Sadece öyle durup lüzumsuz yere kendilerine çeki düzen veriyorlar.Те просто стоят и щураво се суетят наоколо.
Sadece öyle durup lüzumsuz yere kendilerine çeki düzen veriyorlar.הן רק עומדות ומטפחות את עצמן.
Sadece öyle durup lüzumsuz yere kendilerine çeki düzen veriyorlar.إنها تقف حول بعضها البعض وتنظف بعضها بإفراط كثير .
Sadece öyle durup lüzumsuz yere kendilerine çeki düzen veriyorlar.過剰に身繕いをします。 首が落ちた後に残ったのは"見え"だけのようです。
Sally kendi görüşünü onlara, onlar da görüşlerini Sally'e veriyorlar.4人も同様にサリーに意見を言います しかしサリーは ハリーが他の3人に対して
Sally kendi görüşünü onlara, onlar da görüşlerini Sally'e veriyorlar.샐리는 자신의 의견을 그들에게 보내고, 그들도 자신들의 의견을 샐리에게 보냅니다.
Sally kendi görüşünü onlara, onlar da görüşlerini Sally'e veriyorlar.Maria comunica la propria opinione, e a sua volta riceve dai suoi interlocutori la loro.
Sally kendi görüşünü onlara, onlar da görüşlerini Sally'e veriyorlar.Sally đưa ra quan điểm của cô cho họ, và họ đưa ra quan điểm của họ cho Sally.
Sally kendi görüşünü onlara, onlar da görüşlerini Sally'e veriyorlar.Sally está dando su opinión a ellos, y ellos están dando su opinion a Sally.
Sally kendi görüşünü onlara, onlar da görüşlerini Sally'e veriyorlar.Sally geeft hen haar mening en zij geven hun mening aan Sally.
Sally kendi görüşünü onlara, onlar da görüşlerini Sally'e veriyorlar.Sally jim řekne svůj názor a oni svůj řeknou Sally.
Sally kendi görüşünü onlara, onlar da görüşlerini Sally'e veriyorlar.Sally le împărtăşeşte părerile ei, şi ei îi împărtăşesc lui Sally, opiniile lor.
Sally kendi görüşünü onlara, onlar da görüşlerini Sally'e veriyorlar.Sally leur donne son avis, et ils lui renvoient leur avis.
Sally kendi görüşünü onlara, onlar da görüşlerini Sally'e veriyorlar.Sally przedstawia im jej opinię, a oni przedstawiają jej swoją.
Sally kendi görüşünü onlara, onlar da görüşlerini Sally'e veriyorlar.Sie teilt ihre Meinung mit ihnen, und sie teilen ihre Meinung mit Sally.
Sally kendi görüşünü onlara, onlar da görüşlerini Sally'e veriyorlar.Сали им дава мнението си, а те дават мнението си на Сали.
Sally kendi görüşünü onlara, onlar da görüşlerini Sally'e veriyorlar.Салли высказывает свое мнение, и они делятся своим мнением с Салли.
Sally kendi görüşünü onlara, onlar da görüşlerini Sally'e veriyorlar.סאלי אומרת להם מה דעתה, והם אומרים בחזרה לסאלי מה דעתם.
Sally kendi görüşünü onlara, onlar da görüşlerini Sally'e veriyorlar.سالي تعطي رأيها لهؤلاء الناس , وهم يُعطوا رأيهم إلي سالي .
Saman, saman da kalmadı. Kurumuş otları veriyorlar.لا يبقَ قش حتى ، انهم يعطونك العشب اليابس .
Sana o iţleri tehlikeli olduđu için veriyorlar.Por isso te dão as missões mais complicadas.
Şimdi bize küçük bir bilgi veriyorlar.이제, 우리가 아는 정보 한 가지는
"Sizce neye değer veriyorlar?""Bạn nghĩ họ đánh giá cao cái gì?"
"Sizce neye değer veriyorlar?""Ce credeți că prețuiesc acești oameni?"
"Sizce neye değer veriyorlar?""Čeho myslíte, že si cení?"
"Sizce neye değer veriyorlar?""그들이 추구하는 가치란 무엇일까요?"
"Sizce neye değer veriyorlar?""O que é que acham que eles valorizam?"
"Sizce neye değer veriyorlar?""Quale pensate sia la loro priorita'?"
"Sizce neye değer veriyorlar?"¿Qué creen que ellos valoran?
"Sizce neye değer veriyorlar?""Qu'est-ce qui compte pour eux, selon vous?"
"Sizce neye değer veriyorlar?""Waar denk je dat zij waarde aan hechten?"
"Sizce neye değer veriyorlar?""Was denken Sie ist denen wichtig?"
"Sizce neye değer veriyorlar?""Σε τι πιστεύετε ότι δίνουν αξία;"
"Sizce neye değer veriyorlar?""Какви мислите са техните ценности?"
"Sizce neye değer veriyorlar?""Как вы думаете, какие ценности исповедуют в этой компании?"
"Sizce neye değer veriyorlar?""מה לדעתכם הם מעריכים?"
"Sizce neye değer veriyorlar?""ماذا هو رأيكم في قيّمهم؟"
"Sizce neye değer veriyorlar?"クリスマスシーズンではないのに クリスマスツリーがあります
Size bir deli gömleği veriyorlar, ve en yakın tımarhaneye götürüyorlar.Họ đưa cho bạn 1 chiếc t-shirt kì lạ, chuyển bạn đến bệnh viện tâm thần gần nhất.
Size bir deli gömleği veriyorlar, ve en yakın tımarhaneye götürüyorlar.Ils vous donnent un t-shirt étrange, et vous emmènent à l'hôpital psychiatrique le plus proche.
Size bir deli gömleği veriyorlar, ve en yakın tımarhaneye götürüyorlar.여러분에게 이상한 티셔츠를 주고 가까운 정신병원으로 데려가는 거죠.
Size bir deli gömleği veriyorlar, ve en yakın tımarhaneye götürüyorlar.Rád adnak egy furcsa kabátot, és bevisznek a legközelebbi elmeosztályra.
Size bir deli gömleği veriyorlar, ve en yakın tımarhaneye götürüyorlar.Vă îmbracă în cămașa aceea ciudată, vă duc la cel mai apropiat spital de boli mintale.
Size bir deli gömleği veriyorlar, ve en yakın tımarhaneye götürüyorlar.Vestem-vos uma "T-shirt" esquisita e levam-vos para um manicómio.
Size bir deli gömleği veriyorlar, ve en yakın tımarhaneye götürüyorlar.Vi danno una strana camicia, e vi portano all'ospedale psichiatrico più vicino.
Size bir deli gömleği veriyorlar, ve en yakın tımarhaneye götürüyorlar.Σας φοράνε ζουρλομανδύα και σας πηγαίνουν στο πλησιέστερο ψυχιατρείο.
Size bir deli gömleği veriyorlar, ve en yakın tımarhaneye götürüyorlar.Вони одягнуть на Вас гамівну сорочку і відвезуть Вас до найближчої лікарні для душевнохворих.
Size bir deli gömleği veriyorlar, ve en yakın tımarhaneye götürüyorlar.Дават ви странна тениска, завеждат ви в най-близката лудница.
Size bir deli gömleği veriyorlar, ve en yakın tımarhaneye götürüyorlar.Они наденут на вас странную рубашку, и увезут в ближайшую психушку.
Size bir deli gömleği veriyorlar, ve en yakın tımarhaneye götürüyorlar.ילבישו אתכם בחולצה מוזרה, ויקחו אתכם לבית המשוגעים הקרוב.
Size bir deli gömleği veriyorlar, ve en yakın tımarhaneye götürüyorlar.يعطونك التي- شيرت الغريب المظهر، و يرافقونك لأقرب مصحة عقلية.
Size bir deli gömleği veriyorlar, ve en yakın tımarhaneye götürüyorlar.精神科病院へと連行します というわけで 悪人達にとっての大きな脅威となる
Sırayı atlamak için rüşvet veriyorlardı, bu uzun sırayı.Estavam a pagar para passar à frente na fila, a fila longa.
Sırayı atlamak için rüşvet veriyorlardı, bu uzun sırayı.Fizettek, hogy kikerülhessék a sort, a hosszú sort.
Sırayı atlamak için rüşvet veriyorlardı, bu uzun sırayı.Họ sẵn sàng trả tiền để tránh xếp hàng, hàng dài.
Sırayı atlamak için rüşvet veriyorlardı, bu uzun sırayı.Ils payaient pour passer devant tout le monde, devant la longue file d'attente.
Sırayı atlamak için rüşvet veriyorlardı, bu uzun sırayı.새치기를 하기 위해 돈을 내고 있었지요. 매우 긴 줄이었으니까요.
Sırayı atlamak için rüşvet veriyorlardı, bu uzun sırayı.Pagaban para no hacer la cola, la larga cola.
Sırayı atlamak için rüşvet veriyorlardı, bu uzun sırayı.Pagavano per saltare la coda, la lunga coda.
Sırayı atlamak için rüşvet veriyorlardı, bu uzun sırayı.Płacili, aby uniknąć kolejki, długiej kolejki.