Ana içeriğe geç
Sözlük

verici ile cümle

verici kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu, daha umut verici, daha insancıl ve çevremizi anlayabilmemiz için daha faydalı bir tercihtir.Това е по-надежден, по-човешки и много по-полезен начин да разберем нашата околна среда.
Bu, daha umut verici, daha insancıl ve çevremizi anlayabilmemiz için daha faydalı bir tercihtir.יש בכך הרבה יותר תקווה, הרבה יותר אנושיות והרבה יותר תועלת, כדרך להבין את סביבתנו.
Bu, daha umut verici, daha insancıl ve çevremizi anlayabilmemiz için daha faydalı bir tercihtir.إنها مفعمة بالأمل أكثر ، إنها أكثر إنسانية وطريقة أكثر فائدة لفهم بيئتنا.
Bu, daha umut verici, daha insancıl ve çevremizi anlayabilmemiz için daha faydalı bir tercihtir.海洋環境を理解する上でより有益な方法なのです このWallet Guidetは海の保全に関する
Bu da, yılanlardan birine yerleştirdiğimiz radyo vericisi sayesinde yakalayabildiğimiz anlardan biri.Dit is weer iets dat we konden waarnemen doordat een van de slangen een radiozender had.
Bu da, yılanlardan birine yerleştirdiğimiz radyo vericisi sayesinde yakalayabildiğimiz anlardan biri.Ez itt ismét olyasmi, amit annak köszönhetően láthattunk, hogy volt egy rádió adóvevő az egyik kígyóban.
Bu da, yılanlardan birine yerleştirdiğimiz radyo vericisi sayesinde yakalayabildiğimiz anlardan biri.이것은 다시말해, 우리는 뱀한마리 안에 라디오 송신기를 삽입했던 사실의 장점을 볼 수 있는 것이었는데,
Bu da, yılanlardan birine yerleştirdiğimiz radyo vericisi sayesinde yakalayabildiğimiz anlardan biri.Một lần nữa, đây là những thứ chúng ta thu được từ máy phát tín hiệu của một trong những con rắn.
Bu da, yılanlardan birine yerleştirdiğimiz radyo vericisi sayesinde yakalayabildiğimiz anlardan biri.To również możemy oglądać dzięki nadajnikowi umieszczonemu w jednym z węży.
Bu da, yılanlardan birine yerleştirdiğimiz radyo vericisi sayesinde yakalayabildiğimiz anlardan biri.Voici encore quelque chose que nous avons pu voir grâce à
Bu da, yılanlardan birine yerleştirdiğimiz radyo vericisi sayesinde yakalayabildiğimiz anlardan biri.Это нам тоже удалось увидеть благодаря тому, что в одной из змей находился радиопередатчик.
Bu da, yılanlardan birine yerleştirdiğimiz radyo vericisi sayesinde yakalayabildiğimiz anlardan biri.זהו שוב, דבר שיכולנו לראות בזכות העובדה שהיה לנו משדר רדיו באחד הנחשים,
Bu da, yılanlardan birine yerleştirdiğimiz radyo vericisi sayesinde yakalayabildiğimiz anlardan biri.وهذا شيء جديد، [كنا قادرين على رؤية] بحكم الواقع... لأنه كان لدينا جهاز لاسلكي في واحدة من الثعابين،
Bu da, yılanlardan birine yerleştirdiğimiz radyo vericisi sayesinde yakalayabildiğimiz anlardan biri.見ることができました こちらのオスは 約3.6 mありますが別のオスに遭遇すると
Bu dehşet vericidir.Což je děsivé, že.
Bu dehşet vericidir.Điều đó thật đáng sợ.
Bu dehşet vericidir.Ed è terrificante, giusto?
Bu dehşet vericidir.Et c'est terrifiant, c'est vrai.
Bu dehşet vericidir.(Gelach)
Bu dehşet vericidir.Ini menakutkan.
Bu dehşet vericidir.놀라운 일입니다.
Bu dehşet vericidir.Rémisztő, nem?
Bu dehşet vericidir.Şi asta-i înspăimântător, într-adevăr.
Bu dehşet vericidir.To jest przerażające.
Bu dehşet vericidir.Und das ist entsetzlich, nicht?
Bu dehşet vericidir.Y eso es atemorizante, es cierto.
Bu dehşet vericidir.Και αυτό είναι φοβερό.
Bu dehşet vericidir.И това е страшно, ок.
Bu dehşet vericidir.На самом деле это страшновато.
Bu dehşet vericidir.וזה מבעית, באמת,
Bu dehşet vericidir.وهذا مخيف، حسنًا.
Bu dehşet vericidir.マニュアルの模範解答で
Bu endişe verici suçun kurbanlarının çoğu bu kadar şanslı değil.Ami máris jobb, mint a legtöbbüknél, aki áldozata ennek az aggasztó bűnténynek. ...
Bu endişe verici suçun kurbanlarının çoğu bu kadar şanslı değil.Čo sa nedá povedať o veľa obetiach tohto obávaného zločinu.
Bu endişe verici suçun kurbanlarının çoğu bu kadar şanslı değil.Czego nie mogą powiedzieć inne ofiary takich przestępstw
Bu endişe verici suçun kurbanlarının çoğu bu kadar şanslı değil.Lo cual es muchos mas de lo que puede ser dicho para muchas víctimas de este preocupante crimen
Bu endişe verici suçun kurbanlarının çoğu bu kadar şanslı değil.Was man nicht von vielen dieser besorgniserregenden Verbrechensopfer sagen kann
Bu endişe verici suçun kurbanlarının çoğu bu kadar şanslı değil.Wat niet gezegd kan worden voor de vele slachtoffers van dit zorgwekkende misdrijf
Bu endişe verici suçun kurbanlarının çoğu bu kadar şanslı değil.Που είναι το περισσότερο που έχει ειπωθεί από τα θύματα αυτού του ανήσυχου εγκλήματος.
Bu endişe verici suçun kurbanlarının çoğu bu kadar şanslı değil.Но не може да се каже същото за много жертви на това обезпокоително престъпление.
Bu endişe verici suçun kurbanlarının çoğu bu kadar şanslı değil.いつも借金を断られるので、なぜなのか問い合わせました。
Bu en heyecan verici uyuşmazlıklar biriydi I bugüne kadar duymuş.Był to jeden z najbardziej ekscytujących i waśnie kiedykolwiek słyszałem.
Bu en heyecan verici uyuşmazlıklar biriydi I bugüne kadar duymuş.Det var en af ​​de mest spændende discords jeg nogensinde har hørt.
Bu en heyecan verici uyuşmazlıklar biriydi I bugüne kadar duymuş.Det var en av de mest spännande missljud jag någonsin hört.
Bu en heyecan verici uyuşmazlıklar biriydi I bugüne kadar duymuş.Đó là một trong những mâu thuẫn ly kỳ nhất I từng được nghe.
Bu en heyecan verici uyuşmazlıklar biriydi I bugüne kadar duymuş.Il fut l'un des plus excitants que je discordes jamais entendu parler.
Bu en heyecan verici uyuşmazlıklar biriydi I bugüne kadar duymuş.Se oli yksi kaikkein jännittävin discords I koskaan kuullut.
Bu en heyecan verici uyuşmazlıklar biriydi I bugüne kadar duymuş.Това е един от най-вълнуващите противоречия I някога сте чували.
Bu en heyecan verici uyuşmazlıklar biriydi I bugüne kadar duymuş.Це був один з найбільш захоплюючих розбіжності я коли-небудь чув.
Bu en heyecan verici uyuşmazlıklar biriydi I bugüne kadar duymuş.Это был один из самых захватывающих разногласия я когда-либо слышал.
Bu eski ile yeninin hayret verici birlikteliği, binalar arasından gelen o ışık parçacıkları,Cette incroyable juxtaposition d'ancien et de nouveau,
Bu eski ile yeninin hayret verici birlikteliği, binalar arasından gelen o ışık parçacıkları,Es sorprendente la yuxtaposición de viejo y nuevo,
Bu eski ile yeninin hayret verici birlikteliği, binalar arasından gelen o ışık parçacıkları,과거와 현재가 놀랍게도 한 자리에 나란히 놓여 있죠. 빌딩들 사이로 비치는 약간의 빛으로 인해
Bu eski ile yeninin hayret verici birlikteliği, binalar arasından gelen o ışık parçacıkları,הסמיכות המדהימה של ישן וחדש, פיסות האור שמגיעות מבינות לבנינים
Bu eski ile yeninin hayret verici birlikteliği, binalar arasından gelen o ışık parçacıkları,ذلك التباين المذهل من القديم و الحديث والأضواء التي تتسرب بين المباني
Bu eski ile yeninin hayret verici birlikteliği, binalar arasından gelen o ışık parçacıkları,ビルの谷間から注ぎ込む自然光が 頭上の たいていの日は青い空に -とりわけ夏なら
Bu ev çok oldukça ilham verici bir ortam.Cette Maison favorise l'inspiration.
Bu ev çok oldukça ilham verici bir ortam.Esta casa es muy inspiradora.
Bu Evren'in kindar olduğunu hissetmiyorum. Onun şifa verici (düzeltici) olduğunu düşünüyorum.Nie uważam, że ten Wszechświat jest mściwy, myślę, że jest korekcyjny.
Bu Evren'in kindar olduğunu hissetmiyorum. Onun şifa verici (düzeltici) olduğunu düşünüyorum.Я не чувствую, что Вселенная мстительна, я думаю, она исправляющая.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod