veriyordu ile cümle

veriyordu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Mac ikonları taşıyıp sürüklemeye,pencereleri yeniden boyutlandırmaya izin veriyordu.Mac také umožnil pohybovat ikonami po ploše a měnit rozměry oken
Mac ikonları taşıyıp sürüklemeye,pencereleri yeniden boyutlandırmaya izin veriyordu.Met de Mac kon je iconen verslepen en windows verplaatsen, vergroten of verkleinen
Mac ikonları taşıyıp sürüklemeye,pencereleri yeniden boyutlandırmaya izin veriyordu.Mit dem Mac konnte man auch Icons verschieben und Fenster bewegen und in der Größe verändern.
Mac ikonları taşıyıp sürüklemeye,pencereleri yeniden boyutlandırmaya izin veriyordu.O Mac permitia tabém que se arrastassem os ícones, movessem e redimensionassem as janelas
Mac ikonları taşıyıp sürüklemeye,pencereleri yeniden boyutlandırmaya izin veriyordu.Ο Mac σου επέτρεπε επίσης να σύρεις τα εικονίδια και να κινείς και να αλλάζεις το μέγεθος των παραθύρων.
Mac ikonları taşıyıp sürüklemeye,pencereleri yeniden boyutlandırmaya izin veriyordu."Мак" също така позволявал провлачването на икони, както и преместването и оразмеряването на прозорците.
Mac ikonları taşıyıp sürüklemeye,pencereleri yeniden boyutlandırmaya izin veriyordu.ה"מקינטוש" איפשר לגרור אייקונים ולהגדיל ולהקטין חלונות
Mac ikonları taşıyıp sürüklemeye,pencereleri yeniden boyutlandırmaya izin veriyordu.スターに「ドラッグ・ドロップの機能」はなく
Ne kadar iyimserseniz, bu bölge beklenmeyen kötü haberlere karşı o kadar az tepki veriyordu.Bạn càng lạc quan , thì vùng này càng ít phản ứng với những thông tin tiêu cực không mong đợi
Ne kadar iyimserseniz, bu bölge beklenmeyen kötü haberlere karşı o kadar az tepki veriyordu.Čím větší jste optimista, tím hůře tato oblast reaguje na neočekávané negativní informace.
Ne kadar iyimserseniz, bu bölge beklenmeyen kötü haberlere karşı o kadar az tepki veriyordu.Im większym optymistą był badany, tym słabiej ten obszar reagował na nieoczekiwane złe wiadomości.
Ne kadar iyimserseniz, bu bölge beklenmeyen kötü haberlere karşı o kadar az tepki veriyordu.Je optimistischer man war, umso weniger würde diese Region auf unerwartete negative Informationen reagieren.
Ne kadar iyimserseniz, bu bölge beklenmeyen kötü haberlere karşı o kadar az tepki veriyordu.Ju mer optimistisk man var, desto mindre benägen var området att reagera på oväntad negativ information.
Ne kadar iyimserseniz, bu bölge beklenmeyen kötü haberlere karşı o kadar az tepki veriyordu.더 낙관적일수록 이 부분은 예상치 못한 부정적인 정보에 반응하지 않게 됩니다.
Ne kadar iyimserseniz, bu bölge beklenmeyen kötü haberlere karşı o kadar az tepki veriyordu.Чем оптимистичнее человек, тем менее активным был этот участок мозга, реагируя на негативную информацию.
Ne kadar iyimserseniz, bu bölge beklenmeyen kötü haberlere karşı o kadar az tepki veriyordu.ככל שהיית יותר אופטימי - כך ירדה הסבירות שאזור זה במוח יגיב לחדשות בלתי צפויות ושליליות.
Ne kadar iyimserseniz, bu bölge beklenmeyen kötü haberlere karşı o kadar az tepki veriyordu.كلّما كنت أكثر تفاؤلاً، كلما قلّ احتمال أن تقوم هذه المنطقة بالاستجابة للأخبار السلبية غير المنتظرة.
Ne kadar iyimserseniz, bu bölge beklenmeyen kötü haberlere karşı o kadar az tepki veriyordu.予期せぬネガティブな情報に この領域が反応する確率は低くなります そして もし脳が未来に関する
Öğretmenim sınıf başkanına sınıfta devriye gezerken gürültü yapanlara karşı bir de değnek veriyordu.담임선생님은 누가 떠드나 감시하며 돌아다닐때 들 수 있는 회초리까지 주신다고 하셨습니다.
Öğretmenim sınıf başkanına sınıfta devriye gezerken gürültü yapanlara karşı bir de değnek veriyordu.Помимо этого, учительница выдавала трость, которую можно было держать во время патрулирования класса.
Öğretmenim sınıf başkanına sınıfta devriye gezerken gürültü yapanlara karşı bir de değnek veriyordu.ولكن معلمتي كانت تعطينا المسطرة لنمسكها بأيدينا ونحن نمشي بخيلاء في الفصل بحثاً عن الطلاب المزعجين والمشاغبين.
Öğretmenim sınıf başkanına sınıfta devriye gezerken gürültü yapanlara karşı bir de değnek veriyordu.歩き回って うるさい人を パトロールする時に持つ物です もちろんムチを使うことは 許されてはいませんでしたが
O sırada Kraliçe Vaşti de Kral Ahaşveroşun sarayındaki kadınlara bir şölen veriyordu.Anche la regina Vasti offrì un banchetto alle donne nella reggia del re Assuero
O sırada Kraliçe Vaşti de Kral Ahaşveroşun sarayındaki kadınlara bir şölen veriyordu.Hoàng hậu Vả-thi cũng đãi một bữa tiệc cho các người nữ tại cung vua A-suê-ru.
O sırada Kraliçe Vaşti de Kral Ahaşveroşun sarayındaki kadınlara bir şölen veriyordu.Hoàng_hậu Vả-thi cũng đãi một bữa tiệc cho các người nữ tại cung vua A-suê-ru .
O sırada Kraliçe Vaşti de Kral Ahaşveroşun sarayındaki kadınlara bir şölen veriyordu.I kráľovná Vasta spravila hostinu ženám v kráľovskom dome, ktorý patril kráľovi Ahasverovi.
O sırada Kraliçe Vaşti de Kral Ahaşveroşun sarayındaki kadınlara bir şölen veriyordu.Împărăteasa Vasti a dat şi ea un ospăţ femeilor, în casa împărătească a împăratului Ahaşveroş.
O sırada Kraliçe Vaşti de Kral Ahaşveroşun sarayındaki kadınlara bir şölen veriyordu.왕후 와스디도 아하수에로 왕궁에서 부녀들을 위하여 잔치를 베푸니라
O sırada Kraliçe Vaşti de Kral Ahaşveroşun sarayındaki kadınlara bir şölen veriyordu.La reine Vasthi fit aussi un festin pour les femmes dans la maison royale du roi Assuérus.
O sırada Kraliçe Vaşti de Kral Ahaşveroşun sarayındaki kadınlara bir şölen veriyordu.Myöskin kuningatar Vasti laittoi naisille pidot kuningas Ahasveroksen kuninkaalliseen palatsiin.
O sırada Kraliçe Vaşti de Kral Ahaşveroşun sarayındaki kadınlara bir şölen veriyordu.Også Dronning Vasjti gjorde et Gæstebud for Kvinderne i Kong Ahasverus's Kongeborg.
O sırada Kraliçe Vaşti de Kral Ahaşveroşun sarayındaki kadınlara bir şölen veriyordu.Samtidig gjorde dronning Vasti et gjestebud for kvinner i kong Ahasverus kongelige hus.
O sırada Kraliçe Vaşti de Kral Ahaşveroşun sarayındaki kadınlara bir şölen veriyordu.Samtidigt gjorde ock Vasti, drottningen, ett gästabud för kvinnorna i konung Ahasveros' kungliga palats.
O sırada Kraliçe Vaşti de Kral Ahaşveroşun sarayındaki kadınlara bir şölen veriyordu.Sementara itu Wasti, permaisuri raja, juga mengadakan pesta untuk para wanita di dalam istana
O sırada Kraliçe Vaşti de Kral Ahaşveroşun sarayındaki kadınlara bir şölen veriyordu.Také i královna Vasti učinila hody ženám v domě královském krále Asvera.
O sırada Kraliçe Vaşti de Kral Ahaşveroşun sarayındaki kadınlara bir şölen veriyordu.Também a rainha Vasti deu um banquete �s mulheres no palácio do rei Assuero.
O sırada Kraliçe Vaşti de Kral Ahaşveroşun sarayındaki kadınlara bir şölen veriyordu.También la reina Vasti hizo un banquete para las mujeres en el palacio real del rey Asuero
O sırada Kraliçe Vaşti de Kral Ahaşveroşun sarayındaki kadınlara bir şölen veriyordu.Tegelijkertijd gaf koningin Vasthi een feest voor de vrouwen in het paleis.
O sırada Kraliçe Vaşti de Kral Ahaşveroşun sarayındaki kadınlara bir şölen veriyordu.Tudi kraljica Vasti je napravila gostovanje ženam v kraljevi hiši, ki je bila kralja Ahasvera.
O sırada Kraliçe Vaşti de Kral Ahaşveroşun sarayındaki kadınlara bir şölen veriyordu.Und die Königin Vasthi machte auch ein Mahl für die Weiber im königlichen Hause des Königs Ahasveros.
O sırada Kraliçe Vaşti de Kral Ahaşveroşun sarayındaki kadınlara bir şölen veriyordu.Vásti királyné is lakomát szerze a nõknek, a királyi házban, mely Ahasvérus királyé vala.
O sırada Kraliçe Vaşti de Kral Ahaşveroşun sarayındaki kadınlara bir şölen veriyordu.Wasty też królowa sprawiła ucztę na białegłowy w domu królewskim króla Aswerusa.
O sırada Kraliçe Vaşti de Kral Ahaşveroşun sarayındaki kadınlara bir şölen veriyordu.Και Αστιν ετι η βασιλισσα εκαμεν εις τας γυναικας συμποσιον εν τω οικω τω βασιλικω του βασιλεως Ασσουηρου.
O sırada Kraliçe Vaşti de Kral Ahaşveroşun sarayındaki kadınlara bir şölen veriyordu.А и царица Астин направи на жените угощение в царската къща на царя Асуира.
O sırada Kraliçe Vaşti de Kral Ahaşveroşun sarayındaki kadınlara bir şölen veriyordu.И царица Астинь сделала также пир для женщин в царском доме царя Артаксеркса.
O sırada Kraliçe Vaşti de Kral Ahaşveroşun sarayındaki kadınlara bir şölen veriyordu.גם ושתי המלכה עשתה משתה נשים בית המלכות אשר למלך אחשורוש׃
O sırada Kraliçe Vaşti de Kral Ahaşveroşun sarayındaki kadınlara bir şölen veriyordu.ووشتي الملكة عملت ايضا وليمة للنساء في بيت الملك الذي للملك احشويروش
O sırada Kraliçe Vaşti de Kral Ahaşveroşun sarayındaki kadınlara bir şölen veriyordu.王 后 瓦 實 提 在 亞 哈 隨 魯 王 的 宮 內 、 也 為 婦 女 設 擺 筵 席
O sırada Kraliçe Vaşti de Kral Ahaşveroşun sarayındaki kadınlara bir şölen veriyordu.王后 瓦實提 在 亞哈隨魯王 的 宮內 、 也為婦 女 設擺 筵席
Sadece esneklik sözü vermiyor, ayrıca kuvvet ve kardiyorespiratuvar sağlık sözü veriyordu요가를 하면 유연성이 좋아질 뿐만 아니라 힘과 심폐 기능까지 좋아진다고 광고를 하더군요.
Sadece esneklik sözü vermiyor, ayrıca kuvvet ve kardiyorespiratuvar sağlık sözü veriyorduשהבטיחה לא רק לפתח גמישות, אלא גם לפתח כוח וכושר לב - ריאה.
Sadece esneklik sözü vermiyor, ayrıca kuvvet ve kardiyorespiratuvar sağlık sözü veriyorduقال الاعلان أن اليوجا تزيد مرونة الجسم وقوته وتحسن قدرة القلب والرئتين
Sadece esneklik sözü vermiyor, ayrıca kuvvet ve kardiyorespiratuvar sağlık sözü veriyordu心肺機能も高まると書いてありました 私は「これはいい」と思いました
Singhal: 11 Eylül olayları olduğunda Google olarak kullanıcılarımıza yanlış bilgi veriyorduk.Da 11. september skete, skuffede vi vores brugere.
Singhal: 11 Eylül olayları olduğunda Google olarak kullanıcılarımıza yanlış bilgi veriyorduk.Lors du 11 septembre, nous ne répondions pas aux attentes des utilisateurs.
Singhal: 11 Eylül olayları olduğunda Google olarak kullanıcılarımıza yanlış bilgi veriyorduk.Nach den Ereignissen vom 11. September waren unsere Nutzer von Google enttäuscht.
Singhal: 11 Eylül olayları olduğunda Google olarak kullanıcılarımıza yanlış bilgi veriyorduk.Quando sono avvenuti i fatti dell'11 settembre, noi come Google abbiamo deluso i nostri utenti.
Singhal: 11 Eylül olayları olduğunda Google olarak kullanıcılarımıza yanlış bilgi veriyorduk.Toen de ramp op 11 september 2001 plaatsvond, schoten wij als Google tekort.
Singhal: 11 Eylül olayları olduğunda Google olarak kullanıcılarımıza yanlış bilgi veriyorduk.Under attackerna den 11 september räckte Google inte till för användarna.
Singhal: 11 Eylül olayları olduğunda Google olarak kullanıcılarımıza yanlış bilgi veriyorduk.Με τα γεγονότα της 11ης Σεπτεμβρίου, ως Google, απογοητεύσαμε τους χρήστες μας.
İlgili Sayfalar