Ana içeriğe geç
Sözlük

veriyoruz ile cümle

veriyoruz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Oylama için bir hafta daha veriyoruz."Wir verlängern die Abstimmung um eine Woche."
Oylama için bir hafta daha veriyoruz."Θα κρατήσει άλλη μία βδομάδα η ψηφοφορία."
Oylama için bir hafta daha veriyoruz."Ми даємо ще тиждень на голосування".
Oylama için bir hafta daha veriyoruz."Мы продлим голосование ещё на неделю".
Oylama için bir hafta daha veriyoruz."Ще отпуснем още една седмица за гласуване."
Pedometre kayıtlarına göre en çok yürüyen gruplara ödüller veriyoruz.Ai gruppi che registrano il percorso maggiore sul pedometro, diamo dei premi.
Pedometre kayıtlarına göre en çok yürüyen gruplara ödüller veriyoruz.Al grupo que anota, mediante un podómetro, más distancia recorrida caminando, le damos premios.
Pedometre kayıtlarına göre en çok yürüyen gruplara ödüller veriyoruz.Die Gruppe, die die meisten Kilometer mit einem Kilometerzähler zurückgelegt hat, bekommt Preise.
Pedometre kayıtlarına göre en çok yürüyen gruplara ödüller veriyoruz.Grupul care inregistreaza cea mai mare distanta parcursa folosind un pedometru, primeste premii.
Pedometre kayıtlarına göre en çok yürüyen gruplara ödüller veriyoruz.계보기로 측정하겨 가장 멀리 걸은 그룹에게도 상을 줍니다. 우리는 이 행사를 지속적으로 하고 있습니다.
Pedometre kayıtlarına göre en çok yürüyen gruplara ödüller veriyoruz.Le groupe qui bât le record pour la plus grande distance reçoit également un prix.
Pedometre kayıtlarına göre en çok yürüyen gruplara ödüller veriyoruz.Ta, która przejdzie najdłuższy dystans, również otrzyma nagrody.
Pedometre kayıtlarına göre en çok yürüyen gruplara ödüller veriyoruz.Която група постигне по-дълго изминато разстояние според педометър, им даваме награди.
Pedometre kayıtlarına göre en çok yürüyen gruplara ödüller veriyoruz.Те группы, которые проходят больше всего согласно показаниям шагомера, тоже получают призы.
Pedometre kayıtlarına göre en çok yürüyen gruplara ödüller veriyoruz.הקבוצות שמתעדות יותר מרחק הליכה בעזרת סופר צעדים, אנו נותנים להם פרסים. אנו עושים זאת באופן קבוע.
Pedometre kayıtlarına göre en çok yürüyen gruplara ödüller veriyoruz.المجموعة التي تسجل المسافة الممشاة الأكثر بواسطة عداد الخطى، نعطيها جوائز. نفعل ذلك باستمرار
Pedometre kayıtlarına göre en çok yürüyen gruplara ödüller veriyoruz.賞を与えます この活動は定期的に行っています 子供も連れてくるよう喚起しています
Peki buna karşın, neye değer veriyoruz?A co doceniamy?
Peki buna karşın, neye değer veriyoruz?A místo toho, čeho si vážíme?
Peki buna karşın, neye değer veriyoruz?Em vez disso, o que valorizamos?
Peki buna karşın, neye değer veriyoruz?E noi a cosa diamo importanza?
Peki buna karşın, neye değer veriyoruz?És ehelyett mit értékelünk?
Peki buna karşın, neye değer veriyoruz?Et au lieu de ça, à quoi accordons-nous de la valeur ?
Peki buna karşın, neye değer veriyoruz?그럼 개인 대신에 우리는 무엇을 중요시 합니까?
Peki buna karşın, neye değer veriyoruz?Lalu apa yang kita hargai?
Peki buna karşın, neye değer veriyoruz?Și ce apreciem în loc?
Peki buna karşın, neye değer veriyoruz?Und stattdessen, worauf legen wir Wert?
Peki buna karşın, neye değer veriyoruz?Waar hechten we dan wel belang aan?
Peki buna karşın, neye değer veriyoruz?Y, en cambio, ¿qué valoramos?
Peki buna karşın, neye değer veriyoruz?Αντίθετα, σε τι δίνουμε αξία;
Peki buna karşın, neye değer veriyoruz?А что же остается?
Peki buna karşın, neye değer veriyoruz?Вместо това, какво ценим?
Peki buna karşın, neye değer veriyoruz?І натомість, що ми цінуємо?
Peki buna karşın, neye değer veriyoruz?של היצירתיות, הביטוי האישי והחדשנות.
Peki buna karşın, neye değer veriyoruz?وفي المقابل، ماذا نقدر؟
Peki buna karşın, neye değer veriyoruz?相反,我哋重視乜嘢?
Peki buna karşın, neye değer veriyoruz?社会や制度は
Potansiyel gördüğümüz köylü kızlara dört yıl süreyle tam burs veriyoruz.우리는 잠재력이 있는 소녀들에게 4년간의 장학금을 주고 있습니다.
Potansiyel gördüğümüz köylü kızlara dört yıl süreyle tam burs veriyoruz.4年間の全額給与の奨学金を与えるというものです 私は皆さんにたくさんはお願いをしません
Potansiyel gördüğümüz köylü kızlara dört yıl süreyle tam burs veriyoruz.Concedemos bolsas completas de quatro anos a meninas provenientes de aldeias, nas quais vemos potencial.
Potansiyel gördüğümüz köylü kızlara dört yıl süreyle tam burs veriyoruz.Diamo borse di studio complete di 4 anni a ragazze di villaggi che mostrano un potenziale.
Potansiyel gördüğümüz köylü kızlara dört yıl süreyle tam burs veriyoruz.Estamos dando becas de cuatro años a las niñas de las aldeas que demuestran potencial.
Potansiyel gördüğümüz köylü kızlara dört yıl süreyle tam burs veriyoruz.Kami memberikan beasiswa penuh selama 4 tahun kepada gadis-gadis yang kami anggap berpotensi.
Potansiyel gördüğümüz köylü kızlara dört yıl süreyle tam burs veriyoruz.Négy éves teljes ösztöndíjakat adunk falusi lányoknak, akikben látjuk a lehetőséget.
Potansiyel gördüğümüz köylü kızlara dört yıl süreyle tam burs veriyoruz.Oferim burse complete pentru patru ani fetiţelor din sate care vedem că au potenţial.
Potansiyel gördüğümüz köylü kızlara dört yıl süreyle tam burs veriyoruz.Przyznajemy pełne, czteroletnie stypendia dziewczętom, u których widzimy potencjał.
Potansiyel gördüğümüz köylü kızlara dört yıl süreyle tam burs veriyoruz.Vi giver fulde, fire-årige studielegater til piger fra landsbyer, som vi ser har potentiale.
Potansiyel gördüğümüz köylü kızlara dört yıl süreyle tam burs veriyoruz.We geven vierjarige studiebeurzen aan dorpsmeisjes met potentieel.
Potansiyel gördüğümüz köylü kızlara dört yıl süreyle tam burs veriyoruz.Wir vergeben Vierjahres-Vollstipendien an Mädchen in Dörfern, in denen wir Potential sehen.
Potansiyel gördüğümüz köylü kızlara dört yıl süreyle tam burs veriyoruz.Δίνουμε πλήρεις τετραετείς υποτροφίες σε κορίτσια από τα χωριά τα οποία βλέπουμε ότι έχουν δυνατότητες.
Potansiyel gördüğümüz köylü kızlara dört yıl süreyle tam burs veriyoruz.Даваме четири годишни пълни стипендии на момичета от села, които виждаме, че имат потенциал.
Potansiyel gördüğümüz köylü kızlara dört yıl süreyle tam burs veriyoruz.Ми надаємо повні 4-річні стипендії дівчатам із селищ, в яких ми бачимо потенціал.
Potansiyel gördüğümüz köylü kızlara dört yıl süreyle tam burs veriyoruz.אנו מעניקים מלגה מלאה של ארבע שנים לנערות מכפרים, שאנו רואים בהן הבטחה.
Potansiyel gördüğümüz köylü kızlara dört yıl süreyle tam burs veriyoruz.نقدم منحا دراسية لأربع سنوات كاملة لفتيات القرى اللواتي نرى فيهن إمكانيات
Richard Branson'un otobiyografisinin ilk iki sayfasını onlara veriyoruz ve 16 yaşındakilerin görevi이 수업은 항상 리차드 브랜슨 전기의 처음 두 쪽으로 시작합니다. 학생들에게 주어지는 과제는 이 두 쪽에서
Richard Branson'un otobiyografisinin ilk iki sayfasını onlara veriyoruz ve 16 yaşındakilerin göreviPredavanje začnemo tako, da jim damo v branje prvi dve strani iz avtobiografije Richarda Bransona.
Richard Branson'un otobiyografisinin ilk iki sayfasını onlara veriyoruz ve 16 yaşındakilerin göreviאת שני העמודים הראשונים באוטוביוגרפיה של ריצ'רד ברנסון, והמשימה שלהם היא למתוח קו,
Richard Branson'un otobiyografisinin ilk iki sayfasını onlara veriyoruz ve 16 yaşındakilerin göreviبإعطائهم أول صفحتين من سيرة ريتشارد برانسون الذاتية، وكانت مهمّة أولئك الطلاب هو تحديد
Richard Branson'un otobiyografisinin ilk iki sayfasını onlara veriyoruz ve 16 yaşındakilerin görevi生徒は その2ページを読んで ブランソンが 「私」と書いているのが何回で
Rio'nun bizden talep ettiklerine yaratıcı bir şekilde sonunda cevap veriyoruz.우리는 드디어 리오 회담이 우리에게 요구했던 것에 부응하게 되었고, 더 많은 것을 할 수 있게 되었습니다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod