Ana içeriğe geç
Sözlük

vermeleri ile cümle

vermeleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Onlardan bana bir güvence vermelerini istedim.Ich verlangte von ihnen einen Beweis für ihr Engagement.
Onlardan bana bir güvence vermelerini istedim.Ik wilde dat ze me een teken van betrokkenheid zouden geven.
Onlardan bana bir güvence vermelerini istedim.전 약속을 지키겠다는 표시를 해 줬으면 좋겠다고 했고,
Onlardan bana bir güvence vermelerini istedim.Och jag sa till dem att jag ville att de skulle visa att de var engagerade.
Onlardan bana bir güvence vermelerini istedim.Powiedziałam, że chcę jakiegoś znaku poparcia.
Onlardan bana bir güvence vermelerini istedim.Řekla jsem jim ještě, že chci důkaz jejich závazku.
Onlardan bana bir güvence vermelerini istedim.Rồi tôi bảo họ, tôi cần họ chứng tỏ sự tận tâm của họ.
Onlardan bana bir güvence vermelerini istedim.Y les dije, que quería que me mostraran una señal de su compromiso.
Onlardan bana bir güvence vermelerini istedim.Τους είπα ότι ήθελα μια ένδειξη για τη δέσμευσή τους.
Onlardan bana bir güvence vermelerini istedim.І я сказала їм, що хочу від них якогось знаку зобов'язання.
Onlardan bana bir güvence vermelerini istedim.Казах им, че искам да покажат съпричастност.
Onlardan bana bir güvence vermelerini istedim.Я попросила их показать мне свою заинтересованность.
Onlardan bana bir güvence vermelerini istedim.זה נשמע הגיוני, והם הסכימו.
Onlardan bana bir güvence vermelerini istedim.وقلت لهم أريد لها أن تظهروا لي امارات على الالتزام.
Onlardan bana bir güvence vermelerini istedim.すると彼らは 女の子の学校を 建てるための土地をくれました
O zamanlarda doktorlar, erkekleri düzenli olarak eşlerine zevk vermelerinin önemini anlatıyordu.Akkoriban az orvosok azt javasolták a férfiaknak, hogy feltétlenül elégítsék ki a feleségüket.
O zamanlarda doktorlar, erkekleri düzenli olarak eşlerine zevk vermelerinin önemini anlatıyordu.Artsen destijds vertelden mannen routinematig het belang van het bevredigen van hun vrouw.
O zamanlarda doktorlar, erkekleri düzenli olarak eşlerine zevk vermelerinin önemini anlatıyordu.Các bác sỹ hồi đó thường xuyên nói với đàn ông về tầm quan trọng của việc thỏa mãn vợ của mình.
O zamanlarda doktorlar, erkekleri düzenli olarak eşlerine zevk vermelerinin önemini anlatıyordu.Damals haben die Ärzte den Männern routinemäßig erklärt, wie wichtig es sei, ihre Frauen zu befriedigen.
O zamanlarda doktorlar, erkekleri düzenli olarak eşlerine zevk vermelerinin önemini anlatıyordu.Doctorii de atunci le spuneau frecvent bărbaților cât de important este să își satisfacă soțiile.
O zamanlarda doktorlar, erkekleri düzenli olarak eşlerine zevk vermelerinin önemini anlatıyordu.Doktori od vtedy bežne hovorili mužom o dôležitosti uspokojovania ich žien.
O zamanlarda doktorlar, erkekleri düzenli olarak eşlerine zevk vermelerinin önemini anlatıyordu.Doktoři tenkrát běžně říkali mužům, jak je důležité uspokojovat jejich ženy.
O zamanlarda doktorlar, erkekleri düzenli olarak eşlerine zevk vermelerinin önemini anlatıyordu.Lægerne dengang fortalte mænd jævnligt om vigtigheden af at glæde deres kone.
O zamanlarda doktorlar, erkekleri düzenli olarak eşlerine zevk vermelerinin önemini anlatıyordu.Läkare på den tiden talade rutinmässig om för män vikten av att tillfredsställa deras kvinnor.
O zamanlarda doktorlar, erkekleri düzenli olarak eşlerine zevk vermelerinin önemini anlatıyordu.Los doctores de entonces acostumbraban decirles a los hombres sobre la importancia de complacer a sus esposas.
O zamanlarda doktorlar, erkekleri düzenli olarak eşlerine zevk vermelerinin önemini anlatıyordu.Os médicos dessa época alertavam regularmente os homens para a importância de darem prazer às suas mulheres.
O zamanlarda doktorlar, erkekleri düzenli olarak eşlerine zevk vermelerinin önemini anlatıyordu.Ówcześni lekarze nieustannie pouczali mężczyzn o wadze dostarczania żonom rozkoszy.
O zamanlarda doktorlar, erkekleri düzenli olarak eşlerine zevk vermelerinin önemini anlatıyordu.Para dokter pada saat itu selalu mengatakan kepada para pria pentingnya menyenangkan istri mereka.
O zamanlarda doktorlar, erkekleri düzenli olarak eşlerine zevk vermelerinin önemini anlatıyordu.Quindi sottolineavano costantemente agli uomini l'importanza di far provare il piacere alle loro mogli.
O zamanlarda doktorlar, erkekleri düzenli olarak eşlerine zevk vermelerinin önemini anlatıyordu.Οι γιατροί τότε τόνιζαν κατ 'επανάληψη στους άνδρες τη σημασία του να ικανοποιούν τις γυναίκες τους.
O zamanlarda doktorlar, erkekleri düzenli olarak eşlerine zevk vermelerinin önemini anlatıyordu.Доктора в те времена постоянно напоминали мужчинам, как важно доставлять удовольствие жёнам.
O zamanlarda doktorlar, erkekleri düzenli olarak eşlerine zevk vermelerinin önemini anlatıyordu.Лекарите тогава редовно казвали на мъжете колко е важно да задоволяват съпругите си.
O zamanlarda doktorlar, erkekleri düzenli olarak eşlerine zevk vermelerinin önemini anlatıyordu.רופאים מהזמן הקודם אמרו לאנשים לגבי החשיבות של הנאתה ועינוגה של האישה.
O zamanlarda doktorlar, erkekleri düzenli olarak eşlerine zevk vermelerinin önemini anlatıyordu.وقد أخبر الأطباء بصورة تلقائية الرجال عن أهمية إرضاء زوجاتهم
O zamanlarda doktorlar, erkekleri düzenli olarak eşlerine zevk vermelerinin önemini anlatıyordu.いかに重要かを説いていたわけです 結婚マニュアルの著者にして精液ソムリエの
Şirketler insanlara daha fazla denetim verebilirler; ama, daha az denetim vermeleri de mümkün.A cégek több hatalommal is felruházhatják az embereket, de kevesebbel is.
Şirketler insanlara daha fazla denetim verebilirler; ama, daha az denetim vermeleri de mümkün.As empresas podem dar mais controlo às pessoas, mas também lhes podem dar menos controlo.
Şirketler insanlara daha fazla denetim verebilirler; ama, daha az denetim vermeleri de mümkün.Bedrijven kunnen mensen meer controle geven, maar ze kunnen ook minder controle geven.
Şirketler insanlara daha fazla denetim verebilirler; ama, daha az denetim vermeleri de mümkün.Các công ty có thể trao thêm quyền kiểm soát, nhưng cùng lúc họ cũng hạn chế kiểm soát của nhân viên.
Şirketler insanlara daha fazla denetim verebilirler; ama, daha az denetim vermeleri de mümkün.Companiile pot oferi angajaților mai mult control, dar de asemenea îl și pot reduce.
Şirketler insanlara daha fazla denetim verebilirler; ama, daha az denetim vermeleri de mümkün.Firmen können Menschen mehr Kontrolle einräumen, doch sie können ihnen auch weniger überlassen.
Şirketler insanlara daha fazla denetim verebilirler; ama, daha az denetim vermeleri de mümkün.Firmy mogą dać ludziom większą lub mniejszą kontrolę.
Şirketler insanlara daha fazla denetim verebilirler; ama, daha az denetim vermeleri de mümkün.Firmy nechávají lidem větší vliv, ale snaží se také jejich vliv omezovat.
Şirketler insanlara daha fazla denetim verebilirler; ama, daha az denetim vermeleri de mümkün.기업들은 사람들에게 더 많은 조정권을 줄 수 있지만 또 동시에 적게 줄 수도 있습니다.
Şirketler insanlara daha fazla denetim verebilirler; ama, daha az denetim vermeleri de mümkün.Las empresas no solo pueden dar más control a la gente, también pueden darles menos control.
Şirketler insanlara daha fazla denetim verebilirler; ama, daha az denetim vermeleri de mümkün.Le aziende possono dare maggiore controllo alle persone, ma possono anche darne di meno.
Şirketler insanlara daha fazla denetim verebilirler; ama, daha az denetim vermeleri de mümkün.Les entreprises peuvent donner aux gens une plus grande voix, mais ils peuvent aussi la réduire.
Şirketler insanlara daha fazla denetim verebilirler; ama, daha az denetim vermeleri de mümkün.Perusahaan dapat menyerahkan lebih banyak kendali, tetapi juga dapat mengambilnya lagi.
Şirketler insanlara daha fazla denetim verebilirler; ama, daha az denetim vermeleri de mümkün.Spoločnosti môžu dať ľudom viac kontroly, ale takisto aj menej kontroly.
Şirketler insanlara daha fazla denetim verebilirler; ama, daha az denetim vermeleri de mümkün.Virksomheder kan give mennesker mere kontrol, men de kan også† give dem mindre kontrol.
Şirketler insanlara daha fazla denetim verebilirler; ama, daha az denetim vermeleri de mümkün.Yhtiöt voivat antaa ihmisille enemmän valtaa, mutta he voivat myös antaa sitä vähemmän.
Şirketler insanlara daha fazla denetim verebilirler; ama, daha az denetim vermeleri de mümkün.Οι εταιρείες μπορούν να δίνουν περισσότερο έλεγχο αλλά μπορούν επίσης να παρέχουν λιγότερο έλεγχο.
Şirketler insanlara daha fazla denetim verebilirler; ama, daha az denetim vermeleri de mümkün.Компании могут дать людям больше власти, но они также могут и давать меньше власти.
Şirketler insanlara daha fazla denetim verebilirler; ama, daha az denetim vermeleri de mümkün.Компаниите могат да дават на служителите си повече контрол, но могат да им дават и по-малко контрол.
Şirketler insanlara daha fazla denetim verebilirler; ama, daha az denetim vermeleri de mümkün.Компанії можуть давати людям більше контролю, але вони можуть і обмежувати його.
Şirketler insanlara daha fazla denetim verebilirler; ama, daha az denetim vermeleri de mümkün.חברות יכולות לתת לאנשים יותר שליטה, או לחילופין לקחת מהם את השליטה.
Şirketler insanlara daha fazla denetim verebilirler; ama, daha az denetim vermeleri de mümkün.الشركات يمكن أن تعطي الناس مزيد من التحكم، ولكن يمكن أيضا يعطونهم تحكم أقل.
Şirketler insanlara daha fazla denetim verebilirler; ama, daha az denetim vermeleri de mümkün.権限を減らしてしまうこともできます 古くからあるビジネスの知恵は
"Şirketlerin, yurtdışında rüşvet vermelerine izin vermeyeceğiz." diyemiyordu."Chúng tôi sẽ không cho phép các công ti hối lộ ra nước ngoài."
"Şirketlerin, yurtdışında rüşvet vermelerine izin vermeyeceğiz." diyemiyordu."Kami tidak akan mengijinkan perusahaan kami menyuap di luar negeri."
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod