Bu da, verimlilgi daha da cok arttirmamiz gerektigi anlamina geliyor.Và đó có nghĩa là chúng ta phải thật sự làm tăng tính hiệu quả nhiều hơn nữa.
Bu da, verimlilgi daha da cok arttirmamiz gerektigi anlamina geliyor.Y eso significa que tenemos que aumentar la eficiencia un poco más.
Bu da, verimlilgi daha da cok arttirmamiz gerektigi anlamina geliyor.Και αυτό σημαίνει ότι πρέπει να αυξήσουμε την αποδοτικότητα ακόμα περισσότερο.
Bu da, verimlilgi daha da cok arttirmamiz gerektigi anlamina geliyor.И това означава, че трябва да повишим ефективността си още повече.
Bu da, verimlilgi daha da cok arttirmamiz gerektigi anlamina geliyor.И это означает, что нам придется повышать нашу эффективность.
Bu da, verimlilgi daha da cok arttirmamiz gerektigi anlamina geliyor.זה אומר שאנחנו צריכים לשפר את היעילות אפילו עוד.
Bu da, verimlilgi daha da cok arttirmamiz gerektigi anlamina geliyor.اعني انه يجب فعلا رفع كفاءة استنزاف الموارد الطبيعية
Bu da, verimlilgi daha da cok arttirmamiz gerektigi anlamina geliyor.グラフを描いたりするのは簡単ですが
Bu da verimliliğinizi %30 ila %40 arasında arttırıyor.효율도 30-40%까지 올릴 수 있습니다.
Bu da verimliliğinizi %30 ila %40 arasında arttırıyor.Ezzel pedig 30-40%-ra emelkedik a hatékonyság.
Bu da verimliliğinizi %30 ila %40 arasında arttırıyor.וזה מעלה את הנצילות עד 30-40 אחוז.
Bu da verimliliğinizi %30 ila %40 arasında arttırıyor.وهذا يرفع الكفاءة إلى 30 أو 40 في المائة
Bu da verimliliğinizi %30 ila %40 arasında arttırıyor.スターリングのあまり知られていないが すばらしい発明です
Bu durum Alex'in, 20'li yaşlarınını gelişimindeki en verimli dönem yapıyordu ve biz bunu görmezden geliyorduk.그 사실은 20대의 알렉스에게 성장에 있어 안정을 갖게 했고, 우리는 그냥 앉아서 시간을 흘러 보냈던 거예요.
Bu durum Alex'in, 20'li yaşlarınını gelişimindeki en verimli dönem yapıyordu ve biz bunu görmezden geliyorduk.Das machte Alex' 20er zur optimalen Entwicklungszeit und wir saßen da und verschwendeten sie.
Bu durum Alex'in, 20'li yaşlarınını gelişimindeki en verimli dönem yapıyordu ve biz bunu görmezden geliyorduk.Det gjorde Alex' 20'ere til en ideel tid for udvikling, og der sad vi og spildte den.
Bu durum Alex'in, 20'li yaşlarınını gelişimindeki en verimli dönem yapıyordu ve biz bunu görmezden geliyorduk.Dit is een perfecte tijd voor Alex om zich te ontwikkelen. Wij verspilden deze tijd gewoonweg.
Bu durum Alex'in, 20'li yaşlarınını gelişimindeki en verimli dönem yapıyordu ve biz bunu görmezden geliyorduk.Dwadzieścia lat to okres kluczowego rozwoju, a my to marnowałyśmy.
Bu durum Alex'in, 20'li yaşlarınını gelişimindeki en verimli dönem yapıyordu ve biz bunu görmezden geliyorduk.Esto hizo que los 20s de Alex fueran el momento perfecto y lo estábamos desperdiciando.
Bu durum Alex'in, 20'li yaşlarınını gelişimindeki en verimli dönem yapıyordu ve biz bunu görmezden geliyorduk.Pontosan ez tette Alex 20-as éveit egy fejlődési fényponttá, mi pedig ott ültünk és elszúrni készültünk.
Bu durum Alex'in, 20'li yaşlarınını gelişimindeki en verimli dönem yapıyordu ve biz bunu görmezden geliyorduk.Pro Alex to měla být doba maximálních výhod a my jsme tam vysedávaly a marnily čas.
Bu durum Alex'in, 20'li yaşlarınını gelişimindeki en verimli dönem yapıyordu ve biz bunu görmezden geliyorduk.Rendeva i vent'anni di Alex un momento cruciale nello sviluppo, e noi eravamo sedute lì a farcelo scappare.
Bu durum Alex'in, 20'li yaşlarınını gelişimindeki en verimli dönem yapıyordu ve biz bunu görmezden geliyorduk.Thay vào đó là một thời kỳ tốt để khai thác và phát triển thế mà chúng ta lại đang ở đó và phung phí nó.
Bu durum Alex'in, 20'li yaşlarınını gelişimindeki en verimli dönem yapıyordu ve biz bunu görmezden geliyorduk.To je pomenilo, da so Alexina dvajseta najboljši razvoji trenutek in midve sva tam sedeli in ga zapravljali.
Bu durum Alex'in, 20'li yaşlarınını gelişimindeki en verimli dönem yapıyordu ve biz bunu görmezden geliyorduk.To z nich spravilo skvelú príležitosť na rozvoj a my sme len tak pozerali a mrhali časom.
Bu durum Alex'in, 20'li yaşlarınını gelişimindeki en verimli dönem yapıyordu ve biz bunu görmezden geliyorduk.Αλλά έκαναν τα είκοσι-κάτι της αναπτυξιακή παραγωγική στιγμή, και εμείς καθόμασταν και την κοιτούσαμε.
Bu durum Alex'in, 20'li yaşlarınını gelişimindeki en verimli dönem yapıyordu ve biz bunu görmezden geliyorduk.Това превръщаше 20-те години на Алекс в точния момент, а ние просто си седяхме и го пропилявахме.
Bu durum Alex'in, 20'li yaşlarınını gelişimindeki en verimli dönem yapıyordu ve biz bunu görmezden geliyorduk.Третий десяток — золотое время для развития, а мы сидели и бездарно растрачивали его.
Bu durum Alex'in, 20'li yaşlarınını gelişimindeki en verimli dönem yapıyordu ve biz bunu görmezden geliyorduk.Це перетворило 20-ті роки життя Алекс на ударну точку в плані розвитку, а ми сиділи та відкидали її.
Bu durum Alex'in, 20'li yaşlarınını gelişimindeki en verimli dönem yapıyordu ve biz bunu görmezden geliyorduk.זה הפך את שנות העשרים של אלכס לנקודת המפתח, וישבנו שם והחרבנו את זה.
Bu durum Alex'in, 20'li yaşlarınını gelişimindeki en verimli dönem yapıyordu ve biz bunu görmezden geliyorduk.بل جعله أكثر فعالية، و كنا نجلس هناك و نضيع الفرصة.
Bu durum Alex'in, 20'li yaşlarınını gelişimindeki en verimli dönem yapıyordu ve biz bunu görmezden geliyorduk.私たちはその時期を 無為に浪費していたのです そのとき私が悟ったのは
Bu durumda parayı nereye yatırmalıyız? Parayı, verimli bir şekilde büyüyebileceği alanlara yatırmalıyız.Devemos investir dinheiro onde possa crescer produtivamente.
Bu formül çok verimli bir formül oldu,C'est pourtant une équation qui a été très utile.
Bu formül çok verimli bir formül oldu,Die vergelijking was zeer productief.
Bu formül çok verimli bir formül oldu,Ecuaţia aceea a fost foarte productivă.
Bu formül çok verimli bir formül oldu,Es war eine sehr ergiebige Gleichung.
Bu formül çok verimli bir formül oldu,Ha sido muy productiva, esa ecuación.
Bu formül çok verimli bir formül oldu,Je velmi plodná, tahle rovnice.
Bu formül çok verimli bir formül oldu,이 공식은 매우 생산적이였습니다.
Bu formül çok verimli bir formül oldu,Nagyon produktív volt ez az egyenlet.
Bu formül çok verimli bir formül oldu,Quell'equazione è stata molto produttiva.
Bu formül çok verimli bir formül oldu,To równanie dużo zrobiło.
Bu formül çok verimli bir formül oldu,Υπήρξε πολύ παραγωγική αυτή η εξίσωση.
Bu formül çok verimli bir formül oldu,Его уравнение широко используется.
Bu formül çok verimli bir formül oldu,Това уравнение е било много продуктивно.
Bu formül çok verimli bir formül oldu,זו היתה משוואה מאד פוריה.
Bu formül çok verimli bir formül oldu,لقد كانت فاعلة جداً , تلك المعادلة,
Bu formül çok verimli bir formül oldu,彼は"私達の銀河系中で
Bu gibi kümelerin bir bütün olarak ele alınması, maliyet verimliliğini geliştirme fırsatı sunar.Adresându-se acestei multitudini, se pot ivi oportunităţi pentru mai multe răspunsuri efective.
Bu gibi kümelerin bir bütün olarak ele alınması, maliyet verimliliğini geliştirme fırsatı sunar.Att ta itu med sådana kluster kan erbjuda möjligheter till mer kostnadseffektiva åtgärder.
Bu gibi kümelerin bir bütün olarak ele alınması, maliyet verimliliğini geliştirme fırsatı sunar.Het aanpakken van dergelijke clusters biedt kansen voor een meer rendabele reactie.
Bu gibi kümelerin bir bütün olarak ele alınması, maliyet verimliliğini geliştirme fırsatı sunar.Řešení takových skupin může poskytovat příležitosti pro nákladově-efektivnější odezvu.
Bu gibi kümelerin bir bütün olarak ele alınması, maliyet verimliliğini geliştirme fırsatı sunar.Rozwiązanie problemu takiego zgrupowania może dawać możliwość reakcji wydajniejszej pod względem kosztów.
Bu gibi kümelerin bir bütün olarak ele alınması, maliyet verimliliğini geliştirme fırsatı sunar.Sellaisten klusterien käsittely voi tarjota mahdollisuuksia kustannustehokkaampiin vastatoimiin.
Bu gibi kümelerin bir bütün olarak ele alınması, maliyet verimliliğini geliştirme fırsatı sunar.Sich dieser geballten Umweltbelastungen anzunehmen, kann Chancen für kosteneffizientere Maßnahmen bieten.
Bu gibi kümelerin bir bütün olarak ele alınması, maliyet verimliliğini geliştirme fırsatı sunar.Zato je le delno uspešna pri odpravljanju današnjih sistemskih tveganj.
Bu hem sağlığınız için hem de verimliliğiniz için önemlidir.C'est bon pour votre santé. C'est bon pour votre productivité.
Bu hem sağlığınız için hem de verimliliğiniz için önemlidir.Das ist gut für Ihre Gesundheit und gut für Ihre Leistungskraft.
Bu hem sağlığınız için hem de verimliliğiniz için önemlidir.Dat is goed voor je gezondheid en je productiviteit.