‹‹ ‹Ama mahkeme kurulacak, onun egemenliğine son verilecek, büsbütün yok edilecek.Ale potom zasadne súd, a odnímu jeho panstvo, aby ho vyplienili a zahubili až do konca.
‹‹ ‹Ama mahkeme kurulacak, onun egemenliğine son verilecek, büsbütün yok edilecek.Ali sodba bo sedla; in vzeli mu bodo gospostvo, da se uniči in zatre do konca.
‹‹ ‹Ama mahkeme kurulacak, onun egemenliğine son verilecek, büsbütün yok edilecek.Apoi va veni judecata, şi i se va lua stăpînirea, care va fi prăbuşită şi nimicită pentru totdeauna.
‹‹ ‹Ama mahkeme kurulacak, onun egemenliğine son verilecek, büsbütün yok edilecek.De ítélõk ülnek és az õ hatalmát elveszik, hogy megrontassék és végleg elveszszen.
‹‹ ‹Ama mahkeme kurulacak, onun egemenliğine son verilecek, büsbütün yok edilecek.그러나 심판이 시작된즉 그는 권세를 빼앗기고 끝까지 멸망할 것이요
‹‹ ‹Ama mahkeme kurulacak, onun egemenliğine son verilecek, büsbütün yok edilecek.Lalu pengadilan surga akan bersidang dan mencabut kekuasaannya serta menghancurkan dia sampai musnah
‹‹ ‹Ama mahkeme kurulacak, onun egemenliğine son verilecek, büsbütün yok edilecek.Mas o tribunal se assentará em juízo, e lhe tirará o domínio, para o destruir e para o desfazer até o fim.
‹‹ ‹Ama mahkeme kurulacak, onun egemenliğine son verilecek, büsbütün yok edilecek.Men dom skall bliva hållen, och hans välde skall tagas ifrån honom och fördärvas och förgöras i grund.
‹‹ ‹Ama mahkeme kurulacak, onun egemenliğine son verilecek, büsbütün yok edilecek.Men så sættes Retten, og hans Herredømme fratages ham og tilintetgøres og ødelægges for evigt.
‹‹ ‹Ama mahkeme kurulacak, onun egemenliğine son verilecek, büsbütün yok edilecek.Nhưng sẽ xét đoán sẽ đến, và người ta sẽ cất quyền thế khỏi nó, để diệt đi và làm cho hủy phá đến cuối cùng.
‹‹ ‹Ama mahkeme kurulacak, onun egemenliğine son verilecek, büsbütün yok edilecek.Pero el tribunal se sentará, y le será quitado su dominio para ser exterminado y destruido por completo
‹‹ ‹Ama mahkeme kurulacak, onun egemenliğine son verilecek, büsbütün yok edilecek.Potem zasiądzie sąd, a tam władzę jego odejmą, aby był zniszczony i wytracony aż do końca.
‹‹ ‹Ama mahkeme kurulacak, onun egemenliğine son verilecek, büsbütün yok edilecek.Puis viendra le jugement, et on lui ôtera sa domination, qui sera détruite et anéantie pour jamais.
‹‹ ‹Ama mahkeme kurulacak, onun egemenliğine son verilecek, büsbütün yok edilecek.Så blir retten satt, og herredømmet skal fratas ham, så han blir ødelagt og tilintetgjort for all tid.
‹‹ ‹Ama mahkeme kurulacak, onun egemenliğine son verilecek, büsbütün yok edilecek.Si terrà poi il giudizio e gli sarà tolto il potere, quindi verrà sterminato e distrutto completamente
‹‹ ‹Ama mahkeme kurulacak, onun egemenliğine son verilecek, büsbütün yok edilecek.Sitten oikeus istuu tuomiolle, ja hänen valtansa otetaan pois ja hävitetään ja tuhotaan loppuun asti.
‹‹ ‹Ama mahkeme kurulacak, onun egemenliğine son verilecek, büsbütün yok edilecek.V tom bude soud osazen, a panství jeho odejmou, vypléní a vyhladí je docela.
‹‹ ‹Ama mahkeme kurulacak, onun egemenliğine son verilecek, büsbütün yok edilecek.Κριτηριον ομως θελει καθησει, και θελει αφαιρεθη η εξουσια αυτου, δια να φθαρη και να αφανισθη εως τελους.
‹‹ ‹Ama mahkeme kurulacak, onun egemenliğine son verilecek, büsbütün yok edilecek.Затем воссядут судьи и отнимут у него власть губить и истреблять до конца.
‹‹ ‹Ama mahkeme kurulacak, onun egemenliğine son verilecek, büsbütün yok edilecek.Но когато съдилището ще заседава, ще му отнемат владичеството, за да го изтребят и погубят до край.
‹‹ ‹Ama mahkeme kurulacak, onun egemenliğine son verilecek, büsbütün yok edilecek.ודינא יתב ושלטנה יהעדון להשמדה ולהובדה עד סופא׃
‹‹ ‹Ama mahkeme kurulacak, onun egemenliğine son verilecek, büsbütün yok edilecek.فيجلس الدين وينزعون عنه سلطانه ليفنوا ويبيدوا الى المنتهى.
‹‹ ‹Ama mahkeme kurulacak, onun egemenliğine son verilecek, büsbütün yok edilecek.然 而 審 判 者 必 坐 著 行 審 判 、 他 的 權 柄 必 被 奪 去 、 毀 壞 、 滅 絕 、 一 直 到 底
‹‹ ‹Ama mahkeme kurulacak, onun egemenliğine son verilecek, büsbütün yok edilecek.然而 審判者 必 坐 著 行 審判 、 他 的 權柄 必 被 奪去 、 毀壞 、 滅絕 、 一直 到底
‹‹Aşere bir pay verilecek; sınırı Danın doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.A popri hranici Dánovej od východnej strany až po západnú stranu k moru: Aserovi jeden diel.
‹‹Aşere bir pay verilecek; sınırı Danın doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.A při pomezí Dan, od strany východní až k straně západní jedno, totiž Asser,
‹‹Aşere bir pay verilecek; sınırı Danın doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.A przy granicy Dan, od strony wschodniej aż do strony zachodniej, jedno, to jest Aser.
‹‹Aşere bir pay verilecek; sınırı Danın doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Asers gebied ligt ten zuiden van dat van Dan en heeft dezelfde oostelijke en westelijke grenzen.
‹‹Aşere bir pay verilecek; sınırı Danın doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak."Aser tendrá una parte junto al territorio de Dan, desde el lado oriental hasta el lado occidental
‹‹Aşere bir pay verilecek; sınırı Danın doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Daanin alueen sivussa, idän puolelta lännen puolelle asti: Asser, yksi osa.
‹‹Aşere bir pay verilecek; sınırı Danın doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Dán határa mellett a keleti oldaltól a nyugoti oldalig: Áser, egy [rész;]
‹‹Aşere bir pay verilecek; sınırı Danın doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.In poleg Danove meje, od vzhodne do zahodne strani: Aser, en delež.
‹‹Aşere bir pay verilecek; sınırı Danın doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Junto ao termo de Dã, desde a fronteira oriental até a fronteira ocidental, Aser terá uma porção.
‹‹Aşere bir pay verilecek; sınırı Danın doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.단 지계 다음으로 동편에서 서편까지는 아셀의 분깃이요
‹‹Aşere bir pay verilecek; sınırı Danın doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.langs Dans Område fra Østsiden til Vestsiden: Aser, een Stammelod;
‹‹Aşere bir pay verilecek; sınırı Danın doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Lîngă hotarul lui Dan, dela răsărit pînă la apus, partea lui Aşer.
‹‹Aşere bir pay verilecek; sınırı Danın doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Neben Dan soll Asser seinen Teil haben, von Morgen bis gen Abend.
‹‹Aşere bir pay verilecek; sınırı Danın doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Och närmast Dans område skall Aser hava en lott, från östra sidan till västra.
‹‹Aşere bir pay verilecek; sınırı Danın doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Og langsmed Dans landemerke, fra østsiden til vestsiden, Aser én lodd.
‹‹Aşere bir pay verilecek; sınırı Danın doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Sulla frontiera di Dan, dal limite orientale al limite occidentale: Aser, una parte
‹‹Aşere bir pay verilecek; sınırı Danın doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Sur la limite de Dan, de l`orient à l`occident: Aser, une tribu.
‹‹Aşere bir pay verilecek; sınırı Danın doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Trên bờ cõi Ðan, từ phía đông đến phía tây, sẽ là phần của A-se.
‹‹Aşere bir pay verilecek; sınırı Danın doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Trên bờ_cõi Ðan , từ phía đông đến phía tây , sẽ là phần của A-se .
‹‹Aşere bir pay verilecek; sınırı Danın doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Και πλησιον του οριου του Δαν, απο του ανατολικου πλευρου εως του δυτικου πλευρου, του Ασηρ, εν.
‹‹Aşere bir pay verilecek; sınırı Danın doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.А до Дановата граница, от източната страна до западната страна, Асир ще има един дял.
‹‹Aşere bir pay verilecek; sınırı Danın doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Подле границы Дана, от восточного края до западного, это один удел Асиру.
‹‹Aşere bir pay verilecek; sınırı Danın doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.ועל גבול דן מפאת קדים עד פאת ימה אשר אחד׃
‹‹Aşere bir pay verilecek; sınırı Danın doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.وعلى تخم دان من جانب المشرق الى جانب البحر لاشير قسم واحد.
‹‹Aşere bir pay verilecek; sınırı Danın doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.挨 著 但 的 地 界 、 從 東 到 西 、 是 亞 設 的 一 分
‹‹Aşere bir pay verilecek; sınırı Danın doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.挨著 但 的 地界 、 從東 到 西 、 是 亞設 的 一 分
‹‹Ben size şunu söyleyeyim: Dileyin, size verilecek; arayın, bulacaksınız; kapıyı çalın, size açılacaktır.Deaceea şi Eu vă spun: Cereţi, şi vi se va da: căutaţi, şi veţi găsi; bateţi şi vi se va deschide.
‹‹Ben size şunu söyleyeyim: Dileyin, size verilecek; arayın, bulacaksınız; kapıyı çalın, size açılacaktır.Ebbene io vi dico: Chiedete e vi sarà dato, cercate e troverete, bussate e vi sarà aperto
‹‹Ben size şunu söyleyeyim: Dileyin, size verilecek; arayın, bulacaksınız; kapıyı çalın, size açılacaktır.Én is mondom néktek: Kérjetek és megadatik néktek; keressetek és találtok; zörgessetek és megnyittatik néktek.
‹‹Ben size şunu söyleyeyim: Dileyin, size verilecek; arayın, bulacaksınız; kapıyı çalın, size açılacaktır.I jać wam powiadam: Proście, a będzie wam dano; szukajcie, a znajdziecie; kołaczcie, a będzie wam otworzono.
‹‹Ben size şunu söyleyeyim: Dileyin, size verilecek; arayın, bulacaksınız; kapıyı çalın, size açılacaktır.I jáť pravím vám: Proste, a budeť vám dáno; hledejte, a naleznete; tlucte, a budeť vám otevříno.
‹‹Ben size şunu söyleyeyim: Dileyin, size verilecek; arayın, bulacaksınız; kapıyı çalın, size açılacaktır.I ja vám hovorím: Proste, a bude vám dané; hľadajte a najdete; klepte a otvorí sa vám;
‹‹Ben size şunu söyleyeyim: Dileyin, size verilecek; arayın, bulacaksınız; kapıyı çalın, size açılacaktır.In jaz vam pravim: Prosite, in dalo se vam bo; iščite, in našli boste; trkajte, in odprlo se vam bo.
‹‹Ben size şunu söyleyeyim: Dileyin, size verilecek; arayın, bulacaksınız; kapıyı çalın, size açılacaktır.내가 또 너희에게 이르노니 구하라 그러면 너희에게 주실 것이요 찾으라 그러면 찾을 것이요 문을 두드리라 그러면 너희에게 열릴 것이니
‹‹Ben size şunu söyleyeyim: Dileyin, size verilecek; arayın, bulacaksınız; kapıyı çalın, size açılacaktır.Og jeg sier eder: Bed, så skal eder gis; let, så skal I finne; bank på, så skal det lukkes op for eder!
‹‹Ben size şunu söyleyeyim: Dileyin, size verilecek; arayın, bulacaksınız; kapıyı çalın, size açılacaktır.Pelo que eu vos digo: Pedi, e dar-se-vos-á; buscai e achareis; batei, e abrir-se-vos-á;