Benim itirazıma cevap veriyorsunuz.Απαντάτε στην ένστασή μου.
Benim itirazıma cevap veriyorsunuz.Вы отвечаете на моё возражение.
Benim itirazıma cevap veriyorsunuz.И вие отговаряте на моите възражения.
Benim itirazıma cevap veriyorsunuz.І ви відповідаєте на моє заперечення.
Benim itirazıma cevap veriyorsunuz.ואתם משיבים להתנגדות שלי.
Benim itirazıma cevap veriyorsunuz.و أنت تجيبين على اعتراضي.
Benim itirazıma cevap veriyorsunuz.私はさらにたずねます それはどういうことか?
Ben sadece bir fonksiyonum. Siz bana yiyecek veriyorsunuz ve-- ve aslında, belki, Birden fazla tanımım var.Przekazujesz mi jedzenie i może, aktualnie, może mam wiele wejść.
Ben sadece bir fonksiyonum. Siz bana yiyecek veriyorsunuz ve-- ve aslında, belki,Der kan også være mere end en slags input.
Ben sadece bir fonksiyonum. Siz bana yiyecek veriyorsunuz ve-- ve aslında, belki,מתמטיקה וידאו.
Bir fırsat görüyorsunuz ve onu elde etmek için ne yapacağınıza karar veriyorsunuz.Anda melihat sebuah peluang, dan anda memutuskan apa yang akan anda coba untuk meraihnya.
Bir fırsat görüyorsunuz ve onu elde etmek için ne yapacağınıza karar veriyorsunuz.Bạn thấy được 1 cơ hội, và bạn quyết dịnh nắm bắt nó.
Bir fırsat görüyorsunuz ve onu elde etmek için ne yapacağınıza karar veriyorsunuz.Du siehst eine Gelegenheit und entscheidest was du tun würdest um sie wahrzunehmen.
Bir fırsat görüyorsunuz ve onu elde etmek için ne yapacağınıza karar veriyorsunuz.Je ziet een kans, en je besluit wat je gaat doen om die te pakken.
Bir fırsat görüyorsunuz ve onu elde etmek için ne yapacağınıza karar veriyorsunuz.창업자는 기회를 보면 그 기회를 잡기 위해 무엇을 할 것인지를 스스로 결정합니다.
Bir fırsat görüyorsunuz ve onu elde etmek için ne yapacağınıza karar veriyorsunuz.Látunk egy lehetőséget, és elhatározzuk, hogy megragadjuk.
Bir fırsat görüyorsunuz ve onu elde etmek için ne yapacağınıza karar veriyorsunuz.Näkee mahdollisuuden ja päättää, mitä tekee tarttuakseen siihen.
Bir fırsat görüyorsunuz ve onu elde etmek için ne yapacağınıza karar veriyorsunuz.Vedi un'opportunità, e decidi cosa farai per provare ad afferrarla.
Bir fırsat görüyorsunuz ve onu elde etmek için ne yapacağınıza karar veriyorsunuz.Veem uma oportunidade e decidem o que irão fazer se a tentarem agarrar.
Bir fırsat görüyorsunuz ve onu elde etmek için ne yapacağınıza karar veriyorsunuz.Ver una oportunidad y decidir qué vas a hacer para tratar de aprovecharla.
Bir fırsat görüyorsunuz ve onu elde etmek için ne yapacağınıza karar veriyorsunuz.Vezi o oportunitate, și decizi ce ai de gând să faci pentru a ajunge acolo.
Bir fırsat görüyorsunuz ve onu elde etmek için ne yapacağınıza karar veriyorsunuz.Vidiš priložnost in se odločiš, da jo boš poskusil izkoristiti.
Bir fırsat görüyorsunuz ve onu elde etmek için ne yapacağınıza karar veriyorsunuz.Vidíte príležitosť a rozhodnete sa ju skúsiť uchopiť.
Bir fırsat görüyorsunuz ve onu elde etmek için ne yapacağınıza karar veriyorsunuz.Vidíte příležitost a rozhodnete se, že ji zkusíte polapit za pačesy.
Bir fırsat görüyorsunuz ve onu elde etmek için ne yapacağınıza karar veriyorsunuz.Vous repérez une opportunité et vous décidez de ce que vous allez faire pour la saisir.
Bir fırsat görüyorsunuz ve onu elde etmek için ne yapacağınıza karar veriyorsunuz.Βλέπει κανείς μια ευκαιρία, και αποφασίζει για το τι θα κάνει για να την αρπάξει.
Bir fırsat görüyorsunuz ve onu elde etmek için ne yapacağınıza karar veriyorsunuz.Вам выпадает шанс и вы решаете, как использовать его.
Bir fırsat görüyorsunuz ve onu elde etmek için ne yapacağınıza karar veriyorsunuz.Виждаш възможност и решаваш, какво ще направиш за да се възползваш от нея.
Bir fırsat görüyorsunuz ve onu elde etmek için ne yapacağınıza karar veriyorsunuz.Ми бачимо можливість і вирішуємо, що нам потрібно зробити для того, щоб скористатися нею.
Bir fırsat görüyorsunuz ve onu elde etmek için ne yapacağınıza karar veriyorsunuz.אתם רואים הזדמנות, ומחליטים מה לעשות כדי לנסות לנצל אותה.
Bir fırsat görüyorsunuz ve onu elde etmek için ne yapacağınıza karar veriyorsunuz.حيث ترى فرصة سانحة أمامك .. وتقرر انك سوف تستغل تلك الفرصة
Bir fırsat görüyorsunuz ve onu elde etmek için ne yapacağınıza karar veriyorsunuz.それを掴むために これをやろうと決めること つまり 明日は今日より良くなると信じて
Bir karar veriyorsunuz, ve buna göre bir eylemde bulunuyorsunuz.A cselekedet alapja a döntés, amit hoznak.
Bir karar veriyorsunuz, ve buna göre bir eylemde bulunuyorsunuz.Anda membuat keputusan, pada pokok aksi yang Anda lakukan.
Bir karar veriyorsunuz, ve buna göre bir eylemde bulunuyorsunuz.Anh ra một quyết định để hành động theo đó.
Bir karar veriyorsunuz, ve buna göre bir eylemde bulunuyorsunuz.Děláte takové rozhodnutí, na kterém budete zakládat nějakou činnost.
Bir karar veriyorsunuz, ve buna göre bir eylemde bulunuyorsunuz.Ditt beslut påverkar din handling.
Bir karar veriyorsunuz, ve buna göre bir eylemde bulunuyorsunuz.Iei o decizie pe care îți vei baza o acțiune.
Bir karar veriyorsunuz, ve buna göre bir eylemde bulunuyorsunuz.Je maakt een beslissing, waarop ga je een actie baseren?
Bir karar veriyorsunuz, ve buna göre bir eylemde bulunuyorsunuz.여러분은 결정을 내리고, 그것에 따라 행동을 취합니다.
Bir karar veriyorsunuz, ve buna göre bir eylemde bulunuyorsunuz.Man tager en beslutning, på hvilken man vil basere en handling.
Bir karar veriyorsunuz, ve buna göre bir eylemde bulunuyorsunuz.Podejmujesz decyzję, która będzie punktem wyjścia dla zachowania.
Bir karar veriyorsunuz, ve buna göre bir eylemde bulunuyorsunuz.Rozhodujeme, čo spravíme.
Bir karar veriyorsunuz, ve buna göre bir eylemde bulunuyorsunuz.Sie treffen Entscheidungen auf denen Ihr weiteres Tun beruht.
Bir karar veriyorsunuz, ve buna göre bir eylemde bulunuyorsunuz.Si prende una decisione, ed essa sarà la base di una successiva azione.
Bir karar veriyorsunuz, ve buna göre bir eylemde bulunuyorsunuz.Ustedes toman una desición, sobre la cual basarán una acción.
Bir karar veriyorsunuz, ve buna göre bir eylemde bulunuyorsunuz.Vous prenez une décision, sur laquelle vous allez fonder une action.
Bir karar veriyorsunuz, ve buna göre bir eylemde bulunuyorsunuz.Παίρνετε αποφάσεις και με βάση αυτές ενεργείτε.
Bir karar veriyorsunuz, ve buna göre bir eylemde bulunuyorsunuz.Вземате решение, на което ще базирате действие.
Bir karar veriyorsunuz, ve buna göre bir eylemde bulunuyorsunuz.Ви приймаєте рішення, на якому засновується ваша дія.
Bir karar veriyorsunuz, ve buna göre bir eylemde bulunuyorsunuz.Вы принимаете решение, на котором вы основываете действия.
Bir karar veriyorsunuz, ve buna göre bir eylemde bulunuyorsunuz.אתה מקבל החלטה שעל-פיה אתה מתכוון לבסס פעולה.
Bir karar veriyorsunuz, ve buna göre bir eylemde bulunuyorsunuz.أنك تتخذ قرار، وبناءاً عليه ستقوم بفعل.
Bir karar veriyorsunuz, ve buna göre bir eylemde bulunuyorsunuz.ある人たちには、今この瞬間、他人が何をしているか、
Bir şeyleri açmaya siz karar veriyorsunuz.Anda memutuskan ketika Anda mau menyalakan sesuatu.
Bir şeyleri açmaya siz karar veriyorsunuz.Chúng ta tự quyết định khi nào chúng ta muốn mở cái gì đó lên.
Bir şeyleri açmaya siz karar veriyorsunuz.Decidimos quando queremos ligar alguma coisa.
Bir şeyleri açmaya siz karar veriyorsunuz.Decydujesz kiedy coś włączysz.
Bir şeyleri açmaya siz karar veriyorsunuz.Du bestämmer själv när du vill starta någonting.
Bir şeyleri açmaya siz karar veriyorsunuz.Je kiest ervoor om iets aan te zetten.