Bir tehdit altında verilen bir söz değersizdir.A promise given under a threat is worthless.
İşte 1 Nisan tarihli faks mesajınıza verilen cevap.Here is our answer to your fax message dated April 1st.
Verilen bir söz ödenmemiş bir borçtur.A promise made is a debt unpaid.
Küçük çocuk babası tarafından kendisine verilen parayı kaybetti.The little boy has lost the money given to him by his father.
Bu soruya verilen bütün cevaplar yanlıştı.All the answers to this question were wrong.
Yukarıda verilen örneğe bak.See the example given above.
Ona verilen görev pazarlama araştırması yapmaktı.The task assigned to him was to do marketing research.
O, onun hikayesinde verilen mesajı alamadı.She couldn't get the point of his story.
O ona verilen görevi başaracağından emin.He is sure to carry out the task assigned to him.
O, verilen mesajı aldı.She's got the point.
Her zaman söz verilen zamanda gel.Always come by the time promised.
Trang'in partisi ölüyü beklerken verilen bir ziyafet gibiydi.Trang's party was like a wake.
Nadir verilen bir adı var.She has a rare given name.
Yol kalabalık bu yüzden muhtemelen söz verilen zamanda varmayacağız.The road is crowded so we probably won't get in promised time.
Tom birisi ya da bir şey tarafından gözdağı verilen insan türü değildir.Tom isn't the kind of person who is intimidated by anyone or anything.
Aşağıda verilen boşluğa seri numarasını kaydet.Record the serial number in the space provided below.
Verilen zamanda bitirmeliyim.I must finish in a given time.
Meyve vermeden önce portakal ağaçları "azahar" adı verilen bir çiçekle çiçek açarlar.Before bearing fruit, orange trees blossom with a flower called an "azahar".
O, ona verilen her ödev hakkında tartışır.He argues about every assignment he's given.
Size verilen az zamanı iyi kullanın.Make good use of the little time given to you.
Bu Tom'a vermene izin verilen son hediye.That's the last gift you are allowed to give to Tom.
Bana verilen broşürü okudum.I read the flyer that was handed to me.
Tom ona verilen suyu içti.Tom drank the water that he was given.
Ders kitabında verilen okumaları bitirdin mi?Did you finish the assigned readings in the textbook?
Bazı Rus sporcuların "Meldonyum" adı verilen yeni bir uyarıcı kullandıkları ortaya çıktı.It turned out that some Russian athletes have used a new stimulant called "meldonium".
Mezeler bir yemekten önce verilen küçük yemeklerdir.Appetizers are small dishes served before a meal.
Soğuk mezeler ilk yemekten önce verilen mezelerdir.Antipasti are appetizers served before the first course.
Meze Akdeniz çevresinde birçok ülkede verilen küçük yemeklerdir.Meze are small dishes served in many countries around the Mediterranean.
Sana ve bana verilen şans Tom'a verilmedi.Tom wasn't given the chance you and I were given.
Leyla'nın araba kullanmayı öğrenenlere verilen geçici bir sürücü belgesi yok.Layla doesn't have a driver's permit.
Tom'un araba sürmeyi öğrenenlere verilen geçici bir sürücü belgesi yok.Tom doesn't have a driver's permit.
Sana verilen şeyi koru.Guard what has been given to you.
Bunu yapmasına izin verilen tek kişi sen değildin, değil mi?You weren't the only one permitted to do that, were you?
Bunu yapmasına izin verilen tek kişi ben değildim.I wasn't the only one who was permitted to do that.
Onlar sadece verilen talimatları yerine getirirler.They only do what they are instructed to do.
Robert, İngilizce konuşulan dünyadaki erkek çocuklarına yaygın olarak verilen bir isimdir.Robert is a name commonly given to boys in the English-speaking world.
Dolayısıyla Arafat'ın sağlığı hakkında verilen tüm bilgiler eşi tarafından onaylanmaktaydı.Accordingly, all communications concerning Arafat's health had to be authorized by his wife.
Pronoiar, büyük olasılıkla verilen toprağın yerli halkından bile değildi.The pronoiar was most likely not even a native of the land he had been granted.
Verilen doz 5 dakika içerisinde içilmelidir.The dose should be drunk within 5 minutes.
Prosedürdeki ilk adım, her ülkeye verilen 12 puanlık oy sayısını kontrol etmekti.The first step in the procedure was to check the number of 12-point votes awarded to each country.
Esasen Finler tarafından göğe, Gök Tanrısına ve baş tanrıya verilen isimdir.Originally the name given by the Finns to the sky, the sky-god, and the supreme god.
Başlangıçta Premier League şampiyonu, Avrupa'da izin verilen tek İngiliz temsilcisiydi.Originally, the Premier League champion was the only English representative allowed in Europe.
Şehrin yağma edilişi bittikten sonra ise her taraftan verilen ateşle yakılmıştır.In the wake of the fire the city was looted on what was left.
İzin verilen tek araç küçük elektrikli arabalar ve elektrikli devlet hizmeti araçlarıdır.The only vehicles permitted are small electric buggies and electric government service vehicles.
T3 ayrıca Palm Universal Connector ve birlikte verilen bir USB yuvasına sahiptir.The T3 also has the Palm Universal Connector and an included USB cradle.
Verilen bir isme karşılık gelen zamirler, isim sınıfı tarafından belirlenir.Carry out the punishment of the offending thief as decided by the convocation.
Sambhal'a bir sefere gönderilmeden önce İbrahim'in huzurunda verilen ödül töreni.Yet, Abraham did not receive it during all the time of his journey there.
2008 yılında teröristler "Blizz" adı verilen bir biyolojik silah geliştirdi.In 2008, terrorists developed a biological weapon called "Blizz".
Nisan 2018'de FDA, IDx-DR adı verilen benzer bir cihazı onayladı.In April 2018 the FDA approved a similar device called IDx-DR.
Bu koruma altına alınan bir alana verilen en düşük önceliktir.This is the lowest possible prioritization given to a protected area.
Kendisine kitap verilen peygamberler yeni bir şeriat getirmişlerdir.The terms were rejected, by a messenger who exclaimed "War!" three times.
Promosyona verilen önem ve sık konserlere rağmen Kiss ilk başta sadece 75,000 kopya sattı.Despite the publicity and constant touring, Kiss initially sold just 75,000 copies.
Şehre verilen takma ad ise Kabileler Şehri'dir (The City of the Tribes).The town of Shabunda was established by the Arabs.
Scott Guthrie tarafından verilen ana açılım da Silverlight'ı teşvik ediyordu.The main keynote, given by Scott Guthrie was also promoting Silverlight.
Onlara karşı verilen suçlamaların düşürülmesi için kampanya yapmaya devam edeceğiz.We will continue to campaign for the charges against them to be dropped.
Tesla'ya verilen projelerden biri ark lambalı bir sokak aydınlatma sistemi geliştirmekti.One of the projects given to Tesla was to develop an arc lamp-based street lighting system.
Mustafa Bayram kendisine verilen tüm pozisyonları ve mülkiyetleri reddetti.Mustafa Bayram refused all positions, assets and properties that they wanted to give him.
Diyagram daha önce Milton William Cooper ‘ın kitabında verilen çizime yakından benziyordu.The diagram closely resembled the drawing provided earlier in Milton William Cooper's book.
1959'dan 1974'e kadar sadece erkeklere verilen ödül, 1974 yılından beri bayanlara da verilmektedir.The award has been given to men since 1959 and women since 1974.
Kazak şarabı, Kazakistan'da yapılan şaraplara verilen addır.Kazakh wine is wine made in Kazakhstan.