Ana içeriğe geç
Sözlük

veriyoruz ile cümle

veriyoruz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Başka bir şirket hesap cetvelinin son satırına değer verebilir ama... ...biz, "değer"lere değer veriyoruz.Waar een ander bedrijf de netto winst kan waarderen, waarderen wij... wel, waarden.
Başka bir şirket hesap cetvelinin son satırına değer verebilir ama... ...biz, "değer"lere değer veriyoruz.Wo andere Unternehmen den Gewinn schätzen, schätzen wir ... Werte!
Başka bir şirket hesap cetvelinin son satırına değer verebilir ama... ...biz, "değer"lere değer veriyoruz.Όταν μια κοινή εταιρεία μπορεί να αξιολογεί το αποτέλεσμα, εμείς αξιολογούμε... τις αξίες μας!
Başka bir şirket hesap cetvelinin son satırına değer verebilir ama... ...biz, "değer"lere değer veriyoruz.כאשר חברה אחרת מעריכה את השורה התחתונה, אנחנו מעריכים, ובכן, ערכים.
Başka bir şirket hesap cetvelinin son satırına değer verebilir ama... ...biz, "değer"lere değer veriyoruz.حيث الشركات ممكن ان تقدر الحدود الدنيا للقيم و نحن نقدر....القيم نفسها
Başka bir şirket hesap cetvelinin son satırına değer verebilir ama... ...biz, "değer"lere değer veriyoruz.我々の価値観は金銭的な価値ではない。 競争者では使用に制限を掛けようとしているところ、
Batı Sahra'daki Polisario Cephesi'ne tavsiye veriyoruz.Besatzung zurückzuerobern, nach 34 Jahren unrechtmäßiger Besitzergreifung.
Batı Sahra'daki Polisario Cephesi'ne tavsiye veriyoruz.독립을 돕고 있으며
Batı Sahra'daki Polisario Cephesi'ne tavsiye veriyoruz.לאחר 34 שנות דיכוי.
Batı Sahra'daki Polisario Cephesi'ne tavsiye veriyoruz.بعد 34 عاماً من حكمهم عليها
Batı Sahra'daki Polisario Cephesi'ne tavsiye veriyoruz.コペンハーゲンで開催が予定される
Birincisi, bu makinenin yaptığı şey tam olarak somutlaştırmak. Ona bir vücut veriyoruz.Ensiksi, tämä kone on hankkimassa kehoa -- me olemme antamassa sille kehon.
Birincisi, bu makinenin yaptığı şey tam olarak somutlaştırmak. Ona bir vücut veriyoruz.Erstens, was diese Maschine im Prinzip macht ist Verkörperung, wir geben ihr einen Körper.
Birincisi, bu makinenin yaptığı şey tam olarak somutlaştırmak. Ona bir vücut veriyoruz.För det första, vad den här maskinen gör är att förkroppsliga -- vi ger den en kropp.
Birincisi, bu makinenin yaptığı şey tam olarak somutlaştırmak. Ona bir vücut veriyoruz.În primul rând, faptul că această mașinărie începe să se întrupeze - noi îi dăm o formă.
Birincisi, bu makinenin yaptığı şey tam olarak somutlaştırmak. Ona bir vücut veriyoruz.Po pierwsze, to co robi ta maszyna, to nabiera kształtu, ciała a my stajemy się jej ciałem.
Bir program yazdığın zaman,bilgisayara İngilizce'nin garip bir şekli gibi olan bir dizi emirler veriyoruz.Când scrii un program, îi dai calculatorului o serie de comenzi care arata ca o formă ciudată de engleză.
Bir program yazdığın zaman,bilgisayara İngilizce'nin garip bir şekli gibi olan bir dizi emirler veriyoruz.Když píšete program, dáváte počítačí sérii příkazů, které vypadají jako taková zvláštní forma angličtiny.
Bir program yazdığın zaman,bilgisayara İngilizce'nin garip bir şekli gibi olan bir dizi emirler veriyoruz.Keď píšete program, dávate počítaču sériu príkazov. Je to niečo ako zvláštna forma jazyka.
Bir program yazdığın zaman,bilgisayara İngilizce'nin garip bir şekli gibi olan bir dizi emirler veriyoruz.Kiedy piszez program, wydajesz komputerowi szereg komend. To jakby taka dziwna forma angielskiego.
Bir program yazdığın zaman,bilgisayara İngilizce'nin garip bir şekli gibi olan bir dizi emirler veriyoruz.프로그램을 작성한다는 것은 컴퓨터에게 일련의 명령어를 주는 것입니다 영어가 이상한 형태로 되어 있는 것 처럼 보일겁니다
Bir program yazdığın zaman,bilgisayara İngilizce'nin garip bir şekli gibi olan bir dizi emirler veriyoruz.Kun ohjelma kirjoitetaan, annamme tietokeneelle sarjan käskyjä, jotka näyttävät oudolta englannin kieleltä.
Bir program yazdığın zaman,bilgisayara İngilizce'nin garip bir şekli gibi olan bir dizi emirler veriyoruz.Коли ми пишемо програму, ми даємо комп'ютеру низку команд, що схожі на трохи дивну форму англійської мови.
Bir program yazdığın zaman,bilgisayara İngilizce'nin garip bir şekli gibi olan bir dizi emirler veriyoruz.כשאתם כותבים תוכנה, אתם מעבירים למחשב סדרה של פקודות זה נראה כמו אנגלית משונה.
Bir program yazdığın zaman,bilgisayara İngilizce'nin garip bir şekli gibi olan bir dizi emirler veriyoruz.当我们在写程序的时候,我们在給电脑输入 一系列的指令。 这样说有点奇怪。
Bir program yazdığın zaman,bilgisayara İngilizce'nin garip bir şekli gibi olan bir dizi emirler veriyoruz.英語を使ったヘンテコな形をしているんだよ。 従順な犬を思い浮かべてみて。その犬はあなたの命令を聞いて、あなたが指示した通りに行動するんだよ。
Bir vakıf kurduk. Potansiyel gördüğümüz köylü kızlara dört yıl süreyle tam burs veriyoruz.Мы основали фонд и полностью покрываем расходы на 4 года обучения одарённым девочкам из деревень.
Biz bir topluluk olarak insanların harika şeyler yapmalarına fırsat veriyoruz ve bu, harika bir his.Als gemeenschap geven we mensen de kans om goeie dingen te maken.
Biz bir topluluk olarak insanların harika şeyler yapmalarına fırsat veriyoruz ve bu, harika bir his.Ca şi comunitate, dăm oamenilor posibilitatea să creeze lucruri grozave
Biz bir topluluk olarak insanların harika şeyler yapmalarına fırsat veriyoruz ve bu, harika bir his.Cộng đồng chúng tôi cho phép mọi người tạo ra những thứ tuyệt vời và tôi thấy vô cùng sung sướng.
Biz bir topluluk olarak insanların harika şeyler yapmalarına fırsat veriyoruz ve bu, harika bir his.Gemeinsam befähigen wir Menschen dazu, geniale Dinge herzustellen und ich bin einfach überwältigt.
Biz bir topluluk olarak insanların harika şeyler yapmalarına fırsat veriyoruz ve bu, harika bir his.Jako wspólnota umożliwiamy ludziom tworzenie wspaniałych rzeczy. Czuje się tym naprawdę oszołomiony.
Biz bir topluluk olarak insanların harika şeyler yapmalarına fırsat veriyoruz ve bu, harika bir his.사람들이 이렇게 대단한 것들을 만들 수 있도록 하죠. 뭐라 말할 수 없는 그런 엄청난 느낌이죠.
Biz bir topluluk olarak insanların harika şeyler yapmalarına fırsat veriyoruz ve bu, harika bir his.lehetővé tesszük, hogy mások nagyszerű dolgokat alkossanak, és ez felemelő.
Biz bir topluluk olarak insanların harika şeyler yapmalarına fırsat veriyoruz ve bu, harika bir his.מאפשרים לאנשים לייצר דברים נהדרים, ואני מרגיש
Biz bir topluluk olarak insanların harika şeyler yapmalarına fırsat veriyoruz ve bu, harika bir his.نمكن الناس من صنع أشياء رائعة، وانا أشعر بالفرحة العارمة.
Biz bir topluluk olarak insanların harika şeyler yapmalarına fırsat veriyoruz ve bu, harika bir his.作ることを可能にしているのです 圧倒されるばかりです 言葉にするのが難しいですが
Biz de alanımızda veri girdisini değiştiriyoruz agresif kemoterapi veriyoruz.Amit csinálunk az nem más, mint hogy megváltoztatjuk a bemenetet, agresszív kemoterápiát adunk.
Biz de alanımızda veri girdisini değiştiriyoruz agresif kemoterapi veriyoruz.Ceea ce facem noi în mediul nostru este că schimbăm o intrare, facem chemoterapie agresivă.
Biz de alanımızda veri girdisini değiştiriyoruz agresif kemoterapi veriyoruz.Ciò che facciamo nel nostro campo è cambiare l'input, somministrando massicce dosi di chemioterapia.
Biz de alanımızda veri girdisini değiştiriyoruz agresif kemoterapi veriyoruz.Daher verändern wir ihn und geben Inputs, wir geben aggressive Chemotherapie.
Biz de alanımızda veri girdisini değiştiriyoruz agresif kemoterapi veriyoruz.Donc ce qu'on fait, c'est qu'on change une entrée, on utilise une chimiothérapie agressive.
Biz de alanımızda veri girdisini değiştiriyoruz agresif kemoterapi veriyoruz.Dus wat we doen op ons gebied is dat we de input veranderen, we geven agressieve chemotherapie.
Biz de alanımızda veri girdisini değiştiriyoruz agresif kemoterapi veriyoruz.Entonces lo que hacemos en nuestro campo es cambiar y damos quimioterapia agresiva.
Biz de alanımızda veri girdisini değiştiriyoruz agresif kemoterapi veriyoruz.그래서 우리 분야에서 하는 일은 '입력 값'을 바꿔봅니다. 아주 독한 화학 치료 요법을 입력하는 거죠.
Biz de alanımızda veri girdisini değiştiriyoruz agresif kemoterapi veriyoruz.Na nossa área mudamos uma entrada, ministramos quimioterapia agressiva e dizemos:
Biz de alanımızda veri girdisini değiştiriyoruz agresif kemoterapi veriyoruz.To, co robimy w naszej dziedzinie, to zmiana wejścia, stosujemy agresywną chemioterapię.
Biz de alanımızda veri girdisini değiştiriyoruz agresif kemoterapi veriyoruz.В нашей работе мы меняем входные данные, мы прописываем курс агрессивной химиотерапии.
Biz de alanımızda veri girdisini değiştiriyoruz agresif kemoterapi veriyoruz.Онова, което правим в нашата област е да променяме входа, правим агресивна химиотерапия.
Biz de alanımızda veri girdisini değiştiriyoruz agresif kemoterapi veriyoruz.ומה שאנחנו עושים בתחום שלנו הוא שאנחנו משנים את הקלט, אנחנו נותנים טיפול כימותרפי אגרסיבי.
Biz de alanımızda veri girdisini değiştiriyoruz agresif kemoterapi veriyoruz.إذن مانفعله في مجالنا هو أننا نغير المدخلات و نقوم بإعطاء المريض العلاج الكيميائي
Biz de alanımızda veri girdisini değiştiriyoruz agresif kemoterapi veriyoruz.インプットを変えようとします そしてアウトプットが改善されたか 痛みが改善したかと問います
Bizde androjen üretiyoruz, ve androjenlere tepki veriyoruz.Chúng tôi tạo ra androgen, và có phản ứng với androgen.
Bizde androjen üretiyoruz, ve androjenlere tepki veriyoruz.De meeste vrouwen zoals ik zijn androgeen gevoelig. We maken androgeen, en we reageren op androgenen.
Bizde androjen üretiyoruz, ve androjenlere tepki veriyoruz.Fabricăm androgeni şi răspundem la androgeni.
Bizde androjen üretiyoruz, ve androjenlere tepki veriyoruz.Kita membuat androgen dan menanggapi androgen ini.
Bizde androjen üretiyoruz, ve androjenlere tepki veriyoruz.우리의 몸은 안드로겐을 만들지만, 반응하진 않죠.
Bizde androjen üretiyoruz, ve androjenlere tepki veriyoruz.Nasze organizmy je produkują i na nie reagują.
Bizde androjen üretiyoruz, ve androjenlere tepki veriyoruz.Noi produciamo androgeni e il nostro organismo reagisce ad essi.
Bizde androjen üretiyoruz, ve androjenlere tepki veriyoruz.Nós produzimos androgénio, e respondemos ao androgénio.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod