Ana içeriğe geç
Sözlük

veriyorlar ile cümle

veriyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Ve size bu bilgisayarlar için gerçekten para veriyorlar.És tényleg pénzt fizetnek önöknek azokért a gépekért.
Ve size bu bilgisayarlar için gerçekten para veriyorlar.Et en fait ils vous paieront pour ces ordinateurs.
Ve size bu bilgisayarlar için gerçekten para veriyorlar.Ja he maksavat rahaa pääsystä noihin koneisiin.
Ve size bu bilgisayarlar için gerçekten para veriyorlar.그럼 그들이 감염된 컴퓨터를 돈을 주고 살꺼에요.
Ve size bu bilgisayarlar için gerçekten para veriyorlar.Och de kommer faktiskt att betala dig pengar för de här datorerna.
Ve size bu bilgisayarlar için gerçekten para veriyorlar.Și chiar îți dau bani pentru acele computere.
Ve size bu bilgisayarlar için gerçekten para veriyorlar.Und sie bezahlen tatsächlich Geld für diese Computer.
Ve size bu bilgisayarlar için gerçekten para veriyorlar.Và họ thực sự sẽ trả tiền cho các máy tính này.
Ve size bu bilgisayarlar için gerçekten para veriyorlar.Y van a pagarte dinero por ellas.
Ve size bu bilgisayarlar için gerçekten para veriyorlar.Zij betalen je er daadwerkelijk geld voor.
Ve size bu bilgisayarlar için gerçekten para veriyorlar.Και αυτοί θα πληρώσουν με λεφτά για αυτούς τους υπολογιστές.
Ve size bu bilgisayarlar için gerçekten para veriyorlar.И они действительно заплатят вам за них.
Ve size bu bilgisayarlar için gerçekten para veriyorlar.И те всъщност ще ти платят за тези компютри.
Ve size bu bilgisayarlar için gerçekten para veriyorlar.І вони дійсно заплатять вам за них гроші.
Ve size bu bilgisayarlar için gerçekten para veriyorlar.והם באמת ישלמו לך כסף עבור המחשבים.
Ve size bu bilgisayarlar için gerçekten para veriyorlar.و هم في الواقع سوف يدفعوا لك مال مقابل هذه الحواسيب
Ve size bu bilgisayarlar için gerçekten para veriyorlar.では彼らはそれをどうやって
Ya da bu şirketler vatandaşların rızasını yansıtmayan otoriter rejimlerin sansür isteklerine cevap veriyorlar.Albo reagują na żądania cenzurowania, wysuwane przez autorytarne reżimy, bez uwzględnienia zgody rządzonych.
Ya da bu şirketler vatandaşların rızasını yansıtmayan otoriter rejimlerin sansür isteklerine cevap veriyorlar.Atau mereka menanggapi permintaan sensor dari rezim penguasa yang tidak mencerminkan perjanjian pemerintah.
Ya da bu şirketler vatandaşların rızasını yansıtmayan otoriter rejimlerin sansür isteklerine cevap veriyorlar.Či, případně, reagují na cenzorské požadavky autoritativních režimů, které neodráží vůli poddaných.
Ya da bu şirketler vatandaşların rızasını yansıtmayan otoriter rejimlerin sansür isteklerine cevap veriyorlar.혹은 국민의 의견을 무시하는 권위주의 체제의 검열요구에 화답하고 있는 것일 수도 있죠.
Ya da bu şirketler vatandaşların rızasını yansıtmayan otoriter rejimlerin sansür isteklerine cevap veriyorlar.Och de svarar på anspråk om censur från auktoritära regimer som inte speglar medborgarnas samtycke.
Ya da bu şirketler vatandaşların rızasını yansıtmayan otoriter rejimlerin sansür isteklerine cevap veriyorlar.Of ze gaan in op verzoeken tot censuur door autoritaire regimes waarmee de bevolking niet instemt.
Ya da bu şirketler vatandaşların rızasını yansıtmayan otoriter rejimlerin sansür isteklerine cevap veriyorlar.Ou estão a responder a pedidos de censura de regimes autoritários que não refletem o consenso dos governados.
Ya da bu şirketler vatandaşların rızasını yansıtmayan otoriter rejimlerin sansür isteklerine cevap veriyorlar.Вони задоволняють тим вимогам цензури авторитарних режимів, з якими не згодні пересічні громадяни.
Ya da bu şirketler vatandaşların rızasını yansıtmayan otoriter rejimlerin sansür isteklerine cevap veriyorlar.Они удовлетворяют такие требования цензуры авторитарных режимов, которые не отражают согласия их подданных.
Ya da bu şirketler vatandaşların rızasını yansıtmayan otoriter rejimlerin sansür isteklerine cevap veriyorlar.או שהן נענות לדרישות הצנזורה של משטרים רודניים שאינן משקפות את רצון הנשלטים.
Ya da bu şirketler vatandaşların rızasını yansıtmayan otoriter rejimlerin sansür isteklerine cevap veriyorlar.أو أنهم يستجيبوا لطلبات الرقابة والحجب من أنظمة الحكم المستبدة والتي لا تعكس رغبات الناس الذين تحكمهم.
Ya da bu şirketler vatandaşların rızasını yansıtmayan otoriter rejimlerin sansür isteklerine cevap veriyorlar.独裁政権からの 検閲要求に応じています あるいは 企業は
Yanal alan nedir? Pardon, önce tabanda kullanılacak malzemenin maliyetini veriyorlar.Então essa base aqui, o material custa $10 por metro quadrado.
Yani ne kadar borç veriyorlar?Kolik půjčují?
Yani, size nerede olduğunu, fiyatları, adresi, telefon numarasını falan veriyorlar.Alors, ils vous disent où il est, ce que les prix sont, l'adresse, le numéro de téléphone, etc
Yani, size nerede olduğunu, fiyatları, adresi, telefon numarasını falan veriyorlar.Also sagen sie einem, wo es ist, wie die Preise sind, die Adresse, Telefonnummer etc.
Yani, size nerede olduğunu, fiyatları, adresi, telefon numarasını falan veriyorlar.De berättar var den finns, vad det kostar, addressen, telefonnumret, etc.
Yani, size nerede olduğunu, fiyatları, adresi, telefon numarasını falan veriyorlar.Dizem onde fica, quais são os preços, a morada, o número de telefone, etc.
Yani, size nerede olduğunu, fiyatları, adresi, telefon numarasını falan veriyorlar.Dus wordt je verteld waar het is, wat de prijzen zijn, het adres, het telefoonnummer en ga zo maar door.
Yani, size nerede olduğunu, fiyatları, adresi, telefon numarasını falan veriyorlar.Jadi mereka memberi tahu di mana lokasinya, harganya, alamat, nomor telepon, dan lain-lain.
Yani, size nerede olduğunu, fiyatları, adresi, telefon numarasını falan veriyorlar.어디에 있는지, 가격은 얼마인지, 전화 번호가 뭔지 등도 알려주네요.
Yani, size nerede olduğunu, fiyatları, adresi, telefon numarasını falan veriyorlar.Leírják hol van, milyenek az árai, mi a címük, telefonszámuk, stb.
Yani, size nerede olduğunu, fiyatları, adresi, telefon numarasını falan veriyorlar.Por eso nos dice dónde está, los precios, la dirección, el número de teléfono, etc.
Yani, size nerede olduğunu, fiyatları, adresi, telefon numarasını falan veriyorlar.Povedia vám kde je, aké sú ceny, adresu, telefónne číslo, a tak ďalej.
Yani, size nerede olduğunu, fiyatları, adresi, telefon numarasını falan veriyorlar.Quindi vi dicono dov'è, come sono i prezzi, l'indirizzo, il numero di telefono e così via.
Yani, size nerede olduğunu, fiyatları, adresi, telefon numarasını falan veriyorlar.Tako vam povedo, kje je, kakšne so cene, naslov, telefonska številka, itd ...
Yani, size nerede olduğunu, fiyatları, adresi, telefon numarasını falan veriyorlar.Takže vám řeknou, kde to je, jaké jsou ceny, adresa, telefonní číslo apod.
Yani, size nerede olduğunu, fiyatları, adresi, telefon numarasını falan veriyorlar.Vậy nên họ cho bạn biết nó ở đâu, giá cả thế nào, địa chỉ, số điện thoại, v.v.
Yani, size nerede olduğunu, fiyatları, adresi, telefon numarasını falan veriyorlar.Έτσι σας λένε που είναι, ποιες είναι οι τιμές, η διεύθυνση, το τηλεφωνικό νούμερο, κτλ.
Yani, size nerede olduğunu, fiyatları, adresi, telefon numarasını falan veriyorlar.Така че те ви казват къде е, каква е цената, адреса, телефонният номер и т.н.
Yani, size nerede olduğunu, fiyatları, adresi, telefon numarasını falan veriyorlar.Так вот, нам сообщают где это, какие там цены, адрес, номер телефона и т.д.
Yani, size nerede olduğunu, fiyatları, adresi, telefon numarasını falan veriyorlar.Тому вони вказують де він знаходиться, які там ціни, адреса, телефон тощо.
Yani, size nerede olduğunu, fiyatları, adresi, telefon numarasını falan veriyorlar.אז הם אומרים לכם איפה היא, מה המחירים, הכתובת, מספר הטלפון וכו'.
Yani, size nerede olduğunu, fiyatları, adresi, telefon numarasını falan veriyorlar.فهم يعرضون مكانه واسعاره ترى العنوان .. ورقم الهاتف .. وهلم جراً
Yani, size nerede olduğunu, fiyatları, adresi, telefon numarasını falan veriyorlar.電話番号などが掲載されています 政治面はどうでしょう?
Yaptıkları şu: Bir grup öğrenciyi alıp, onlara bir takım zor işler veriyorlar.Esto es lo que hicieron: tomaron a un grupo de estudiantes, y les dieron una serie de desafíos.
Yaptıkları şu: Bir grup öğrenciyi alıp, onlara bir takım zor işler veriyorlar.Sie haben einer Gruppe von Studenten verschiedene Herausforderungen gegeben, so Sachen wie:
Yaptıkları şu: Bir grup öğrenciyi alıp, onlara bir takım zor işler veriyorlar.מה שעשו: לקחו קבוצת תלמידים, ובבחנו אותם באתגרים שונים.
Yaptıkları şu: Bir grup öğrenciyi alıp, onlara bir takım zor işler veriyorlar.並んだ数字の記憶、言葉のパズル、その他の特殊なパズル、
Yarışın adı herşeyi açıklıyor. Bu yarışı bitirmeniz için size 48 saat veriyorlar.48 órád van hogy befejezd a versenyt.
Yarışın adı herşeyi açıklıyor. Bu yarışı bitirmeniz için size 48 saat veriyorlar.Aveţi la dispoziţie 48 de ore să terminaţi competiţia.
Yarışın adı herşeyi açıklıyor. Bu yarışı bitirmeniz için size 48 saat veriyorlar.Dão-vos 48 horas para acabar esta corrida.
Yarışın adı herşeyi açıklıyor. Bu yarışı bitirmeniz için size 48 saat veriyorlar.Du har 48 timmar på dig att avsluta loppet.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod