Çünkü size kendim hakkında kritik bilgiler veriyorum.Og det er fordi jeg giver jer kritisk data om mig.
Çünkü size kendim hakkında kritik bilgiler veriyorum. Size güvensiz olduğum yeri söylüyorum.И с това, че показвам недостатъците си аз ви казвам, че съм неуверена.
Çünkü size kendim hakkında kritik bilgiler veriyorum.Takto vám však dávam o sebe rozhodujúce informácie.
Çünkü size kendim hakkında kritik bilgiler veriyorum.Tôi bộc bạch với bạn những lời phê bình về bản thân.
Çünkü size kendim hakkında kritik bilgiler veriyorum.Und es ist weil ich dir damit kritische Informationen über mich preisgebe.
Çünkü size kendim hakkında kritik bilgiler veriyorum.Y se debe a que estoy entregando información crítica acerca de mi.
Çünkü size kendim hakkında kritik bilgiler veriyorum.Και είναι επειδή σου δίνω κρίσιμα δεδομένα για εμένα.
Çünkü size kendim hakkında kritik bilgiler veriyorum.А это потому, что таким образом я даю вам очень важную информацию о себе.
Çünkü size kendim hakkında kritik bilgiler veriyorum.Причина в тому, що я даю вам дуже важливу інформацію про себе.
Çünkü size kendim hakkında kritik bilgiler veriyorum.וזה בגלל שאני מספקת מידע רגיש אודותיי.
Çünkü size kendim hakkında kritik bilgiler veriyorum.وهذا لأني أعطيك معلومات حساسة عني
Çünkü size kendim hakkında kritik bilgiler veriyorum.どこで自分が脆くなるのかを明かすことになります。
Daha yayımlanmadı, dolayısıyla TED'e özel bilgi olarak veriyorum bunu.Der ist noch nicht veröffentlicht, also das ist TED-exklusiv.
Daha yayımlanmadı, dolayısıyla TED'e özel bilgi olarak veriyorum bunu.Elles n'ont pas été encore publiées, c'est de l'info en exclusivité pour TED.
Daha yayımlanmadı, dolayısıyla TED'e özel bilgi olarak veriyorum bunu.Még nem publikáltuk, úgyhogy ez teljesen titkos információ, csakis a TED részére.
Daha yayımlanmadı, dolayısıyla TED'e özel bilgi olarak veriyorum bunu.Nog ongepubliceerd, dus het is exclusieve informatie, speciaal voor TED.
Daha yayımlanmadı, dolayısıyla TED'e özel bilgi olarak veriyorum bunu.Non sono ancora stati pubblicati, quindi sono informazioni riservate solo per TED.
Daha yayımlanmadı, dolayısıyla TED'e özel bilgi olarak veriyorum bunu.Nu a fost încă publicat, sunt informaţii oferite în premieră pentru TED.
Daha yayımlanmadı, dolayısıyla TED'e özel bilgi olarak veriyorum bunu.Quando olhamos para estes dados, pensamos:
Daha yayımlanmadı, dolayısıyla TED'e özel bilgi olarak veriyorum bunu.아직 공개되지 않은 정보지만 TED에서만 알려드리는 것입니다.
Daha yayımlanmadı, dolayısıyla TED'e özel bilgi olarak veriyorum bunu.Y no ha sido publicada, así que es información totalmente secreta sólo para TED.
Daha yayımlanmadı, dolayısıyla TED'e özel bilgi olarak veriyorum bunu.Και δεν έχει δημοσιευτεί ακόμα, άρα είναι μυστικές πληροφορίες μόνο για το TED.
Daha yayımlanmadı, dolayısıyla TED'e özel bilgi olarak veriyorum bunu.Не е публикуван, така че е съвсем вътрешна информация, само за TED.
Daha yayımlanmadı, dolayısıyla TED'e özel bilgi olarak veriyorum bunu.Они не были опубликованы, это конфиденциальная информация для TED.
Daha yayımlanmadı, dolayısıyla TED'e özel bilgi olarak veriyorum bunu.וזה לא פורסם, אז זה לגמרי מידע סודי רק בשביל TED.
Daha yayımlanmadı, dolayısıyla TED'e özel bilgi olarak veriyorum bunu.و لم يتم نشرها، لذلك من المعلومات الملكة تماما لمجرد تيد.
Daha yayımlanmadı, dolayısıyla TED'e özel bilgi olarak veriyorum bunu.私達がこのデータを見て思うのは
Diyelim ki bu krediyi kullanmaya karar veriyorum.Řekněme, že si vezmu tuhle půjčku.
Diyelim ki bu krediyi kullanmaya karar veriyorum.Sagen wir, ich nehme dieses Darlehen.
Diyelim ki bu krediyi kullanmaya karar veriyorum.良いですね。
Diyelim ki mevduatlarımın %10'unu nakit olarak bir kenara ayırmaya karar veriyorum.Chcę zachować 10% w gotówce.
Diyelim ki mevduatlarımın %10'unu nakit olarak bir kenara ayırmaya karar veriyorum.Chci nechat 10% v hotovosti.
Diyelim ki mevduatlarımın %10'unu nakit olarak bir kenara ayırmaya karar veriyorum.Diciamo che voglio tenere liquido il 10%.
Diyelim ki mevduatlarımın %10'unu nakit olarak bir kenara ayırmaya karar veriyorum.Digamos que eu quero deixar 10% em caixa.
Diyelim ki mevduatlarımın %10'unu nakit olarak bir kenara ayırmaya karar veriyorum.Digamos que quiero mantener el 10% del mismo en efectivo.
Diyelim ki mevduatlarımın %10'unu nakit olarak bir kenara ayırmaya karar veriyorum.Disons que je veux garder 10% de ceci en liquide.
Diyelim ki mevduatlarımın %10'unu nakit olarak bir kenara ayırmaya karar veriyorum.Hãy để tôi nói rằng tôi muốn giữ lại 10% của nó bằng tiền mặt.
Diyelim ki mevduatlarımın %10'unu nakit olarak bir kenara ayırmaya karar veriyorum.Să spunem că vreau să păstrez 10% la dispoziţie oricând.
Diyelim ki mevduatlarımın %10'unu nakit olarak bir kenara ayırmaya karar veriyorum.Stel nu dat ik tien procent in kas wil houden.
Diyelim ki mevduatlarımın %10'unu nakit olarak bir kenara ayırmaya karar veriyorum.Нека кажем 10% в кеш.
Diyelim ki mevduatlarımın %10'unu nakit olarak bir kenara ayırmaya karar veriyorum.Позвольте мне сказать, я хочу сохранить 10% из них в денежной форме.
Diyelim ki mevduatlarımın %10'unu nakit olarak bir kenara ayırmaya karar veriyorum.הרשה לי לומר שאני רוצה להשאיר 10% מזה במזומן.
Diyelim ki mevduatlarımın %10'unu nakit olarak bir kenara ayırmaya karar veriyorum.سأقول أني أريد أن احتفظ بعشرة بالمئة من العشرة مليون نقداً
Diyelim ki mevduatlarımın %10'unu nakit olarak bir kenara ayırmaya karar veriyorum.ということで、100万ドルの現金をおいておく、で
Dınle, sana söz veriyorum şovuna gelmeye çalışacağız, amaAscolta, cercheremo di venire al tuo show, ma...
Dınle, sana söz veriyorum şovuna gelmeye çalışacağız, amaEcoute, on va vraiment essayer de venir à ton spectacle mais
Dınle, sana söz veriyorum şovuna gelmeye çalışacağız, amaΆκου, θα προσπαθήσουμε πραγματικά να'ρθούμε στο σόου, αλλά
Dınle, sana söz veriyorum şovuna gelmeye çalışacağız, amaМы очень хотели прийти на твоё шоу, но...
Dınle, sana söz veriyorum şovuna gelmeye çalışacağız, ama努力ですって?あたしのショー?
Doğru. Doğru. Şimdi haftada dört gün ilkokul 8. sınıflara fen dersi veriyorum.맞는 말이에요. 저는 일주일에 4번, 8학년 과학을 가르쳐요.
Doğru. Doğru. Şimdi haftada dört gün ilkokul 8. sınıflara fen dersi veriyorum.И теперь я учу восьмиклассников физике четыре дня в неделю, не просто прихожу время от времени... нет-нет-нет!
Doğru. Doğru. Şimdi haftada dört gün ilkokul 8. sınıflara fen dersi veriyorum.זה נכון. נכון. אני מלמד מדע לכתות ח' ארבעה ימים בשבוע.
Doğru. Doğru. Şimdi haftada dört gün ilkokul 8. sınıflara fen dersi veriyorum.فعلاً. فعلاً. أنا أدرّس مادة العلوم للصف الثامن أربع مرات في الأسبوع.
Doğru. Doğru. Şimdi haftada dört gün ilkokul 8. sınıflara fen dersi veriyorum.時々教えに行くというのではなく
Doğru. Şimdi haftada dört gün ilkokul 8. sınıflara fen dersi veriyorum.Heti négy nap természettudományt tanítok nyolcadikosoknak.
Doğru. Şimdi haftada dört gün ilkokul 8. sınıflara fen dersi veriyorum.Διδάσκω Επιστήμες στη Δευτέρα γυμνασίου, 4 μέρες την εβδομάδα.
Domus Akademi'de ders veriyorum ben,Imparto clases en la Academia Domus que es una escuela de diseño en Milán.
Domus Akademi'de ders veriyorum ben,لذلك، أنا أقوم بالتدريس في أكاديمية دوموس
Dördüncü Manga, iniş için yer açın. Geliyorum. Kilo 1 1, burası 61, esirlerin çıkarılmasına destek veriyorum.D2, tu Super 61, preleteli bomo preko ciljne zgradbe. ...dajemo podpodporo iz zraka.
Edward Elric'i Devlet Simyacısı atıyor ve "Metal" adını veriyorum.Edward Elric, Alchimista di Stato, e ti concedo il titolo di "Acciaio".