veriyorsunuz ile cümle

veriyorsunuz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Altın ve platinle kaplı olan bu sopara mücevher değeri olduğu içi para veriyorsunuz.Vous payez pour la quincaillerie, pour l'or et le platine dont ils sont incrustés.
Altın ve platinle kaplı olan bu sopara mücevher değeri olduğu içi para veriyorsunuz.Πληρώνεις την μάρκα, το ότι είναι επικαλυμμένα με χρυσό και πλατίνα.
Altın ve platinle kaplı olan bu sopara mücevher değeri olduğu içi para veriyorsunuz.Плащате за блясъка - за това, че са инкрустирани със злато и платина.
Altın ve platinle kaplı olan bu sopara mücevher değeri olduğu içi para veriyorsunuz.אתם משלמים עבור הבלינג, הן מצופות בזהב ובפלטינה.
Altın ve platinle kaplı olan bu sopara mücevher değeri olduğu içi para veriyorsunuz.أنت تدفع مقابل التباهي لأنها مطلية بالذهب والبلاتين
Altın ve platinle kaplı olan bu sopara mücevher değeri olduğu içi para veriyorsunuz.金とプラチナで飾られています」と このクラブを所有している男性は
Alt kata inmeye ya da bir yürüyüş yapıp gelmeye siz karar veriyorsunuz.Anda memutuskan ketika Anda mau pergi ke ruang bawah atau pergi jalan-jalan.
Alt kata inmeye ya da bir yürüyüş yapıp gelmeye siz karar veriyorsunuz.Chúng ta tự quyết định khi nào chúng ta muốn đi xuống dưới nhà và đi bộ.
Alt kata inmeye ya da bir yürüyüş yapıp gelmeye siz karar veriyorsunuz.Decidimos quando queremos ir dar um passeio.
Alt kata inmeye ya da bir yürüyüş yapıp gelmeye siz karar veriyorsunuz.Decydujesz kiedy wyjdziesz na spacer.
Alt kata inmeye ya da bir yürüyüş yapıp gelmeye siz karar veriyorsunuz.Du bestämmer själv när du vill gå ner, eller gå på en promenad
Alt kata inmeye ya da bir yürüyüş yapıp gelmeye siz karar veriyorsunuz.Je kiest ervoor dat je naar beneden gaat of een wandeling maakt.
Alt kata inmeye ya da bir yürüyüş yapıp gelmeye siz karar veriyorsunuz.여러분은 언제 아래층에 내려가고 싶은지, 산책을 하고 싶은지 결정을 합니다.
Alt kata inmeye ya da bir yürüyüş yapıp gelmeye siz karar veriyorsunuz.Man beslutter selv, at man går nedenunder, eller går en tur.
Alt kata inmeye ya da bir yürüyüş yapıp gelmeye siz karar veriyorsunuz.Man entscheidet, wann man runter oder spazieren gehen will.
Alt kata inmeye ya da bir yürüyüş yapıp gelmeye siz karar veriyorsunuz.Mi döntünk, hogy mikor ugrunk ki egy sétára.
Alt kata inmeye ya da bir yürüyüş yapıp gelmeye siz karar veriyorsunuz.Odločiš še, kdaj boš šel v kuhinjo ali na sprehod.
Alt kata inmeye ya da bir yürüyüş yapıp gelmeye siz karar veriyorsunuz.Sei tu a decidere di scendere di sotto o di fare una passeggiata.
Alt kata inmeye ya da bir yürüyüş yapıp gelmeye siz karar veriyorsunuz.To decizi cand vrei sa cobori la parter sau cand vrei sa faci o plimbare.
Alt kata inmeye ya da bir yürüyüş yapıp gelmeye siz karar veriyorsunuz.Uno decide cuando quiere bajar a dar un paseo.
Alt kata inmeye ya da bir yürüyüş yapıp gelmeye siz karar veriyorsunuz.Vous décidez quand vous voulez aller en bas ou aller faire un tour.
Alt kata inmeye ya da bir yürüyüş yapıp gelmeye siz karar veriyorsunuz.Vy se rozhodnete sejít do jiného patra nebo vyrazit na procházku.
Alt kata inmeye ya da bir yürüyüş yapıp gelmeye siz karar veriyorsunuz.Εσύ αποφασίζεις πότε θέλεις να κατέβεις στον κάτω όροφο ή να πας μια βόλτα.
Alt kata inmeye ya da bir yürüyüş yapıp gelmeye siz karar veriyorsunuz.Ви вирішуєте, коли хочете піти прогулятись.
Alt kata inmeye ya da bir yürüyüş yapıp gelmeye siz karar veriyorsunuz.Вие решавате кога да се поразходите.
Alt kata inmeye ya da bir yürüyüş yapıp gelmeye siz karar veriyorsunuz.Вы решаете, когда вы хотите спуститься или пойти прогуляться.
Alt kata inmeye ya da bir yürüyüş yapıp gelmeye siz karar veriyorsunuz.אתה מחליט מתי אתה רוצה לרדת למטה או לצאת להליכה.
Alt kata inmeye ya da bir yürüyüş yapıp gelmeye siz karar veriyorsunuz.أنت تقرر متى تريد أن تذهب في الطابق السفلي أو الذهاب في نزهة على الأقدام.
Alt kata inmeye ya da bir yürüyüş yapıp gelmeye siz karar veriyorsunuz.オフィスで人々の仕事の中断させる
- Anne! ...hayýr niye saat veriyorsunuz? Tamam, iyi akţamlar. Bir daha olmaz kusura bakmayýn.Όταν θα μπορώ να κοιμηθώ μυρίζοντας τα μαλλιά σου, και όταν θα είσαι δίπλα μου, όταν θα ξυπνώ το πρωί.
- Anne! ...hayýr niye saat veriyorsunuz? Tamam, iyi akţamlar.Мамо! ..защо го уточнявате изобщо?!
Bana 0'dan büyük bir epsilon veriyorsunuz.양수로요
Bana 0'dan büyük bir epsilon veriyorsunuz.גדול מ- 0.
Bana 0'dan büyük bir epsilon veriyorsunuz.اكبر من 0
Bana bir epsilon veriyorsunuz.Te voy a dar un epsilon.
Bana bir epsilon veriyorsunuz.제가 ε을 주면
Bana bir epsilon veriyorsunuz.سأعطيك ابسيلون
Benim itirazıma cevap veriyorsunuz.A vy na moji námitku odpovíte.
Benim itirazıma cevap veriyorsunuz.Dan anda menjawab penolakan saya.
Benim itirazıma cevap veriyorsunuz.Jij antwoordt op mijn bezwaar.
Benim itirazıma cevap veriyorsunuz.여러분이 제가 단 이의에 답합니다.
Benim itirazıma cevap veriyorsunuz.Odpowiadasz na mój sprzeciw.
Benim itirazıma cevap veriyorsunuz.Şi tu răspunzi la obiecţia mea.
Benim itirazıma cevap veriyorsunuz.Te erre válaszolsz az ellenvetésemre.
Benim itirazıma cevap veriyorsunuz.Und Sie antworten auf meinen Einwand.
Benim itirazıma cevap veriyorsunuz.Và bạn trả lời cho sự phản đối của tôi.
Benim itirazıma cevap veriyorsunuz.Voi rispondete alla mia obiezione e io ho una domanda:
Benim itirazıma cevap veriyorsunuz.Vous répondez à mon objection.
Benim itirazıma cevap veriyorsunuz.Y me refutan mi objeción.
Benim itirazıma cevap veriyorsunuz.Απαντάτε στην ένστασή μου.
Benim itirazıma cevap veriyorsunuz.Вы отвечаете на моё возражение.
Benim itirazıma cevap veriyorsunuz.И вие отговаряте на моите възражения.
Benim itirazıma cevap veriyorsunuz.І ви відповідаєте на моє заперечення.
Benim itirazıma cevap veriyorsunuz.ואתם משיבים להתנגדות שלי.
Benim itirazıma cevap veriyorsunuz.و أنت تجيبين على اعتراضي.
Benim itirazıma cevap veriyorsunuz.私はさらにたずねます それはどういうことか?
Ben sadece bir fonksiyonum. Siz bana yiyecek veriyorsunuz ve-- ve aslında, belki, Birden fazla tanımım var.Przekazujesz mi jedzenie i może, aktualnie, może mam wiele wejść.
Ben sadece bir fonksiyonum. Siz bana yiyecek veriyorsunuz ve-- ve aslında, belki,Der kan også være mere end en slags input.
Ben sadece bir fonksiyonum. Siz bana yiyecek veriyorsunuz ve-- ve aslında, belki,מתמטיקה וידאו.
Bir fırsat görüyorsunuz ve onu elde etmek için ne yapacağınıza karar veriyorsunuz.Anda melihat sebuah peluang, dan anda memutuskan apa yang akan anda coba untuk meraihnya.
İlgili Sayfalar