veriyorsunuz ile cümle
veriyorsunuz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
De ki: "Siz Allah'a göklerde ve yerde bilemeyeceği bir şeyi mi haber veriyorsunuz?Say: "Do you want to inform God of things in the heavens and the earth He does not know?"
Yoksa siz Allah'a yeryüzünde bilemeyeceği bir şeyi mi haber veriyorsunuz?Or are you announcing to God what He does not know on the earth?
Size ne oluyor? Ne biçim hüküm veriyorsunuz?What has come upon you that you judge in such a wise?
De ki, "Siz Allah'a göklerde ve yerde O'nun bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz?"Say: "Do you want to inform God of things in the heavens and the earth He does not know?"
Ne olmuş size, aklınızı mı kaybettiniz? Ne biçim hüküm veriyorsunuz öyle!What ails you that you judge in such a wise?
Size ne oldu, nasıl karar veriyorsunuz?What ails you that you judge in such a wise?
Neyiniz var, ne biçim hüküm veriyorsunuz?What has come upon you that you judge in such a wise?
Nasıl hüküm veriyorsunuz?What sort of a judgement you impose!
Nasıl hüküm veriyorsunuz siz?"What sort of a judgement you impose!”
Ne biçim hüküm veriyorsunuz?What sort of a judgement you impose!
Ne biçim hüküm veriyorsunuz öyle!What sort of a judgement you impose!”
Ne biçim hüküm veriyorsunuz öyle?What sort of a judgement you impose!
"Ben kocamışken bana müjde mi veriyorsunuz? Neye dayanarak müjdeliyorsunuz?" deyince:He said, 'What, do you give me good tidings, though old age has smitten me? Of what do you
İhtiyarlık çağımda mı demişti, bana müjde veriyorsunuz? Neye istinaden müjde vermektesiniz bana?He said: bear ye me glad tidings when old age hath touched me? of what then ye bear me glad tidings?
Çünkü yalnız Allah'ın rızasını kazanmak için veriyorsunuz.Any charity you give shall be for the sake of God.
Bu suçlamalara ne yanıt veriyorsunuz?What is your response to these accusations?
Bu şüphelere ne yanıt veriyorsunuz?What is your response?
Buna nasıl tepki veriyorsunuz?How would you respond to that?
SETimes: Siz sınır kapılarında EULEX'e destek veriyorsunuz.SETimes: You are supporting EULEX at the gates.
Ve çok çabuk cevap veriyorsunuz ve çok çabuk düşünüyorsunuz.And you respond very quickly, and you think very quickly.
Niçin ödeme yapılması konusunda talimat veriyorsunuz?Waarom zijn wij aan recht gebonden?
Bu apartman dairesi için ne kadar kira veriyorsunuz?Hoeveel huur betaal je voor het appartement?
Niçin ödeme yapılması konusunda talimat veriyorsunuz?Miksi he haluavat saada rahaa?
Niçin ödeme yapılması konusunda talimat veriyorsunuz?Hvorfor skal vi undersøge det at dræbe?
Niçin ödeme yapılması konusunda talimat veriyorsunuz?Tại sao phải đóng thuế?
Niçin ödeme yapılması konusunda talimat veriyorsunuz?מי מפחד מהוראת החשבון?.
Niçin ödeme yapılması konusunda talimat veriyorsunuz?Aga miks siis on tarvis seda käskida?
100 dolarlık bir bilgisayarı değil, en iyi bilgisayarı veriyorsunuz.여러분은 그들에게 100달러 짜리 컴퓨터를 준게 아니라
100 dolarlık bir bilgisayarı değil, en iyi bilgisayarı veriyorsunuz.Bạn không chỉ đưa họ một chiếc máy tính 100 đô, bạn đưa cho họ chiếc máy tốt nhất.
100 dolarlık bir bilgisayarı değil, en iyi bilgisayarı veriyorsunuz.Je gaf ze de beste computer.
100 dolarlık bir bilgisayarı değil, en iyi bilgisayarı veriyorsunuz.Keinen Billig-Computer hast du ihnen gegeben, den besten Rechner hast du gegegeben.
100 dolarlık bir bilgisayarı değil, en iyi bilgisayarı veriyorsunuz.Não lhes deram um computador de 100 dólares, mas o melhor.
100 dolarlık bir bilgisayarı değil, en iyi bilgisayarı veriyorsunuz.Nedáte im 100 dolárový počítač, dáte im najlepší počítač.
100 dolarlık bir bilgisayarı değil, en iyi bilgisayarı veriyorsunuz.Nedáte jim počítač za 100 dolarů, dáte jim nejlepší počítač.
100 dolarlık bir bilgisayarı değil, en iyi bilgisayarı veriyorsunuz.Nem egy 100 dolláros számítógépet adtunk neki, hanem a legjobb számítógépet.
100 dolarlık bir bilgisayarı değil, en iyi bilgisayarı veriyorsunuz.Nie dajesz im komputera za 100$, dajesz im najlepszy komputer.
100 dolarlık bir bilgisayarı değil, en iyi bilgisayarı veriyorsunuz.No les diste un computador de 100 dólares les diste el mejor computador.
100 dolarlık bir bilgisayarı değil, en iyi bilgisayarı veriyorsunuz.Non gli avete comprato un computer da 100 dollari, gli avete comprato il miglior computer.
100 dolarlık bir bilgisayarı değil, en iyi bilgisayarı veriyorsunuz.Nu le-ai dat computerul de 100 de dolari, ci le-ai dat cel mai bun computer.
100 dolarlık bir bilgisayarı değil, en iyi bilgisayarı veriyorsunuz.Vous ne leur avez pas donné un ordinateur à 100 $, vous leur avez donné le meilleur ordinateur.
100 dolarlık bir bilgisayarı değil, en iyi bilgisayarı veriyorsunuz.Τους δώσατε όχι έναν Η/Υ των 100 δολαρίων, τους δώσατε τον καλύτερο υπολογιστή.
100 dolarlık bir bilgisayarı değil, en iyi bilgisayarı veriyorsunuz.Ви дали їм не стодоларовий комп'ютер, ви дали їм найкращий комп'ютер.
100 dolarlık bir bilgisayarı değil, en iyi bilgisayarı veriyorsunuz.Вы им дали компьютер не за 100 долларов, а самый лучший компьютер.
100 dolarlık bir bilgisayarı değil, en iyi bilgisayarı veriyorsunuz.Не 100-доларов компютър, а най-добрият компютър.
100 dolarlık bir bilgisayarı değil, en iyi bilgisayarı veriyorsunuz.שהם טוענים שהם צריכים. נתתם להם לא מחשב של 100 דולר,
100 dolarlık bir bilgisayarı değil, en iyi bilgisayarı veriyorsunuz.التي يحتاجونها. لم تعطيهم جهاز كومبيوتر قيمته 100 دولار,
100 dolarlık bir bilgisayarı değil, en iyi bilgisayarı veriyorsunuz.愛や喜びを与え 彼らの満足のために
Altın ve platinle kaplı olan bu sopara mücevher değeri olduğu içi para veriyorsunuz.A csilli-villit kell megfizetni, hogy arannyal és platinával vannak beborítva.
Altın ve platinle kaplı olan bu sopara mücevher değeri olduğu içi para veriyorsunuz.Anda membayar untuk sebuah kemewahan, bahwa perangkat tersebut berlapis emas dan platina.
Altın ve platinle kaplı olan bu sopara mücevher değeri olduğu içi para veriyorsunuz.Bạn trả tiền cho giá trị trang sức của nó, vì nó được mạ vàng và vàng trắng.
Altın ve platinle kaplı olan bu sopara mücevher değeri olduğu içi para veriyorsunuz.Du bezahlst für den Schnickschnack, dafür, dass sie mit Gold und Platin überzogen sind.
Altın ve platinle kaplı olan bu sopara mücevher değeri olduğu içi para veriyorsunuz.È il luccicchio che si paga, perché sono tempestati di oro e platino.
Altın ve platinle kaplı olan bu sopara mücevher değeri olduğu içi para veriyorsunuz.Je betaalt voor de 'bling', dat ze ingelegd zijn met goud en platina.
Altın ve platinle kaplı olan bu sopara mücevher değeri olduğu içi para veriyorsunuz.즉 골프채에 도금된 금과 백금이 골프채 가격의 대부분을 차지하는 것입니다.
Altın ve platinle kaplı olan bu sopara mücevher değeri olduğu içi para veriyorsunuz.Kupujete si pocit, že jsou pokryty zlatema a paltinou.
Altın ve platinle kaplı olan bu sopara mücevher değeri olduğu içi para veriyorsunuz.Man betaler for at få bling-bling, at de er indlagte med guld og platin.
Altın ve platinle kaplı olan bu sopara mücevher değeri olduğu içi para veriyorsunuz.Pagáis por diamantes... ...incrustados en oro y platino.
Altın ve platinle kaplı olan bu sopara mücevher değeri olduğu içi para veriyorsunuz.Płacisz za "błysk". Są inkrustowane złotem i platyną.
Altın ve platinle kaplı olan bu sopara mücevher değeri olduğu içi para veriyorsunuz.Plătiţi pentru "strălucire", pentru că sunt încrustate cu platină şi aur.
Altın ve platinle kaplı olan bu sopara mücevher değeri olduğu içi para veriyorsunuz.Pri palicah plačate luksuz, saj so palice prevlečene z zlatom in platino.
İlgili Sayfalar