Biz yabancı turistlere vergi muafiyeti ayrıcalığı veriyoruz.We give foreign tourists the privilege of tax exemption.
Tom'a bir doğum günü partisi veriyoruz.We are giving Tom a birthday party.
Bu Pazar bir sukiyaki partisi veriyoruz.We're having a sukiyaki party this Sunday.
Bu akşam bir parti veriyoruz.We're having a party this evening.
Bu akşamüstü küçük bir parti veriyoruz.We are giving a small party this evening.
Bu gece bir parti veriyoruz.We're giving a party tonight.
İlk ödülü bir Japon öğrenciye veriyoruz.We are giving the first prize to a Japanese student.
Tom'a doğum gününde bir parti veriyoruz.We are giving Tom a party on his birthday.
Köpeğe bakmasına izin veriyoruz.We let him keep the dog.
Ürünlerimize bir yıllığına garanti veriyoruz.We guarantee our products for one year.
Gelecek Cumartesi bir parti veriyoruz.We're having a party next Saturday.
Size çok değer veriyoruz.We think the world of you.
Sen harika bir iş yaptığından dolayı biz sana daha fazla para veriyoruz.We're giving you more money because you did a great job.
Hata için özür diliyor ve bunu tekrar olmayacağına söz veriyoruz.We apologize for the mistake and promise that it won't happen again.
Evimde 80'in üzerinde insan var. Biz bir parti veriyoruz.There are over 80 people in my house. We're having a party.
Çok yakındın, bu yüzden sana son bir şans veriyoruz.You were so close, so we'll give you one last chance.
Müşterilerimize değer veriyoruz.We value our customers.
İşçilere şirket arabalarını eve götürmelerine izin veriyoruz.We authorize the workers to take company cars home.
Biz bir konferans veriyoruz.We're having a conference.
Biz aşırı tepki veriyoruz.We're overreacting.
Bizim yerimizde cuma akşamı bir parti veriyoruz.We're throwing a party Friday evening at our place.
Biz bu akşam yeni eve taşınma partisi veriyoruz.We're having a housewarming party this evening.
Cuma akşamı bir parti veriyoruz.We're having a party Friday evening.
Biz yarın gece bir parti veriyoruz.We're having a party tomorrow night.
Tom için bir akşam yemeği veriyoruz.We're giving a dinner for Tom.
Sana bir seçme hakkı veriyoruz.We're giving you a choice.
Bu gece benim evimde Tom için bekârlığa veda partisi veriyoruz.We're having a bachelor party for Tom at my place tonight.
Bu gece benim evimde Tom için sürpriz bir parti veriyoruz.We're having a surprise party for Tom tonight at my place.
Biz senin tavsiyene değer veriyoruz.We value your advice.
Evi sana veriyoruz.We're giving you the house.
Biz senin görüşüne değer veriyoruz.We value your opinion.
Biz gitmene izin veriyoruz.We're letting you go.
Size yaklaşık on dakika veriyoruz.We're giving you about ten minutes.
Biz önerilerinize değer veriyoruz.We value your suggestions.
Öğrencilerimizin onu yapmasına neden izin veriyoruz?Why do we allow our students to do that?
Onlar için bir akşam yemeği veriyoruz.We're giving a dinner for them.
Ona bir akşam yemeği veriyoruz.We're giving a dinner for him.
Onun için bir akşam yemeği veriyoruz.We're giving a dinner for her.
Yarın bir ofis partisi veriyoruz.We're having an office party tomorrow.
Biz bunu asla tekrar yapmayacağımıza sana söz veriyoruz.We promise you that we'll never do it again.
Biz gelecekte daha iyi hizmet sözü veriyoruz.We promise better service in the future.
Neden Tom'a oy veriyoruz?Why are we voting for Tom?
Yağmura rağmen biz dışarı çıkmak için karar veriyoruz.Despite the rain, we're deciding to go out.
Çoğu kez barbekü ve havuz partileri veriyoruz.We often have barbecues and pool parties.
Yakında unutmayacağımıza söz veriyoruz.We promise we won't soon forget.
Ağaçlarımıza değer veriyoruz.We treasure our trees.
Onu size söz veriyoruz.We promise you that.
Neden bunun olmasına izin veriyoruz?Why are we allowing this to happen?
Arka bahçemizde genellikle barbekü partileri veriyoruz.We often have barbecue parties in our backyard.
Tom ve ben biraz ara veriyoruz.Tom and I are taking a break.
Ona doğum günü partisi veriyoruz.We are giving him a birthday party.
Ona doğum gününde parti veriyoruz.We are giving him a party on his birthday.
Kaliteye değer veriyoruz.We value quality.
11 yıldır mücadele veriyoruz.We fought in the court for 11 years.
Artık yeter, para veriyoruz!Enough Is Genoeg!
Bunlara değer veriyoruz.This next one we'll be anxious to see how you do. ≫> Yup.
4'e ve 8'e de birer sıra veriyoruz. Şimdi de köşegenlerimizi çiziyoruz.And the key here is the diagonals, as you can imagine, otherwise we wouldn't be drawing them.
Dokuzuncu aşamada hamura son şeklini veriyoruz, ve hamur fırına giriyor -- 10. aşama.And at stage nine we get the dough to the final shape, and it goes into the oven -- stage 10.
Anılara, deneyimlere verdiğimize kıyasla neden daha fazla değer veriyoruz?Why do we put so much weight on memory relative to the weight that we put on experiences?
Vermeyi seviyoruz ve fazlasıyla da veriyoruz.We like to give, and we give a lot.