Ama aslında verileri bağlıyoruz.Vad vi gör är att länka data.
Ama aslında verileri bağlıyoruz.Αλλά συνδέουμε δεδομένα.
Ama aslında verileri bağlıyoruz.Итак, это связи между данными.
Ama aynen normal bir bilgisayardaki standart bir grafik kartı gibi, verileri bir klip haline getirebilirim.하지만, 완전히 상호적이죠 보통 컴퓨터에 평범한 그래픽 카드에서 말이예요. 횡단면을 볼 수가 있습니다.
Ama aynen normal bir bilgisayardaki standart bir grafik kartı gibi, verileri bir klip haline getirebilirim.Но напълно интерактивно, на стандартни графични карти на нормален компютър, мога да сложа отрязана равнина.
Ama aynen normal bir bilgisayardaki standart bir grafik kartı gibi, verileri bir klip haline getirebilirim.אבל בצורה אינטראקטיבית לחלוטין בעזרת כרטיס גראפי סטנדרטי של מחשב רגיל, אני יכול להכניס משטח.
Ama aynen normal bir bilgisayardaki standart bir grafik kartı gibi, verileri bir klip haline getirebilirim.標準のグラフィックカードによって インタラクティブに 断面を作ることができます 全てのデータは格納されているので
Ama ben bir bilim insanıyım, ve anekdotlardan veriye ulaşmayı sevmem, öyleyse bazı verilere bakalım.Ale já jsem vědkyně, a nemám ráda vydávání anekdot za data, takže se podívejme na nějaká opravdová data.
Ama ben bir bilim insanıyım, ve anekdotlardan veriye ulaşmayı sevmem, öyleyse bazı verilere bakalım.De én tudós vagyok, és nem szeretnék az anekdotákból statisztikát csinálni, ezért most nézzünk néhány adatot.
Ama ben bir bilim insanıyım, ve anekdotlardan veriye ulaşmayı sevmem, öyleyse bazı verilere bakalım.Jestem jednak naukowcem i nie lubię bazować na anegdotach. Spójrzmy więc na trochę danych.
Ama ben bir bilim insanıyım, ve anekdotlardan veriye ulaşmayı sevmem, öyleyse bazı verilere bakalım.하지만 저는 과학자고, 일화를 토대로 자료를 제공하는 것을 별로 좋아하지 않기 때문에, 몇 가지 자료들을 보도록 하죠.
Ama ben bir bilim insanıyım, ve anekdotlardan veriye ulaşmayı sevmem, öyleyse bazı verilere bakalım.Pero soy una científica, y no me gusta obtener datos basados en anécdotas, así que revisemos algunos datos.
Ama ben bir bilim insanıyım, ve anekdotlardan veriye ulaşmayı sevmem, öyleyse bazı verilere bakalım.Но я-то учёный и не люблю делать выводы из отдельных случаев, так что давайте посмотрим на данные.
Ama ben bir bilim insanıyım, ve anekdotlardan veriye ulaşmayı sevmem, öyleyse bazı verilere bakalım.Обаче аз съм учен и не обичам да привеждам факти от случки, затова нека погледнем малко данни.
Ama ben bir bilim insanıyım, ve anekdotlardan veriye ulaşmayı sevmem, öyleyse bazı verilere bakalım.ואם יש מקום שבו אתה ממש רוצה להתמסטל זה כשאתה בכלא.
Ama ben bir bilim insanıyım, ve anekdotlardan veriye ulaşmayı sevmem, öyleyse bazı verilere bakalım.ولكني عالمة .. ولا احب ان استخرج المعلومات من الحالات الفردية لذا لننظر الى الاحصائيات التي جمعناها
Ama ben bir bilim insanıyım, ve anekdotlardan veriye ulaşmayı sevmem, öyleyse bazı verilere bakalım.逸話をデータとしたくはありませんので いくつかのデータを見てみましょう 600人のドラッグ中毒者と話をしました
Ama beni gerçekten sarsan şey, bütün bu verileri çizdiğim zaman nasıl birden yükselmeyi kestikleriydi.Ale najbardziej mnie zaskoczyło, gdy sporządzałem te wszystkie wykresy, że widać jak sytuacja się stabilizuje.
Ama beni gerçekten sarsan şey, bütün bu verileri çizdiğim zaman nasıl birden yükselmeyi kestikleriydi.Điều thực sự làm tôi băn khoăn, khi biểu thị những dữ liệu này, và nó bao gồm rất nhiều con số,
Ama beni gerçekten sarsan şey, bütün bu verileri çizdiğim zaman nasıl birden yükselmeyi kestikleriydi.Însă ceea ce m-a uluit când am făcut graficele, și au fost multe date, a fost că se aplatizează.
Ama beni gerçekten sarsan şey, bütün bu verileri çizdiğim zaman nasıl birden yükselmeyi kestikleriydi.하지만 제가 더 놀랐던 점은 제가 이 많은 숫자들의 자료를 작성 할 때, 어떻게 하면 일정 수준 이후에는 수평을 유지할까 였습니다.
Ama beni gerçekten sarsan şey, bütün bu verileri çizdiğim zaman nasıl birden yükselmeyi kestikleriydi.Maar wat me echt opviel bij deze grote aantallen gegevens, was dat je kunt zien dat ze afvlakken.
Ama beni gerçekten sarsan şey, bütün bu verileri çizdiğim zaman nasıl birden yükselmeyi kestikleriydi.אבל מה שבאמת הדהים אותי, כשארגנתי את כל הנתונים האלה, ואלו היו המון מספרים, זה שרואים איך הכל מתיישר.
Ama beni gerçekten sarsan şey, bütün bu verileri çizdiğim zaman nasıl birden yükselmeyi kestikleriydi.私が疑問に思ったのは なぜグラフは横ばいになっていくのか ということでした どの国も 供給は必要量1.5倍まで どんどん伸びていきますが
Ama biz verilerin karışıklık ve uygunluklarını çokgen sayımı cinsinden yaparız.Chúng tôi đo lường độ phức tạp và chính xác của dữ liệu theo số lượng đa giác.
Ama biz verilerin karışıklık ve uygunluklarını çokgen sayımı cinsinden yaparız.Dar măsurăm complexitatea şi fidelitatea datelor în funcţie de de numărul de poligoane.
Ama biz verilerin karışıklık ve uygunluklarını çokgen sayımı cinsinden yaparız.그래서 우리는 모델의 폴리곤의 숫자를 바탕으로 복잡도와 품질을 측정했습니다.
Ama biz verilerin karışıklık ve uygunluklarını çokgen sayımı cinsinden yaparız.La complessità e fedeltà dei dati si misurano in termini poligonali.
Ama biz verilerin karışıklık ve uygunluklarını çokgen sayımı cinsinden yaparız.Pero medimos la complejidad y la fidelidad de los datos en términos de la cantidad de polígonos.
Ama biz verilerin karışıklık ve uygunluklarını çokgen sayımı cinsinden yaparız.We geven de complexiteit en de getrouwheid van data weer in termen van het aantal veelhoeken.
Ama biz verilerin karışıklık ve uygunluklarını çokgen sayımı cinsinden yaparız.Wir messen die Schwierigkeit und Genauigkeit der Daten durch die Anzahl von Vielecken.
Ama biz verilerin karışıklık ve uygunluklarını çokgen sayımı cinsinden yaparız.Zmierzyliśmy złożoność i wierność danych pod kątem grafiki trójwymiarowej.
Ama biz verilerin karışıklık ve uygunluklarını çokgen sayımı cinsinden yaparız.Αλλά μετράμε την πολυπλοκότητα και την πιστότητα των δεδομένων βάσει του αριθμού των πολυγώνων.
Ama biz verilerin karışıklık ve uygunluklarını çokgen sayımı cinsinden yaparız.Але ми вимірюємо складність і точність інформації в одиницях полігонального підрахунку.
Ama biz verilerin karışıklık ve uygunluklarını çokgen sayımı cinsinden yaparız.Мы измеряем степень сложности и точности информации в терминах полигонального счета.
Ama biz verilerin karışıklık ve uygunluklarını çokgen sayımı cinsinden yaparız.Ние измерваме сложността и прецизността на информацията от гледна точка на брой полигони.
Ama biz verilerin karışıklık ve uygunluklarını çokgen sayımı cinsinden yaparız.מדדנו את מורכבותו ודיוקו של המידע במונחים של מספר הצלעות (פוליגונים).
Ama biz verilerin karışıklık ve uygunluklarını çokgen sayımı cinsinden yaparız.وكان علينا أن نقيس التعقيد والدقة في البيانات من حيث عدد الأضلاع .
Ama biz verilerin karışıklık ve uygunluklarını çokgen sayımı cinsinden yaparız.複雑かつ信憑性のあるデータ測定をしました 左側では10万ものポリゴンが見えました
Ama bunun için verilerin çoğunu siz girmelisiniz.Cela-dit vous devez entrer la plupart de ces données.
Ama bunun için verilerin çoğunu siz girmelisiniz.Chociaż większość z tych rzeczy trzeba wpisać samemu.
Ama bunun için verilerin çoğunu siz girmelisiniz.Comunque bisogna aggiungere tutti i sensori necessari.
Ama bunun için verilerin çoğunu siz girmelisiniz.Csakhogy mindezeket be kell vinni.
Ama bunun için verilerin çoğunu siz girmelisiniz.그렇지만 대부분의 것들은 직접 입력해야 하죠.
Ama bunun için verilerin çoğunu siz girmelisiniz.Maar het meeste daarvan moet je zelf invoeren.
Ama bunun için verilerin çoğunu siz girmelisiniz.Mas temos que lá meter a maior parte destes dados.
Ama bunun için verilerin çoğunu siz girmelisiniz.Sie müssen aber das meiste davon eingeben.
Ama bunun için verilerin çoğunu siz girmelisiniz.Sin embargo, uno tiene que introducir casi todos estos datos.
Ama bunun için verilerin çoğunu siz girmelisiniz.Totuşi, trebuiesc introduse multe dintre date.
Ama bunun için verilerin çoğunu siz girmelisiniz.Однако большинство данных надо вводить.
Ama bunun için verilerin çoğunu siz girmelisiniz.Повечето от тези неща обаче трябва да се въвеждат.
Ama bunun için verilerin çoğunu siz girmelisiniz.למרות זאת, אתם צריכים להזין בעצמכם את רוב המידע.
Ama bunun için verilerin çoğunu siz girmelisiniz.ولكن وفي معظم الأجهزة، سوف يكون عليك إدخال البيانات بنفسك.
Ama bunun için verilerin çoğunu siz girmelisiniz.この装置が記録するのは実際は運動だけです
Ama gördüğünüz gibi, bu veriler üstünde çalışmaya başladığınızda bunun nasıl muhteşem olduğunu görüyorsunuz.Aber wie Sie sehen, wenn man beginnt, mit diesen Daten zu arbeiten, ist es ziemlich spektakulär.
Ama gördüğünüz gibi, bu veriler üstünde çalışmaya başladığınızda bunun nasıl muhteşem olduğunu görüyorsunuz.Ale ako môžete vidieť, keď začnete pracovať s týmito údajmi, začína to byť veľmi pôsobivé.
Ama gördüğünüz gibi, bu veriler üstünde çalışmaya başladığınızda bunun nasıl muhteşem olduğunu görüyorsunuz.Ale jak můžete vidět, když opravdu začnete pracovat na těchto datech, je to docela úžasné.
Ama gördüğünüz gibi, bu veriler üstünde çalışmaya başladığınızda bunun nasıl muhteşem olduğunu görüyorsunuz.De ahogy látják, amikor konkrétan ezeken az adatokon kezdtem dolgozni, ez eléggé látványos.
Ama gördüğünüz gibi, bu veriler üstünde çalışmaya başladığınızda bunun nasıl muhteşem olduğunu görüyorsunuz.여러분들께서 보셨듯이, 이 데이터로 연구를 시작할때 꽤 장관이었습니다.
Ama gördüğünüz gibi, bu veriler üstünde çalışmaya başladığınızda bunun nasıl muhteşem olduğunu görüyorsunuz.Maar zoals je kunt zien, wanneer je daadwerkelijk gaat werken aan deze gegevens is het vrij spectaculair.