Ana içeriğe geç
Sözlük

veriyor ile cümle

veriyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Sana söz veriyorum.I give you my word.
O Arjantinli ve tenis dersleri veriyor.He's Argentinean and he gives tennis lessons.
Ona fazla değer veriyorsun.You overestimate him.
Biz yabancı turistlere vergi muafiyeti ayrıcalığı veriyoruz.We give foreign tourists the privilege of tax exemption.
Kirlilik dünyamıza zarar veriyor.Pollution is damaging our earth.
Oda arkadaşım bir parti veriyor.My roommate's having a party.
Piyano akortsuzdu; çok kötü ses veriyordu.The piano was out of tune; it sounded very bad.
Neden ABD hükümeti insanların silah sahibi olmalarına izin veriyor?Why does the US government let people have guns?
Tom'a bir doğum günü partisi veriyoruz.We are giving Tom a birthday party.
Sigara içmeyi bırakacağıma söz veriyorum.I give my pledge that I will quit smoking.
O yumuşaklık hissi veriyor.It is soft to the touch.
Bana pas veriyor musun?Are you making a pass at me?
Soru sadece bir yoruma izin veriyor.The question permits of only one interpretation.
Köpek John adına karşılık veriyor.The dog answers to the name John.
Köpek Blackie adına cevap veriyor.The dog answers to the name of Blackie.
Bu konudan kimseye bahsetmeyeceğime söz veriyorum.I give you my word not to tell anyone about it.
Şu andan itibaren dakik olmaya söz veriyorum.From now on, I promise to be punctual.
Bu kitap bize iyi bir ekonomi fikri veriyor.This book gives us a good idea of economics.
Analiz aşağıdaki sonuçları veriyor.The analysis gives the following results.
Bu Pazar bir sukiyaki partisi veriyoruz.We're having a sukiyaki party this Sunday.
Bu saate bir yıl garanti veriyorlar.They guarantee this clock for a year.
Ben bir hafta içinde bu video kaseti geri getirmeye söz veriyorum.I promise to return this videotape within a week.
Bu kek içinde peynir varmış gibi tat veriyor.This cake tastes like it has cheese in it.
Burada parketmeye izin veriyorlar.They allow parking here.
Greenpeace çevreyi korumak için büyük bir mücadele veriyor.Greenpeace is fighting an uphill battle to save the environment.
O mağaza iyi hizmet veriyor.That store gives good service.
Onlar o lokantada çok iyi bir akşam yemeği veriyorlar.They serve a very good dinner at that restaurant.
Oradaki çocuk sana selam veriyor.The boy over there is bowing to you.
Bu akşam bir parti veriyoruz.We're having a party this evening.
Bu akşamüstü küçük bir parti veriyoruz.We are giving a small party this evening.
Bu gece bir parti veriyoruz.We're giving a party tonight.
İlk ödülü bir Japon öğrenciye veriyoruz.We are giving the first prize to a Japanese student.
Tom'a doğum gününde bir parti veriyoruz.We are giving Tom a party on his birthday.
Köpeğe bakmasına izin veriyoruz.We let him keep the dog.
Ben para ödünç veriyorum.I lend money.
Onun gitmesine izin veriyorum.I let him go.
Arkadaşlığına çok değer veriyorum.I value your friendship very much.
Senin dostluğuna herhangi bir şeyden daha çok değer veriyorum.I value your friendship more than anything.
Çok yavaş karar veriyorum.I'm very slow at making up my mind.
Buna gerçekten değer veriyorum.I really appreciate it.
Uyku eksikliği gizliden gizliye onun sağlığına zarar veriyordu.Lack of sleep was undermining her health.
Gemi ile seyahat etmek bize büyük zevk veriyor.Traveling by ship gives us great pleasure.
Ofis bir veda partisi veriyor.The office is having a farewell party.
Okumak bana büyük zevk veriyor.Reading gives me great pleasure.
Japonya durgunluktan kurtulmak için hala mücadele veriyor.Japan is still struggling to emerge from recession.
O, eski arabasına hâlâ değer veriyor.He still cherishes his old car.
Her zaman karısına hediyeler veriyor.He is always giving presents to his wife.
O, profesöre oldukça değer veriyor.He esteems the professor highly.
Parasını yüksek faiz oranıyla ödünç veriyor.He lends money at a high rate of interest.
İşlerinde kalma mücadelesi veriyorlar.They are struggling to survive in business.
Onlar özgürlük için mücadele veriyorlar.They are struggling for freedom.
Onlar yarın bir parti veriyorlar.They are having a party tomorrow.
O, kaçamak cevap veriyor.She's hedging.
O, bu gece bir parti veriyor.She is giving a party tonight.
O oğluna çok fazla para veriyor.She gives too much money to her son.
O, ona çok değer veriyor.She thinks the world of him.
Baba tüm maaşını anneye veriyor.Father gives Mother all his salary.
Ürünlerimize bir yıllığına garanti veriyoruz.We guarantee our products for one year.
Bugün ne hizmeti veriyorsun?What are you serving today?
Onlar ücretsiz numuneler veriyor.They're giving away samples free.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod