Ana içeriğe geç
Sözlük

veriyorlar ile cümle

veriyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Ve bunun için oy veriyorlar.Và họ sẽ bầu cho những thứ như thế.
Ve bunun için oy veriyorlar.Y ellos votarán por eso...
Ve bunun için oy veriyorlar.Και το ψηφίζουν.
Ve bunun için oy veriyorlar.И голосуют за это.
Ve bunun için oy veriyorlar.И ще гласуват за това.
Ve bunun için oy veriyorlar.І вони за це проголосують.
Ve bunun için oy veriyorlar.והם יצביעו עבורו.
Ve bunun için oy veriyorlar.و يالتالي يصوتون لصالحه.
Ve bunun için oy veriyorlar.もし誰か誠実さを装ったり
Ve Cestius Piramidine bir kez daha bakmaya karar veriyorlar,그런 후 지붕에 피뢰침이 있는 체스티우스의 피라미디를
Ve Cestius Piramidine bir kez daha bakmaya karar veriyorlar,ומחליטים להעיף עוד מבט בפירמידת קסטיוס
Ve Cestius Piramidine bir kez daha bakmaya karar veriyorlar,و قرروا ان يلقوا نظرة اخيرة على هرم ساستيس
Ve Cestius Piramidine bir kez daha bakmaya karar veriyorlar,その上には避雷針がありますが
Ve Cuma günü, öğrendiklerini paylaşmak için resmi bir sunum veriyorlar.E na sexta-feira, fazem uma apresentação para partilhar o que aprenderam.
Ve Cuma günü, öğrendiklerini paylaşmak için resmi bir sunum veriyorlar.Puedo tocar con otras personas tambien. Ahora estoy en una banda musical. Puedo mantener el ritmo.
Ve Cuma günü, öğrendiklerini paylaşmak için resmi bir sunum veriyorlar.Και την Παρασκευή κάνουν μια επίσημη παρουσίαση για να μοιραστούν όσα έμαθαν.
Ve Cuma günü, öğrendiklerini paylaşmak için resmi bir sunum veriyorlar.Беше жив процес, с много импровизации. Без сценарий. Измислях го в движение.
Ve Cuma günü, öğrendiklerini paylaşmak için resmi bir sunum veriyorlar.ביום שישי הם מציגים ומשתפים את האחרים במה בלמדו
Ve etkili ve derinlemesine bir şekilde dünyanın dört bir yanındaki insanları kandırıyor ve zarar veriyorlar.Dokázali efektivně a důkladně oklamat miliony lidí po celém světě, čímž jim uškodili.
Ve etkili ve derinlemesine bir şekilde dünyanın dört bir yanındaki insanları kandırıyor ve zarar veriyorlar.E conseguem com êxito e profundamente iludir milhões de pessoas em todo o mundo, em seu prejuízo.
Ve etkili ve derinlemesine bir şekilde dünyanın dört bir yanındaki insanları kandırıyor ve zarar veriyorlar.En ze hebben effectief en grondig miljoenen mensen over de hele wereld bedrogen in hun nadeel.
Ve etkili ve derinlemesine bir şekilde dünyanın dört bir yanındaki insanları kandırıyor ve zarar veriyorlar.Et ils ont efficacement et profondément trompé des millions de personnes autour de la Terre à leur détriment.
Ve etkili ve derinlemesine bir şekilde dünyanın dört bir yanındaki insanları kandırıyor ve zarar veriyorlar.Hatékonyan és alaposan vezették félre emberek millióit mindenfelé a Földön az ő kárukra.
Ve etkili ve derinlemesine bir şekilde dünyanın dört bir yanındaki insanları kandırıyor ve zarar veriyorlar.He ovat tehokkaasti ja perusteellisesti huijanneet miljoonia ihmisiä ympäri maailman näiden vahingoksi.
Ve etkili ve derinlemesine bir şekilde dünyanın dört bir yanındaki insanları kandırıyor ve zarar veriyorlar.Iar ei, în mod eficient şi profund, au înşelat milioane de oameni din lume în detrimentul lor.
Ve etkili ve derinlemesine bir şekilde dünyanın dört bir yanındaki insanları kandırıyor ve zarar veriyorlar.그리고 그들은 효과적으로 완전히 이 땅의 수백만 사람들을 속여서 손해를 입힙니다.
Ve etkili ve derinlemesine bir şekilde dünyanın dört bir yanındaki insanları kandırıyor ve zarar veriyorlar.Mimo to skutecznie i do głębi oszukują miliony ludzi na świecie na ich szkodę.
Ve etkili ve derinlemesine bir şekilde dünyanın dört bir yanındaki insanları kandırıyor ve zarar veriyorlar.Och de har effektivt och grundligt lurat millioner av människor över hela världen till deras egna skada.
Ve etkili ve derinlemesine bir şekilde dünyanın dört bir yanındaki insanları kandırıyor ve zarar veriyorlar.Queste persone hanno profondamente ed efficacemente ingannato milioni di persone causando loro danno.
Ve etkili ve derinlemesine bir şekilde dünyanın dört bir yanındaki insanları kandırıyor ve zarar veriyorlar.Und sie haben Millionen Menschen auf der ganzen Welt erfolgreich und nachhaltig betrogen und geschädigt.
Ve etkili ve derinlemesine bir şekilde dünyanın dört bir yanındaki insanları kandırıyor ve zarar veriyorlar.Vô cùng hiệu quả những người này đã đánh lừa hàng triệu người khắp thế giới khiến họ phải chịu hậu quả.
Ve etkili ve derinlemesine bir şekilde dünyanın dört bir yanındaki insanları kandırıyor ve zarar veriyorlar.Y han engañado descaradamente a millones de personas en todo el mundo y los han perjudicado enormemente.
Ve etkili ve derinlemesine bir şekilde dünyanın dört bir yanındaki insanları kandırıyor ve zarar veriyorlar.Και έχουν αποτελεσματικά και διεξοδικά εξαπατήσει εκατομμύρια ανθρώπους σε όλη τη γη προκαλώντας μεγάλη βλάβη.
Ve etkili ve derinlemesine bir şekilde dünyanın dört bir yanındaki insanları kandırıyor ve zarar veriyorlar.И они эффективно и серьёзно обманули миллионы людей на Земле с ущербом для последних.
Ve etkili ve derinlemesine bir şekilde dünyanın dört bir yanındaki insanları kandırıyor ve zarar veriyorlar.И те ефективно и дълбоко мамят милиони хора по света за тяхна вреда.
Ve etkili ve derinlemesine bir şekilde dünyanın dört bir yanındaki insanları kandırıyor ve zarar veriyorlar.והם הצליחו, באופן יעיל ועמוק, להוליך שולל מיליוני אנשים סביב העולם ולהזיק להם.
Ve etkili ve derinlemesine bir şekilde dünyanın dört bir yanındaki insanları kandırıyor ve zarar veriyorlar.ويمكنهم على نحو فعال وعميق خداع الملايين من الناس في جميع انحاء الأرض بالضد من مصلحتهم.
Ve etkili ve derinlemesine bir şekilde dünyanın dört bir yanındaki insanları kandırıyor ve zarar veriyorlar.世界中で何百万もの人々をだまし 損害を与えています 彼らは人を騙し
Ve her kredi oluşturur Yeni bozuk para, bu insanların para oluşturmak için karar veriyorlar.Και κάθε δανείου δημιουργεί νέους χρήματα, έτσι αυτοί οι άνθρωποι αποφασίζει να δημιουργήσει τα χρήματα.
Ve onu çevreleyen diğer üç çocuk neler yapmaları konusunda ona fikir veriyorlar.A kolem něho jsou obvykle další tři děti, které mu radí, co by měl dělat.
Ve onu çevreleyen diğer üç çocuk neler yapmaları konusunda ona fikir veriyorlar.Attorno a lui di solito ci sono altri tre bambini che gli danno consigli sul da farsi.
Ve onu çevreleyen diğer üç çocuk neler yapmaları konusunda ona fikir veriyorlar.A zvyčajne je obklopené troma ďalšími deťmi, ktoré mu radia čo by mali robiť.
Ve onu çevreleyen diğer üç çocuk neler yapmaları konusunda ona fikir veriyorlar.Dan dikelilingi oleh 3 anak lainnya yang mengarahkan dia tentang apa yang seharusnya mereka lakukan.
Ve onu çevreleyen diğer üç çocuk neler yapmaları konusunda ona fikir veriyorlar.Et généralement trois autres enfants l'entourent, qui le conseillent sur ce qu'ils doivent faire.
Ve onu çevreleyen diğer üç çocuk neler yapmaları konusunda ona fikir veriyorlar.주위에는 보통 세 명의 다른 어린이들이 무엇을 해야 하는지를 그 아이에게 알려주고 있습니다.
Ve onu çevreleyen diğer üç çocuk neler yapmaları konusunda ona fikir veriyorlar.Rond hem staan er gewoonlijk drie andere kinderen die hem vertellen wat hij zou moeten doen.
Ve onu çevreleyen diğer üç çocuk neler yapmaları konusunda ona fikir veriyorlar.Şi în jurul lui, de obicei sunt alti trei copii care îi dau sfaturi în legătură cu ce ar trebui să facă.
Ve onu çevreleyen diğer üç çocuk neler yapmaları konusunda ona fikir veriyorlar.Und um es herum sind in der Regel drei weitere Kinder, die ihm Ratschläge geben, was zu tun ist.
Ve onu çevreleyen diğer üç çocuk neler yapmaları konusunda ona fikir veriyorlar.Y en torno a él usualmente hay otros tres niños que lo aconsejan sobre qué deberían hacer.
Ve onu çevreleyen diğer üç çocuk neler yapmaları konusunda ona fikir veriyorlar.Γύρω του υπάρχουν συνήθως τρία άλλα παιδιά που τον συμβουλεύουν τι πρέπει να κάνει.
Ve onu çevreleyen diğer üç çocuk neler yapmaları konusunda ona fikir veriyorlar.И около него обикновено са три други деца, които го съветват какво трябва да направят.
Ve onu çevreleyen diğer üç çocuk neler yapmaları konusunda ona fikir veriyorlar.ומקיפים אותו בדרך-כלל שלושה ילדים המייעצים לו על מה שעליהם כקבוצה לעשות.
Ve onu çevreleyen diğer üç çocuk neler yapmaları konusunda ona fikir veriyorlar.ويحيط به عادة ثلاثة أطفال آخرين وينصحوه بما ينبغي أن يفعله.
Ve onu çevreleyen diğer üç çocuk neler yapmaları konusunda ona fikir veriyorlar.どのようにするかアドバイスしています 彼らをテストしたら 4人とも同じ点数を取るでしょう
Ve size bu bilgisayarlar için gerçekten para veriyorlar.A oni vám naozaj zaplatia peniaze za tie počítače.
Ve size bu bilgisayarlar için gerçekten para veriyorlar.A oni vám skutečně zaplatí penězi za takový počítač.
Ve size bu bilgisayarlar için gerçekten para veriyorlar.Dan mereka sungguh-sungguh akan membayar dengan uang.
Ve size bu bilgisayarlar için gerçekten para veriyorlar.Dostaniesz za nie pieniądze.
Ve size bu bilgisayarlar için gerçekten para veriyorlar.E di fatto vi pagheranno per questi computer.
Ve size bu bilgisayarlar için gerçekten para veriyorlar.E eles dão-vos dinheiro por esses computadores.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod