerine izin vermeyeceğiz." diyemiyordu.ليس في وسعنا أن نقول لن نسمح لشركاتنا أن تقوم بالرشوة في الخارج.
"Şirketlerin, yurtdışında rüşvet vermelerine izin vermeyeceğiz." diyemiyordu.宣言することはできないのです 彼らが助けを求めていました
Son birkaç yılda, iki arkadaşıma yaşamlarını istedikleri gibi son vermeleri için yardımcı oldum.Az utóbbi néhány évben segítettem két barátomnak, hogy az életük vége úgy alakuljon, ahogy szerették volna.
Son birkaç yılda, iki arkadaşıma yaşamlarını istedikleri gibi son vermeleri için yardımcı oldum.Ces dernières années, j'ai aidé deux amis à avoir la fin de vie qu'ils voulaient.
Son birkaç yılda, iki arkadaşıma yaşamlarını istedikleri gibi son vermeleri için yardımcı oldum.En los últimos años, ayudé a dos amigos a llegar al fin de su vida como lo deseaban.
Son birkaç yılda, iki arkadaşıma yaşamlarını istedikleri gibi son vermeleri için yardımcı oldum.In de laatste paar jaar hielp ik twee vrienden bij het levenseinde dat ze wilden.
Son birkaç yılda, iki arkadaşıma yaşamlarını istedikleri gibi son vermeleri için yardımcı oldum.In den letzten zwei Jahren habe ich zwei Freunden geholfen, das Lebensende zu haben, das sie wollten.
Son birkaç yılda, iki arkadaşıma yaşamlarını istedikleri gibi son vermeleri için yardımcı oldum.În ultimii ani, am ajutat doi prieteni să aibă un sfârșit al vieții așa cum și-au dorit.
Son birkaç yılda, iki arkadaşıma yaşamlarını istedikleri gibi son vermeleri için yardımcı oldum.지난 몇 년간, 저는 두 명의 친구들이 자신들이 원하는 임종을 맞을 수 있도록 도와 드렸습니다.
Son birkaç yılda, iki arkadaşıma yaşamlarını istedikleri gibi son vermeleri için yardımcı oldum.Negli ultimi anni, ho aiutato due amici ad arrivare alla fine della loro vita nel modo che desideravano.
Son birkaç yılda, iki arkadaşıma yaşamlarını istedikleri gibi son vermeleri için yardımcı oldum.Několik uplynulých let jsem pomáhala svým dvěma přátelům aby měli takový konec života, jaký si přáli.
Son birkaç yılda, iki arkadaşıma yaşamlarını istedikleri gibi son vermeleri için yardımcı oldum.Nos últimos anos, eu consegui ajudar dois amigos a terminar as suas vidas do modo que eles queriam
Son birkaç yılda, iki arkadaşıma yaşamlarını istedikleri gibi son vermeleri için yardımcı oldum.Trong những năm gần đây, tôi đã giúp hai người bạn có được kết cục mà họ mong muốn.
Son birkaç yılda, iki arkadaşıma yaşamlarını istedikleri gibi son vermeleri için yardımcı oldum.Under de senaste åren har jag hjälpt två vänner att få det slutskede i livet som de ville ha.
Son birkaç yılda, iki arkadaşıma yaşamlarını istedikleri gibi son vermeleri için yardımcı oldum.W ciągu ostatnich kilku lat pomogłam dwojgu przyjaciołom zakończyć życie w sposób, jaki chcieli.
Son birkaç yılda, iki arkadaşıma yaşamlarını istedikleri gibi son vermeleri için yardımcı oldum.Za posledných pár rokov som pomohla dvom priateľom k tomu, aby mali koniec života, aký si priali.
Son birkaç yılda, iki arkadaşıma yaşamlarını istedikleri gibi son vermeleri için yardımcı oldum.Τα τελευταία χρόνια, βοήθησα δύο φίλους να έχουν το τέλος που ήθελαν.
Son birkaç yılda, iki arkadaşıma yaşamlarını istedikleri gibi son vermeleri için yardımcı oldum.В последние несколько лет я помогла двум друзьям закончить жизнь так, как они хотели.
Son birkaç yılda, iki arkadaşıma yaşamlarını istedikleri gibi son vermeleri için yardımcı oldum.Останні кілька років я допомагала двом друзям отримати той кінець життя, якого вони хотіли.
Son birkaç yılda, iki arkadaşıma yaşamlarını istedikleri gibi son vermeleri için yardımcı oldum.בשנים האחרונות עזרתי לשני אנשים לסיים את חייהם כפי שרצו.
Son birkaç yılda, iki arkadaşıma yaşamlarını istedikleri gibi son vermeleri için yardımcı oldum.في السنوات القليلة الماضية، ساعدت اثنين من أصدقائي ليحصلوا على نهاية الحياة التي أرادوها.
Son birkaç yılda, iki arkadaşıma yaşamlarını istedikleri gibi son vermeleri için yardımcı oldum.人生を終えられるよう手伝いました ジム・モディーニと妻 シャーリーは 結婚生活の68年を
Sonra birer birer diğer binaya gitmeleri ve vaazlarını vermeleri istendi.. ثم أخبروا واحدًا تلو الآخر أن عليهم الذهاب إلى مبنى آخر لإلقاء خطبتهم
Sonra birer birer diğer binaya gitmeleri ve vaazlarını vermeleri istendi.Apoi, fiecaruia, rand pe rand i s-a spus sa se duca in alta cladire si sa isi sustina predica.
Sonra birer birer diğer binaya gitmeleri ve vaazlarını vermeleri istendi.Azután mindnek azt mondták, hogy egy másik épületbe kell menniük, és ott megtartani a szentbeszédet.
Sonra birer birer diğer binaya gitmeleri ve vaazlarını vermeleri istendi.Dann wurde ihnen einzeln gesagt, sie sollten in ein anderes Gebäude gehen und ihre Predigt halten.
Sonra birer birer diğer binaya gitmeleri ve vaazlarını vermeleri istendi.Depois, um por um, disseram-lhes que tinham que ir para outro edifício e fazer o sermão.
Sonra birer birer diğer binaya gitmeleri ve vaazlarını vermeleri istendi.Derefter blev de en efter en bedt om at gå til en anden bygning og give deres prædiken.
Sonra birer birer diğer binaya gitmeleri ve vaazlarını vermeleri istendi.Ensuite, l'un après l'autre, on leur a dit de se rendre dans un autre bâtiment pour faire leur sermon.
Sonra birer birer diğer binaya gitmeleri ve vaazlarını vermeleri istendi.Każdemu powiedziano, że ma przejść do innego budynku i wygłosić swoje kazanie.
Sonra birer birer diğer binaya gitmeleri ve vaazlarını vermeleri istendi.Kemudian satu-satu, mereka diberitahu bahwa mereka harus pergi ke gedung lain dan memberikan khotbah mereka.
Sonra birer birer diğer binaya gitmeleri ve vaazlarını vermeleri istendi.이제 실험을 위해 한명씩 지정한 건물로 이동한후 그곳에서 설교를 하도록 요청했습니다.
Sonra birer birer diğer binaya gitmeleri ve vaazlarını vermeleri istendi.Luego, uno a uno, se les dijo que tenían que ir a otro edificio y dar el sermón.
Sonra birer birer diğer binaya gitmeleri ve vaazlarını vermeleri istendi.Poi, uno alla volta, fu detto loro di andare in un altro edificio a predicare i loro sermoni
Sonra birer birer diğer binaya gitmeleri ve vaazlarını vermeleri istendi.Potom museli jeden po druhém jít do jiné budovy a přednést svoje kázání.
Sonra birer birer diğer binaya gitmeleri ve vaazlarını vermeleri istendi.Rồi từng người một được bảo đi tới một tòa nhà khác để thuyết giáo.
Sonra birer birer diğer binaya gitmeleri ve vaazlarını vermeleri istendi.Sen fick de en och en reda på att de skulle till en närliggande byggnad och ge sin predikan.
Sonra birer birer diğer binaya gitmeleri ve vaazlarını vermeleri istendi.Toen werden ze om beurten naar een ander gebouw gestuurd om hun preek te geven.
Sonra birer birer diğer binaya gitmeleri ve vaazlarını vermeleri istendi.Одному за другим, им сказали пойти в соседнее здание и прочитать свою проповедь.
Sonra birer birer diğer binaya gitmeleri ve vaazlarını vermeleri istendi.После един по един им казали, че трябва да отидат в друга сграда и да изнесат проповедта си.
Sonra birer birer diğer binaya gitmeleri ve vaazlarını vermeleri istendi.Потім, один за одним, вони мали йти до іншої будівлі до іншої будівлі і там читати свою проповідь.
Sonra birer birer diğer binaya gitmeleri ve vaazlarını vermeleri istendi.מחציתם קיבלו נושאים תנ"כיים אקראיים. אח"כ, בזה אחר זה, נאמר להם ללכת לבניין אחר,
Sonra birer birer diğer binaya gitmeleri ve vaazlarını vermeleri istendi.説教をするように言われました 1つ目の建物から次の建物に移動する時に
Vatandaşlarının haber vermelerine izin verdiler.Bahwa mereka akan membiarkan warga negaranya melaporkan kejadian secara langsung.
Vatandaşlarının haber vermelerine izin verdiler.Ca e cazul sa-i lase pe cetatenii sai sa raporteze liber.
Vatandaşlarının haber vermelerine izin verdiler.Dass sie diese Bürgerberichte geschehen lassen.
Vatandaşlarının haber vermelerine izin verdiler.Deze nieuwsvoorziening door burgers mocht.
Vatandaşlarının haber vermelerine izin verdiler.Ed è così che è andata.
Vatandaşlarının haber vermelerine izin verdiler.Hogy útjára engedik az állampolgároktól származó híradásokat.
Vatandaşlarının haber vermelerine izin verdiler.그러자 이런 일이 벌어졌습니다.
Vatandaşlarının haber vermelerine izin verdiler.Nechali toto občanské zpravodajství pokračovat.
Vatandaşlarının haber vermelerine izin verdiler.Que dejarían que estos ciudadanos reportaran libremente.
Vatandaşlarının haber vermelerine izin verdiler.Qu'ils allaient laisser ce reportage citoyen se dérouler. Et voici ce qui s'est produit.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod